Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş

8,0/10  (66 Oy) · 
130 okunma  · 
42 beğeni  · 
1.936 gösterim
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır.

İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. Ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla insanların arasına geri döner.

Ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işleyen José Saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u, başladığı gibi bitiriyor: "Ertesi gün hiç kimse ölmedi."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2013
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9786054764457
  • Orijinal Adı:
    As Intermitências da Morte
  • Çeviri:
    Mehmet Necati Kutlu
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
kays el ecer 
18 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ölüm gerçekten var mı
yoksa ölüm hiç var olmadı mı
kitabını okuduğum ve henüz filmini izleyemediklerimden
çok güzel bir keyif aldım teşekkür ederim bana bu kitabı oku diye kafamın etini yiyenlere

AYNUR 
06 Oca 22:54 · Kitabı okudu

Ölüm olmasaydı, ertesi gün, ertesi gün ve ertesi gün de kimse ölmeseydi? Bu düşünüldüğü gibi iyi mi? Tartışmaya açık, ancak henüz gençken bile yaşlılığı düşündüğümzde iyi hissetmiyorsak sonsuz yaşlılığa kim katlanabilir?
Peki ölüm bıraktığı görevine başka bir yolla devam etse? Mesela öleceğimizi bir hafta önce kapımıza gelen mektupla öğrensek? Bu da iyi olmayabilir. Korkuyla geçen bir hafta. Sanırım habersiz ölmek o bir haftayı yaşamaktan daha iyidir, bence.
#Her şeyle başedilebilinir. Ölümün ortadan kalkmasına alışmışken bir de ölümden mektup gelir. Sonra eflatun renkli herkesin korkusu olan mektuplar artık ölümü haber verecek bize. Ama işler her zaman yolunda gitmeyebilir, ölüm bile olsanız. Yerine ulaşmaya bir mektup var. Ölüm şaşkın. Defalarca denemesine rağmen mektup ulaşmıyor sahibine, viyonselciye.
Peki ölüm bir bedene bürünürse? Kadın mı, erkek mi? Kadın olur, ve oldu da. Viyonselciye mektubu vermek için. Ama yine işler yolunda gitmedi, ölümün istdigi gibi. Mektup sahibine teslim edilmedi ve ertesi gün yine hiç kimse ölmedi.

∆Sonunda bitirebildim kitabı. Çok yordu beni. Noktalama çok kötü, diyaloglar paragraflar halinde, konuşmalar virgülle ayrılmış. Zaten kitapta kullanılan yegane noktalama işareti, virgül. Bunun dışında hiç kusurunu bulmadım. Nedendir bilmem ama ölümün tasviri hem hoşuma gitti hem de bu tasvirleri okurken gülmekten alamadım kendimi.
∆Yine öğretmenime teşekkürler, bu yazarla tanısmama vesile olduğu için.
∆Son olarak kitapta en beğendiğim alıntıyı yazmak istiyorum buraya.
"Yaşlıların değişmeleri haricinde olacaklar, bunların günbegün daha çok yaşlanmalarından ibaret olacak, yüzleri daha küçülecek, kırışıklıkları artarak kuru üzüme benzer bir görünüme bürünecek ve bu insanlar titrek ve işlevselliğini yitirmiş uzuvlarıyla, denize düşen pusulasını arayarak boşu boşuna seyrine devam eden gemiler misali ortalıkta dolaşacaklardı." sayfa 29.

Saygılarımla, iyi okumalar

Emre Ö. 
18 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ölüm ile yaşam arasında..
Ve ertesi gün kimse ölmedi diye başlıyor kitap.Bir ülke düşünün ki kimse ölmüyor. Hastalıktan kırlıyorsun, kaza yapıp kolun-bacağın kopuyor fakat yine de ölmüyorsun. Acı çekiyorsun fakat ölmüyorsun. Sonuç ne kötü değil mi? Peki ne ölüyor? Bu sefer toplumsal normlar sarsılıyor, kaos ortamı ve önlenemeyen bir ahlak, vicdan, çöküntüsü meydana çıkıyor. Lakin sürekli bir şeyler ölmek zorunda ve bir şeyler doğmak(hayat bulmak) zorunda. Çünkü kanun bunu gerektirir.Hayat bir zıtlıklıklar silsilesi değil mi zaten?
Birileri ölür birileri doğar. Bir ahlaksal çöküntü olur, göçer ve ölür gider. Bu ölümden yeni bir ahlaki eylem doğar. Sürekli değişir durur. Ölüm bir var bir yokmuş işte. Biz de bu varlık ile yokluğun arasında kum saatimizin dolmasını bekliyoruz.Son tanecik düşene kadar...

Jose Saramago insanlığa ve hayata yine çok farklı bir pencereden bakmış.İktidarların ve kilisenin böyle anormal ve fantastik bir durum karşısındaki takınacakları tutumu hicivli bir şekilde anlatmış. Saramago'nun okuduğum 3.kitabıydı.Çok beğendim...

ESRA ÖZGÜL 
11 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Okurken ölümün de tıpkı yaşamak gibi bir hak olduğunu tekrar kanıksıyor insan...
Düşündürdükleri güzel, zihin açıcı ama çok düşük tempolu bir kitap. İlerleyebilmek adına inanılmaz çabaladım.

Yüksel Çetin 
02 May 2016 · Kitabı okudu · 22 günde · Beğendi · 7/10 puan

Akıcı bir kitap değil, belli ki çevirmenin noktalama işareti kullanmayan yazara olan sadakati romanın karmaşık haliyle günümüze değil ulaşmasına yardımcı olmuş. Sadeleştirilse ve noktalama işaretleri kullanılsa okunması gereken kitaplardan biri haline gelebilir, yazarın hayli geniş bir düşünce dünyası var. Kitap konu olarak gayet güzel, tarzını sevdiğim bir yazardan farklı bir kitap daha...

Gizem Ay 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Konusu oldukça ilgi çekici olan bu kitabı ilk açtığınız zaman bitmek bilmeyen virgül dolu uzun cümleler gözünüzü korkutabilir. İlk başlarda okumak zor gelse de bir süre sonra o uzun cümlelere ve anlatım şekline alışıyorsunuz. Okunası bir kitap.

Müzeyem Adem 
05 Kas 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Değişik hatta bir acayip bu kitap. Anlatımı, kurgusu ile diğer kitaplara fark atıyor, tabii bu da şüphesiz yazarından kaynaklanıyor. Ölüm gibi bir kavramı hafif alaycı bir dil ile irdeliyor yazar. Anlatırken farklı bakış açıları sunuyor ve okurun atlayabileceği detaylara bile açıklık getiriyor. Ama en önemlisi verdiği mesajların yanı sıra okurun kafasında bir sürü soru işareti oluşturuyor.
Geçici olan insan, ebedi olan ölüm... Peki ya bir gün bu ebediyet yok olursa ya da bu iki kavram yer değiştirirse? Ölüm geçmiş, insan ebedileşmiş olursa? İşte bu durumun yarattığı karmaşa, şaşkınlık ve ahlaki çöküşü işlemiş yazar romanında.
Ben ilk defa Jose Saramago okuyorum, son olmayacağı da kesin. Farklı bir anlatım ve hafiften felsefik bir kitap arıyorsanız Saramago ile tanışmanızın zamanı gelmiş demektir. :)

Derya Ergin 
04 Şub 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · 7/10 puan

Kitap; ölümün görevini bırakması sonucu ölümsüzlüğün ülke içinde nasıl bir kaosa neden olduğu bir çok olay silsilesini konu alıyor. Yorumlara ve kitap puanına göre alıp aldandığım kitaplardan biri oldu benim için maalesef..
Aslında konu ve anlatım olarak gayet akıcı ancak Nobel ödüllü bir kitap basımında konuşma cümleleri, noktalama işaretleri, paragraflar vs. hiçbirşey mi kullanılmaz.. Bölüm geçisi gibi ayrışan sayfalarda bile sanki bir bölüm geçisi değil de öylesine yapılmış gibi duruyor..
Henüz 66'ıncı sayfadayım ve kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için nasıl bitireceğimi kara kara düşünüyorum.. Büyük bir hevesle alıp sıkılarak okuduğum nadir kitaplardan biri oldu.. :(((((

Nazlıhan 
13 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Dünyada her şey olması gerektiği gibi işlerken birgün adı bilinmeyen bir ülkede hiç kimse ölmüyor. Bazı insanlar bunu ''ölümü yendik'' şeklinde algılarken, bazıları yaratıcı tarafından ödüllendirildiklerini düşünüyor. Bazı insanlar ölümün bittiğine dolayısıyla sonsuz yaşam zevkine kavuştuklarını düşünürken, bazıları bu durumdan başka ne gibi çıkarlar sağlayabileceklerini düşünüyor. Jose Saramago ölümün yok oluşunu din,devlet,siyaset üçlüsü açısından ele alıyor.
Devamı için http://birkitaphirsizi.blogspot.com.tr/...tap-yorumu.html#more

Mert Demiröz 
04 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Kitabı okuduktan sonra bu kitabın neden ütopya olarak değil distopya olarak sınıflandırıldığını daha iyi anladım. Yazar insanoğlunun sonsuz yaşama isteğinin aslında o kadar da arzulanabilir olmayabileceğini vurgulamış. Biraz yavaş ilerlemesine karşın yine de okunması gereken bir eser.

2 /

Kitaptan 66 Alıntı

Ümitlerin kaderi, biri yok olduğunda diğerinin ortaya çıkmasıdır, işte bu yüzden bunca hayal kırıklığına rağmen dünyadan silinip gitmemişlerdir.

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Sayfa 200 - Turkuaz Yayınları)Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Sayfa 200 - Turkuaz Yayınları)

...ölüm anı tüm anların en kısasıdır, bir iç çekilir ve tamam, bir benzetme yapmak gerekirse, bu olay kimsenin üflemesine gerek kalmaksızın kendi kendine sönen bir muma benzetilebilir.

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Sayfa 68)Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Sayfa 68)
AYNUR 
 14 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

Ejderhayı öldürmenin yolu, kafasını kesmekten geçer, tırnaklarını törpüleyerek bir yere varamayız,

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Sayfa 57)Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Sayfa 57)
yasemin yeter 
19 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan olmanın ne demek olduğunu her geçen gün daha az bileceğiz.

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Kırmızı kedi yayıncılık)Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, José Saramago (Kırmızı kedi yayıncılık)