Paris Düşerken

9,0/10  (8 Oy) · 
20 okunma  · 
4 beğeni  · 
587 gösterim
Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga'dan oluşan nehir roman, 20. yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. Savaşın ayak seslerinin duyulduğu 1930'ların ikinci yarısından soğuk savaş rüzgarlarının Avrupa'yı içine aldığı 1950'li yıllara kadar uzanan dönemi kapsayan bu eserin ilk kitabını oluşturan Paris Düşerken'de, yayılmacı Hitler faşizminin işgali altındaki Paris'te toplumun farklı kesimleri üzerine projektör tutulur. Bir yanda işgalcilere çıkar hesaplarıyla bağlı olan yönetici elit ile burjuvazi, diğer yanda faşizme karşı yurt savunması için örgütlenen direnişçiler bu saflaşmanın iki ana kesimini oluşturmaktadır. İşgal günlerinde, her şeylerini geride bırakarak, kafileler halinde kentlerini terk eden Parislilerin trajedisi, uluslar arası diplomasinin satranç tahtasında yapılan hamleler, cepheden gelen bozgun haberleri, direniş hareketini örgütleme çabaları... Avrupa'nın çehresini kutuplarında yer alan kahramanlar... Yüzyılın en büyük romanlarından sayılan ve sayısız dilde basılarak milyonlarca insan tarafından beğeniyle okunan bir klasik.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    656
  • ISBN:
    9789756865774
  • Orijinal Adı:
    Pedeniye Parija
  • Çeviri:
    Atilla Tokatlı
  • Yayınevi:
    Evrensel Basım Yayın
  • Kitabın Türü:
FATOŞ OKULU 
15 Ağu 15:58, Kitabı okudu, 10/10 puan

Uzun süre kitaplıkta okunmayı bekleyen serinin ilk kitabı. başlarda duyguyu alamadım yoğun anlatım sıkıldım. Ama sonralarda elimden bırakamadım yer yer kızdım bi savaş ve insanlar dans ediyor. Daha sonra anlamaya çalıştım ve o zaman kitaptan gerçekten zevk aldım. Tüm seri mükemmel ve mutlaka okunmalı. İnsana muthiş bir empatı yeteneği kazandırıyor.

Arda Çolakoğlu 
01 Kas 20:39, Kitabı okudu, 33 günde, 10/10 puan

Bu okuduğum kitap nehir roman serisinin ilk kitabıdır.İkinci Dünya Savaşı'ndan başlayıp soğuk savaş dönemine kadar süregelen olayları roman şeklinde anlatmıştır.Kitap roman niteliğindedir ama belgesel gibidir onu okuduğunuz zaman hem akıcıdır,zevklidir ama aynı zamanda size tarihi bilgiler de verir.Bu yüzden çok değerli bir eserdir.Serinin bu ilk kitabında bize Fransa'nın üçüncü cumhuriyet döneminden nazilerin işgal ettiği döneme yani üçüncü cumhuriyet Fransa'sının yıkıldığı döneme kadar gerçekleşen olayları bir roman ve kahramanları aracılığıyla anlatıyor.İşte üçüncü cumhuriyet döneminde siyasi havayı,grevleri daha sonra nazi işgaline olan direnişi, yine aynı dönemdeki baskı ve şiddeti bize çok iyi açıklar. Bu sebepten mutlaka okunması gereken bir eser olarak görüyorum şahsen.

Ekrem 
26 May 18:09, Kitabı okudu, 43 günde, Beğendi, 10/10 puan

İkinci dünya savaşının ayak seslerinin duyulduğu yıllardan savaşın başlamasına kadar geçen zaman dilimini, güzel bir dille ve akıcı olay örgüleriydi yaşamın içinden aktaran bir başyapıt. O yıllarda Fransanın durumunu çok güzel aktarıyor. Her kesimden karakteri ele alıyor ve sizi yaşamlarının derinlerine götürüyor. Bir işçiyle beraber direnip ayni zamanda bir politikacının oyunlarına ortak oluyorsunuz. Okunası bir kitap.

Kitaptan 3 Alıntı

Yeneceğiz! çünkü insanlar mutluluğu özlüyor, bir elin sıcaklığını, dostluğunu, hayata güvenmenin tadını arıyorlar.

Paris Düşerken, Ilya Ehrenburg (Sayfa 31 - evrensel basım yayın)Paris Düşerken, Ilya Ehrenburg (Sayfa 31 - evrensel basım yayın)

Kentin en yoksul mahallelerinden biriydi, Bellevilla. Yoksulluk burada her türlü romantizmden kurtulmuştu; burada yoksulluk tekrar tekrar yamanmış giysilerde, bir şeye benzemeyen soğan çorbasında, tekrar tekrar sayılan bozuk paralarda saltanat sürüyordu.

Paris Düşerken, Ilya Ehrenburg (Sayfa 32)Paris Düşerken, Ilya Ehrenburg (Sayfa 32)

Dessere'in bütün gücü, Polonya'da demiryoluna, Amerikan petrolüne, Çin Hindi'ndeki kauçuğa yatırdığı, uçak fabrikatörlerine verdigi sermayedeydi: Hitler'in azgın, dünyayı savaşla korkutan her söylevinden sonra keyifli borsa oyunları yapanlar... Almanya'ya sürekli mal veren boksit kralları... Ayakkabı kralı Baty'yi aşağılamak, ezmek için türlü numaralar yapan ayakkabı tröstü... Kendi yaptıkları çamaşırı giydirmek koşuluyla zencilere sosyal haklar tanımaya hazır tekstil fabrikatörleri... Çelik imparatorluğunun uzlaşmak nedir bilmeyen, işçi ücretlerinin düşük kalması için Papa'nın otoritesini kullanmaya kalkan patronları. Demiryolu ve otobüs şirketleri arasındaki amansız savaş... Kanada buğdayının daha da zenginleştirdiği un fabrikatorleri... Şovenist oldukları için bıkıp usanmadan önlem dilenen büyük toprak sahipleri... Çeşitli çıkarların birbirine kenetlenmesi... Bir insan kalbinin girift ve karışık mekanizmasını andıran bir kargaşalık... Dessere'in gücüne güç katan şeyler işte bunlardı.

Paris Düşerken, Ilya Ehrenburg (Sayfa 37)Paris Düşerken, Ilya Ehrenburg (Sayfa 37)