Pansiyon Manzumeleri

8,0/10  (5 Oy) · 
15 okunma  · 
3 beğeni  · 
409 gösterim
"Bitkin bir halde fabrikadan veya depodan eve dönüşte, yemek, uyumak ve tekrar sefil işe dönmek dışında pek bir işe yaramazdı sanki gece. Fakat o yırtık pedeli aşınmış kilimli, tuvaleti ve küveti koridorun sonunda bulunan, havasında benden önce gelmiş bütün kaybetmişlerin hissedildiği bir eski odada beni bekliyor olurdu daktilo. Zaman gelir, iş olmaz, yemek olmaz ve kira olmazdı ama daktilo orada olurdu. Zaman gelir, daktilo rehinde olurdu. Bazen sadece parktaki banka kalırdım. Ama işler tıkırındayken ufak bir oda, daktilo ve de şişe bulunurdu. Tuşların bitmeyen tıkırtısı, ve bağırtılar: "HEY! KES ŞUNU, ALAHINI SEVİYORSAN! ÇALIŞAN İNSANLARIZ BİZ VE SABAH KALKMAK ZORUNDAYIZ!" Döşemeye vurulan süpürgeler ve tavandaki gümbürtü eşliğinde son bir kaç satırı yazardım... Öyle ya da böyle, o acayip ve çılgın dönemin, o uzak saatlerin şiirlerinin birçoğu işte burada. Sigara dumanıyla buğulanmış odada altmışsekiz bir vaziyette şansımızı denedik. Umarım işinize yarar." Charles Bukowski
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2000
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9789758441198
  • Orijinal Adı:
    The Roominghouse Madrigals
  • Çeviri:
    Ümit Tosun
  • Yayınevi:
    Parantez Yayınları
  • Kitabın Türü:
fikriye ibsar 
28 Eyl 23:21, Kitabı okudu, Puan vermedi

bu arada ölülerin kafataslarının içi bok böceği...

ruhu çekilmiş
.
kırılgan ibnelere
.
götlek bir beyin var
.
ıslak-inik bir plaj topu
kadar hayat dolu
............................sizle ve kıçınızla tanışmak isteyen

Kitaptan 1 Alıntı

Eşi Charles Bukowski'yi anlatıyor;

"Bilirsiniz okula gidersiniz, iyi bir eğitim alırsınız, sonra işe girersiniz, çalışırsınız, çalışırsınız. Hayat çalışmaktır. Bu bir çeşit iş ahlakıdır. Ve bu onun için olmayacak bir şeydi, çünkü o sanatçıydı. Dolayısıyla her şeyin tersine gidiyordu. Ayrıca daha 4-5 yaşlarında küçük bir çocukken, neredeyse her gün ustura kayışıyla dayak yiyordu. Kısaca onun babası da bu dünyada pek çok insanın yaptığı gibi, kendi problemlerini çocuğundan çıkartan, hep kaybeden bir babaydı. Dolayısıyla O, bundan çok etkilenmişti."

Linda Lee Bukowski

Pansiyon Manzumeleri, Charles BukowskiPansiyon Manzumeleri, Charles Bukowski