Mülksüzler

8,9/10  (95 Oy) · 
254 okunma  · 
94 beğeni  · 
3.706 gösterim
"...Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir." Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.

"Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı.

"Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin'in, Goldmann ve Goodman'ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım). Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    348
  • ISBN:
    9789753425285
  • Orijinal Adı:
    The Dispossessed
  • Çeviri:
    Levent Mollamustafaoğlu
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muharrem Armağan 
24 May 08:17, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitap başlarda çok ağır geldi, olayların akışını anlayana kadar zorlandım bu yüzden kitabı okumak isteyen arkadaşlara tavsiye niteliğinde fazla spoiler vermeden kısa açıklamalar yapma gereği duyuyorum, kitap iki gezegen arasında geçiyor Anerres ve Urras. Anerreste(Aya giden insanların kurduğu ülke) herhangi bir yönetim şekli yok herhangi bir şekilde herhangi bir şeyi sahiplenme yok para kullanılmıyor anarşist bir sistem yani Urras sa bizim dünyamızı anlatıyor arşist bir sistem (devletçi, yönetimci, hiyerarşik).Kitabın bölümleri başkarakterimiz Shevek'in (Anerresli) Urras'a yolculuğuyla başlıyor daha sonra Anerresteki eski günlerinin olduğu bölüm sonra tekrar şimdiki zaman yani kısaca Urras bölümlerinde şimdiki zamandan Anerres bölümlerinde geçmiş zamandan bahsediliyor.Umarım kitabı okuyacak arkadaşlar bu bilgilerle daha hazırlıklı başlarlar benim gibi kitabın başında konuyu anlayana kadar sıkılmazlar . Kişisel yorumuma gelirsek her ne kadar kitapta anarşist sistemi daha güzelmiş gibi anlatsa da yazarın unuttuğu şey insan psikolojisi her ne kadar gerçeğe uygun yazmaya çalışsa da insan doğası gereği Anerresteki gibi bir yaşam çok zor çünkü orayıda kapital sisteme geçirecek bir sürü çıkarcı insan olacaktır malesef, yazarda kitapta değinmiş zaten bu konuya bu yüzden de Anerresteki dünya ütopik olmaktan öteye geçemeyecektir bunu anarşist sistemi sevmediğimden değil insan doğasını ve insanın çıkarları doğrultusunda bürüneceği kimliği birçok kez gördüğüm için söylüyorum. Bu hem kitapta hemde gerçekte belli bir şeydir insan doğası gereği mi desem doyumsuzluk mu desem aslında bir çok kurum, örgüt yada herhangi bir grup belli bir zaman sonra amacından sapmaktadır.
Kitabı genel manada sevdim hem düşündürücü hemde çok farklı bir kitap özellikle zamandal kuramlar müthişti okumanızı tavsiye ederim.

Müphem 
 07 Eyl 01:17, Kitabı okudu, 7/10 puan

Kitap bilimkurgu türünde oluşturulmuş (bana biraz ütopik geldi) Urras ve annares adlı iki dünyada yasam tarzını ele alıyor kitap.(Urras dünyayı annareste ayı temsil ediyor)urrasın kurallarından bıkan bir grup insan Annareste özgürlüğü kurmakicin( sonrasında içten içe bagimliliklar yaratıyor topluma)bir nevi göç eder ve orada yeni bir yasam ,toplum oluştururlar.bunlar zaten Kitabin genel özeti içersinde.Romanda anlatılmak istenen Urrasın(dünyanın) mülkiyet anlayışıyla yanı diger bir adıyla sahiplenme duygusuyla olusturulan kendi icinde kölelik , bu acıdan bakıldığında bir nevi dünyanın yerilmesi olarak algılanıyor.Bu oyle bir eleştiri ki (ustu kapalı) özellikle piramidin alt tabakasının karsi çıkması gereken bir koşullandırma.Romanin kahramanı bilim Ada'mı Shevek Annereste calışmalarını yeterince yayamamis ve ilgi toplayamamistir bu yuzden Aydan Dünyaya ayak basan ilk Ada'm olur.Amaci daha gelişmiş bir kitleye kendini duyurabilmektir.Kendi dünyasının kusurlu yapısına oranla urassin daha iyi şartlara sahip oldugunu düşünür.Lakin hiçbir sey düşündüğü gibi degildir cunku Dünya basta gördüğü lüks hayattan ibaret degildir.Diger taraftan kendi dünyasında açlık yasayan ve hayatın zor şartlarına katlanmaya çalışan bir kesim vardır.Bu onun alışık olmadığı bir durumdur cunku kendi dünyasında açlık varsa herkes açtır cunku kendi toplumu mülksüz ve sahiplenme duygusuyla yoğurulmamıştır.(Kitabin adindanda anlaşılacağı üzere "mulksuzler")kitapta beni etkileyen su cümledende Kitabin ana temasını algılayabiliriz "Nerede mülkiyet varsa orada hırsızlık olur" Annareste isleyen işleyiş dünyadakinin tam tersidir.Hersey herkesindir ve herkeste herkesin.Bu yuzden suç oranlarında azdır."Hic kimse çalınacak herhangi bir seye sahip degil.Eger bir şeyi istersen gidip depodan alabilirsin.Siddete gelince ,doğrusu bilemiyorum durup dururken beni oldurur müydün Oıie?Eger oldurmek isteseydin buna karsi çıkarılan bir yasa seni engeller miydi?Zorlama,düzeni sağlamanın en etkisiz yoludur."diye anlatılır kitaptaki bir paragrafta.Temel prensipleri özgürlüktür sırf kısıtlandıklari icin göç etmemisler miydi zaten?.Shevek ATA'larının kaçtığı seye yakalanır daha doğrusu kaçtıkları şeyin inine gelmiştir yanı devletin olduğu yere yani kapitalizme,feodaliteye,bagimliliga,lüks yasama."Bizim erkeklerimiz kadınlarımız ozgurdur.,hiçbir seye sahip olmadıkları icin özgurdurler.Siz sahipler ise sahiplisiniz.Hepiniz hapistesiniz.Herkes yalnız,tek başına,sahip olduğu yığınla birlikte.Hapiste yasıyor,hapiste öluyorsunuz.Gozlerinizde görebildiğim yalnızca bu duvar-duvar!" zaten.Shevek atalarinin kaçtığı şeyin içine düşmüştür daha doğru bir ifade ile kaçtığı şeylerin inine girmiştir yanı devletin olduğu yere,kapitalizmin,feodalitenin,bagimliligin,lüks yaşamın.kitapta sevmediğim şeyse üslubun duygudan yoksun oluşu.Olaylari özumseyemem,anlatılanları Yazarin bana geçirememesi çeviriden de kaynaklanmış olabilir.Öbür taraftan ben kitabı"bilimsellik"adı altında bana bir faydası dokunur diye okumaya giriştim.Kahraman bilm Ada'mı olmasına ragmen cok dar bir bilgi aktarımı vardı.Örnegin "Görecelik teorisi üzerine çalışacağım."diyordu o kadar.Buna dair hic bir açıklama veya fikir beyan etmiyordu.Kitap bir taraftan ütopik diger bir taraftansa distopikti.(iki dünyayı barındırması acısından).Bana gore yazar urrasi yanı dünyayı distopik olarak Annaresi(ayı)ütopik olarak yorumlamıştı.Bu tur kitaplar arasında yer alması gerektiğini düşünüyorum.Cesur yeni dünya gibi , 1984 gibi.Bana dünyaya farklı bir acıdan bakmamı sağladı ( nede olsa Aydan bakılıyor)Belkide distopyalarin anlatıldigı korku dünyaları bizim üstünde durduğumuz,yaşadığımız dünyadır?

Erhan 
21 Haz 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Konusu çok ilgi çekici, bazı yerlerinde okuyucuyu yorsa da kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum. Sadece zevk almak için değil bir şeylerin üzerine düşünmek için okunmalı...
İki farklı gezegen; birisi kapitalist birisi anarşist. Anarşist gezegenden kapitalist gezegene giden Dr.Shevek'in macerası anlatılıyor. Kapitalist düzeni sorgulamaya iten yazar aynı zamanda anarşizmin de bazı çıkmazlarını mükemmel bir kurguya oturtarak anlatmış. Yaşam daha yorucu gelse de kendinizi anarşizme daha yakın hissediyorsunuz. Emek-sermaye çelişkisi; üzerine ciddi düşünülmesi gereken bir mesele...

Aysel Omurtak 
13 Kas 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Anarşi,kaos veya vandalizm olmaktan çok kollektif yaşam ve huzur vaad eder. Bu anlamda anarşi kavramını en iyi işleyen eserlerden biri. İktidar ve ideal kavramları konusunda sizi düşünmeye zorlarken her iki alternatifi de öyle tarafsız sunar ki okuyucuya,ideolojik olarak duruşunuz ne olursa olsun iki tarafta da eksik bir şeyler olduğunu gözlemlersiniz.

Gökhan 
25 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Mülksüzler okuduğum ilk Le Guin romanıydı ve son olmayacağını daha ilk sayfalarda bana hissettirdi.
Mülksüzler tam bir usta işi, özel zaman ayırarak ve dingin bir kafayla okunması gereken bir roman. Bu şekilde okunsa dahi, derinliğini, ikinci hatta üçüncü kez okunması gerektiğini hissettiriyor.
Kitabın konusuna fazla değinmek istemiyorum zaten arka kapakta bahsediliyor bunun yerine dikkatimi çeken iki özelliğinden bahsetmek istiyorum.
İlk olarak ana karakteri erkek olmasına rağmen, kadın karakterlerin bu kadar fazla olduğu bir roman okumamıştım, ilgi çekici ve hoş bir durum.
İkinci olarakta, yönetmenlerin son yıllarda keşfettiği dizilerde ve filmlerde sıkça kullandığı flashback leri Le Guin'in 40 yıl önce yazdığı Mülksüzlerde kullanmış olması.
Özetle Le Guini ve Mülksüzleri çok beğendim. Yukarıda da belirttiğim gibi ilk olarak Yerdeniz serisi olmak üzere Le Guin okumaya devam edeceğim.

Hatice Çakır 
04 Oca 02:05, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Odo' ya selam olsun :) Bilim, politika, din, savaşlar, teknoloji, eğitim, mülkiyet, sömürü ve insanoğlunu azgınlaştıran... ne kadar kavram varsa hepsi bu kitapta !

Ece deniz 
22 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Yerdeniz serisinden sonra okuma şansım oldu Mülksüzler'i. O anlatımı geçemez diye düşünmüştüm, geçmiş. Gerçekten kurgusu ve işlenişi açısından başarılı bir ütopya anlatısı olmuş. Felsefeden bilimkurguya her alandan tatlar bulabileceğiniz bir kitap. Alıntı sayısı az bile göründü gözüme burda. Tekrar tekrar okunabilecek, lezzeti yerinde bir kitap. Benim için kültlerden.

Hüseyin Düver 
 26 Oca 04:16, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 8/10 puan

Sağlam mesajlarla dolu bir kitap. 68 kuşağıyla başlayan izlerini ilk Orwell gibi yazarlarda gördüğümüz komunizm ve kapitalizm eleştirileri, iki sistemin de birbirine bakışı aydan dünyayı dünyadan ayı inceleyen insanlar üzerinden çok başarılı bir şekilde anlatılmış. Ayrıntılı incelemem

http://kanvekuller.blogspot.com.tr/...ya-ve-68-bunalm.html

Berna Kahraman 
09 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Nefret etmiştim bu kitaptan. 2 ayda okumuştum. 4-5 yıldır bilim kurgu okumuyorum. Yeni yeni bilim kurgu filmleri izliyorum. Hoşlanmadım bu kitaptan.

ÜMİT YILMAZ 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Yazarın okuduğum ilk romanı.Bana göre yazar bilim kurgu dünyasının kraliçesi.Kurduğu dünyalar,ayrıntılar çok incelikle düzenlenmiş.Basit bir kurgu değil okuduğunuz.Her ilmeği ince ince dokunmuş bir halının üzerinde yol alıyorsunuz.Her yaştan okuyucuyu kendine bağlayan ama her yaşta da farklı tad alınan bir kitap.Bilim kurgu seviyorum diyorsanız Ursula Le Guin tanışmanız gereken yazarlardan ve Mülksüzler de onun mutlaka okunması gereken kitaplarından.felsefelerin çarpıştığı bu kitapta alıntılıyacağınız,altını çizeceğiniz çok cümle olacağından eminim.

2 /

Kitaptan 47 Alıntı

Eğer zamanın geçmesi insan bilincinin bir özelliğiyse, geçmiş ve gelecek insan aklının işlevleridir.

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin

"Bütün duvarlar iki anlamlı ve iki yüzlüdür. Neyin içerde neyin dışarda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıdır."

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin

Toplumsal vicdan artık yaşayan bir şey değil,bir aygıt,bürokratlarca denetlenen bir iktidar aygıtı!

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 146 - Ithaki Yay.)Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 146 - Ithaki Yay.)

Düşünceler baskı altına alınarak yok edilemez.Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir.Düşünmeye reddederek,değişmeyi reddederek.Işte bizim toplumumuzun yaptığı bu!

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 144 - Ithaki Yay.)Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 144 - Ithaki Yay.)
Ahmet Samsa 
25 Oca 14:31, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Burada yalnızdı, çünkü kendini sürgün etmiş bir toplumdan geliyordu. Kendi dünyasında hep yalnız olmuştu, çünkü kendini toplumundan sürmüştü.

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin
Müphem 
07 Eyl 01:34, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen,hep güzelmiş gibi görünür.Gezegenler,yaşamlar...Ama yakından bakıldığında bir dünya yalnızca toz ve Kaya'dan oluşur.Gunden güne yaşam dahada zorlaşır.Yorulursun,ritmi kacirirsin.Uzakligi ararsın-ara vermeyi.Dunyanin ne kadar guzel oldugunu görmenin yolu ölümün bakış açısından geçiyor.

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 165 - Metis)Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 165 - Metis)
Erhan 
03 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Parfümler, saatler, lambalar, heykeller, makyaj malzemeleri, mumlar, resimler, fotoğraf makineleri, oyunlar, vazolar, yataklar, çaydanlıklar, bilmeceler, yastıklar, taşbebekler, süzgeçler, minderler, mücevherler, halılar, kürdanlar, takvimler, kristal saplı, platinden yapılmış bir bebek çıngırağı, elmastan rakamları olan bir kol saati, küçük heykelcikler, elektrikli bir kalem açacağı, hediyeler, çerezler, andaçlar, cicili bicili biblolar ve antikalar, hepsi zaten ya kullanışsız ya da kullanılışını gizleyecek kadar süslü; metrelerce lüks, metrelerce dışkı...

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 116)Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 116)
Ahmet Samsa 
25 Oca 14:31, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Geri dönmeyen ya da haberini iletecek gemileri göndermeyen kâşif, kâşif değildir; olsa olsa bir maceracıdır. Oğulları da sürgünde doğar.

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Çanlar Hugo Ödülleri İçin mi Çalıyor?
Çanlar Hugo Ödülleri İçin mi Çalıyor? Fantastik ve bilimkurgu edebiyatının en saygın ödüllerinden biri olan Hugo Ödülleri bu yıl politik savaşların gölgesinde kaldı. Sağcılar ve solcular arasındaki ezeli rekabet ödüllere de sıçradı ve ortaya belki de bir daha asla tamir edilemeyecek derecede hasarlı bir sonuç çıktı.