Narla İncire Gazel

9,7/10  (3 Oy) · 
13 okunma  · 
3 beğeni  · 
613 gösterim
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine..Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    133
  • ISBN:
    9789753420686
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Barisius 
10 Nis 14:32, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 9/10 puan

Her biri birbirinden bağımsız görünen beş farklı bölümün (beyitin) gazel formunda postmodernize edilişi. Bilge Karasu'nun derin hayal dünyasına girebilmek çok kolay olmasa da estetik bir hazza ulaşıyorsunuz nihayetinde.

Mesih 
12 Eyl 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Diğer metinlerinde olduğu gibi dili çok farklıdır. Ne kadar Türkçeye hakimim deseniz de sözlüğe bakmanıza gerek kalır. Hacim olarak az olduğuna bakmayın sindirilmesi pek kolay değil. Yazarın vazgeçilmez kaynağı özyaşamı, sevgi, ilişkileri çok hoş alıntılar mevcut kitapta. Daha sonra dönüp dönüp bakacağınız, arkadaşlarınızla pasajlarını paylaşabileceğiniz Akdenize mi gitsek diyeceğiniz bir kitap.

Kitaptan 2 Alıntı

Mesih 
12 Eyl 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim

tek bildiğim, görünüşüne bakılırsa tatulayla bir hısımlığı olması gerektiği

sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında —karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken— uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye...

Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde "Uyanamadın mı daha?" dediğim zaman "Ne gereği var?" diyen ilk insansın bana.

Yıllardır, yaz gelince bir denize, belli bir denizin belli bir noktacığına gitmekten, orada birkaç gün geçirmekten umduğumuz, bu birkaç günde bulduğumuz nedir? Ödünç bir genlik mi? Bir bolartı tansığı mı? Bir çocukluk uçmağına uğramanın vazgeçilemez olmazlığı mı? Yoksa, bir özgürlük düşü ardında gizlenmiş mutluluk, sürünün içinde kalıp kurda nanik demenin çocuksu böbürtüsü mü?

Narla İncire Gazel, Bilge Karasu (Sayfa 10)Narla İncire Gazel, Bilge Karasu (Sayfa 10)