Otomatik Portakal

8,3/10  (374 Oy) · 
939 okunma  · 
277 beğeni  · 
6.045 gösterim
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum...
...
Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. "Uqueer as as clockwork orange". Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmayı düşünmüşümdür. Bir de tabii Malezyada "canlı" anlamına gelen "orang" sözcüğü var. Kitabı yazmaya başladığımda, rengi ve hoş bir kokusu olan bir meyvenin kullanıldığı bu deyişin, tam da benim anlatmak istediğim duruma, Pavlov kanunlarının uygulanmasına dayalı bir hikâyeye çok iyi oturduğunu düşündüm...
-Anthony Burges-

Karabasan gibi bir gelecek atmosferi... Geceleyin sokaklara dehşet saçan, yaşamları şiddet üzerine kurulu gençler... Sosyal kehanet? Kara mizah? Özgür iradenin irdelenişi?.. Otomatik Portakal bunların hepsidir. Aynı zamanda hayranlık verici bir dilsel deneydir, çünkü Burgess antikahramanı için yeni bir dil yaratır: Yakın geleceğin argosu "nadsat"ı.

... ve Stanley Kubrickin muhteşem film uyarlaması, yirminci yüzyılın kült eserlerinden biri olan bu romanın şöhretini pekiştirmiştir...
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı:
    172
  • ISBN:
    9789944885706
  • Orijinal Adı:
    A Clockwork Orange
  • Çeviri:
    Dost Körpe
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
 10 Kas 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı bir gün de okudum...Yazım dili argo kelimeler ile dolu olsada " Otomatik Portakal" ismini argodan aldığını yazar en başta açıklamış...
Kitabın konusuna gelince; Birinci bölümde Alex ve çetesi suç işlemekte sınır tanımıyorlar.Aklınıza gelebilecek her tür suçun içindeler, bu bölümde Alex'in insanlık dışı davranışları karşısında ondan tiksinip yok artık dedim...Fakat kitap ilerledikçe onun başına gelenlere çok şasırdım. Herkesin ondan faydalanmak için sebepleri vardı, politikacılar, doktorlar ve geçmişinin çete üyeleri...
Alex ne yapacağını bilmemekle beraber yaşattığı her şey ile yüzleşene kadar, kim olduğunu keşfedebilecek gücü kendinde bulmakta zorlanıp, duygularını nasıl kontrol altına alacağının yolunu bulabilecek miydi?

Okuduğum en ilginç kitaplardan bir tanesi. Henüz okumamış olanlara tavsiye ederim...

Ayrıca kitabı,İzmir1000Kitap toplantısında bizlere sunan Funda Hanıma çok teşekkür ederim...

Duygu Kr 
11 Nis 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kitaptan önce dikkatimi çeken, yazarın hikayesi oldu nedense.. Anthony Burgess, tümör nedeniyle 1 yıldan az ömrü kaldığını öğrenir ve ölümünün ardından karısının geçimini sağlaması için kitaplar yazmaya başlar. Daha sonra ise yanlış tanı koyulduğu öğrenilir ancak Burgess artık ünlü bir yazar olmuştur. Alex karakterinin öfkesi ve nefreti bu hikayeyi öğrendikten sonra daha net anlaşılıyor bence..

Derya Yalınkılıç 
12 Oca 00:52 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap suç işleyen bireyleri toplumun ve devletin istediği şekilde tektipleştirilip, onları birer otomatik makine haline getirilmesini konu alıyor. Suç oranını azaltmak için kendince bulduğu yöntemle suç işleyen devleti sert bir dille eleştiren harika bir eser Otomatik Portakal. Yazar insan iradesini, iyiliği, adaleti, özgürlüğü, bilimin etik kavramını derin derin sorgulatıyor okurlarına. Psikolojik analizleri ve kurgusuyla son derece etkilendiğim bir kitap oldu.

Kitabın kendine has dili olan "nadsat" (yakın geleceğin argosu demekmiş) her ne kadar orijinal olsa da ben pek sevemedim. Sürekli aynı kelimelerin kullanılması göze batsa da okunmaya değer. Okuyun, ufkunuz genişlesin. Keyifli okumalar dilerim. (:

Rumeysa özaçmak 
23 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kitabın adı, içeriği ve yazarın hayatı ilgi çekici. Kitabın başları sıkıcı ve anlaması güç. Kitap yapılan sosyal bir deneyi, toplumlaşmış önyargıları anlatıyor. Psikolojik olarak yoğun bir kitap, herkes okuyamayabilir, belki de ağır gelebilir. Yazar kitabı samimi bir dil ile anlatmış olsada bazen aşırıya kaçmış sözcükler kullanmış. Genel olarak güzel bir kitap ama ben bu kadar beğeniyi abartı buldum.

Selman Ç. 
17 Oca 22:40 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı okumaya başladığımda sonunda bu kadar etkileneceğimi hiç düşünmemiştim. Başlarda Alex önderliğinde genç bir grup sürekli şuç işleyip, bir şekilde millete hayatı zindan eden kişiler olarak karşımıza çıkıyor. Tabi bu gençlerin kendi aralarındaki çatışmalar da ayrı.
Sonrasında Alex’in yakalanıp polisin eline düşmesiyle hikaye bambaşka bir boyut kazanıyor. Bundan sonrası tamamen psikolojik, sosyolojik konuların sunumu gibi.
Alex’in suçlu bulunup hapise girmesi ve içeride suçlularla yaşadığı diyaloglardan etkilenmemek mümkün değil.

Sonrasında devletin olaya el atması (Tabi buradaki el atma olayının amacı daha sonra anlaşılıyor.) ve Alex’in ıslah edilmesi olayı var. Burası gerçekten etkileyici. Yıllarca yapmış olduğu suçların benzerlerinin ve daha da kötülerinin sinema ekranında kendisine izletilmesi tamamen psikoljik baskının uygulanması olayı. Tabii empatiden yoksun olan kahramanımız da bu durumdan sonra çoğu şeyi algılayabiliyor. Şu alıntı çoğu şeyi açıklayacaktır. “Gerçek dünyanın renklerinin filan ancak beyazperdeden dikizleyince gerçek gelmesi tuhaf.” Algılıyor ama aslında içinde var olanı değiştirmek mümkün mü orası muamma.

Dikkatimi çeken bir konu aile kavramının detaylı şekilde olayın içinde olmaması. Bu çocuklar neden böyleler diye düşündüğümde ailenin rolünün ne kadar önemli olduğu da ortaya çıkıyor. Yazar çok fazla değinmeyerek belki de bu çocukların yalnızlığına vurgu yapıyor.
Yazar bazı bölümlerde devletin insanları tek tip yapma gayretine atıfta bulunuyor. Okunmaya değer bir kitap olarak görüyorum.
Ayrıca Stanley Kubrick’in yönetmiş olduğu kitapla aynı ismi taşıyan filmi de var. Daha önce filmi duymuştum. Bu kitaptan sonra mutlaka izleyeceğim.

Onur Erol 
 29 Kas 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap hakkında yazacak gerçekten çok şey var. Yani bir sosyoloji tahlili bile yapılabilir. Derin kabukları kaldırarak yazılmış bir kitap olmasının yanı sıra, yazarın böyle bir şaheseri çok kısa kısa bir zamanda yazması bence çok önemli olay. Psikolojinin derinlerine inilmiş. Basit anlamda suç ve suçun doğurduğu ağır sonuçların getirdiklerini izliyoruz kitapta.

Kitabın hiç bitmesini istemedim. Ama bu mümkün değil sonuçta :) Kitapta baş kahramanımız Alex'in arkadaş grubu ile bir çok suçu işledikten sonra hapishaneye düşmesi ve sonrasında tedavi altına alınması anlatılıyor. Kısaca konumuz bu. Kitapta çok sık tekrar edilen argo kelimeler hiç rahatsız edici değildi. Hatta bir süre sonra bu kelimeleri çakozlayabiliyorsunuz. Yani etkilerini görmek mümkün :) Çakozlamak; anlamak, görmek anlamında çok sık tekrar edilmiş.

Daha önce filmini izlemiştim ancak detaylarını merak ettiğim için kitabını da okumayı çok istiyordum. Okuduktan sonra filmini bir daha izledim. Kubrick'in şaheseri olan filmde her detay ustaca işlenmiş. Bazı ufak tefek şeylerin haricinde kitaba çok sadık kalınmış. Zaten eser en iyi roman-film uyarlaması olarak ta gösterilmiş. Bu kadar bilgi yeterli sanırım. Alın ve okuyun bu kitap kaçar mı hiç. Keyifli okumalar :))

Kendinizi bir anda rahatsız edici diyalog ve olayların içerisinde buluyorsunuz. Sürekli (abartısız kitap boyunca,hemen her sayfada) tekrarlanan saçma argo kelimeler gerçekten baygınlık verici düzeyde... Yapılanlar karşısında karakterden nefret etmemiz, cezalandırılmasını düşünmemiz olağan. fakat kitabın sonuna doğru ceza ve yöntemlerini gördüğünüzde hayır bir insana bu yapılmamalı derseniz,şaşırmayın.

Ahmet Samsa 
11 Oca 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Adaletsiz, kötü bir dünyada yaşayan, daha çok genç olan Alex ve arkadaşlarının hikayesi Otomatik Portakal.

Aslında bu kitabın okunacaklar listeme nasıl girdiğini ve ne ara almaya karar verdiğimi hiç bilmiyorum. Bir baktım kitaplığım da var artık. Ve okumaya başladığımda da kendi kendime bunları sorguluyordum.

Kitabın anlatımı ana karakter Alex'in ağzından yapıldığı için argo bir dil kullanılmış. Ben bu dili bir türlü sevemedim kitabın başlarında, tam olarak beni ne beklediğini de bilemediğim için hep bir 'bitse de gitsek' diye okudum kitabı ilk 70-80 sayfasına kadar. Ki buraya kadar Alex'in aklınıza gelebilecek her türlü serseriliği yapabilecek bir insan olduğunu iyice öğreniyorsunuz. Hem de onun bakış açısından görüyorsunuz bunları.

Kitabın daha sonrası ise günümüz dünyasının insanın makineden çıkma robotlara çevirmeye çalışan düzenini sert bir dille eleştiren, bir insanı 'iyi' bir insan haline getirmenin kendi isteği dışında yapılmasının ne kadar doğru olabileceğini sorgulatan, yani iyiliğin insanın kendi seçimi olması gerektiğini vurgulayan gerçekten muhteşem bir kitap.

Demem o ki kitabın dili belki benim gibi size de çekici gelmeyebilir. Ama bırakmayın, okuduğunuza pişman olmayacaksınız.

Esas Adam 
26 Oca 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Distopik bir kitap olan Otomatik Portakal, tabiri caizse dünyanın çivisinin çıktığı bir zamanda geçiyor; gençlerin bir eğlence aracı olarak ölçüsüz şiddet kullandığı, polis güçlerinin noksan olduğu ve insanların geceleyin dışarıya çıkmaktan dahi korkar olduğu bir dünya. Bu gençlerden biri de, çetesiyle beraber takılan Alex. Ergenliğin tüm devinimleriyle beraber, zamanının modasına da ayak uyduran Alex, çeşitli suçlar işlemekten uzak durmuyor ancak bir gün yakayı ele veriyor ve devletin, suçluları ıslah etmek ve hapishanelerdeki yoğunluğu azaltmak adına uyguladığı bir politikanın ilk deneği oluyor. Şartlandırma tekniğine dayanan bu uygulama, insanların kötülük yapmasını tam anlamıyla engelliyor ve insanların iyi olma seçeneklerini ellerinden alarak iyi olmalarını mecbur kılıyor.
Kitabın temel felsefesinde de bu durum sorgulanıyor zaten; Burgess, otoritenin insanları birer otomatik portakala çevirme gayesi üzerinden sosyal ve toplumsal eleştirilerde bulunuyor. Bunu yaparken, içerikte öğretici bir üsluptan uzak durmayı başarmış olsa da eserin ana hatlarında kalın bordürlerle çizilmiş bir didaktisizm söz konusu... Hem distopya, hem de kült eserler arasında olması sebebiyle okunması tavsiye edilir...

Umut 
09 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Distopya severler icin okunası bir kitap.Hayvan Ciftligi ,1984 kadar etkileyici olmasa da cocuklar uzerinden siddet ve kotuluk sarmalinin sistemlestirilmesi ve buna mak edilmesi guzel islenmis . Yazarinda beli

rttigi gibi secme sansi olmadan insan olamazsiniz.Sistem yok etme odakli calisir ve dusunceye yer vermez.İyiligi dahi secemiyorsaniz siz bir Otomatik Portakalsinizdir.Kardeslerim, püsür vb ifadeler ,argosal soylemler kitabin edebi degerine leke vurmus ancak konu itibariyle Alex modern cocukluk ve gencliginin melodramini ve trajedisini carpici bir dille anlatmis.Okunasi bir kitap

Kitaptan 133 Alıntı

Esra B. 
07 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Koltuk altında kitaplar taşıdığını görüyorum kardeşim. Bugünlerde hâlâ kitap okuyan birine rastlamak gerçekten nadide bir zevk kardeşim."

Otomatik Portakal, Anthony BurgessOtomatik Portakal, Anthony Burgess
Hakan TEKİN 
12 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Bugünlerde kitap okuyan birini görmek gerçekten göz yaşartıcı..."

Otomatik Portakal, Anthony Burgess (Sayfa 11 - İş bankası kültür yayınları)Otomatik Portakal, Anthony Burgess (Sayfa 11 - İş bankası kültür yayınları)
Hakan TEKİN 
14 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Seçme hakkına sahip olmayan kişi kişiliğini yitirmiş demektir."

Otomatik Portakal, Anthony Burgess (Sayfa 176)Otomatik Portakal, Anthony Burgess (Sayfa 176)
Derya Yalınkılıç 
09 Oca 21:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Artık az kalmıştır herhalde. Bitmek üzeredir. Acının doruklarını yaşadım ve daha fazla acıya katlanamam."

Otomatik Portakal, Anthony BurgessOtomatik Portakal, Anthony Burgess
KeMâL 
18 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İyilik içten gelir. İyilik bir seçimdir. Bir insan seçemezse, insanlıktan çıkar..

Otomatik Portakal, Anthony BurgessOtomatik Portakal, Anthony Burgess
Derya Yalınkılıç 
10 Oca 01:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Pencereyi açın da içeri temiz hava girsin, taze fikirler girsin, yeni bir hayat tarzı girsin."

Otomatik Portakal, Anthony BurgessOtomatik Portakal, Anthony Burgess
14 /

Kitapla ilgili 2 Haber

Aaa, Bu Filmin Kitabı mı Varmış?
Aaa, Bu Filmin Kitabı mı Varmış? Tüm sanat dallarını içinde barındıran sinemanın en kadim dostu -çalkantılı ilişkilerine rağmen- edebiyattır. İlginizi çekebilecek, yeniden ele almak isteyebileceğiniz sinemanın ve edebiyatın mihenk taşı olmuş 20 kitap ve filmlik listenin ilk 10’u…
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap Paramız olsa kendimizi bırakmayacak mıyız kitap evlerinin üstüne? Kitap bir fetiş türü. Okuyup okumayacağımızı düşünmeden manyak gibi alıyoruz ya. Pahalı pahalı kalın ciltlere dünyaları vermek yok. Dünyanın en güzel, en şarkılı kitapları 15 TL’nin altına elinizin altında. Şu güzel eserleri derleyelim de, kütüphaneler anlam kazansın istedik. Dimağınız sağ olsun!