Ölmeye Yatmak Dar Zamanlar 1

8,1/10  (24 Oy) · 
74 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.323 gösterim
"İnsan krapon kâğıdından kanatlar takınca kelebek olduğuna inanır. Koyun postunda koyun, kurt postunda kurt […] Ülkü de giydirilebilir üstünüze ve Etlik tepeleri dağ gözükür gözünüze."

Ölmeye Yatmak romanı biçim açısından da ilginç. Çok geniş bir dönemi anlatmak isteyen romancı, Aysel'in ruh dünyasının yanı sıra toplumsal olayları, Aysel'i Doçent Aysel haline getiren koşulları yarı belgesel bir tarzla eserine katmış.
-Selim İleri-

Ağaoğlu'nun Ölmeye Yatmak adlı romanı, kadının cins kimliğini, bireyselliğini el yordamıyla araması, sorgulamasını ifade eder. Cumhuriyet kadın aydınının özgürlük ve dişilik arasındaki çıkmazını, bu romanındaki kadın tiplemesi, Aysel çok iyi bir şekilde betimler.
-Nilüfer Göle-
(Tanıtım Bülteninden).
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    485
  • ISBN:
    9786051417332
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muzaffer Akar 
14 Mar 17:12, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 10/10 puan

Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabını okurken sürekli aklıma kimlik çatısması geldi. Osmanlının son döneminde başlayıp Cumhuriyetin ilanıyla hızlanmış olan modernleşme çabasının halkın gelenek ve töreleriyle çatışması, o dönemde yaşayan ve büyüyen roman kahramanları( Aysel-Anlatıcı, Ali, Aydın, Dündar Öğretmen) üzerinden anlatılıyor. Toplumun bireye dayattığı yaşam tarzı, hatta düşünce tarzı ile kendi istekleri arasında sıkışan bireyin hayat karşısında bocalamaları tarihsel sıra ile irdelenmiş. Romanın psikolojik yanı sıra yarı belgesel tarafının da ayrıca göz önünde bulundurulması gerekli, Cumhuriyetin ilk yılları ve hemen akabinde 2. Dünya savaşı sırasında Türkiye'nin durumu, insanlarının gelişimi, dinlenen şarkılar okunan kitaplar hepsi çok gerçekçi ve yerinde okuyucuya verilmiş.

Muhafazakar bir ailenin kızının sosyololi doçenti oluncaya kadarki yaşamı ve kimlik arayışını okuyup, "kadın olma"nın ve "kendi" olmanın psikolojik ve sosyolojik zorluklarını da ayrıca düşündürüyor bu harika roman( inceleme de diyebiliriz).

Hiç bir paragrafından sıkılmadığım, tam bir açlıkla okuduğum bu kitaptan sonra en kısa zamanda, üçlemenin diğer iki kitabını da okuyacağım.

Bkz: "Bir Düğün Gecesi" , "Hayır"

Gamze Züleyha Üredi 
02 Kas 18:12, Kitabı okudu, 5 günde, 10/10 puan

Okumaya başlamadan önce, hakkında tek bir fikre dahi sahip olmadığım bir kitaptı Ölmeye Yatmak; yalnızca bir arkadaş tavsiyesi üzerine, konusunun ne olduğunu bile bilmeden okumaya başlamıştım. İyi ki de okumuşum, öyle çok etkilendim ki Adalet Ağaoğlu'nun üslubundan, şu dört yüz seksen beş sayfanın tek bir sayfasını bile sıkıcılaştırmayışından, yine de umutla biten sonundan, içeriğinden, ekseriyetle verebileceği hemen her şeyi verişinden... Bu virgüller uzar gider.

Açıkça, çekinmeden oluşturulan bir Cumhuriyet Dönemi eleştirisi, bugün bize de ışık tutan bir eleştiri, yersiz konuşmalardan, eleştiri kalıbına sokulan gevezeliklerden çokça uzak. Zira madalyonun öteki yüzü, dönemini ve geçmişini her yönüyle anlamak isteyenler için cılız gibi görünen güçlü bir ışık. Söylenecek çok şey var aslında fakat ben uzatmak istemiyorum, yalnızca şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Mutlaka tavsiye ederim. Dikkatli okumalar.

Mithril / Jake Epping 
14 Mar 08:55, Kitabı okudu, 14 günde, Beğendi, 8/10 puan

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoplu'nun Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabı.
Ölmek için bir otel odasına giren, ve ölmeye yatan bir cumhuriyet kadınının, Aysel'İn, odadaki bir buçuk saatlik iç hesaplamasını anlatmaktadır. Bu iç hesaplaşma, cumhuriyetin ilk dönemlerinde küçük bir kasabadaki ilk okul bitirme piyesiyle başlayan ve otel odasında biten yaklaşık 60 yıllık bir süreyi kapsamaktadır.
Kİtap, içerik olarak oldukça zengin. Yakın tarihimizin olaylarını oldukça objektif bir şekilde ortaya koymuştur. Bu açıdan bakıldığında tarihi bir kaynak kitabı değerindedir.
Öte yandan cumhuriyetin ilk yıllarını bir kadının gözünden dinlemek de çok etkileyiciydi. Aysel'in ailesi ve olmak istediği aydın kişi arasındaki sıkışmışlığı başarılı aktarılmıştır.
Dili oldukça yalın, akıcı...
Özetle çok beğendiğim bir kitap oldu...

Ahmed Yasir Orman 
20 Mar 15:46, Kitabı okudu, 20 günde, 9/10 puan

Okumaya başlamadan önce kesin sıkıcı bir kitaptır diye düşündüğüm ama okumaya başladıktan sonra aslında sıkıcı bir kitap değilmiş dediğim bir kitap, Ölmeye Yatmak.. Yazar 1938 ile 1970 arasında geçen dönemi çok objektif bir şekilde anlatmış. O dönemin insanların, kültürünün yapısını bu kitabı okuyan biri çok iyi anlayabilir. Bu kitapta bir kez daha gördüm modernleşirecek diye kendi kültürümüzden ve dinimizden uzaklaşıp batıya benzeyebilmek için yapılan maymunlukların ne kadar iğreti durduğunu. Kitabın başlarında daha bunu görebiliyoruz. Kendini aydın gibi gören bir hoca sırf öğrencisi başını sallayarak şiir okuyor diye Kuran okur gibi okuma diyebiliyor. Yani bunu daha 10 yaşlarındaki bir çocuğa diyor. Kim bilir bunun gibi sözleri bu çocuklara 5 yıllık ilkokulları boyunca kaç defa etmiştir? Yani çocuk da böyle kendi kültürünün dininin küçük göründüğü bir yerde ister istemez kendi değerlerinden uzaklaşır. Hatırlarım 6. Sınıfın ilk sosyal bilgiler dersini. Hoca bizle tanışır tanışmaz Osmanlının torunlarıyız söylemini ağır bir şekilde eleştirip böyle düşünenler o zaman Ermenilere Erzurum’u versin gibi söylemlerde bulunmuştu. Daha ilk ders arkadaşım ve 12 yaşında çocuklarız. Ne diye direk bu konuyu konuşursun ki! Hiçbir şey anlamadan dinliyoruz öyle hocayı. Kimsede demiyor “Aga bu ne diyor?”. Sonradan tabi aklımız başımıza gelince anladık hoca alttan alta kendi saçma düşüncelerini bize empoze etmeye çalışıyormuş.
Neyse uzatmadan kitaba döneyim ben. Yazar bazı bölümlerinde dönemin olaylarını gazete küpüründen alınmış gibi okuyucunun önüne sermiş. Bu da o zamanları daha iyi anlamamıza katkıda bulunuyor. Kitabın dili de öyle zor değil. Kitap rahatlıkla akıp gidiyor.
Kendime dedim kitabı okurken, o günlerde yaşasaydım bu aklımla ne yapardım diye. Abi kesinlikle diyorum okumazdım okul falan. Bugünkü eğitimi eleştiriyoruz ama o günkü daha da berbatmış. Okul okuyup batılı olmayı modernleşme olarak gören ve elimde bira varken köyümdeki köylünün saçına bağladığı örtüyü batılı olamamış diye iğretiyle bakan biri olacağıma bir köyde it gibi çalışan bir ırgat olurdum daha iyi. Son olarak demek isterim ki aslında şunu anlıyoruz ki demokrasi de yalanmış. Gene kim baştaysa o kişinin görüşleriyle şekillendirilmeye çalışılıyor toplum her devirde olduğu gibi. Ondan demokresiyi de öyle çok şeyapmamak lazım. Neyse neyse sözü fazla uzatmışım. İnşallah hepimiz karşımızdaki insanın görüşlerine saygı duyabilen bir birey olabilmeyi başarabiliriz.

Merlin M 
12 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Adalet Ağaoğlu'nun okuduğum ilk kitabıydı. Özellikle bir kadının gözünden yakın tarihimizin anlatılması çok ilgi çekici. Kullandığı üslup yapıtın içeriğiyle doğru orantılı olarak oldukça çarpıcı. Okurken adeta kitabı yaşıyorsunuz, diyebileceğim nadir kitaplardan.

Sinan Tütüncüler 
30 Eki 15:52, Kitabı okudu, 17 günde, Beğendi, 8/10 puan

Mustafa Kemal'in ölüm yılı olan 1938'de, Ankara'ya 200 km uzaklıkta bir ilçede ilkokulu bitiren bir öğrenci kuşağının, Cumhuriyetin inişli çıkışlı, zaman zaman karanlıklara boğulan aydınlanma yolundaki yaşam mücadelelerini anlatan bir dönem romanı "Ölmeye Yatmak".

Adalet Ağaoğlu tarafından 1968-1971 yılları arasında yazılmış ve 1973'de baskısı yapılmış olan bu roman, yakın zamanlarda okuduğum dönem romanları arasında, anlattığı dönemi en gerçekçi anlatan eserlerden birisi. Yine yakın bir zamanda okuduğum ve yine 1973 yılında baskısı yapılmış olan Vedat Türkali'nin "Bir Gün Tek Başına" romanına göre, yaşadığı toplumu daha geniş bir pencereden anlatan roman.

Dündar öğretmenin, Cumhuriyetin ilk yıllarında edindiği "irfan ordusu" yetiştirme görevinin eserleri olan öğrenciler, bir toplumun en renkli çeşitliliği içinde, düzenden ya da düzen muhalifliğinden nemalanan ya da her halükarda her düzen tarafından ezilen yaşam döngüsünün içinde karşımıza çıkıyorlar.

Baş karakter olarak karşımıza çıkan Aysel, kendisini çevreleyen tüm muhafazakar kalıplara karşın, okumaya olan istekliliği ile, önündeki engelleri tek tek aşmaya çalışırken, hem önündeki engelleri hem de hedeflerini sorgulayan bir gerçekçilikle romana ağırlığını koruyor. Kendisini çevreleyen muhafazakarlığı, bir erkek olarak değil kadın olarak direnmenin güçlüğünü yaşamının her aşamasında bizlere sergiliyor.

Ancak romanda beni en çok etkileyen ve zorlayan karakter, Dündar öğretmenin zoru ile köyünde anasının dizi dibinden alınıp Ankara'ya okumaya gönderilen ve hayata bir türlü düzene girmeyen Ali oldu. Aysel'in bile yaşamının bir döneminden sonra düzenin nimetlerinden faydalanmaya başladığı bir süreçte, Ali hayatta hak ettiğini alamayan bir karakter olarak yürek dağlayıcı idi.

Cumhuriyet'in 93. yıl dönümüne denk gelen bugünlerde okuduğum bu kitap, cumhuriyetin ilk dönemlerinde, özellikle 2. dünya savaşı dönemlerinde geçirdiği aşamaların hiç de kolay, hiç de coşkularımıza vesile olacak düzeyde geçmediğini bizlere hatırlatan dönem eseri olmuş. Toplumda dönüşümü hedefleyen bir aydınlanma girişiminin taklitçilik ve simgesellik düzeyini aşmakta zorlanması ile toplumun tutuculuğunu direnç noktası yapan diğer bir akımın çekişmesi, gerek arka planda gerekse de alt karakterlerde açık bir şekilde görülüyor.

Yasak bir aşk hikayesini de içeren bu toplumsal dönüşüm sürecinin eseri olan "Ölmeye Yatmak", soru işaretlerini arttıran bir öğrenme sürecine eşlik ediyor.

Aybeniz Hasanova 
08 Oca 17:32, Kitabı okudu, 6 günde, 7/10 puan

Ölmeye Yatmak "Dar Zamanlar" üçlemesinin ilk kitabı. Açıkçası pek edebi tat alamadım kitapdan. Ama Türkiye`nin yakın tarihinin belli bir dönemi ile ilgili önemli bilgiler içeriyor. Bu açıdan okunası bir kitap. Serinin diğer kitaplarını da bu yüzden okumayı düşünüyorum.

Kitaptan 33 Alıntı

Muzaffer Akar 
08 Mar 11:55, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Acaba hiç kendim olmuş muydum? Hiç kendimiz olduk mu? Görevlerin birlikte götürülmediği bir yerim oldu mu hiç?

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 198)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 198)
Ayçagül Akar 
05 Mar 15:42, Kitabı okudu, 7/10 puan

Her şeyde haklı ve doğru olmak için her şeyin haklı ve doğru olması gerek.

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 398)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 398)
Muzaffer Akar 
07 Mar 17:42, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

...
Dar Kapı adlı bir kitap gördü.Cebindeki paraları saydı.Sinemaya gitse kitaba yetmeyecek. Kitaba verse, sinemaya giremeyecek. .....

Okuyor, okuyor;kitaba adını veren esrarengiz dar kapı ne zaman söz konusu olacak, diye safyfaları çabuk çabuk tüketiyordu. Aslında hiç de umduğu gibi bulmuyordu okuduklarını. Hiç kimse, “Açıl susam, açıl!” diye bağırmıyordu. Her şey bir bulanıklık içindeydi. Dar kapı ise bir türlü görünmüyordu.

Bir ara omuzbaşında bir el uzandı. Kitabı Ertürk’ün elinden çekip aldı. Ertürk şaşkın baktı: Nöbetçi subay!
...
Ertürk, bu ilk suçundan ötürü bağışlanınca, bir daha bilmeden suç işlememeyi de öğrendi. “Oku!” diye verdiklerinden gayri hiçbir şey okumamayı, “ Düşün!” dedikleri dışında hiçbir şey düşünmemeyi...
Tehlike vaktinde önlenmişti işte.
Bursa Askeri Lisesi’nin en “itaatkar” bir öğrencisi olarak daha sonraki günler ve yıllarda da büyüklerine sonsuz “gururlar” verdi.

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 140)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 140)
Mithril / Jake Epping 
01 Mar 21:19, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bir kere ekmek karnelerimizin rengi ayrı. Biz sizinle arkadaş olamayız.

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 272)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 272)
Muzaffer Akar 
08 Mar 11:53, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Birer koltukta karşılıklı oturup sigara içmiştik. Ruhi Su’dan halk türküleri söyleyip Nazım Hikmet’ten şiirler okumuştuk. Bizim hala kurtarmayı başaramadığımız ülkeyi onların nasıl kurtaracaklarını anlamaya çalışmıştım.

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 194)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 194)
Mithril / Jake Epping 
03 Mar 19:25, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Birbirlerine bakıp zorla gülümsediler. Daraltılmış, tutuklu gülümsemeler... Bu çocuklar ta yürekten patlayan bir gülüşü hiç tanımıyorlar.

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 332)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 332)
Mine Can 
07 Tem 2015, Beğendi, 8/10 puan

Büyümemiş çocuk gülüşünü bazı küçük duraklara saklar o.

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 47)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 47)

"Ben bulur getiririm onu. Bir de kardeşimiz oluyor, derim... Ama siz de babama söyleyin. Üstelemesin artık." Annesi derin derin içini çekiyor: "Korkma. Üstelemez. O da ancak uyudu zaten. Bütün gece bekledi durdu. Ne olsa tek oğlumuz. Tek umudumuz..."

Aysel, içinde onarılmaz bir kırıklık duyuyor. Yeniden evin kıyıda köşede unutulmuş eşyası olduğunu seziyor. İlk gerçek öfkeyi tanıyor. Dışa vurulmayan, o, insanı içten içe kırbaçlayan, insana kendini aştıran ve durmadan kendini zora koşturan... Eline geçen bu ilk fırsatı ne olursa olsun iyi değerlendirmeli. Kendisinin de bir "kişi" olduğu akıllara yer etmeli. Yer etmeli. Hiç çıkmamasıya...

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 285)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 285)
Mine Can 
07 Tem 2015, Beğendi, 8/10 puan

Kim istemez kendini beğenerek ölmeyi? Kendini doğrulamış olarak ölmeyi ben de isterim Her şeyde haklı bularak kendimi. Bütün haksızlıkları da başkalarına yıkarak. Devrederek. ''Kısmet değilmiş!''

Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 117)Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 117)
4 /