Ödlekler Cesurdur

10,0/10  (1 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
291 gösterim
1917 yılıydı, tam elli yıl önce, gene bu aydı belki, temmuz. Sen bağda yalnız kalıyordun. Karın ve iki oğlun Bitlis'teydiler, belki de yakınında ya da çok uzağında, birçoklarının kat ettiği ve üstünde öldüğü Bitlis'ten çöle uzanan uzun yolda, açlıktan ve susuzluktan ölmemiş, öldürülmemişlerse. Hayattalarsa bile, ne onlardan ne de onları gören birinden hiçbir haber alamamıştın. Belki de çocukların yaşıyor ama kim olduklarını bilmiyorlardı, hatırlayamayacak kadar küçüktüler. Belki bir yetimhaneye yerleştirilmiş ve onlara yeni isimler verilmişti....

Aile toplanıp Amerika'ya ilk önce New York'a, sonra Kaliforniya'ya gelince, ailevi delilik sürmüş ama şekli değişmiş. Tabi, bu da beklenebilir bir şeymiş, ne de olsa Amerika hepten başka çeşit bir ülke. Ailenin Amerika'da gömülü tek bir ferdi dahi yokmuş. Hepsi de yerin üstünde, Amerikan toprağına sağlam basarak hayatlarını sürdürüyorlarmış, kimi zaman karpuz satarak, kimi zaman bağda çalışarak.

Bir yandan Fresno'daydık, bir yandan hiçbir yerde. Ölüm içimizden birini yakalamadığı, biz de onu gömüp orada yattığını bilmediğimiz sürece nasıl herhangi bir yere ait olabilirdik ki?
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2010
  • Sayfa Sayısı:
    132
  • ISBN:
    9789757265351
  • Çeviri:
    Ohannes Kılıçdağı
  • Yayınevi:
    Aras Yayıncılık
  • Kitabın Türü: