Ölülerin Sözcüsü Ender Serisi 2.Kitap

8,5/10  (8 Oy) · 
20 okunma  · 
11 beğeni  · 
800 gösterim
Bir soykırımı önlemenin bedeli bir başka soykırım ise çok fazla seçeneğiniz yok demektir.

Altıkırkbeş Yayın birinci kitaptaki Cüneyt Arkın ile ilgili çekincesini, ne olur ne olmaz düşüncesiyle sürdürmeye devam etmektedir...
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    482
  • ISBN:
    9786055150310
  • Orijinal Adı:
    Speaker For The Dead
  • Çeviri:
    Gonca Gülbey
  • Yayınevi:
    Altıkırkbeş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kerim Aydın 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Ana öyküsü yazarın ilk kitabı olan Ender'in Oyunu kadar etkileyici olmasa da, son derece önemli bir kitap. Ayrıca yazarın Ender serisini oluşturmasını sağlayan asıl fikrin Ölülerin Sözcüsü olduğunu belirtmesi de kitabın öneminin bir kanıtı niteliğinde.

Mustafa Adem 
 19 Nis 11:30, Kitabı okudu, 4 günde

İlk kitabın ardından hemen başlamak istiyorsunuz. İlk sayfasından itibaren yazarın iki büyük ödülü aynı anda almasının nedenini anlıyorsunuz. Ender'in hayata karşı duruşu, yaşama verdiği anlam kitabın bilim-kurgudan ziyade size hayatı sorgulatan bir felsefe kitabı gibi etki bırakmasına neden oluyor. Kim hak ediyor yaşamayı, yaşam hak edilen bir olgu mudur ya da kimin yaşayacağına karar verecek merci neresi? Bir dünya cevaplanması zor soruyla baş başa kalıyorsunuz okudukça. "İsteklerini anladığında, hiçbir insan değersiz değildir. Kimsenin yaşamı sıfır değildir. Kadınların ve erkeklerin, en kötülerinin bile kalplerini anladığınızda, günahlarının en azından küçük bir kısmını affettirecek cömert bir davranışı vardır." cümlelerini okuduktan sonra insanlara bakışınız değişiyor önce. Buna sadece insanların değil evrenimizde var olan mikroskobik varlıklardan ökaryot canlılara kadar hepsinin nasıl acımasız bir mücadelede hayatta kalmaya çalıştığını eklediğinizde yazarın akıl almaz olan bu karışıklığı nasıl basit bir şekilde avuçladığını görüyorsunuz. İlk kitabını beğenmiştim, bu kitap üstüne birkaç tuğla daha koydu. Çıtayı çok yükseltti. Yorumu diğer kitaplarını da okuduktan sonra yazdığımdan diğer kitaplarından Ölülerin Sözcüsü'nden aldığım hazzı alamadığımı söyleyebilirim. Ancak anlaşılan Ender'i anlatan her kitap okumaya değer. "Sahi, bütün evreni sevebilmeyi nasıl başardın Ender, biz daha bir tanecik dünyayı sevemezken hakkıyla?" dedirtiyor bitince.

Kitaptan 6 Alıntı

"Soğuk ve acımasız mıyım?" diye sordu Ender. Ses tonunda alay vardı ama kelimeler ona acı ve gerçek geliyordu.
"Yarayı iyileştirmenin tek yolu kızgın demirle dağlamaksa, bunu yapacak kadar şefkatlisin."

Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 420 - 6:45 _ 2015)Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 420 - 6:45 _ 2015)

Önemli bir haham pazar yerinde bir şeyler öğretiyordu. O sabah bir koca, karısının zina yaptığına dair kanıtlar bulmuştu; kalabalık, kadını öldürene kadar taşlamak için pazar yerine götürüyordu. (Bu hikayenin benzer bir versiyonu daha var ama arkadaşım, bir Ölülerin Sözcüsü, aynı olayla karşılaşan iki Hahamdan daha bahsetti. Size anlatacaklarım onlar.)
Haham öne çıkar ve kadının yanında durur. Ona karşı duydukları saygı nedeniyle kalabalık durur ve ellerindeki ağır taşlarla bekler. "Burada," der Haham onlara, "bir başkasının karısını, bir başka kadının kocasını arzulamayan kimse var mı?"
Mırıldanırlar ve, "Hepimiz o arzuyu biliriz. Ama Haham, hiçbirimiz böyle bir şey yapmadı," derler.
Haham der ki: "O zaman dizlerinizin üzerine çökün ve Tanrı size güç verdiği için şükredin." Kadını elinden tutar ve pazardan çıkartır. Onu bırakmadan önce, "Efendin sulh yargıcına metresini kimin kurtardığını söyle. O zaman sadık hizmetkarı olduğumu bilir," diye fısıldar.
Böylece kadın yaşar, çünkü topluluk kendisini karmaşadan koruyamayacak kadar ahlaksızdır.
Başka bir Haham, başka bir şehir. Kadına gider ve diğer hikayede olduğu gibi kalabalığı durdurur ve der ki: "İçinizde hanginizin günahı yok? İlk taşı onun atmasına izin verin."
İnsanlar şaşkına döner, kendi bireysel günahlarını hatırladıkları için, orada toplanmalarının amacını unuturlar. Bir gün ben de bu kadın gibi olabilirim, affedilmeyi ve bana bir şans daha verilmesini isteyebilirim, diye düşünürler. Ona, bana davranılmasını istediğim gibi davranmalıyım.
Onlar ellerini açıp taşların yere düşmesine izin verirken, Haham yere düşen taşlardan birini alır, kadının kafasının üzerine kaldırır ve tüm gücüyle taşı indirir. Taş kadının kafasını ezer, beyni kaldırım taşları üzerine yayılır.
"Ben de günahsız değilim," der insanlara. "Ama eğer sadece mükemmel insanların kanunları uygulamasına izin verirsek, kanunlar yakında ölür ve şehrimiz de onunla birlikte yok olur."
Böylece kadın , ait olduğu topluluk, yoldan çıkmasına tahammül edemeyecek kadar katı olduğu için ölür.
Bu hikayenin ünlü uyarlaması önemli, çünkü şaşılacak kadar nadir tecrübe ediyoruz. Birçok topluluk, çürümeyle ölümden sonra vücudun katılaşması arasında gidip gelir ve bu konu üzerinde çok durursa ölür. Sadece bir Haham bizden kanunları korurken, yoldan çıkmayı da affedebilecek kadar mükemmel bir denge kurmamızı bekleyecek cesareti gösterdi. Bu yüzden, elbette onu öldürdük.

Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 339 - 6:45 _ 2015)Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 339 - 6:45 _ 2015)

"İskandinav dili, dört tür yabancılık tanımlar. Birincisi başka topraklardan gelenler ya da utlanning; başa bir şehir ya da ülkeden gelen ama bizim dünyamızdan bir insan olarak tanıdığımız yabancılar. İkincisi framling; Demosthenes İskandinavca framling'in sadece vurgu işaretini kaldırıyor. Bunlar insan olarak tanıdığımız ama başka bir dünyadan gelen yabancılar. Üçüncüsü ramen; İnsan olarak tanıdığımız ama başka bir türden yabancılar. Dördüncüsü, tüm hayvanları içeren yabancılar, varelse'ler, çünkü onlarla iletişim kurmak imkansız. Yaşıyorlar ama onları harekete geçiren nedenler ya da amaçları tahmin edemiyoruz. Akıllı olabilirler, her şeyin farkında olabilirler ama bunu bilemeyiz."

Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 46 - 6:45 _ 2015)Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 46 - 6:45 _ 2015)

"Bence tam anlamıyla görkemli bir şeye doğru bir adım attık. Ama insanoğlu neredeyse hiçbir zaman gerçek büyüklüğü affetmez."

Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 380 - 6:45 _ 2015)Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 380 - 6:45 _ 2015)

"Öyle mi? Hakkında ne biliyorsunuz?" Ses tonu bir çimen testeresi gibi şiddetli ve zalimdi. "Onun nazikçe dokunduğu bir şey olup olmadığını nereden biliyorsunuz? Onun seven ve sevgisiyle kutsanan birinin olup olmadığını? "Dokunduğu her şeyi yok etti"; bu, yaşamış hiçbir insan hakkında söylenemeyecek bir yalan."

Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 160 - 6:45 _ 2015)Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 160 - 6:45 _ 2015)

"İsteklerini anladığında, hiçbir insan değersiz değildir. Kimsenin yaşamı sıfır değildir. Kadınların ve erkeklerin, en kötülerinin bile kalplerini anladığınızda, günahlarının en azından küçük bir kısmını affettirecek cömert bir davranışı vardır."

Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 163 - 6:45 _ 2015)Ölülerin Sözcüsü, Orson Scott Card (Sayfa 163 - 6:45 _ 2015)