Pala Hayriye

7,3/10  (3 Oy) · 
6 okunma  · 
1 beğeni  · 
906 gösterim
Kulağıma durmadan yürü diye fısıldayan, gittikçe uğultuya dönüşen, menşei belirsiz bir ses çalınıyordu. Gökyüzü pusunu üzerime kusuyor, beni yutmaya yelteniyordu. Boyun eğmek, geri dönmek yoktu. Yolu bir çaprazına, bir dikine dilimledim. Sonunda bitap düşüp bir merdivenin başında durdum. Çöksem olduğum yerde uyuyacak, soğuğun ikide bir dürten dikenli ellerinde yığılıp kalacaktım. Artık bir evim yoktu ama bir okulum vardı. Ailemi yeni arkadaşlarımdan kuracak, atanmışlarla değil, seçilmişlerle mutlu mesut yaşayacaktım.


Böreğe pudra şekeri ister misin? Ertürk Yöndem, Lenin'i döver mi? Kim otlu peynir kokuyor? "Bekâret esaret", yarım yarım hatıralar, öğrenciler, gazeteciler... Kim dans eder ki komparsitayla? Şehrin yokuşları, çıkmaz sokakları... Yalnız mısın sen oralarda? Genç bir kadın evden kaçıyor, kalın fitilli kadifesi kirden üzerine yapışmış, kaşı-bıyığı gür Pala Hayriye bu... Figen Şakacı, doksanlı yıllarda üniversiteye başlayan Hayriye'nin kırklı yaşlara kadar yaşadıklarını anlatıyor.Pala Hayriye, neşeli, meydan okuyan, direnen bir kadının hikâyesi... Figen Şakacı, Bitirgen'le başladığı büyüme hikâyesine Pala Hayriye'yle devam ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    175
  • ISBN:
    9789750512711
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

Hasret çekmek, bir hayalin yerini durmadan değiştirmek demek.. Özlemek, daha başka; onda bütün dünyayı aynı anda kucaklamak isteği gibi imkansız bir şey var.. Birinde hiç kavuşamayacağını bilmenin sancısı, diğerinde yutkundukça fark ettiğin bir yumru.

Pala Hayriye, Figen Şakacı (Sayfa 51)Pala Hayriye, Figen Şakacı (Sayfa 51)

Yalnızlığı seyrettim sonra, önümde gittikçe çatallanan bir yol gibi yalnızlığı, nereye sapsam orada beni bekleyen, kavuşup kavuşup dalaştığım yalnızlığı.

Pala Hayriye, Figen Şakacı (Sayfa 23)Pala Hayriye, Figen Şakacı (Sayfa 23)

Gençliğim kıytırık bir kasnağa gerilmişti. Bol soru, yığınla muğlak cevap ve bir umut arasındaki gergefe kendimi işledim.

Pala Hayriye, Figen ŞakacıPala Hayriye, Figen Şakacı

Evlat olmak diye bir meslek edinmiş de gönüllü çalışıyormuş gibiydi. Bütün gün devrimden, mücadeleden, feminizmden bahseden Meral, evin içinde bildiğimiz etkisiz elemandı.

Pala Hayriye, Figen ŞakacıPala Hayriye, Figen Şakacı

Yabancı bir evde olmak, eve yüklediğin her türlü anlamı safrasıyla kusmak demekti. Yabancı bir ev, dışarıdan gelen için tüm evlerin kalın bağırsağı, zamanla biriken her şeyin posasıydı.

Pala Hayriye, Figen ŞakacıPala Hayriye, Figen Şakacı

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız