Okuma Günleri

7,3/10  (3 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
571 gösterim
Marcel Proust için okuma eylemi, bilgiye ulaşma arzusundan çok daha fazlasıdır.

Tümüyle tinsel bir eylem olarak kişinin kendisini değiştirme, dönüştürme ve benliğin aşma sürecine işaret eder. Proust'a göre büyük yazarların okunması, tek başına onların derin düşüncelerinin kavranmasına yol açmaz. Aynı zamanda okurun, bu ilham kaynağı zekâlarla kendi dünya görüşünü zenginleştirmesine de hizmet eder. Elinizdeki kitapta tarih boyunca dünyayı değiştiren kitaplara da odaklanan Proust, sözcüklerin okuru nasıl aydınlattığı, çileden çıkardığı, kışkırttığı ve avuttuğunun resmini çiziyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2014
  • Sayfa Sayısı:
    72
  • ISBN:
    9786054849239
  • Orijinal Adı:
    Sur la lecture
  • Çeviri:
    Kemal Ergezen
  • Yayınevi:
    Aylak Adam
  • Kitabın Türü:
güzin tanyeri ışık 
04 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Proust, okuma boyunca kitapta akan zamanla okurun okuma zamanının birleştiğini söyleyerek, bu sayede aslında okuma eyleminin sadece okunandan ibaret olmadığını, bir cümlenin okunduğu sırada hayatımızdaki küçük bir detaya bağlanarak gelecekte de kitabın o şekilde hatırlanacağını anlatıyor. Kendi okuma günlerini de çocukluk döneminden anlatmayı seçmiş. Masalsı bir anlatımı var. Giriş cümlesini okur okumaz vuruldum bu kitaba.

Merve Fikir 
 04 Eki 07:12, Kitabı okudu, 1 günde

Proust bu kitabında yaşamı boyunca kitap okuma ile ilgili düşüncelerini, olaylarını güzel tasvirlerle anlatmış. Cümleler uzun olmasına rağmen o kadar güzel bağlanmış ki okurken hiç sıkılmıyorsunuz. Detaylı ve güzel bir yazım olmuş.

Kitaptan 8 Alıntı

Descartes’in şu sözleriyle oldukça doğru biçimde özetlememiz mümkün: “Tüm iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en saygın ve ilginç kişilerde yapılan bir sohbet gibidir.”

Okuma Günleri, Marcel ProustOkuma Günleri, Marcel Proust

Mesela kitabın en ilginç bölümündeyken bir arkadaşımız gelip bizi oyuna çağırır, rahatsız edici bir arı ya da güneş ışığı bizi gözlerimizi sayfadan kaldırmak ya da yerimizi değiştirtmek zorunda bırakır, çıkarken elimize atıştırmalık bir şeyler tutuştururlar, fakat güneş tepemizde mavi gökte güçten düşerken onları hiç dokunmadan bankta yanımızda unuturuz, akşam yemeği eve dönmemizi gerektirir ama masadayken aklımız fikrimiz bir an önce yukarı çıkıp yarım kalan bölümü tamamlamaktır.

Okuma Günleri, Marcel ProustOkuma Günleri, Marcel Proust

“Hadi arkadaşlarımızı seçme arzusuna ve iradesine sahibiz diyelim,” der “kaçımız bu seçme yetisine sahip veya seçenekler kaçımız için yeterli!.. Tanımak istediğimiz kişileri tanımayabiliriz…

Okuma Günleri, Marcel ProustOkuma Günleri, Marcel Proust

Okuma bizim için, sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde, içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı olduğu sürece, hayatımızdaki rolü de esenlik getiricidir. Tersine, okuma bizi zihnin şahsi yaşamına uyandırmak yerine onun yerini almaya yöneldiği zaman ve hakikat artık bize ancak düşüncemizin içsel gelişimini ve kalbimizin gayreti yoluyla gerçekleştirebileceğimiz bir ideal olarak değil de başkaları tarafından hazırlanmış bal gibi, kitapların sayfaları arasına konmuş maddi bir şey olarak göründüğü zaman tehlikeli hale gelir; o zaman bize de ona ulaşmak için sadece kitaplıkların raflarına uzanıp, sonra da tam bir beden ve zihin hareketsizliği içinde edilgin biçimde tadına bakma zahmetine katlanmak kalır.

Okuma Günleri, Marcel ProustOkuma Günleri, Marcel Proust

Maalesef aşçı sofrayı kurmaya çok önce gelirdi; hiç değilse konuşmadan kursaydı! Ama illa kendini “Öyle rahat değilsiniz; masayı size yaklaştırayım mı?” demek zorunda sanırdı. Sırf “Hayır, çok teşekkür ederim,” diye cevap verebilmek için, insanın tamamen durması ve gözlerinin, okuduğu tüm kelimeleri dudaklarının içinde çabuk çabuk ve sessizce tekrar eden sesini ta uzaklardan geri getirmesi gerekirdi.

Okuma Günleri, Marcel ProustOkuma Günleri, Marcel Proust

.. Hem zaten bu iç mevzu için kusursuzluk hemen hemen aynı anlama geliyordu. Yöntemlerde ve araçlarda bir tür basitlik, gösterişsizlik ve albeni. Yemeklere hiç gereği olmayan baharatların atılmasına, pedallara yerli yersiz basarak piyanonun yapmacık çalmasına, “misafir kabul ederken” insanın tam bir doğallıktan çıkıp kendinden abartıya kaçarak bahsetmesine dehşetle karşı çıkardı.

Okuma Günleri, Marcel ProustOkuma Günleri, Marcel Proust

Bu kitaba eklediğim notlarda, okumanın, en bilge insanlarla yapılsa dahi bu şekilde bir sohbete indirgenemeyeceğini, bir kitap ile bir arkadaş arasındaki temel farkın, sahip oldukları bilgelik düzeyi değil onlarla iletişim kurma tarzımız olduğunu göstermeye çalıştım; sohbetin tersine okuma, her birimiz için yalnız kalmayı sürdürürken başka bir düşüncenin iletilmesini kabul buyurmaktan ibarettir, yani bu esnada yalnızken sahip olduğumuz, ama sohbetin hemen dağıttığı zihinsel gücü kullanmayı sürdürür, bir yandan da esinlere açık olmaya, zihin kendi üzerindeki verimli çalışmasını sürdürmeye devam ederiz.

Okuma Günleri, Marcel ProustOkuma Günleri, Marcel Proust