8,1/10  (20 Oy) · 
73 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.279 gösterim
Bir hakikat yolculuğu olarak tanımlanabilecek olan hikâyede, Genç bir mimar olan Nur’un iç sıkıntılarına çare bulmak için çaldığı kapılar ve yol üstünde tanıştığı insanlar anlatılıyor. Ana karakterin etrafında şekillenen resimde yerlerini alan her bir kişiyi, Mustafa Kutlu bir ressam edasıyla tek tek gözümüzün önünde canlandırıyor:

Genç ve heyecanlı bir mimar olan Sinan, babası Kadırgalı hamal Ali, ağabeyi delikanlı Demirci Cemil, hasta kardeş Çiçek, onun yavuklusu Cüneyt, Nur’un babası Raci bey… ve daha birçok kişi bu küçük hikayede yerlerini alıp bize bir insanlık durumunu anlatıyorlar.

Günümüz insanının değişmeyen “boşluk” probleminin bir kişiyi merkeze alarak anlatımı olan bu kitap, Mustafa Kutlu okurları için hem tanıdık bir hikâye özelliği taşıyor hem de uzak diyarların bir masalını anlatıyormuş gibi bizi başka insanların dünyasına götürüyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    207
  • ISBN:
    9759954499
  • Yayınevi:
    DERGAH YAYINLARI
  • Kitabın Türü:
Aslan Sever 
10 May 20:18, Kitabı okudu, 6 günde, Puan vermedi

Hikayenin kahramanları Mimar Nur ve Mimar Sinan. Tesadüfen camii avlusunda tanışırlar. Sinan Kagirgali delikanlı ama naif inançlı bir genç,Nur ise zengin bir işadamının zengin ve tek çocuğu ama arayış içinde,işin ilginç tarafı ne aradığını bilmeyen bir arayış. Kitabın başında bu iki gençten bahsedilir ama sonra uzun bir süre farklı kişilerden bahsedilir. Onlarin kim oldgunu merak ettiriyor kitap. Bahsedilen kişiler Nur ve Sinan'in ailesinin oncelerini İstanbula nasıl geldiklerini anlatıyor. Nur ve Sinan ikiside birbirine aşıktır ama ikiside birbirine acilamazlar. Nur adı gibi nur aramaktadır. Bunun için Anadoluyu gezer ve bir mürşit ya da bir ışık arar. Eşyanın hakikatine vakıf olmak ister. Kitabın sonu hüzünlü bir şekilde sona erer. Nur büyük bir fedakarlık sonucu can verir.
Tavsiye ederim. Tek oturuşta bitirilebilecek bir kitap...

Rıfat ÇELEBİ 
 04 Haz 11:21, Kitabı okudu, 5 günde, 7/10 puan

Bu kitabı okuduğum esnada ve okuduktan sonra iki farklı yorumda bulundum.

Okuduğum esnadaki yorumum şöyle:
Bu dünyaya geliş gayesini arayan Nur'un aşka rastgelmesini anlatıyor.Usta bu kitabına bu kez alışılmıştan az hüzün katmış,hüznü kıt olmuş gibi geldi bana. Kitabın satır aralarında dünyadaki mülteci sorunlarına, tasavvufi ve islami konulara değiniliyor, modern mimari eleştiriliyor. Kurguda bazı meselelere değinebilmek adına basit tesadüflere yer verilmiş ve bunlar olay örgüsünün içinde çok sırıtıyor.

Kitabı bitirdikten sonraki yorumum da şöyle oldu:
Nur'un nur olmasıyla insan farklı bir dünyaya, farklı bir aleme kapı aralayası geliyor ve Mustafa Kutlu'nun kitaplarında alıştığı ve özlediği hüznü iliklerinde hissediyor. Böyle bitmemeliydi diyor insan. Dünyalık aşka erememiş olan Nur'un ilahi aşka ermesi tek teselli oluyor okura. Kitapta Sinan ismi insanın içinde biriken uktelerin boğazda düğümleniş biçimine dönüşüyor. Ve insan her kitapta aşkı içinde ukte kalmış kahramanları okudukça; "Mustafa Kutlu'nun acaba içinde ukte kalmış bir aşk mı var?" diye sormadan edemiyor. Böyle derinden hissedilen karakterler oluşturabilmenin zemininde bir yaşanmışlığın olduğu kanaatindeyim.
Kitap yine Yeşilçam tadında, zengin kız fakir oğlan, maddi zenginliğin içinde manevi arayışlara giren, cömert yardımsever Nur, ona utangaçlığından açılamayan Sinan... Nur'u hidayete eriştiren bahaneler ve kişiler silsilesi... Hidayete yürüyen birinin temas ettiği hayatlara kattığı güzellik... Ve sonunda Nur'un nur oluşu, bir bedenin ışığa dönüşmesi...
Nurun ala nur bir hikaye, okunulası...

Mehmet Yılmaz 
06 Tem 2015, Puan vermedi

2000'den beri Kutlu'nun hangi kitabını okusam hep Uzun Hikaye ile mukayese ediyorum. Ona en çok yaklaşan ( hatta belki de geçen ) Beyhude Ömrüm idi. Sonrasında (bence) yine iyi işler yapsa da Uzun Hikaye hep müstesna kaldı. Nur da öyle...

Kutlu, kitapta modern şehir hayatı, tabiri caizse dünya debdebesi içinde bunalan bir huzur arayan Nur adlı genç bir mimarı konu almış. Aslında bir 'arayış hikayesi' yazmış. İntisap edecek bir şeyh arıyor Nur kendisine. Zengin bir kız, temiz yürekli... Hatta Kutlu onu yatılı olarak koleje gönderiyor ve kendi yaşadıklarını ona yaşatıyor. Her gece kitap bitirmeler, kimsenin telkini olmaksızın endi kendine namaza başlamalar falan bizim gibi Kutlu okurlarının tarihçe-i hayatına dair bildiğimiz şeyler. Nur sürekli bir arayış içinde ve bu süreçte hikayeye girip çıkan bir başka mimar Sinan var. O ise dini eğitim almış, mütedeyyin ve efendiden bir genç Hikayede Sinan'ın aile efradı ile Nur'un anne ve babası da yer buluyor. Kutlu'nun kendine has sürükleyici dili burada da var. Sıkmadan okutuyor kendisini. Daha önceki kitaplarından Sır'ı andıran bölümler var; tasavvufi epeyce şey de...

Gelelim bence olumsuz taraflara. Zaman kavramı delik deşik edilmiş görünüyor. Hikayede yaşanan dönüşümler ve oluşturulan tipler biraz Ahmet Günbay Yıldız romanları gibi olmuş; basit ve sathi. Bir de olmaz olsun böyle sonlar arkada

yazarın okuduğum ilk kitabı. dili oldukça sade ve oldukça akıcı. bir çırpıda bitiyor diyebilirim.

s 
 18 Ağu 17:15, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 9/10 puan

Taşı havaya atıp
Başını altına tutmaktır
Adı aşk...
nur ve mimar sinan'ın yaşamından kesitler sunuyor kitap. okuduğum en fedakar kitap karakteridir nur.okuyun.okuyun.okuyun.okutun

Kitaptan 17 Alıntı

mavera 
16 Tem 22:49, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Ya Rabbi beni namazla terbiye et. Beni ibadetten ayırma. Bana hakikatın kapısını aç..

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 32)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 32)
mavera 
16 Tem 14:03, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Duaya devam. Kulun Cenab-ı Hakk' tan başka sığınacak kimsesi yok..

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 110)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 110)
mavera 
16 Tem 22:52, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Hayat zordu. Fakirdik.
Çocuktuk biz.
Ama her şey sanki bugünden daha güzel, daha zevkli, heyecanlı ve dopdoluydu..

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 13)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 13)
Aslan Sever 
06 May 10:05, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Cenab-ı Hak kalbinizi biliyor. Namazdan sonra şöyle bir köşeye kıvrılıp yatın biraz. Nasipte var ise uyursunuz. Nasipte var ise size bir işaret gelir. Aşk ile Allah deyip başınızı yere koyun. Size bir kapı açılacak,buna inanıyorum.

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 7)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 7)

Tam o sırada bir türkünün nakaratı indi zihnine "Diyeceğim çoktur ama pek kalaba yerdesin."

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 182)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 182)
mavera 
16 Tem 22:47, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Gözden öpmek iyi değildir, ayrılık olur derler..

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 43)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 43)
rukiye 
11 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Nasip diye bir şey var inanacaksın. 'Ne lazımdır sana gezmek Semerkand'ı Buhara'yı / Sana taksim olan kısmet bulur arayı arayı.'

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 178)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 178)
mavera 
16 Tem 22:44, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allah'ım
Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim âhım..*

* Mehmet Akif Ersoy

Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 118)Nur, Mustafa Kutlu (Sayfa 118)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Nur üstüne 'Nur'
Nur üstüne 'Nur' Türk hikayesinin önemli temsilcilerinden Mustafa Kutlu'nun son kitabı Nur geçtiğimiz haftalar okuyucuyla buluştu. Teolojik değil metafizik bir sahadan seslenen Nur, bir kızın hikâyesinden insanın dışardaki hayattan kendi dünyasına yaptığı yolculuğu sembolik değerler üzerinden anlatıyor.