Peynir ve Kurtlar Bir 16. Yüzyıl Değirmencisinin Evreni

7,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
650 gösterim
On Altıncı Yüzyılın Sonları. İtalya'nın bir dağ köyünde herkesin Menocchio dediği bir değirmenci yaşar. Latincesi kıt olan bu yoksul köylü koskoca Engizisyon'a meydan okur. Eline geçen, halk diline çevrilmiş, içlerinde Kuran'ın da bulunduğu bütün kitapları okuyan Menocchio, o karanlık çağda kendi evren kuramını yaratır. Ona kalırsa dünya, kaostan, bozulan peynirde oluşan kurtlar gibi türemiştir. Tanrı, gücünü herkese; "Yahudiler'e, Türkler'e, Hıristiyanlar'a ve hatta sapkınlara" eşit olarak vermiş, kimseyi kayırmamıştır. İsa'ya gelince, o da sıradan, yoksul bir köylüdür. Cehennem de araf da papaz ve keşişlerin halkı soymak için uydurdukları şeylerdir. Engizisyon karşısında bir türlü geri çekilmeyi bilmeyen bu bilgiye susamış köylü, bütün din iktidarını karşısına alır. Yargıçlarına, "beni ölüme yollarken siz benden çok korkuyor olabilirisiniz," diyen ve inançlarını inkâr etmediği için diri diri yakılan metemetikçi filozof Giordano Bruno ile aynı dönemde, Engizisyon tarafından ölüme mahkûm edilir.Ginzburg, halk kültürünün iktidar karşısındaki konumunu incelerken, günümüze kalan belgeler ve Engizisyon kayıtlarından yola çıkarak tarihi yeniden yazıyor. Peynir ve Kurtlar, bir detektif romanı gibi okunan, kışkırtıcı bir kitap...
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    214
  • ISBN:
    9789753420983
  • Orijinal Adı:
    İl Formaggio E İ Vermi: İl Cosmo Di Un Mugnaio Del 1500
  • Çeviri:
    Ayşen Gür
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
 17 Oca 20:37, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Menocchio okumayı seven ve okudukları ile gerçekleri sorgulamaya çalışan bir değirmenciydi. Kiliseyi Kutsal Ruh'un yönettiğine inanmadığını, papazlar kendi keyiflerine bakarken halkı da susturabilmek için ellerinin altında tutmak istediklerini ve ekonomik gücün de kilisenin kontrolünde olduğunu dile getiriyordu. Ayrıca İsa Mesih' in asla ebedi Tanrı olmadığını, İsa Mesih'in ebedi Tanrı olsaydı kendisini yakalayıp çarmıha germelerine izin vermeyeceğini, çarmıha gerildiğine göre Tanrı olamayacağını dile getirmesi üzerine, 28 Eylül 1583 te Menocchio, Engizisyon' a ihbar edildi. Sonrasındaki 104 günlük sorgulama sürecinde zaman, zaman affedilmesi yönünde fikirlerinden vazgeçtiğini belirten yalvarmaları olsa da Engizisyon cezalandırılmasına karar vermiştir.
Yaklaşık iki yıllık esaretten sonra bir takım şartlarla serbest bırakılsa da, yeniden depreşen fikirlerini dile getirmesi nedeniyle tekrar sorgulanmak sureti ile tutuklanarak idam edilmiştir.
Kitabın tanıtım yazısı fevkalade olayı güzel dile getirmiş, 16. Y.Y. sonlarında meydana gelen bu durum ile günümüz kıyasladığınızda insan ister istemez medeniyet ve insanlık ne kadar mesafe kat etti diye sormadan edemiyor…
16. Yüz Yıl da ki bir değirmencinin okuma hırsı, okuma azmi ve yanlışları dile getirme yürekliliğine hayran olmamak elde değil. Zor şartlarda ve baskı altında okumaya çalışan, sorgulayan bir insan ile her türlü imkanın elinde olmasına rağmen okumayan ve sorgulamayan şimdiki neslin muhasebesini sizlere bırakıyorum…

silaes 
10 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tarihe damga vurmasına ''tarihçiler ''tarafından izin verilmeyen sıradan bir değirmencinin tarihteki izi. Şükür ki artık değişen tarih bilimi ve algısıyla bu tarz hikayelerle daha çok karşılaşacağız.

Kitaptan 4 Alıntı

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
16 Oca 16:00, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Aslında bir insan ne kadar çok bildiğini sanırsa, o kadar az biliyor demektir.

Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 39 - Metis)Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 39 - Metis)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
16 Oca 16:12, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

" Günah çıkarma konusunda da şunları söylüyordu: "Ha papaza ya da keşişe gidip günah çıkarmışsınız, ha bir ağaca, hiç fark etmez." Engizisyoncu bu sözlerini anlamını sorduğunda da Menocchio kendinden hoşnut bir ifadeyle açıklıyordu: "Eğer bu ağaç günaha karşı verilecek ceza konusunda bilgi sahibiyse, ne ala; eğer bazı insanlar, işledikleri günahın nasıl bir ceza gerektirdiğini bilmedikleri için, bunu öğrenmek üzere papazlara gidiyorlarsa, bu sorun çözüldüğü anda papaz aramalarına da gerek kalmaz; cezanın ne olması gerektiğini bilenler için bu zaten gereksizdir." Onlar, papaza gitmek yerine "yüreklerindeki Tanrı'ya günah çıkartmalı ve günahlarının bağışlanması için yakarmalı dırlar."

Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 40 - Metis)Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 40 - Metis)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
16 Oca 17:44, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Ölüyü defnetmeyi ticarete çevirdiler
Sanki bir çuval yün ya da bibermiş gibi:
Bu işlerde çok açık gözdürler
Önce parayı avuçlarına saymazsan
Ölü yü kabul etmezler bile;
Sonra da gidip yer içerler
Para ödeyenlerle dalga geçer,
Güzel yataklarda, zengin sofralarda hayatın tadını çıkarırlar.
Bir zamanlar benim olan Kiliseyi
Daha da öneriıli bir ticaret haline soktular.
Aralarında paylaşıp her türlü nimeti
Bir şeyi olmayanlar için kıllarını bile kıpırdatmadılar.
Bana göre şeytanca bir günah
Kilisemi pazar yerine çevirmek
Daha fazla arpalığı olanı kutsamak;
Daha az dua etmiş, ibadeti başlamış, ne gam.

Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 59 - Metis)Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 59 - Metis)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
16 Oca 16:29, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

1574' te Venedik yetkilileri bölgedeki tefeciliği önlemek için "hiçbir alacaklının ısrarıyla,
kendi istekleriyle vermeleri haricinde, köylülerin toprakta çalışabilecek nitelikteki küçük ya da büyük bir hayvanına, hiçbir çiftlik aracına haciz konulamayacağını" ilan ettiler. Ek olarak "alacaklıların açgözlülüğü sonucu, verilen borç karşılığı ürünlere daha biçilmeden, fiyatın en ucuz olduğu dönemde el konulduğu için ezilen köylülerin koşullarını yükseltmek üzere" alacaklıların ancak 15 Ağustos'tan soma alacaklarını talep edebilecekleri emre bağlandı.

Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 45 - Metis)Peynir ve Kurtlar, Carlo Ginzburg (Sayfa 45 - Metis)