Örümcek Kapanı

8,5/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
622 gösterim
Her şey öykü olur mu? Yazar, tanık olduğu, yaşadığı, işittiği her ilginç olaydan bir öykü çıkarır mı? Öykü fikri nereden gelir, nasıl gelişir ve okuru büyüleyen bir metne nasıl dönüşür? Örümcek Kapanı, bu konuların çevresinde dolaşan bir deneme kitabı.
Cemil Kavukçu, uzunca bir süredir yalnızca öykü değil, öykü sanatı üzerine yazılar da yazıyor. Örümcek Kapanı'nı özel bir kitap yapan, Kavukçu'nun kendi yazma yöntemlerini, öyküye ilişkin düşüncelerini tüm açıklığı ve yaşamından örneklerle anlatmış olması. Denemeleri okurken, 60'larla 70'lerin İnegölü'ne, anısı unutulmayan ilkgençlik yıllarına, sanatla tanışılan ve o zorlu örümcek kapanına girilen asi çağa uzanacak, bir yazarın kendi yaşamının içinden sanatını nasıl bir mücadeleyle söküp çıkardığını göreceksiniz. Kitapta Cemil Kavukçu'nun sevdiği öykücülerle ilgili düşünceleri, önemli bulduğu öykülerin çevresinde giriştiği çözümlemeleri de var. Edebiyat okurları için çok değerli bir el kitabı daha...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789750718809
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
 31 Ağu 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 9/10 puan

Bir dergide tanıtımını görünce kitabı almaya karar vermiştim. İtiraf edeyim ki yazarın varlığından haberim yoktu. Henüz hiçbir öykü kitabını da okumuş değilim. Yazarla tanışmam bu deneme kitabı ile oldu. Öykü nasıl oluşur, nasıl ortaya çıkar, nasıl yakalanır, gerçek yaşamlar her zaman öykü olur mu, öykü adları nasıl ortaya çıkar dan başlayarak, bir sürü yazarı ve kitapları tanımaya giden bir yolculuk yaptırıyor Cemil Kavukçu bu denemesiyle. Kitap sever olarak çok şey öğrendim, bir edebi hazine, her okuyucunun kitaplığında olması gereken bir kitap. Alıntılar ekledim, belli bir noktadan sonra alıntı eklemez oldum, benden sonra kitabı okuyacakları düşünerek. Bir okur bir kitaptan daha ne bekleyebilir ki; yeni yazarlar ve yeni kitaplar tanıdım, bir yazarın iç dünyasında dolaştım, bir yazarın gözüyle diğer yazarları gördüm, bir yazarın yalnızlığına şahit oldum ve tüm bunları öğrenirken kendimi bir yazar gibi hissettim, hissettiğimden ziyade hayal ettim. Ortak noktalar aradım, Cemil Kavukçu’nın babası ile olan ilişkisinin birebirini benim babamla yaşamış olduğumu gördüm. Yeni nesil romanlar yerine içinde kendimizi bulacağımız öyküleri yüceltmesini de kendimle yazar arasında ikinci ortak nokta olarak yakaladım. Burada yazmayı uygun görmediğim bir kaç ortak noktanın olduğunu da fark ettim. Sonuçta da kendim adıma bir acı gerçeği su yüzüne çıkardım, benden bir ----- olmaz. Daha insan bir kitaptan ne bekler. Şiddetle tavsiye ederim.

Kitaptan 19 Alıntı

ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Kitaplığımız hafızamızın arşividir. Okuyup raflarına yerleştirdiğimiz kitapların her biri, düşünce coğrafyamızın, düşsel yolculukların belgeleridir."

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 93)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 93)
ihtiyar 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Eskiden bir kitabı beğensem de beğenmesem de sonuna kadar okurdum. Zaman içinde beğenmediğim bir romanı, öyküyü, şiiri bırakmak gibi hakkım olduğunun farkına vardım. Kitapların dünyasına kaç ömür yeterdi ki . Erdal Öz anlatmıştı: Amerika'da, başvurduğu yayınevlerinden sürekli geri çevrilen yazar, okunmadan reddedildiğini düşünüyor. Bunu kanıtlamak için de dosyanın ortalarında bir yerde iki sayfanın arasına minik bir yapıştırıcı sürer. O çalışması da geri çevrilince dosyayı alır almaz yapıştırdığı yere bakar. Evet, ayrılmamıştır sayfalar. "Yazdıklarımı okumamışsınız bile," der. Yayın yönetmeni, bunu da nereden çıkardığını sorar. Yazar yapıştırıcının kerametini, kıvrak zekasının sonucunu dosyada gösterir. Yayın yönetmeninin cevabı kısa ve nettir: "Bir hıyarı ısırdınız ve acı çıktı; sonu kadar yer misiniz?"

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 97)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 97)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Yazmak, kendi sesini aramanın serüvenidir. Önceleri, kafanın içinde dönüp duran seslerin çoğu başkalarınındır. Sevdiğin, etkilendiğin yazarların gölgesi ister istemez yazdıklarının üzerine düşer. Okuma alanın genişledikçe bütün bunların sentezinden yavaş yavaş kendi sesini fark edersin. Arayış başlamıştır. Rüyalarındakine benzer bir durumla karşı karşıyasındır. Kendi sesine yaklaştığını sandığın anda onun ne kadar uzağa kaçtığını hissedersin. İşte bu noktada rakiplerinin başka yazarlar değil, kendin olduğunu anlaman için fırsat çıkmıştır önüne. Bunu değerlendirebilirsen sesinin peşine takılıp yani ülkeler keşfeden gezgin gibi keyifli bir yolculuğa çıkarsın

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 34)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 34)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Boş beyaz bir kağıt, ressamın tuvali gibidir benim için; hiçbir köşesi boş bırakılmayacak biçimde doldurulması gereken kutsal, davetkar bir alan.

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 35)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 35)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

...yaşanmışlık, kurgunun üzerinde baskı uyguluyor ve gerçeğe sadık kalmayı direterek yaratma özgürlüğüne sınırlar çiziyordu.

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 50)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 50)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Sonuçta öykü kedi gibiydi, sen onu okşamak istediğin zaman değil de, o kendini sevdirmek istediği zaman yanına geliyordu.

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 31)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 31)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Kalem açacağında ucunu sivrilttiğim kurşun kalemlerimle yazmasını severim.

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 35)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 35)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Munro yazmayı hala çok seviyordu. Kanada'da yayımlanan National Post gazetesinin muhabirinin sorusu üzerine, "Yazmayı sevmediğimden değil," diyor, "ama hayatınızı başka türlü düşündüğünüz bir aşamaya giriyorsunuz. Eğer benim yaşımdaysanız, bir yazar kadar yalnız olmak istemezsiniz." Düşündürücü olduğu kadar yakıcı bir yanıt bu.

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 87)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 87)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Dört yıl sonra babam yanı başımda, gözlerimin önünde öldü. Kardeşlerime ve en yakınlarıma haber vermek de bana düştü. Ama asıl önemlisi, "yazma sıkıntısı" dediğim ve "yazma sıkıntısı" şemsiyesinin çok dışına çıkan o anı yaşamamdı. O güne dek yazdıklarımla ilgili tek bir söz etmemiş olan amcam, önüme bir kağıt koyup kalem uzatmıştı. "Sala metnini sen yaz," demişti, "ne de olsa yazarsın."

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 39)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 39)
ihtiyar 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Bir yüzü dolu olan kağıtlarla daha sıcak sıcak ilişki kurarım da, temiz bir kağıdı, henüz olgunlaşmamış, yazıp bozacağım, satır aralarına notlar düşeceğim cümlelerle harcamaya kıyamam. Boş bir kağıt, sözcükler, desenler, renklerle her türlü büyüye açıktır. Bu yüzeyleri ziyan etmek istemem.

Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 35)Örümcek Kapanı, Cemil Kavukçu (Sayfa 35)
2 /

Kitapla ilgili 2 Haber




Burası çok ıssız