Okuma Üzerine

8,3/10  (4 Oy) · 
13 okunma  · 
2 beğeni  · 
545 gösterim
Okuma Üzerine, Marcel Proust'un birey ile kitap arasındaki ilişkiyi ve özgün psikolojik edim olarak okumayı irdelediği, bu edimin kaynaklarına yaptığı yolculuğu içeren bir anlatı.

Büyük bir yazarın kitapla kurulan ilişki üstüne derin düşünme denemesi.

Aynı zamanda Proust'un kütüphanesinde bir yol haritası olan Okuma Üzerine, bizim şimdi durduğumuz yeri de aydınlatıyor.

Hiç kuşkusuz, dostluk, bireyler arasındaki dostluk hava cıvadır ve okuma bir dostluk biçimidir. Ama en azından dostluğun samimî bir biçimidir ve bir ölüye, olmayan birine yönelik olması ona çıkarsız, neredeyse dokunaklı bir hava verir. Dahası o, Öteki bütün dostluk biçimlerini çirkinleştiren her şeyden bağımsız bir dostluktur.
Marcel Proust
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2009
  • Sayfa Sayısı:
    71
  • ISBN:
    9789944599948
  • Orijinal Adı:
    Sur la lecture
  • Çeviri:
    İşık Ergüden
  • Yayınevi:
    Notos Kitap
  • Kitabın Türü:
Zafer KORKMAZ 
 25 May 23:17, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

”Floransa Notları’yla Ruskin’e çok büyük keyif vermiş Prenses Madam Alexandre de Caraman-Chimay’a duyguğum derin hayranlığın anısına,Madam’ın hoşuna gittiği için bir araya getirdiğim bu sayfaları saygılarımla adıyorum.”
Proust’un Okuma Üzerine isimli kitabı bu cümle ile başlıyor.Kitap 71 sayfa.Son 12 sayfası resimler ve notlardan ibaret.ilk 25 sayfa çocukluk dönemine ait okumalarını anlatıyor.O yaşlarda duyduğu okuma arzusu ve onu olumsuz etkleyen dış faktörleri uzun uzadıya ve ustaca tasvir ediyor.
26.sayfadan itibaren okuma üzerine farklı görüşler ileri süren düşünürlerin fikirlerinin bir adım ötesine geçerek,kimi zaman mevcut fikirleri besleyip,çoğu zaman da farklı bir bakışaçısıyla derinlemesine tahil ediyor.Ve okuyucusuna yeni bir resim sunuyor.
Proust’un okumak üzerine görüşlerine gelirsek;Okumanın bazı filozofların savunduğu gibi(Descartes ve Ruskin)geçmiş yüzyılların en değerli ,en bilge insanlarıyla konuşmak olamayacağını,bir kitapla kurulacak ilişkinin yazarın bilgeliğinde değil,iletişim kurma biçiminde olduğunu savunur.Yani konuşmanın tersine okumayı;kişinin yalnızken önceden belli olan bir düşünceyi,müdahalesiz ve esinlere tamamen açık olarak,kendi zeka sınırları içinde algılama süreci olarak niteler.Daha farklı bir ifadeyle yazarın anlattıklarından öte, okuma eyleminin kişinin kendi kapasitesiyle doğru orantılı olarak sonuçlanacağının altını çizer.Yazarın bilgeliğinin bittiği yerde okurun bilgeliğinin başlayacağını savunur farklı bir bakışaçısıyla .Yine okumanın ruhsal hayatın eşiği olduğunu,oradaki yolu oluşturamayacağını,sadece yolu gösterebileceğini belirtir.
Ruhsal yönden çöküntü içerisinde olan insanlar için de, okuma disiplininin iyileştirici bir rol üstlenebileceğini belirtir.Bazı zihinlerin gerçek yaşamın sırlarının saklı olduğu derin benlik bölgelerine inme noktasında bir tür tembellik içerisinde olduğundan hareketle,okumanın bu noklara giden yoldaki kapıların bir anahtarı olduğunu ve okuma disiplini ile müdahale edilmeyen zhinlerin derin benliklerindeki hazineyi unutarak yüzeyde yaşamak zorunda kalacaklarının altını çizer.Özetle böyle ruhları uyandırcak tek disiplin okumadır O’na göre...Okuma disiplininin zihnin kişisel farkındalığını ortaya çıkarmak yerine ,onun yerini kaplamaya yöneldiğinde ise-benlikteki yolu oluşturmaya başladığında- çok tehlikli bir hal alacağını ,öyle ki; böyle bir durumda kişinin kendisi olmaktan öte okuduklarıyla kurgulanmış ,güçsüz,özgürlük yolunda özgürce(!)sınırlara hapsedilmiş olacağını vugular.Ortada bir bilgi vardır mutlaka, ama gerçek olup olmadığı muammadır.Doğrunun,gerçeğin bilgisine sahip olup olmadığını dahi bilemeden,biri tarafından tesbit edilerek eline verilmiş bir gerçeğin kanatlarıyla özgürleşmeye çalışmak bir çıkmazdır .Düşüncenin davetine sağır ve dilsizliktir, koşulsuzca etkilenmeye boyun eğen bir geçekle yaşama halidir bu.
Bir tarihçinin ya da bir bilginin okuma sonucunda elde etmek istediği gerçek,gerçeğin kendisinden öte ,kanıtıdır.Ancak edebiyatçı için durum biraz farklıdır.O ,okur ve beyninin içine depoladığı bilgilerle gerçeğin kalbine ulaşmayı hedefler.Tamamen sağlıklı ve kusursuz zihinlerin olmadığı bir dünyada,yüce zihinlere sahip insanların”Edebiyat Hastalığı”na tutulduğunu savunur.Kitap sevmenin zekası yüksek insanlara ait bir duygu olacağını,büyük yazarların,iyi okuyucuların kendi benlikleriyle birlikte olmadıkları zamanlarda ,kitaplarla birlikte olmayı yeğleyeceklerini,zaten bu kitapların da onlar için yazıldığını,milyonlarca değerli bilginin onlar için derlendiği aşikardır O’na göre.
Yararlı okuma kapasitesinin düşünürlerde,hayal gücüne yaslanarak yazan edebiyatçılara göre daha yüksek oluduğunu,düşünürün okuduğu eserden elde ettiği bilgilerin yazanına daha bağlı olduğunu,elde edilen bilginin anında gerçeklik olgusuyla değerlendirildiğini,hayal dünyasının denizine yelken açmış yazarın ise elde ettiği bilgilerle yelkenini şişirdiğini söyler.Örneğin Schoephenhauer’a eserlerinin derlemeden ibaret olduğu şeklinde bir gönderme yapmaktan da geri durmaz.
Bireyler arasındaki dostluğun geçici ve samimiyetsiz olduğunu,okuma ile kurulan dostluğun kalıcı ve daha samimi olduğunu söyler.Bireyler arasında söz vardır,okuma esnasında sessizlik.”Çünkü başkaları için konuşuruz ama kendimiz için susarız” der.Şöyle bir düşününce hak vermemek mümkün değil...Kisi kendinden başka kimle daha yakın bir dostluk kurabilir ki?Okuma elyemi sessizliktir.Bu sessizlik anında, konuşmadan farklı olarak yapmacık tavırlara ve steril olmayan duygulara yer yoktur.Kişi kendisidir...Okurken yazarın düşüncesi ile ,kişinin kendi düşüncesi arasında uyuşmayan fikirlerin kabul edilmesi imkansızdır...
Bu kitapla Proust’u tanımış oldum.Samimi bir şekilde şunu söylemeliyim ki,olaylara o kadar farklı bir pencereden bakıyor ki;ilk bakışta bir bataklık gibi görünen manzarayı,elinizden tutup bir adım attırdığında,o resmin; muhteşem bir doğaya,cıvıl cıvıl öten kuşların daldan dala uçutuğu bir güzelliğe,bir dinginliğe çıktığını farkettiriyor.Nitelikli okumanın sırlarını merak edenleri davet ediyorum.Keyifli okumalar.

Kitaptan 3 Alıntı

Zafer KORKMAZ 
 22 May 16:08, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bir okuma disiplini yaratmak,sadece teşvik edici bir şeye fazlasıyla rol yüklemektir.Okuma tinsel hayatın eşiğidir,oradaki yolu bize gösterebilir,yolu oluşturamaz.

Okuma Üzerine, Marcel Proust (Sayfa 36 - Notos Kitap)Okuma Üzerine, Marcel Proust (Sayfa 36 - Notos Kitap)

"Okumada, dostluk aniden başlangıçtaki saflığına kavuşur.Kitaplarda sahte sevimlilik yoktur.Geceyi bu dostlarla geçiriyorsak, bu gerçekten istediğimiz içindir.En azından kitaplar söz konusu olduğunda dostlarımızı genelde üzülerek terk ederiz."

Okuma Üzerine, Marcel ProustOkuma Üzerine, Marcel Proust

Descartes'in şu sözleriyle oldukça doğru özetleyebiliriz: "Bütün iyi kitapları okumak, bu kitapların yazarı olmuş geçmiş yüzyılların en değerli insanlarıyla konuşmak gibidir."

Okuma Üzerine, Marcel ProustOkuma Üzerine, Marcel Proust