Notre-Dame'ın Kamburu

8,6/10  (209 Oy) · 
1.123 okunma  · 
188 beğeni  · 
8.146 gösterim
"Quasimodo", Paskalya'dan sonraki ilk pazara verilen addır aslında. XX. yüzyıl Parisi'nde Notre-Dame Kilisesi'nin ön avlusundaki kerevete, kimsesiz bebekler bırakılırdı. Başrahip Frollo, böyle bir günde bulduğu sakat bebeği himayesine aldı ve ona Quasimodo adını verdi. Onu büyüttü ve zangoçluk işini verdi; ancak çanın sesi altın kalpli Quasimodo'nun giderek sağır olmasına yol açacaktı. Quasimodo, koruyucusu kabul ettiği Frollo'ya büyük bir sevgi ve bağlılık duyarak büyür. Oysa başrahip karanlık içdünyasına hapsolmuş, dizginleyemediği nefretinin pençesinde kıvranan biridir.

Hayatı, çanlar ve Notre-Dame Kilisesi'nden ibaret olan Quasimodo, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda'ya, ilk görüşte büyük bir aşkla vurulur. Ne var ki başrahibin gözü de Esmeralda'dadır. Esmeralda'nın dünyasındaysa Yüzbaşı Phoebus'ten başka hiç kimseye yer yoktur. Artık sevgi ile nefretin, iyilik ile kötülüğün kıyasıya mücadelesidir yaşanan.
Victor Hugo, olayları ince ince ördüğü Notre-Dame'ın Kamburu adlı ünlü eserinde, insan hayatında kaderin yerini de sorgulamış, kaleme alındığından bu yana birçok sanat eserine, özellikle de filmlere esin kaynağı olan muhteşem bir roman çıkarmıştır ortaya. 

Notre-Dame'ın Kamburu aynı zamanda Paris kentinin romanıdır. Hugo, şehrin o dönemini adım adım, duvar duvar, tarih tarih, o olağanüstü zengin diliyle anlatmış, Paris'in, diğer karakterlerden rol çalmasına yol açmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2016
  • Sayfa Sayısı:
    572
  • ISBN:
    9786053320104
  • Orijinal Adı:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Çeviri:
    İsmet Birkan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
29 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kaç zamandır harıl harıl bu kitab`ı arıyordum. Zar zor bulmuştum çok pahalıydı, kalınlığından dolayı. Aramayı durdurmuştum ki, geçen gün staj/ iş çıkışı ( keyfim pek yoktu ) sevdiğim kitapçıma uğradım. İçeri adımımı atdığım anda o koku beni mest etdi. Kitapların içinde dolaştım durdum, aniden gözüme ilişti. O kadar sevindim ki, bir dostuma rastlamışım gibi oldum. " Altun Kitaplar" diye bir yayınevi var bizde. O yayınevinin kitapları hem ucuz hem kitap seçimleri güzel oluyor. Aldım tabii, kaçırırmıyım :)

Kitab`ı okurken, bu kadar aradığımdan dolayı beklentim büyüktü. Neyle karşılaşacağımı hiç bilmiyordum. Notre Dame`nin Kanburu kim acaba, nasıl ulaşacak bize diye. Aklımda her türlü hikaye vardı. Aşk yoktu. Aşksız olur mu? Olmaz. Ama klasiklerden bir şey okurken aşk hikayeleri düşünmüyorum.

Tahmin ettiğiniz gibi aşk hikayesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Kambur, sağır ( kilise çanları yüzünden ) çok fazla çirkin Quasimodo, çingene, insanın aklını baştan çıkaracak kadar güzel olan Esmiralda`ya olan masumane aşkını konu alıyor. Bu aşkın içine Quasimodo büyüten keşiş de dahil olunca ortaya garip çelişkiler çıkıyor. Aslında Esmiralda, başkasını seviyordur ya bi de o var :) Quasimodo,sevdiği Esmiralda ve minnet borcu duyduğu keşiş arasında kalacaktır.

Hugo, Quasimodo`nun aşkının akabinde, din adına insanların duygularının sömürülmesi, iktidar, para, güç sahiplerinin merhametsizliği, devlet adamlarının kendi zamanları harcanmasın diye yaptıkları haksızlıkları bildiğiniz/ söze gerek kalmayan kalemiyle iğneliyor bir nevi.

Sonu adeta beni benden aldı. Böyle bir son olur mu ki? Kaç gün düşündüm acaba gerçek olay mı diye. O kadar sahici gelmişti bana.

Okuyun, okutun diyeceğim kitapların başında geleceğinden kuşkum yok.

Keyifli okumalar, sevgili 1000 kitap ailesi :)

Selman Ç. 
14 Eyl 16:37, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 8/10 puan

Sefiller kitabından hemen sonra okuduğum için kitabın içine girmekte biraz zorlandım. Tabi bunda kitabın etkisini de yok saymamak gerek. Aslında fena bir giriş değildi ama sonrasında mimari yapılar, tarih vs. konular biraz ağır ilerledi bundan dolayıda açıkcası biraz sıkıldım. Burada insanların tarihi yapılara nasıl zarar verdiğini eleştirel bir bakış açısıyla bize gayet güzel sunuyor. Hak vermemek mümkün değil. Vikipedi'de şöyle bir bilgi var
"19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları Notre Dame Katedrali'nin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişlerdir. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, halkın ilgisini buraya çekmek ve katedralin yenilenmesini sağlamak için Notre Dame'ın Kamburu adlı romanını yazmıştır. Roman, Notre Dame Katedrali'nin yenilenmesinde büyük rol oynamıştır." Yazarın mimariyi, tarihi nasıl da önemsediğinin kanıtıdır herhalde.

Yazar başlangıçta kahramanların hepsinin hayatları ile ilgili tek tek bilgiler veriyor. Sonrasında romanın geçtiği yerlerin tarihi yapısı, mimari yapısı hakkında bilgiler veriyor. Burada biraz sıkılabilirsiniz. Sonrasında ise bu kahramanların hayatlarını tek tek birbirleriyle kesiştirip harikulade bir eser ortaya çıkarmış.

Elif Kimya Salt 
24 Ağu 02:15, Kitabı okudu, 10/10 puan

Kitap çok çirkin,engelli ve kambur olan kilisenin zangocu ile Fransa nın dini lideri Claude nin çingene kızı Esmeralda ya olan aşkını anlatıyor.Ama Esmeralda yüzbaşını seviyordur.Bu üç aşk etrafında dönen ve hayatı altüst olan saf bir kızla fedakar, sadık,kambur bir zangocun ağlatan etkileyici hikayesi.Çokta yoruma gerek yok aslında yine muhteşem bir dünya klasiği ve her yazdığı efsane olan Victor Hugo. Ölmeden okunacaklar listenize yıldızla ekleyin

Emire Nişli 
 27 Oca 16:37, Kitabı okudu, 9/10 puan

Victor Hugo'nun en beğenilen romanlarından bir tanesi. Hüzünlü bir hikaye. Filmini izlediğimde de çok etkilenmiştim. Quasimodo, (kilise çancısı) romandaki baş kahramandır. Çingeneler tarafından katedrale bırakılan çirkin, kambur bir bebektir. Kilisenin papazı ona sahip çıkmış, kendi gözetiminde büyümesini sağlamıştır. Çirkin ama altın gibi kalbi olan, yürekli, mutsuz bir adamdır. Quasimodo ve güzeller güzeli Esmeralda'ya olan masum aşkını anlatan hüzünlü ve etkileyici bu romanı bazen gözyaşlarıyla okudum. Okurken aşkı ve acıyı yürekten hissedebiliyorsunuz. Ayrıca belirtmeliyim ki güzellik çok göreceli bir kavram. Bu romanda da çok iyi işlenmiş.

Halil Yavuz KAYA 
11 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Viktor HUGO; Sefiller de, Bir İdam Mahkumun da ve bu eserinde de izlediğim şu ki: Yaşadığı dönemin ve çok daha öncesinden Orta Çağın hukuk, yargı, yaşam, toplum düzenini bir hikaye etrafında mükemmel bir yargılamaya yatırıyor. Bu eserini 1831 de yayımlamasına karşıt 1400 lü yılların gerek Fransa nın gerek Avrupa nın hukuk düzenini mükemmel yargılıyor. Kendi adıma ben şahsen o günlerden modern hukuk sisteminin temel taşlarını ortaya koya bilmesi, savunması içinde bulunduğumuz yüz yıl itibariyle dahi, "acaba" larla kafa yorduğumuz hususlarda net bir tavrı, fikri , olması gereken düşünsel yapıyı bize sunması alkışlanacak bir olay olarak görmekteyim. Bir de bunları mükemmel bir hikayenin giysileri ile sunmuyor mu? Muhteşem bir defileye şahit oluyoruz Edebiyat dünyasının içinde.
Gelelim Notre Dame'ın Kamburu na:
İlk şunu söylemeliyim ki bu roman bir Sefiller kadar değil elbet...Elimdeki kitap 547 sayfa ama romanın ana konusu çok dar bir alanda bölüm bölüm fasılalarla kaleme alınmış. Amacı Roman okumak isteyen okuru sıkacak kadar bir hava veriyor.
Haddimiz olasa da, kısaca özetlersek eleştirilerimizi;
Kitap 4. ncü kitaba gelene dek ki bu 150 sayfa yapıyor Ana konudan bir gıdımlık, tadımlık bahis dışında bir şey yok denebilir daha ziyade Dönemin N. Dam'ın mimarisi, Paris'in tasviri, tanımlaması ve bolca Latince değim yada sözcük bu kitabın sonuna kadar devam eden bir husus.
Hugo, bu kitabın da o kadar çok isme boğmuş ki anlatımını, adeta kalabalık bir cadde de kim kimin kimliği ile dolaşmakta, bilmece misali bunu oturup çözmeniz gerekiyor.
Teferruat denilen dipsiz kuyuyu o kadar derinlere kazmış ki çukurun indiğinizde içine, girişin aydınlığı ile birlikte teferruatın karanlığında boğulup gidiyorsunuz.
Bir de o günlerin yada olayların oluştuğu ifade edilen zamanın Fransa sının yaşam koşullarının tarihsel kronolojik anlatımı içinde yepyeni bir başka sayfa açılmıyor mu? Yukarıda da değindiğim teferruat hazretlerinin içinde kendinizden şüpheye düşecek denli bunalıyorsunuz.
Zaman zaman sanat tarihi, zaman zaman tarih dersleri veriyor okuyucuya. uzun uzadıya Gotik mimarinin nasıl yok edildiği husunda olduğu gibi mesela.
Bu kitabın adı: Notre Dam'ın Kamburu yani QUASİMODO ana kahraman bu olmalı gibi geliyor ilk çağrışımda insana oysa ilk başlarda biraz bahsi geçse de, 8.ci kitabın sonlarında ortaya çıkıyor, 10 ve 11. kitap da biraz daha var...Kitabın tamamı 11 kitap olduğunu dikkatinizi çekmek isterim. Bir de şunu anımsatmak isterim. Kanbur dan ziyade yazar " sağı" olarak tanımlıyor Quasimodo yu.
Bunların dışında kitap beklentileriniz bir bütünlükse "harikulade bir eser" derim.
Hugo, cümleleri o denli güzel ve gizemli kuruyor. O denli gizemli başlayıp farklı bir anlamda bitiyor ya... İnsan "bu adam bir ifadeler cambazı, Anlatım sihirbazı olmalı" dedirtiyor. Bir sihirbaz misali şapkasından çıkmayan tılsımlı tanımlama, ifade, anlatım kalmıyor adeta.
5.inci kitabın sonlarına doğru "Bu Şunu Öldürecek" başlığı ile insanlığın tarihi yaşam sürecinde mimariyi, yazıyı ve insanlığı o kadar muhteşem benzetişimlerle o kadar güzel tanımlarla ve ifadelerle yorumluyor ki bu kısım bence zihinlerimize kazına kazına okunmalı...
Yine 10. ncu kitap da xı Lous'in Dualarını Okuduğu Sığınak bölümü o dönemi mükemmel açıklamış...
Sözün özü; birkaç eleştiri dışında fevkalade bir yapıt...

Kubra Cangul 
 02 Tem 06:00, Kitabı okudu, 3 günde, 10/10 puan

Klasikler hakkında söylenecek fazla bişey yoktur aslında ama Bu zamana kadar nasıl okumamışım dediğim bir kitap daha.. Her ne kadar yayınevi azizliğine uğramış olsam da bu durum kitabın kalitesini hiç etkilemedi bence. Tam anlamıyla bir şaheser. İnsanı ağlatan aşkı anlatan müthiş bir kitap.. Okumamış olanlar mutlaka okumalı.

ÇAĞATAY COŞKUN 
28 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Dünya klasiklerine ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir kitap. ayrıca klasiklerin çoğunlukla sıkıcı olmadığı gösteren bir örnek denebilir. hüzünlü bir hikaye okurken dönemin Fransasına göz atabiliyorsunuz. Zamansız yapıtlardan. oku, oku..

Fatma Altunbaş 
15 Kas 2015, Kitabı okudu, 24 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitabı 3 hafta kadar uzun bi sürede ancak bitirebildim ilk başlarında kitaba önyargılı başladım çünkü güzel gitmediğini düşündüm sayfalar ilerledikçe kitap hem daha anlaşılır oldu hemde kitap beni icine cekmeye basladi :) Özellikle Esmeralda ve Kambur Cancı yi kendimmisim gibi hissettim hep.Kitabın sonu hayal ettiğim gibi olmasada çok etkileyiciydi.Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.

Kifayət 
28 Ağu 2015, Beğendi, 10/10 puan

Bu kitapı okumak için kuzenim verdi. Kitapı yarısına kadar çokda etkileyici bulmadım. Ama sonları o kadar güzeldi ki, beni benden aldı. Kitapı bi daha okumak istiyordum. Kafamda bi soru oluştu. Gercek hayatta böyle bi şey varmı? Böyle güzel kitap okuduğum için kuzenime tesekkür ediyorum:)
Herkese tavsiye ediyorum

pınar çiçek 
01 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitabın yarısına kadar çok etkileyeci bulmadım ama nedense bırakamadım da sonra hikaye netleşmeye başladı , final ise günlerce zihnimden çıkmadı işte ozaman iyiki dedim.

3 /

Kitaptan 123 Alıntı

Charlie 
 22 Eyl 11:03, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Su çok soğuk olmasaydı muhakkak intihar ederdim."

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 42 - kumsaati yayınevi)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 42 - kumsaati yayınevi)
Charlie 
12 Eki 08:51, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Hayat böyledir işte. İnsana hep en iyi dostları çelme takar"

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 375)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 375)
Charlie 
 26 Eyl 15:16, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Filozoflar bu "belki" sözünü pek severler.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 87 - kumsaati yayınevi)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 87 - kumsaati yayınevi)
Charlie 
22 Eyl 18:47, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

İnsanın aç karnına yatması başlı başına bir dertti. Fakat bir insanın hem aç, hem geceyi nerede geçireceğini bilmemesi daha büyük bir dertti.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 51 - kum saati yayınevi)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 51 - kum saati yayınevi)
Charlie 
06 Eki 10:26, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"İçinde acıma denen şeyden şu kadarcık varsa beni reddetme!"

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 258)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 258)

Kadınların saygı gördükleri yerlerde Tanrı hoşnuttur, onların aşağılandığı yerde ise dua etmek yararsızdır....

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor HugoNotre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo
Charlie 
22 Eyl 10:56, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Şu binek taşı bir dilenci, bir şair için ne güzel yastık olur."

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 40 - kumsaati yayınevi)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 40 - kumsaati yayınevi)
Charlie 
10 Eki 10:28, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Seni ne kadar seviyorum bir bilsen! Sevgi değil bu , ateş sanki.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 316)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 316)

Kitapla ilgili 1 Haber

Notre Dame’ın kamburu da kendi de gerçek
Notre Dame’ın kamburu da kendi de gerçek Victor Hugo’nun romanı Notre Dame’ın Kamburu‘ndaki kahraman Quasimodo, sırtındaki kambur ve çarpık yüzüyle her zaman, Hugo’nun imgeleminin derinliklerinden gelen efsanevi bir kahraman olarak düşünülmüştür..