Patasana

8,2/10  (254 Oy) · 
1.096 okunma  · 
196 beğeni  · 
3.455 gösterim
Gaziantep yakınlarıdaki Antik Hitit kentinde bir kazı. Üç bin yıl önce yazılmış tabletler. Tabletlerin bulunmasıyla başlayan cinayetler. Yazman Patasana'nın itirafları. Parlak güneydoğu güneşinin altında karanlık sırlar... Hititlerin tükenişi, Asurlular... Osmanlının son dönemleri, Ermeniler... Günümüz Türkiyesi, Kürtler... Akan kardeş kanı... Bu toprakların değişmeyen yazgısı: Şiddet ve aşk... Bu topraklardaki kanlı tarihe bir ağıt... Bu toprakların zengin kültürüne bir güzelleme...

"Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı. Bedenine sinmiş soylu nefretini, görkemli giysilerin yüzündeki derin acıyı, tunçtan daha katı bir mutluluk maskesinin ardına gizleyerek Hatti kralının emrine koşan ikiyüzlü bir tören adamı. Sevdiği kadın, aşkı uğruna ölürken, kralına bağlılığın vakarıyla ellerini göğsünde kavuşturarak sessiz kalmayı seçen, yeryüzünün en onursuz erkeği. Erkeklerin yüz karası. Aşkı için ölmenin yüceliği yerine, sarayın taş duvarlarında büyüyen kendi değersiz varlığının görkemli gölgesine sığınmaktan çekinmeyen, sefihlerin en rezili. Ben ölüler içinde yüzen, ben, tanrılar tarafından alnına, 'Sonsuza kadar acılar içinde kıvranacaktır,' yazılan Saray Başyazmanı Patasana."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789752897366
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:

İpucu İçerir


Başlangıçta çok rahat okuyamazsan yaptığım ortam değişikliğiyle birkaç günde bitirmeyi başardığım nacizane kitap.
İlk olarak aynı coğrafyada iki farklı zamanın anlatılması ve bunların nereye bağlanacağı, okuyucuda merak oluşturur. Günümüz bölümünde sabit bir rutinde ilerlerken tabletlerin yer aldığı bölümler benim biraz daha ilgimi çekiyordu.Okumaya hevesle devam ettim. Yazarın hikayenin sonunda altın vuruşunu nasıl yapacağını -kitabın ortasındayken- tahmin etmeye çalıştım. Cinayetlere sebep olan karakterler ne çok ön planda olan ne de çok alakasız biri olmalıydı. Hislerim -nedendir bilinmez- doğrudan Timothy karakterine yönelmişti. İlkinde Bernd karakteri inceden inceden vurgulanmaya çalışılıyordu. Lakin o olmayacak kadar ortadaydı söz konusu mevzularda.Timothy'de bir sessizlik, bir sinsilik hissediyordum. Geçmişindeki bazı yaşantılarından sonradan bahsetmesi de sezgilerimi güçlendirmeye başlamıştı. Doğru tahminimde hedefi on ikiden vurduğumu söyleyemeyeceğim, çünkü Timothy'nin gerçekte Armenak Papazyan olabileceği aklımın ucundan dahi geçmezdi. Nadide ve yıllar önce kaybettiği abisi (Timothy'nin babası) olay parçasını da böyle bir güzellikle sonuca bağlamıştı yazar. Bir ara mücrimin Teoman veya Murat falan olabileceğini de düşünmüştüm. Lakin onlarla ilgili yeterli bilgi yoktu. Yani onlar Kemal gibi bu cinayetleri işlemek için hiçbir sebepleri yoktu. Kemalin ölümü beni ufak bir karışıklığa ittiyse de katil o olsa bile onun öldürülmesi bu tezi çürütüyordu.Yani bu üç karakter hep rka plandaydı.
Katil Timothy olmazsa Bernd veya Halaf olabilir diye de düşünüyordum.İkisinden biri çıkarsa da fazla şaşırmayacaktım. Biri Ermeni bir kadınla evli ve bu Ermeni meseleleriyle kafayı bozmuş bir Alman, diğeriyse hikaye boyunca pasif görünen, kazı ekibinin birçok şeyini bilen Baraklı Kürt aşçı. Bir şekilde onlara da bağlanılabilirdi. Bu ihtimal benim gözümde bilhassa Bernd için azalmıştı. Akşam yemeğinde Bernd'in Halaf ve Yüzbaşl ile tartışması belki dikkati Bernd'e yöneltmek içindi. Lakin Ahmet Ümit yine yaptı yapacağını. Diğer -okumadığım- kitaplarını da çok geçmeden okumak istiyorum.

Suat Özmen 
 26 Eyl 00:58, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Yazarın okuduğum onuncu romanı.Ahmet Ümit'i sadece polisiye yazarı,kitaplarını da polisiye kitapları olarak gören biri değilim.Verilmek istenen mesajı en güzel bir şekilde,sindire sindire veren bir yazar olduğunu düşünuyorum.Her kitapta ayrı bir mesaj,ayrı bir bilgiler sarmalı,ayrı bir macera.Patasana'da ise özellikle insan üzerinden gitmiş yazar.Binlerce yıldır insan fıtratının hep aynı olduğunu,değişmediğini,değişmeyeceğini;ölümün,nefretin,ihanetin,zulümlerin,savaşların,acının ve de aşkın her zaman devam edeceğini hiçbir zaman bitmeyeceğini,insanın bencil yaratıkların en zekisi olduğunu yazar iki şekilde aktarıyor. Patasana adındaki Hititli bir saray yazmanın yazdığı tabletlerden ve kazı çalışması yapıp o tabletleri gün yüzüne çıkaran arkeolog bir grubun yanı başlarında meydana gelen ölümlerden.Olay yazarın da memleketi olan Gaziantep'in bir köyünde geçmekte.Geçmişi ve günümüzü aynı anda sunuyor yazar bize.Bir bölüm geçmiş bir bölüm günümüz şeklinde 28 şer bölümden oluşuyor ve geçmişte de günümüzde de insan denen mahlukatın hep aynı olduğunun farkına varıyorsunuz.

Muhammet TUNÇ 
26 Oca 23:19, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

SPOİLER OLABİLİR!
Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı, ve de bu kitaptan sonra Ahmet Ümit okumaya devam edeceğim.

Esra, Elif, Kemal, Teoman, Timothy ve Bernd adlı kişilerden oluşan kazı grubu (umarım eksiksiz yazmışımdır),

Gaziantep'te Hitit kazıları yapıyorlar. Ve bu kazı başladığından beri bazı cinayetler başlıyor. Bu cinayetlerin kim tarafından işlendiği Yüzbaşı Eşref tarafından araştırılıyor.

Kazılarda çıkan tabletler, Hitit döneminde yaşayan Patasana adlı biri tarafından yazılmış. Kendi hayatını anlatıyor.

Cinayetler sırasıyla şöyle: Hacı Settar caminin minaresinden atılıyor, Reşat diye birinin kafası kesilip kucağına konuluyor, Nahsen diye bir köylü de asılıyor. Asıl tuhaf olan konu, aynı şekilde cinayetlerin 78 yıl önce de işlenmiş olması. Ayrıca bir kişi daha ölüyor, onun adını söylemeyeceğim. O en son öldürülenin katilinin kim olduğunu tahmin etmiştim.
Katil zaten sonunda kendi itiraf ediyor. O yüzden sakın kitabın sonuna göz ucuyla bile bakmayın.

Her bölümden sonra Patasana tarafından yazılan tabletin yer alması hoşuma gitti. Bir bölümde günümüz, diğer bölümde de tablette yazılan geçmiş olaylar anlatılıyor. Bir günümüz, bir geçmiş diye anlatılınca da insan merakta kalıyor, diğer bölüme geçmek için sabırsızlanıyor.

Patasana, Ahmet Ümit'i tanımama vesile oldu. Siz de okuyun derim.
Tavsiye ederim.
İyi okumalar dilerim. :)

Mehmet Yılmaz 
09 Kas 15:25, Puan vermedi

Patasana Ahmet Ümit'in ilk eserlerinden birisi. Gaziantep yakınlarındaki bir kazı alanında, Hititler döneminden kalan Patasana tabletlerini bulan bir arkeolog grubunun etrafında gelişen olayları anlatan roman hayli sürükleyici. Yörenin yaklaşık 3000 yıllık mazisini merkeze alan yazar, insanoğlunun hiç değişmeyen hırslarını, şiddet eğilimini ve zalimliğini ele almış.

Kimse. 
26 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

İlk sayfalarda kendine bağlamayı başaran bir kitap gerçekten okurken çok eğlendim ama katilin savunması pek de tatmin etmedi beni. İnsanın acımasızlığını, hırsını, ihanetini konu almış ve insanı savunmak için elimizde hiçbir şey bırakmamış. İnsan kötü kabul edelim diyor. Haklı da. Bu kitapta benim karakterim Araras oldu diyebilirim. Onurlu bir yazman..

lutfkurt 
17 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Puan vermedi

''Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım'' bu sözcükler aralarında iki bin yedi yüz (2700) yıl bulunan iki kişinin yazman Patasana ve Timothy'nin ağızlarından dökülen sözcükler. Kitabı okumaya başladığınızda dikkatinizi çekecek bu sözcüklere dikkat edin. Keyifli okumalar :))

Aslıhan Alpaslan 
 21 Kas 13:56, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 7/10 puan

Yazarla ilk defa tanışıyoruz, akıcı ve sıkılmadan okunacak bir kitap, PATASANA , karakterler arasında kaybolmuyorsunuz, basit her zaman karşımıza çıkacak türden insanlar ,ben okurken kimin kim olduğunu çözene kadar kitaptan uzaklaştığım eserleri sevmiyorum.
Kitap insanlık tarihi boyunca hep var olan ve sonunda bizimde sonumuzu getirecek olan cinayeti odak noktası olarak ele almış.
Size ufak tarih bilgileri eşliğinde hırs, merak, sevgi ve aşktan bahsediyor. İki bölümden oluşmasını da çok sevdim. Patasana'nın bölümlerinden sonra günümüz de geçen bölümleri tahmin etmek pek zor olmadı. Katili tahmin etmemi de sanırım izlediğimiz sabun köpüğü filmlere borçluyum.
Yazarın ilk okuduğum kitabı, beğendim ve başka kitaplarını da okuyacağım. Keyifli okumalar...

Yasin YALÇIN 
26 Eki 03:02, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, 10/10 puan

Ahmet Ümit kitapları arasında en sevdiğim kitaptır. Doğu'nun ta Osmanlılar hatta Hititler devrinden beri bitmeyen kanlı yazgısını farklı dönemlerde yaşanan savaşlar ve cinayetler üzerinden şahane bir anlatımla veriyor. Kitapta bir bölüm Hititlerin saray başyazmanı Patasana'nın yaşadıkları kendi ağzından anlatılıyor, bir bölüm Esra ve kazı ekibinin Gaziantep'te işlenen cinayetler eşliğinde işlerini yapmaya çalışması ile geçiyor. Katil ortaya çıkana kadar asla tahmin edememiştim. Zaten ben katilleri hiç doğru tahmin edemem.
Doğu toprakları hem Hititler döneminde, hem Osmanlı'nın son dönemlerinde, hem terör örgütleri tarafından kanla sulandı. Kitapta bu romanlaştırarak çok derinleştirerek verilmiş ve katilin işlediği cinayetlerle anlatmaya çalıştığı şey de bu aslında. Keyifli okumalar...

Kitap yalnızca 
 13 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Eski ve yeni tarihi çok güzel harmanlamış AHMET ÜMİT. Yer mezopotamya aslında zaman farkı da olsa yaşam farkının hiç olmadığı bir diyar. Eğitim şartlarının değişmesi,eşitliğin oluşması, teknolojinin gelişmesi bile bu diyarların kaderini değiştirememiş.insanların öldürülmesi,sırların olması tıpkı hitit döneminde ki gibi bu döneme de yansımış ve yazarımız bunu çok güzel bize aktarmış merakla ve zevkle okunacak bir kitap

Rabia Özen 
21 Kas 01:23, Kitabı okudu, 28 günde, 3/10 puan

Bu kitaba başlarken büyük bir heyecan ve merakla başladım fakat çok üzülerek söylemeliyim ki bir iki günde bir romanı bitiren bir okur olarak bu kitabı bir ay da anca bitirdim burdan da anlaşıldığı üzere kitabı pek beğenmedim sonu şaşırtıcı bitti fakat yazar gereksiz detaylarda kaybolup fazlasıyla sıktı beni bu Ahmet ümitin okuduğum ilk kitabıydı ikincisini okuyacağımı pek sanmıyorum. Saygıyla ve sevgiyle..

4 /

Kitaptan 80 Alıntı

eso.okur 
28 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ben yıllarca bedenimde aynı yöne bakıp farklı şeyler gören iki insanı taşıdım, iki insanın isteklerini aynı anda yerine getirmeye çalıştım. İşin kötüsü ne tümüyle biri ne de öteki olabildim. İkisi arasında bocalayıp durdum.

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 34)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 34)

“Korkunç şeyler yaşamış olmalısın," diye üsteledi Esra.
Timothy onu onaylarcasına başını salladı:
“Ama bir sürü şey de öğrendim. Savaş, bedeli çok ağır ödense de dünyanın en iyi okullarından biridir.”
“Keşke böyle bir okul hiç olmasaydı.”

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit
Alev 
20 Nis 18:26, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi? Ona gülümsemiyor diye anne yavrusundan vazgeçer mi? Tarla tohumdan, başak güneşten, böcek çiçekten vazgeçer mi? Benim senden vazgeçeceğimi nasıl düşünürsün?

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 324)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 324)
Suat Özmen 
26 Eyl 00:18, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

''İnsanoğlu bencil yaratıkların en zekisidir.''

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 507 - Everest Yayınevi)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 507 - Everest Yayınevi)
eso.okur 
14 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ama Aşk kışın açan bir güneşe benzer ya da yazın sıcağında ansızın dökülüveren tatlı sağanağa. Ne kadar delice bir güzelliğe, yaşamı soluk soluğa yaşatan bir tutkuya sahip olsa da geçicidir.

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 256)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 256)

Ama asıl bugünü karanlıktan kurtarmak gerek. Bir halk karanlık ve zulüm içinde yaşarken, yalnızca geçmişi aydınlığa çıkarmak için uğraşmak yeterli değil.

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit