Peygamberin Bir Günü

9,0/10  (6 Oy) · 
12 okunma  · 
3 beğeni  · 
422 gösterim
Peygamber Efendimizin hayatı deyince akıllarda kalan günler, hepsi de İslâm tarihi ve insanlık için birer büyük dönemeç niteliği taşıyan özel günlerdir. Hicret günleri gibi, Bedir günü gibi, Mekke'nin fethedildiği gün gibi özel günler... Onun hayatının 'herhangi bir gün'ü ise, berrak bir şekilde zihinlerimize yer etmiş değildir.

Halbuki, bütün özel günlere rengini ve şeklini veren, 'herhangi bir gün' diye baktığımız günlerdir. Özel günlerin rotasını, o günler belirlemektedir. O halde, bütün bu özel günlerin sırrı Peygamberin bir gününde gizlidir. Onun hayatındaki özel günler, 'Peygamberin bir günü'nü hakkıyla kavradığımız ölçüde anlaşılabilir. Çünkü özel günlerde dışa vuran, sıradan bir günde içe taşınandan başkası değildir.

Peygamberin Bir Günü, bu gerçekten yola çıkıyor; ve bütün insanlık için 'en güzel örnek' olan Peygamber aleyhissalâtu vesselamın hayatını hakkıyla anlayabilmenin vazgeçilmez bir şartı olarak, onun 'herhangi bir günü'ne dikkatimizi yöneltiyor: O, Medine'deki 'herhangi bir gün'ünü nasıl yaşardı? Bir gününde en ziyade dikkati çeken unsurlar neydi? Onun bir gününe rengini veren, bizim hayatımıza da taşınması gereken temel unsurlar nelerdi?

"Peygamber aleyhissalâtu vesselamın özel ve büyük sınanma günlerinde nasıl o destansı tavrı sergileyebildiğini anlamanın yolu, onun herhangi bir gününü kavramaktan geçmektedir" diyor Peygamberin Bir Günü yazarı. Ve bizi, Peygamber aleyhissalâtu vesselamı 'herhangi bir gün'ünde tanıyıp, kendi günlerimizi buna göre yaşamaya çağırıyor.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2008
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789752694576
  • Yayınevi:
    Nesil Karakalem
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

ksk skrn 
08 Mar 15:45, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

İmsaktan gündoğumuna kadar geçen zaman, insana anne karnına düştüğü andan doğumuna kadar geçen zamanı anımsatır. Gündoğumundan öğle vaktine kadarki zaman ise, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını. Öğle vakti, gençliğin simgesidir; ikindi ise insanın her açıdan kemale erdiği kırklı yılların. Nasıl günün meyvesi en ziyade öğleyle akşam arası zamanda, bilhassa ikindi vakti devşiriliyorsa, insan da yaşın kemale erdiği bu dönemde ömrünün en dinamik ve en verimli yıllarındadır. Ve nasıl ikindi sonrası güneşin ışığı ve ısısı giderek zayıflıyorsa, ömrün ikindisinden sonra da insan kuvvetten düşmeye, istidadça zayıflama emareleri göstermeye başlar. Artık hastalıklar sık sık uğramaya başlamıştır ömür semtimize. Yorgunluklar, za'fiyetler hakeza... Sonra ömrün akşamı başlar. 'Yaşlı'dır artık insan; yaşlılığın izleri giderek belirginleşir ve sonra bedenimizin iyice çöktüğü ömrün 'gece'si günler gelir. Sonra da ölüm gelir. Bu dünyadaki ömrümüzün sonudur ölüm; ama bir diğer açıdan, yarınsız bir günün sonsuz sabahına uyanışımız...

Peygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 90)Peygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 90)
ksk skrn 
06 Mar 13:08, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hayatımızı herhangi bir günde nasıl yaşamış, hayatın gündelik akışı içinde ne gibi niteliklerle donanmışsak, özel günlerimize de bunlar yansır. Sıradan günler içinde neyi önceleyip neleri önemsemiş, neyi düşünüp neyi ardımızda bırakmış isek; yüz yüze geldiğimiz özel sınanma günlerinde ona göre şekil alır davranışımız. Özel bir günde dillere destan bir mertlik göstermeyi, herhangi bir günde de mert olabilen biri başarır mesela. Herhangi bir günde kolayca yalan söyleyen birini, o özel sınanma günlerinde dürüst bir insan olarak bulamazsınız. Herhangi bir günde feragati başaramayan, özel güne kahraman yazılamaz. Ancak herhangi bir gününü gereğince, layıkınca yaşayan biri 'özel gün'lerde zirveyi bulur.

Peygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 21)Peygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 21)
ksk skrn 
06 Mar 12:24, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ama insan kainatın içindedir; ve kainatın her bir şeyine bakıp kainatın bütününde bir amacın varlığından emin olsa bile, bu varoluş amacını kavrayıp kuşatamaz. Bütün insanlık biraraya gelse ve kainat için bir anlamın ve amacın gerekliliği üzerinde ortaklaşsa bile, bu anlam ve amacın ne olduğunu kavrayamazlar. Bu, denizdeki balığın denizin ötesini, yumurtanın içindeki civcivin dışarıdaki dünyayı büsbütün kavrayıp kuşatması kadar zordur. Açıkcası, imkansızdır.

Peygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 16)Peygamberin Bir Günü, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 16)