Paris ve Londra'da Beş Parasız

8,1/10  (41 Oy) · 
99 okunma  · 
35 beğeni  · 
2.185 gösterim
"Beş parasız kalmaktan o kadar çok bahsetmiştiniz ki; eh, işte beş parasız kaldınız ve hâlâ ayaktasınız." Paris ve Londra'da Beş Parasız, 20. yüzyılın en büyük romancılarından George Orwell'in, Avrupa'nın iki büyük şehrinde, Paris ve Londra'da yaşadığı sefaleti olanca gerçekliğiyle anlattığı, son derece önemli bir eser. Bir gün Paris'in orta yerinde meteliksiz kalan genç yazar, yoksulluk ve açlıkla mücadele etmeye başlar. Rehineciler, iş bulma kurumları, umut tacirleri, karın tokluğuna günde on yedi saat çalışılan karanlık otel mutfakları arasında sürüp giden Paris macerası, yazarın güç de olsa kendini Londra'ya atmasıyla sona erer ama Londra'da onu çok daha ağır şartlar beklemektedir.

Orwell, modern insanın ısrarla görmezden geldiği bir dünyanın kapısını aralıyor. İşsizlik, evsizlik, açlıkla damgalanan bu dünyanın insanları izbe pansiyonlarda, berduş barınaklarında yaşıyor, hayata bir ucundan tutunmaya çalışıyorlar. Paris ve Londra'da Beş Parasız, köleliğin hiçbir zaman, modern zamanlarda bile ortadan kalkmadığını, sadece görünüm değiştirdiğini anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    9789750725630
  • Çeviri:
    Berrak Göçer
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
11 Şub 18:02, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, Puan vermedi

"..yine de meteliksiz kalmanın bana kesinlikle öğrettiği bir iki şeyi gösterebilirim. bir daha hiçbir zaman berduşların sarhoş birer ahlaksız olduğunu düşünmeyeceğim, bir peni verdim diye bir dilencinin bana minnet duymasını beklemeyeceğim, işsizler uyuşuksa buna şaşmayacağım, selamet ordusuna para vermeyeceğim, giysilerimi rehine koymayacağım, sokakta birisinin uzattığı el ilanını geri çevirmeyeceğim, şık bir restoranda yediğim yemekten tat almayacağım. bu, bir başlangıç."

Romanın en çarpıcı cümlesi budur bana göre ve bir anlamda kitapta anlatılmak istenenin özeti niteliğindedir. Hayvan Çiftliği, 1984, Aspidistra'dan sonra okuduğum 4. Orwell romanı.

#Önce Paris'te ardından Londra'da yaşadıkları insanı sarsıyor ve bu kadar da olabilir mi dedirtiyor. Paris'te parasızlık çeken Orwell, ayak işlerini yapmak üzere zar zor bir iş bulur ve o koşulları öyle bir anlatır ki, insan artık dışarıda- mekan lüks de olsa- yemek yerken Orwell'ın satırlarını düşünür. Paris'te lokanta ve otellerdeki çalışanlar arasındaki kast sistemini müthiş gözlemlemiş. Yazar buna mecbur kaldığından mı böyle yapmış, yoksa o insanların durumunu daha net görebilmek için mi aralarına karışmış bilmiyorum ama yaşadığı yoksulluk, açlık, çalışma koşulları "yok artık" dedirtiyor.


#Koşulların iyileşeceğini umarak Londra'ya giden yazar, burada daha büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Şimdi de evsizlerin, berduşların, dilencilerin arasındadır.
Londra bölümü Paris'e nazaran daha durağan ilerliyor.

#Eserde belli bir roman kurgusu yok Daha ziyade karşılaştığı ilginç tipleri anlatmış.

Yine de okuduklarım arasından en sevdiğim Orwell romanı hala "1984".

Keyifli okumalar dilerim.

Osman Yüksel 
 07 Nis 16:09, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 9/10 puan

Okuduğum ikinci George Orwell kitabı... Kesinlikle ilgi çekici,bilgilendirici,hüzünlü,komik.... ve maalesef toplum içinde insanlar tarafından oluşturulan sınıfsal sistemin en alt tabakasında ki dilencilerin,evsizlerin, berduşların yaşamını,karşılaştıkları zorlukları,duygularını,hayal kırıklıklarını,umutlarını ve bu insanlara karşı ne yapılması gerektiğini,onları sosyal hayata yeniden kazandırmak için ne gibi önlemler alınması gerektiğini güzel, akıcı bir dille anlatmış. Özellikle yazarın kitabın son sayfasında kendine çıkardığı sonuç gerçekten beni derinden etkiledi; "Yine de meteliksiz kalmanın bana kesinlikle öğrettiği bir iki şeyi gösterebilirim. Bir daha hiçbir zaman berduşların sarhoş birer ahlaksız oluğunu düşünmeyeceğim, bir peni verdim diye bir dilencinin bana minnet duymasını beklemeyeceğim, işsizler uyuşuksa buna şaşmayacağım, Selamet Ordusuna para vermeyeceğim, giysilerimi rehine koymayacağım, sokakta birisinin uzattığı el ilanını geri çevirmeyeceğim, şık bir restoranda yediğim yemekten tat almayacağım. Bu, bir başlangıç."

Benim için de bu bir başlangıç...Bana bu farkındalığı sağladığı için George Orwell'a ve kitabı bana veren Seray' a en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Tom Jones 
20 Haz 12:56, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Okuduğum ilk Orwell kitabı ve muazzam güzeldi. Yazarın Paris ve Londra sokaklarında hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Kendine özgü bir mizah anlayışı var ve bu kadar hüznün içinde gülümsetiyor insanı. Yazarın 'Berduşlar ' dediği insanları tanıyoruz. Nasıl hayatta kalıyorlar, ne yerler ne içerler, nasıl 'berduş' oldular.. Kitap gerçekten farklı ve ince mesajlar var içerisinde . Okuyunuz :)

Celal Uslu 
29 Haz 13:08, Kitabı okudu, 11 günde, 7/10 puan

Bir roman kurgusu olmayan daha çok yazarın kendisi ile konuşuyormuş havasında yazdığı; anlatımda ki gerçekciliği bakımından bizzat yaşadığını düşündüğüm, Paris ve Londra 'da ki mülksüzler, taban sınıfının gündelik hayatlarını anlatan bir eser.

Lakin içerisinde anlam vermediğim ve beğenmediğim birkaç cümle var. Şöyle ki bazı ırkları aşağılayan, kadının koca bularak bazı yoksulluk sıkıntılarından kurtulduğu, buram buram İngiliz kibri kokan( kanımca dünya halkları arasında İngilizler açık ara kibir ve ırkçılıkta -kibirde açık ara- önde geldikleri su götürmez bir gerçektir.) gibi cümleler vardı.

Kitabın son sayfasında ki son paragrafından çıkardığım sonuç, yazarın görüşlerinin tam oturmadığı, gelişim sürecinde olduğudur. Kim bilir, belki de yazarın toplumda ki sosyal adaletsizlikleri görmeye başlaması, bürokrasinin yoksuldan yana olmadığını fark etmesi ve hergün sokakta karşılaştığımız yoksul insanları inkar etmeyerek onlara tiksinmeden bakmaya başlamasıyla -tabi ki süreç içerisinde- herkesçe malum görüşleri oluşmuştur.

Sosyolojik açıdan insanın hangi şartlar altında olursa olsun, benimde anlam veremediğim kibrini elden bırakmadığına yönelik birçok atıfta buluna pasajlar olması ve asgari ücretle çalışan kesimlerin neden 'cahilleştirildiği' eleştirisi sunması bakımından değerli bir eser benim için.

Son olarak Paris ve Londra 'da ki anlatımlardan sonra getirdiği çözüm önerilerine biraz daha yer verilebilirdi diye düşünmekteyim.

Keyifli okumalar.




Edit: Yazaırın biyografisinde ki tarihsel kronolojik sıralamaya göre yazdığı ilk düzyazı kitabı olduğunu sonradan öğrendim.

ÇAĞATAY COŞKUN 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Teşekkür ederim. ''mon ami'' :) Nasıl desem biraz beni eski yıllarıma götüren bir kitap oldu aslına bakarsanız spoiler vermek istemiyorum o yüzden okumanızı tavsiye ederim bende bir ''plongeur''(geçmiş zaman için) sayılırım ... Sanırım kitapların güzelliğide bu bitince bitmiyorlar aslında.

melih erdoğan 
24 Kas 09:42, Kitabı okudu, 10 günde, Beğendi, Puan vermedi

Okurken acıkıp midenizin gurultularını duyacağınız, dolapta kalan bayat ekmeğe tarihi geçmiş süte şükredeceğiniz bir kitap. Zaman makinası icat edilirse ilk iş gidip Orwell'e tereyağlı bol yoğurtlu 1,5 iskender ısmarlayacağım..

Muhammet Çelik 
05 Şub 21:54, Kitabı okudu, 8/10 puan

Orwell'in artık paramı kitap yazarak kazanacağım dedikten sonraki ilk romanı. Yaşadıklarını da anlattığı bir kitap.

İyi bir gözlemci olduğunu ve dünya üzerinde yaşanılan her şeyi hikayeleştirdiği bu kitapta uzmanlıkla gösteriyor.

Ayrıca fakir olmanın suç olmadığını. Fakirlere varoşlara kötü bakılmasının toplumun ayıbı olduğunu da hissettiriyor.

Hasan Basri Dane 
20 Kas 00:17, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

Spoiler içerir.
Kitap Paris sokaklarının anlatımı ile başlıyor. Sonrasında yazarımızın hayatına dahil oluyoruz. Çok büyük bir yoksulluk içinde bulunuyor, günlerce aç kalıyor yazarımız. Sürekli iş arıyor hemen hiçbir işe kabul edilmiyor, eşyalarını kıyafetlerini satıyor. Üzerinde ki elbiselerden başka hiç bir şeyi kalmıyor. En sonunda zar zor bir işe girebiliyor. Çok zor ve kötü şartlar altında çalışıyor. Şartların iyileşeceğini umarak Londra'ya seyahat ediyor. Orada da durum pek iç açıcı olmuyor. Kitap başlarda akıcıyken Londra'dan sonra durağanlaşmaya başlıyor. Sefalet, açlık gibi konular çok iyi bir şekilde anlatılıyor. Keyifli okumalar

Elçin Bilgen 
09 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Yaşanılan evsizligi, parasizligi, iğrenç çalışma koşullarını iliklerime kadar hissettim ve artık sokakta gördüğüm dilenci yada evsizlere farklı gözle bakıyorum.

Aslan Sever 
 27 Mar 23:48, Kitabı okudu, 4 günde, Puan vermedi

George Orwell'in Avrupa'nın iki büyük şehri olan Paris ve Londra'da yaşanan sefaleti bütün çıplaklığı ile anlattığı güzel bir roman. Modern ve bütün insanlarının refah bir hayat sürdüğünü zannettiğimiz Avrupada aslında başka bir hayatında olduğunu anlatıyor. Parasız kalan bir gencin başına gelenleri anlatırken sanki o mekanlarda yaşıyorsunuz,o kadar ayrıntılı ve de gerçekçi. Yazar modern batının ısrarla görmezden geldiği bir dünyayı anlatıyor.

2 /

Kitaptan 42 Alıntı

Şeyma çelik 
12 Şub 16:08, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Yahudi'ye güveneceğine yılana güven,Yunan'a güveneceğine Yahudi'ye güven ama Ermeni'ye asla güvenme.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 88 - Can yayınları)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 88 - Can yayınları)
Şeyma çelik 
18 Şub 15:20, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Cehaletin sınırı yoktu ve bu dehşet vericiydi.Örneğin bir keresinde bir kitapçı vitrinine baktığım sırada, kitaplardan birinin adı "İsa'yı Taklit Etme"olduğu için müthiş huzursuzlandı. Bunu saygısızlık olarak algıladı." Onu ne halt etmeye taklit etmek istiyorlarmış? "diye sordu öfkeyle. Okuma biliyordu ama kitaplardan bir nehir tiksiniyordu.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 176 - Can yayınları)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 176 - Can yayınları)
Celal Uslu 
29 Haz 06:52, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Geliriniz belli bir seviyenin altına düşer düşmez insanların kendilerinde size vaaz verme ya da sizin adınıza dua etme hakkını bulmaları çok ilginç.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 209)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 209)

Şöyle bir durup düşününce; büyük, modern bir şehirde binlerce kişinin, uyanık oldukları tüm anları yeraltındaki havasız odacıklarda bulaşık yıkayarak geçirmesi çok tuhaf bir durum.Benim yöneltmek istediğim soru, bu hayatın neden sürdüğü; ne amaca hizmet ettiği ve devam etmesini kimin, neden istediği.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 136 - Can Yayınları 5. Baskı)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 136 - Can Yayınları 5. Baskı)
Murat Ç 
 07 Haz 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Yoksulluk
Meteliksiz kalmanın bana kesinlikle öğrettiği bir iki şeyi gösterebilirim. Bir daha hiçbir zaman berduşların sarhoş birer ahlaksız olduğunu düşünmeyeceğim, bir peni verdim diye bir dilencinin bana minnet duymasını beklemeyeceğim, işsizler uyuşuksa buna şaşmayacağım,…, sokakta birisinin uzattığı el ilanını geri çevirmeyeceğim, şık bir restoranda yediğim yemekten tat almayacağım. Bu bir başlangıç.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 255)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 255)
Şeyma çelik 
12 Şub 16:20, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Çok ucuz lokantalarda durum farklılık;orada, yemeğin üstünde aynı şekilde durulmaz,sadece tavadan çatalla alınıp hiç uğraşılmadan tabağa fırlatılır. Bir yemeğe ne kadar çok para verirseniz o kadar çok ter ve tükürük yemek zorunda kalırsınız, denilebilir.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 97 - Can yayınları)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 97 - Can yayınları)
Celal Uslu 
29 Haz 06:50, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

"Attan inip eşşeğe binen" lere diğer herkesten daha çok acınması gerektiği düşüncesi işte bu yüzden saçmalık. Gerçekten acınması gereken kişi, baştan beri eşşeğe binen ve yoksulluğun karşısına boş, aciz bir zihinle çıkan kişidir.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 208)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 208)

“Eğer dilenerek haftada on sterlin bile kazanılabilse, dilencilik ânında saygın bir mesleğe dönüşür. Konuya gerçekçi bir şekilde yaklaşırsak dilenciler sadece birer işadamı ve diğer işadamları gibi, ellerinin altındaki imkânları kullanarak geçimlerini sağlıyorlar. Şereflerini diğer çoğu modern insandan daha fazla satmış değiller; sadece zengin olmayı imkânsız kılan bir meslek seçme hatasına düşmüşler.”

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George OrwellParis ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell
Şeyma çelik 
12 Şub 17:12, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Bir köle, demiştir Marcus Cato, uyuyamadığı her an çalışmalıdır. Yaptığı iş gerekli olsun olmasın çalışmalıdır çünkü çalışmak kendi içinde iyidir -en azından köleler için. Bu görüş hâlâ canlılığını koruyor ve bir yığın gereksiz angarya işin oluşmasına yol açıyor.

Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 139 - Can yayınları)Paris ve Londra'da Beş Parasız, George Orwell (Sayfa 139 - Can yayınları)
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Can Yayınları'nın yenilenen kapaklarına iki ödül birden
Can Yayınları'nın yenilenen kapaklarına iki ödül birden Can Yayınları’nın, Utku Lomlu tarafından hazırlanan Albert Camus’nün Bütün Oyunları ve George Orwell’in Paris ve Londra’da Beş Parasız kitaplarının kapak tasarımları da European Design Awards 2016’da EDSilver ve EdBronze ödüllerine layık görüldü.