On Bir Dakika

7,3/10  (66 Oy) · 
383 okunma  · 
46 beğeni  · 
2.276 gösterim
On Bir Dakika, dünyanın en eski mesleği üzerine kurulu bir aşk masalı. Paulo Coelho'nun kahramanı güzeller güzeli Maria, pek çok genç kız gibi iyi bir eş, sakin bir yuva değil, serüvenler, aşklar, zenginlikler hayal etmektedir. Bu hayallerin peşine takılıp ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye sürüklenir. Dilini bilmediği yabancı bir dünyada, hayallerini gerçekleştirmek uğruna garip serüvenlere karışan genç kadının cesareti yanında ilkeleri de sınanır. Maria, birçok kadının ömür boyu adımını atamadığı bir eşikten geçmektedir: kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma. Aşk ve cinsel özgürlük, zenginlik ve yoksulluk, utanç ve cesaret, çıkar ve özveri, söz simyacısı Paulo Coelho'nun Maria için katı gerçeklerle dokuduğu düşler dünyasının çelişkileri. Maria'nın serüveni nasıl biterse bitsin, her şeye rağmen 'Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor.'
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2010
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789750703706
  • Çeviri:
    Saadet Özen
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Inci DERYA 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Mence Paulo bütün bu hekayeti bir süjet, bi ssenari üzre qrub, onun oxucuya çatdırmaq istediyi bir heqiqet var Meqsed, Niyyet, Arzu, İstek müqeddesdir ona hansı yoolla olursa olsun çatmaalısan ve ya her hansı vasite ile qazanılmasından asılı olmayaraq netice - meqsed müqeddesdir Tanrılar da bu adamın terefindedir........ iste ve ona doğru get, yürü, qaç, sürün yeter ki, meqsedin olsun.....

sezen 
04 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Coelho bu seferde dünyanın en eski mesleği olan, toplumda tabu kabul edilen hayat kadınlığı üzerine yazmış. Her şey yine zengin olma hayalleriyle başlıyor tabi. Kitapta beni düşündüren şuydu: bazı erkekler kadınla birlikte olmaya gittiğinde sadece birlikte uyumak istiyor ya da annesi gibi saçlarını okşamasını, kadının kendilerini dinlemesini istiyor. Bazıları ağlamak istiyor, bazıları en aşağılık fantezilerini kendi eşlerinde uygulayamadıkları için bu kadınlara bir eşya gibi davranıyor kaba ve soğuk. Herkes aslında olduğu kişiyi yasaklardan arındırılmış, kimsenin kendisini ayıplayamayacağı bir mekanda sergiliyor. Ve düşündürüyor: Aslında kimsenin bizi tanımadığı bir yerde yaşasak, gelenek-görenek ya da çevre baskısı olmasa, yasak-günah-ayıp üçgenden sıyrılsak, başaramama küçük düşme korkusu olmasa... biz hala şuan olduğumuz kişi mi olurduk? Ben kitabın cinsel içerikli olmasından ziyade bu sorulara takıldım.

zeynep keskin 
25 Ara 2015, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 8/10 puan

Kitabın başlarında sıkılıp, bırakmayı düşündüm. Kitapta cinsellik vardı, çaresiz bir kadının kendini tanımaya çabalaması, olgunlaşması, düşünceleri ön yargılarımdan bir nebze olsun sıyrılmama sebep oldu. Sokak başında gördüğümüz fahişenin bile bize hayatı sorgulamamızı sağladığını düşünüyorum. kitapta en etkilendiğim kısım, aşık olduğu kuşu kafese kapatan kadının hikayesi. Sevmeyi sahip olmak diye düşünüyoruz. Sevmek senin olmasını istemek değil, sevmek mutlu olmasını istemektir.

senayklbs 
 17 Ara 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitabın daha giriş cümlesinde yıllar evvel bu kitabı okuduğumu hatırladım:) her olayını hatırlamış olmama rağmen yinede sıkılmadan Maria'nın hikayesini okudum.
Ön yargılarınıza takılmadan okumanız gerektiğine inanıyorum, bir kadının hayatı ve kendini tanıma aşamaları bence çok güzel anlatılmış.
İyi okumalar ...

Hanzade sayın 
 12 Kas 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Önyargı elbisenizi soyunup tanismaniz gereken bir karakter maria..

Siradan olmaya siradanlasarak koydugu bir tavri var..siradan olmayi bilincle secerek sıradışı olan biri o..once bunu ayıralim kenara..

Belki en basit gibi gorunen dunyanim en eski ve en gecerli mesleğine kendince bir ogrenme sureci eklemiş, "akıntıya karsi" degil "akıntıyla" yuzmeyi secmis biri..

Sirf bu bile hikayesini ilginc kılıyor. .

Secimleri, tepkileri, zayıflıkları sıradışı. .bu kendince bile tahmin edilemez tarafi belki yasam enerjisini besleyen..

Evet cinsel unsurlar var kitapta..ama bir fahisenin bilgelesmesinden bahsedeceksek nasil olmasın. .Doğanın vazgecilmez bir parçası sonuçta. .

Bence sans verin..size de söyleyecek bir cift sozu vardir mutlaka

yağmur 
30 Nis 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Paulo Coelho benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Simyacısıyla, Zahir'iyle, Piedra Kıyısına Oturdum Ağladığımla, Bridayla ben bayağı etkilemiş bir yazardır. Fakat bu kitabı beni hayla kırıklığına uğrattı. Cinsellik çok fazla vardı kitapta. Bayağı sıkıyordu artık. Olay örgüsünüde pek beğenmedim. Kitabın başında nasıl bir başlangıç bu diye düşündüm. Sadece sevdiğim bir yazar diye sonunu getirdim.

NigRa 
24 Tem 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Kitap hakkında aşırı cinsellik içeriyordu şeklinde pek çok yorum yazılmış fakat hatırladığım kadarıyla rahatsız edici derecede bir şey yoktu. Kaldı ki "Grinin Elli Tonu" gibi bir kitabın fenomen olduğu zamanlardayız. :)
Ben tavsiye ederim, okurken düşündüren bittiğinde etkisinde kalınan kitaplardan.

Müzeyem Adem 
03 Eki 2015, Kitabı okudu, 4/10 puan

Lisedeyken bir ara Paulo Coelho kitaplarına dadanmıştım, o zaman okuduklarımdan biriydi. Ama çok beğendiğimi söyleyemem. Açıkçası hikayeyi de çok hatırlamıyorum, onun için bir başlayın, belki siz beğenirsiniz. Zevk farkı diye de bir şey var sonuçta. :)

Huseyn Ahadzade 
07 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yine Coelho yazmış diye okudum. Çok abartılmış ve Simyacı'nın yakaladığı başarıyı yakalamaya çalışmış ama yapamaz) Bu kadar abartılacak mesele diğil.

ihtiyar 
29 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Maria karakterinin başından geçen aşk ve seks olaylarını anlatan, bir hayat kadının hikayesidir. Yetişkinlerin okuması daha doğrudur diyebilirim.

2 /

Kitaptan 29 Alıntı

Zeynep 
07 Oca 2015, Kitabı okumayı düşünüyor, Beğendi, 7/10 puan

Işık bir eve nasıl girer? Ardına kadar açık pencerelerden. Işık bir insanın içine nasıl girer? Aşk kapısından, eğer açıksa.

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
Zeynep 
06 Oca 2015, Kitabı okumayı düşünüyor, Beğendi, 7/10 puan

Özgürlüğü gerçekten yaşamak budur: dünyanın en önemli şeyini elinde tutmak, ama ona sahip olmamak.

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
Zeynep 
08 Oca 2015, Kitabı okumayı düşünüyor, Beğendi, 7/10 puan

"İnsan ancak kendi sınırlarına dokunduğu zaman kendini gerçekten tanırmış."

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
Zeynep 
06 Oca 2015, Kitabı okumayı düşünüyor, Beğendi, 7/10 puan

Kimsenin kimseyi kaybetmediğine, çünkü kimsenin kimseye sahip olmadığına eminim.

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
Zeynep 
09 Oca 2015, Kitabı okumayı düşünüyor, Beğendi, 7/10 puan

Bir zamanlar, parlak tüyleri, rengârenk kanatları olan bir kuş varmış. Uzun lafın kısası, bakanları neşeye boğarak göklerde özgürce uçmak için yaratılmış bir hayvanmış. Günün birinde kadının biri bu kuşu görüp ona kapılmış. Ağzı hayranlıktan bir karış açılmış olarak, kalbi deli gibi çarparak, gözleri heyecandan parlayarak kuşun uçuşunu seyretmiş. Kuş, onu yanına çağırmış ve ikisi birlikte, nefis bir uyumla uçmuşlar. Kadın kuşa tapıyor, onu kutsal sayıyor, yüceltiyormuş. Ama günün birinde düşünmüş kadın: "Belki de uzak dağları keşfetmek ister?" Korkuya kapılmış. Aynı duyguyu başka bir kuşla yaşamayacağından korkmuş. Ve kıskanmış - kuşun uçabilme yeteneğini kıskanmış. Kendini yalnız hissetmiş. "Ona bir tuzak kurayım," diye geçirmiş içinden. "Bir dahaki sefer, kuş tekrar gelirse, artık gidemesin." Kadın kadar âşık olan kuş, ertesi gün tekrar sevgilisini görmeye gelmiş. Ne var ki tuzağa düşmüş ve bir kafese hapsedilmiş. Kadın her gün gelip, kuşu seyrediyormuş. Vurgunmuş ona ve onu gösterdiği arkadaşları, "Ne şanslı bir insansın!" diye haykırıyorlarmış. Ne var ki, tuhaf bir değişim baş göstermiş: Artık sahibi olduğundan, kalbini çalmasına ihtiyaç kalmadığından, kadının kuşa olan ilgisi sönmüş. Uçamayan, hayatının anlamını dile getiremeyen hayvancık sararıp soluyor, parlaklığını yitiriyor, çirkinleşiyormuş ve kadın da karnını doyurup kafesini temizlemekle yetiniyormuş. Günlerden bir gün, kuş ölmüş. Kadın son derece üzülmüş buna ve o andan itibaren onu aklından çıkaramamış. Ama kafesi hatırlamıyormuş bile; onu ilk kez, mutluluk içinde bulutlarla yarışırken gördüğü gün varmış sadece zihninde. Kendini iyice dinlese, kuşun onu heyecanlandıran tarafının dış görünüşü değil, özgürlüğü, hareket eden kanatlarının enerjisi olduğunu fark edermiş. Kuşun yokluğunda, hayatı da anlamını yitirmiş ve ecel kapıyı çalmış. "Niye geldin?" diye sormuş kadın, ölüme. "Tekrar onunla birlikte göklerde uçabilesin diye," diye karşılık vermiş ölüm. "Her seferinde gidip gelmesine izin versen, ona olan sevgin ve hayranlığın iyice artardı; ancak şimdi, ona kavuşabilmek için bana muhtaçsın."

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
Zeynep 
07 Oca 2015, Kitabı okumayı düşünüyor, Beğendi, 7/10 puan

Kırıp dökme tutkusu, bir çocuğun dünyayı kavrayışının ayrılmaz bir parçasıdır.

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
Haluk Kabil 
20 Haz 10:39, Kitabı okudu, 9/10 puan

İnsan
Dünya böyledir: Insanlar bilmedikleri yokmuş gibi konuşur, oysa onlara soru soramya cesaret ettiğinizde gayet bilgisiz olduklarını görürsünüz.

On Bir Dakika, Paulo Coelho (Sayfa 64)On Bir Dakika, Paulo Coelho (Sayfa 64)
Zeynep 
04 Oca 2015, Kitabı okumayı düşünüyor, Beğendi, 7/10 puan

Kentte günahkar olarak tanınan bir kadın, İsa'nın, evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ getirdi. İsa'nın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla O'nun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü. İsa'yı evine çağırmış olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, "Bu adam peygamber olsaydı, kendisine dokunan bu kadının kim ve ne tür bir kadın olduğunu, günahkâr biri olduğunu anlardı," dedi. Bunu üzerine İsa Ferisi'ye, "Simun," dedi, "sana bir söyleyeceğim var." O da, "Buyur, öğretmenim," dedi. "Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu. Borçlarını ödeyecek güçte olmadıklarından, tefeci her ikisinin de borcunu bağışladı. Buna göre, hangisi onu çok sever?" Simun, "Sanırım, kendisine daha.çok bağışlanan," diye yanıtladı. İsa ona, "Doğru söyledin," dedi. Sonra kadına bakarak Simun'a şunları söyledi: "Bu kadını görüyor musun? Ben senin evine geldim, ayaklarım için bana su vermedin. Bu kadın ise ayaklarımı gözyaşlarıyla ıslatıp saçlarıyla sildi. Sen beni öpmedin, ama bu kadın eve girdiğimden beri ayaklarımı öpüp duruyor. Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü. Bu nedenle sana şunu söyleyeyim, kendisinin çok olan günahları bağışlanmıştır. Çok sevgi göstermesinin nedeni budur. Oysa kendisine az bağışlanan, az sever."
Luka, 7,37-47

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
Tuncay YILDIRIM 
 22 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yalnızlık
İnsanoğlu susuzluğa bir hafta, açlığa iki hafta katlanabilir, yıllar boyunca sokakta yaşayabilir ama yalnızlığa dayanamaz.

On Bir Dakika, Paulo CoelhoOn Bir Dakika, Paulo Coelho
wybie 
 19 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Onbir Dakika - Paulo Coelho

Oysa kendisine az bağışlanan, az sever.

Birinci ve sonuncu olduğun için
Hem kutsanan hem aşağılanan benim
Fahişe ve azizeyim
Nir erkeğin eşiyim ve bakireyim
Anneyim ve kızım
Annemin kollarıyım
Kısırım ve çocuklarım sayısız
Evliyim ve bekarım
Dünyaya getirdim ve hiç doğurmadım
Doğum sancılarının ilacıyım
Hem karıyım hem koca
Ve beni erkeğim yarattı
Babamın annesiyim
Kocamın kız kardeşiyim
Ve o da benim dölümdür
Bana hep saygı gösterin
Çünkü ben, hem kepazeyim hem muhteşem
Isis ilahisi, İS III ya da IV. Yüzyıl

On Bir Dakika, Paulo Coelho (Sayfa 1 - http://kurkmantolumadonna.blogcu.com/on-bir-dakika-paulo-coelho-alintilar/13233273)On Bir Dakika, Paulo Coelho (Sayfa 1 - http://kurkmantolumadonna.blogcu.com/on-bir-dakika-paulo-coelho-alintilar/13233273)
3 /