Mutsuz Olmak Bir Yüreklendirme

7,3/10  (10 Oy) · 
20 okunma  · 
7 beğeni  · 
954 gösterim
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta "mutluluk diktatörlüğü"nün tahakkümü altında yaşamaya başladık. Wilhelm Schmid mutluluğa gereğinden fazla anlam yüklendiğini söylüyor ve kitabında mutsuzluktan yana pozisyon alıyor.

Durup durup patlak veren mutluluk histerisinin sebepleri nelerdir? Hemen her gün farklı kanallarda rastladığımız mutluluk formülleri bizi gerçekte nasıl etkiliyor? Mutlu olmaya "çalışmak" acaba bireyleri ve toplumu daha mı mutsuz ediyor? Başarılı olmak, mutlu bir yaşamın olmazsa olmazı mıdır? Güzel ve anlamlı bir hayat sürmek ne demektir? Mutsuzluk, yaklaştığını fark ettiğimiz anda kaçmamız gereken modern bir veba mıdır? Mutsuzlukla baş etmek, hayatımızı ve kişiliğimizi nasıl zenginleştirir? Kitapları dünya çapında on beş dile çevrilen felsefeci ve "mutluluk araştırmacısı" Wilhelm Schmid, Mutsuz Olmak'ta okurları iniş ve çıkışlarıyla hayatı bir bütün olarak kabul etmeye yüreklendirirken, karşılığında doyurucu ve anlamlı bir yaşam vaat ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    92
  • ISBN:
    9789750514135
  • Çeviri:
    Tanıl Bora
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Özkan ARSLAN 
07 Kas 09:19, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 8/10 puan

Modern çağda, bütün görsel ve yazılı yayınlar bizlere mutlu olmak zorundasın algısını dayatıyor; fakat mutsuzlukta bizim için olması gereken bir duygu, önemli olan mutsuz olduğumuzda da sabırla aşmayı bilmemiz gerekiyor. Bazen dibe vurmak daha kuvvetli hayata sarılmamızı ve ayağa kalkmamızı sağlar. Teşekkürler.

Dila. 
14 Oca 16:21, Kitabı okudu, 10 günde, Puan vermedi

Kitabın savunduğu düşünce, "neden mutlu olmak zorunda hissedelim?" Kulağa biraz zorlama ve iddialı gelebilir. Ancak mutlu olmak kadar mutsuz olmak da olağandır ve insan içindir. Bırak diyor kitap, mutsuzluktan çıkmak için bu kadar çabalama, hayatta bu da var; bunu da yaşa, hem de hakkıyla yaşa!
Tanılı veya tanısız depresyon hastalarının bakışı bir parça olsun değiştirebilir.
Evet çılgınca gelebilir; ancak mantıklı noktaları var. Hak vereceksiniz.

Kitaptan 10 Alıntı

ruhibey 
08 Ara 18:15, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

İnsanların hayatlarına dair huzursuzluk duymaları için bir şeyin onları acıtması gerekir.işte bunu mutsuzluğa borçluyuz.

Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 30 - iletişim)Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 30 - iletişim)
Dila. 
11 Oca 22:16, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Mutsuz zamanlarında her şey hakkında konuşabileceğimiz insanlar tanıyor olmak bir mutluluktur.

Mutsuz Olmak, Wilhelm SchmidMutsuz Olmak, Wilhelm Schmid

Bir yük altında depresif, ezgin veya perişan olma halinin, çoğu vakada depresyon denen hastalıkla bir alakası yoktur, çoğu defa klinik belirti de vermez. Gündelik dildeki kullanım tıpkı tıbbî kavramın kendisi kadar muğlaktır ama biraz dikkatle kulak verirseniz, çoğul depresyonlarla tekil kullanılan sahici depresyonu ayırt edersiniz. Depresyonlar ve depresiflik hali geleneksel olarak melankoli diye de tanımlanır. Bir depresyon teşhisi konanların birçoğu aslında melankoliktir. Depresyonlardan musdariptirler onlar, depresyon hastalığından değil. Melankoli insanın var olmasının tarz ve biçimlerinden birisidir, ruhun bir oluş tarzıdır, insan varoluşunun asli bir unsurudur, bunu herhangi bir biçimde marazi sayamayız.
İnsan hayatında sadece yaşam sevincini bilmeliyiz, yaşam kederini de biliriz, sadece gülmeyi değil ağlamayı da biliriz, hepsinin zamanı vardır. Eski Ahit’te Süleyman’ın Meselleri’ndeki hikmetlerde (7.Bap, 3.cümle) yas tutmak gülmeye yeğ tutulur, zira bu tecrübe “kalbi iyileştirir”. O zaman insan bambaşka bir yerden, bir uçurumdan bakarak tanır kendini. Ötekileri de başka bir yanlarıyla tanır: İyi gün dostlarının bir yerlerde bir işleri çıkıvermiştir de, keyifleri hoş tutma gayretinde pek atak olmayanlar şimdi yanı başımızdadırlar, güvenebilirsiniz onlara.
Melankolinin münasip düştüğü zamanlar vardır: Buluğ çağında çocukluğunun yitik günlerine, sonbaharda düşen yapraklara ve kelleşen ağaçlara bakıp melankoliye kapılmayan, hayatta bir şeyleri yanlış yapıyor demektir. O sıra melankolinin gelip geçici mi olduğunu uzun süre devam mı edeceği baştan bilemezsiniz. Çoğu durumda atlatılabilir ama kimse kesin olarak söyleyemez atlatılacağını –atlatılması gerektiğini yazan rehber kitaplar hariç. Güncel veya kalıcı birçok nedeni olabilir: İnsanlar anlam verdikleri bir şeyi, bir ilişkiyi, bir işi kaybettiklerinde “depresyona düşerler”. Ama, umdukları şeyi elde edemediklerinde de. Dahası, şiddetle arzuladıkları bir şeye eriştikten sonra beklenmedik bir boşluğa düştüklerinde de: Bir ereğe ulaşan kişi, tüm o çabalarının ve fedakârlıklarının şimdi gözlerinden yaşlar getirmesine ve tüm o gayretinin uçup gitmesine hazır değildir.
Bu dünyanın budalalarla dolu ve sırf kendi “ben”inin bundan istisna olduğunu açıkça görmek de insanı depresif yapar. Adaletsiz bir muameleye tabi tutulduğunu hisseden hayal kırıklığı, horlama, aşağılama ve şiddet deneyimi yaşayan insanlar, ezgin olurlar. Bunların hiçbirinin kabullenilmesi gerekmez ama etkilerini ebediyen bertaraf etmek de mümkün değildir. Kendilerinden hoşlanılmadığında, sevilmediklerinde, aşkta sevdikleri ötekinden mahrum kaldıklarında veya onun tarafından terk edildiklerinde, mutsuzluğun en derinlerine düşebilirler insanlar. Hepsinden de fazla, kendisi veya onun için bir anlam ifade eden bir başkası hastalıkla yüz yüze olduğunda ve ölüm ihtimali hayatın içine girdiğinde.
Hayatta derin iz bırakan şeyler, bir daha öyle kolayca dindirilemeyecek acılarla ilintilidir. Doğrudan doğruya hayatın ve dünyanın, -bize nasıl görünüyorlarsa-, sebebiyet verdikleri dünya sancısı ise iyice kavranamaz ve teselli edilmez bir acıdır. Fakat dünya sancısının güncel bir nedeni olmadan da sağlam temelleri olabilir, çünkü hayat süresinin kısıtlı olduğunun, bu hayatı ve en sevdiklerimizi günün birinde terk etmek zorunda olduğumuzun bilincinde olmak bile mutsuz etmeye yeter insanı. Hiçbir şey kalıcı değildir, her şey geçicidir, geçip gideni geri getiremezsiniz. Her şeyin geçip gideceği gerçeğini değiştiremezsiniz.
Esastan acı veren bir şey, varoluşun aşılamaz yalnızlığıdır. Belki bu bilgiye insanlar her zaman vakıftılar ama benlik öne çıktığı oranda ağırlaşır bunun tecrübesi. Bu hayatı yaşayan benim, başkası değil. Mutsuz olmaya ve felakete açılan uçuruma doğru bakmaya katlanacak olan, benim. Bu hayatı nihayetine vardıracak olan benim, başkası bunu benden devralamaz. Bütün ötesine dair daldığım düşünceler de benim düşüncelerimdir, sadece benim için bir anlam ifade eder bunlar, başkaları başka şeyler düşünürler ve bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey yoktur -aşk, arkadaşlık veya hiç değilse bir hoşlanma dışında.
Düşüncelere dalmak: Kimi insanlar için bu zaten depresyona girmekle eşanlamlıdır. Melankolikler her şey üzerine düşünürler, nitekim onun için öteden beri aralarında çok filozof ve sanatçıya rastlanır. Bilhassa düşünen ve yaratan insanların melankoliye yakalanacaklarını, ünlü antik metinlerden Problem XXX.I’in yazarı da belirtmişti. Modern çağda psikolojik araştırmalar, depresyondan mustarip insanların düşünce ödevlerini daha esaslı ele aldıklarını ve daha akıllıca kararlara vardıklarını teyit ediyor (Basel Üniversitesi, 2011). Soruna daha uzun ve daha dikkatli bakıyor, pembe bir gözlüğün bakışlarını bulandırmasına izin vermiyorlar.
Kesinlik izlenimi oluşturan her durumun kesinlikten uzak ve her şeyin kuşkulu olduğunu biliyorlar. İnsan eylemlerinin kuşkululuğu konusunda ve insanın varoluşunun esas itibarıyla nasıl hiçlik mesafesine inebileceği konusunda zihinleri açık. Onları duygulandıran ve harekete geçiren, hayatın olası trajikliğidir. Onların maruz bulunduğu tehlike hayatı fazla yüzeysel görmek değil, uçurumun derinliklerinden çıkamamak, belki de kendi “kimliklerinin” çöküşünü yaşamak ve kendilerine yabancılaşmaktır.
Lakin melankoli sadece taşkın bir düşünce selinin değil, duyguların vahşi dalgalanmasının damgasını taşır. Pek az insan bu dalgalanmayı mutluluk olarak hisseder ama her durumda buna anlam yükleyebilirsiniz: Eğer hayatta meseleniz büyük duygular yaşamaksa, o zaman bunlar sadece sevinç, aşk ve cezbenin iyi duyguları olamaz. Duygu hayatını tüm yelpazesiyle yaşamadan, kemale erilmez. Görünüşte en sebepsiz olan üzüntü hali de herhalde buradan doğar: “Aslında her şey yolunda gidiyor, bana ne oluyor böyle, bilmiyorum.” Ahenkten başka bir şey bilmeyen bir hayat, ahengin bozulmasını istiyor demektir. Kesintisiz yaşam sevinci insanı takatten düşürebilir, yaşam kederinin sunduğu türden bir molaya ihtiyaç duyabilirsiniz. İnsan olmanın bütün imkânlarını yoklamak ve hayatın kemaline varmak için, ilk bakışta çok uzak gelse bile, galiba üzüntüyü de sonuna kadar tatmak gerekir.

Mutsuz Olmak, Wilhelm SchmidMutsuz Olmak, Wilhelm Schmid
Gökçen Yılmaz 
28 Kas 02:56, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Melankolinin gelmekte olan çağı, insanlığın yok olması ihtimaline dair sezgiye dayanıyor; bir nükleer yıldırımla veya kozmik fırtınayla değil de, belki bütün iyi niyetimizle bile önleyemeyeceğimiz, adım adım ilerleyen bir süreç sonucunda yok olma ihtimali bu. Seller basacak, insanlar lağımlarda boğulacak, bizzat kendi açığa çıkardığı, serbest bıraktığı maddelerin kudretiyle mahvedilecekler. Bir insanlığın mutlaka var olması gerektiğine dair bir sav ileri sürebilir misiniz?

Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 89 - İletişim Yayınları)Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 89 - İletişim Yayınları)
ruhibey 
08 Ara 17:51, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

mutsuz zamanlarınızda her şey hakkında konuşabileceğiniz insanlar tanıyor olmak ,bir mutluluktur.samimi bir sohbet sanki laf arasında esas mesele haline gelmeden ,ruhsal bir anlam kazandırır insana.konuşmanın yardımı olur insana susmanın değil ;meğerki birbirini konuşmadan anlayan insanların suskunluğu olsun.

Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 76 - iletişim)Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 76 - iletişim)
ruhibey 
08 Ara 17:58, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

eğer hayatta meseleniz büyük duygular yaşamaksa , o zaman bunlar sadece sevinç ,aşk ve cezbenin iyi duyguları olamaz.duygu hayatını tüm yelpazesiyle yaşamadan ,kemale erilmez.

Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 52 - iletişim)Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 52 - iletişim)
ruhibey 
08 Ara 18:02, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Arada bir hoşnut olmak kötü değildir ama marifet bunu abartmamaktır , çünkü gevşeklik halinde ısrar etmek bir soruna dönüşür: Bu halin değişikliğe ve iyileşmeye yol açtığı hiç görülmemiştir; tersine hoşnutluk ve kendinden hoşnutluk her türlü gelişmeye sekte vurur.

Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 35 - iletişim)Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 35 - iletişim)
ruhibey 
08 Ara 17:43, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Sadece hayatta kalmak ve ödevlerin ifası değil de mutluluk olabiliyorsa insanın meselesi bu büyük bir kazanımdır.

Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 9)Mutsuz Olmak, Wilhelm Schmid (Sayfa 9)
Dila. 
11 Oca 22:19, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Melankolik insan duygu yelpazesini paylaşabileceği ve en azından en derin yalnızlık halinde bile birisinin yanında olduğunu ona hissettirecek arkadaşlara ihtiyaç duyar. Geçici nahoş duygular ve çatışmaların ilişkilerini etkilemeyeceği sevgililer, anlamı bir daha sorgulamazlar. Çünkü zaten ellerinde bir cevap vardır.

Mutsuz Olmak, Wilhelm SchmidMutsuz Olmak, Wilhelm Schmid
Dila. 
11 Oca 22:17, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Bir ilişkide anlam görebiliyorsanız, çünkü onu kader ortaklığı cemaati olarak düşünüyorsanız örneğin, o ilişki mutsuz zamanları da daha iyi atlatabilir.

Mutsuz Olmak, Wilhelm SchmidMutsuz Olmak, Wilhelm Schmid

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız