0,0/10  (0 Oy) · 
11 okunma  · 
1 beğeni  · 
499 gösterim
Eleman ben, ajan 67 numaranın XXX anlatısı burada, bu kitapta başlıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin XXX kentine XXX ülkesinden gelen namı diğer Pigme'nin.

Burada, geniş soluklu inek baba, tavuk anne, kedi kız kardeş ve domuz köpek erkek kardeşle birlikte yaşayacağım. Tabii kısa bir süre. Kargaşa Operasyonu'yla emperyalist düzenin ve bu düzenin sahipleri, en çok nefret edilen Amerikalıların canına okuyana kadar. Dönek Yahudi, kokuşmuş dahi, atom bombasının babası Robert Oppenheimer'ın dediği üzere, "Ölüm gibi, dünyaların yıkıcısı olacağım ben".

Tüm kitaplarında, vahşi kapitalist sistemin ve bu sistemin parçası tüketim toplumunun ona damgasını vuran klişeleriyle birlikte en iyi eleştiren yazarlardan biri olan Chuck Palahniuk, Pigme'de iki farklı sistemin, liberal kapitalizmin ve otoriter devletçiliğin adeta otopsisini yapıyor. Bunu yaparken de yine iğrenç, edepsiz, pervasız bir dil kullanmaktan, tüm putları teker teker kırmaktan, yüz kızartmaktan ve karın ağrıtmaktan çekinmiyor. Ancak bu defa, zekâ dozu çok yüksek hikâyesine mizahı da bolca katmış, hatta aranırsa içinde aşk bile var.
Pigme'yi okurken her zamanki gibi anarşist ruhunuz harekete geçecek. Ancak bu defa bolca eğleneceksiniz de. İçinizden kapitalizme, faşizme bir uçan tekme atmak geçecek, Pigme'nin her fırsatta yaptığı ya da yapmayı hayal ettiği gibi. Kısacası, her şey var bu kitapta, aşk, cinayet, kahkaha, ayaklanma, devrim ve ihanet...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789755396736
  • Orijinal Adı:
    Pygme
  • Çeviri:
    Gökçe Çiçek Çetin
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

Kurşun geçirmez camın ardındaki pasaport polisi, bir yandan beni tepeden aşağı süzüp bir yandan da pasaportumu açıp içindeki bilgileri kontrol etmeye koyulurken, “Uzun yoldan geliyorsan ha, evlat” diyor. Adam, uzun boyu nedeniyle çok eskiden ölmüş kafes hayvanları gibi; bütün gün, ayak damarlarında biriken kan, soruyor. “Kaç yaşındasın, evlat?”

Parmaklar bir, iki diye göstererek, on üçe kadar sayıyor.

“Demek, on üç yaşındasın” diyor adam. Camın ardından, “Yaşına göre çok ufak tefek değil misin?” diye ekliyor.

Eleman ben, bir bir, bir üç gösterip anlatıyor. Parmakları yüzüne doğru uzatarak, tekrarlıyor: on üç.

Eleman ben demir yumruğuyla ani ateş patlaması, pow-bang hamlesi yapabilir ve kurşun geçirmez camı kırıp parçaladıktan sonra Çarpan Kobra Hızlı Ölüm hareketiyle pasaportçunun soluk borusunu delebilirdi.

Eleman benin dili damağının arkasına dokunup azı dişlerini, içine siyanür kapsülü yerleştirilmiş dişini yalıyor, ısırmadan üzerinde dolaşıyor. Daha değil. Dilin dokunuşuyla dişler ıslanıyor, kayganlaşıyor. Yutkunuyor ve parmakları göstererek altıya kadar tek tek sayıyor. Pasaport polisine bir ailenin yanında değişim öğrencisi olarak altı ay kalacağını anlatıyor.

Pigme, Chuck PalahniukPigme, Chuck Palahniuk

Bu ajan yalnızca, “Teşekkür ederim, pek saygın madam yaşayan iskelet” diyor. Görevin bir an önce başlaması dileğiyle geleceğe havale ediliyor.

Resmi kayıtlara geçsin: Hepsi işlenmiş, hepsi renk renk paketlenmiş birbiriyle yarışan şeylerin yığıldığı perakende dağıtım merkezi bir köstebek yuvası gibi iç içe geçmiş koridorlarla dolu. Geniş alan, her renkte göz alıcı malla örülmüş duvarlarla bölünmüş. Bütün bu malların üzerine şöyle kazınmış: “Sev beni.” “Bak bana.” Milyonlarca konuşan, yalvaran şey. Kraliyet tahtının sahibi taçlandırılmış Amerikalı tüketici ya bunları kurtarıp eve götürecek ya da yok oluşa terk edecek. Etiketteki sözcükler kulakları yakıyor, gözlerde patlıyor. Ellere, “Alın beni” diye çağrı yapıyor, ölen şeyler. Burada hepsinin, saat tik taklarıyla sayılı faydalı hayatları. Ölen mallar, ölen alıcılar. Ölen köle kadın “Doris.” Ne acıklı, ne umutsuz.

Pigme, Chuck PalahniukPigme, Chuck Palahniuk

Tavuk anne, “Senden bir Amerikalı yaratacağız” diyor. Otomobil anahtarları şıngırdıyor, durmak bilmeyen gaga çene açılıyor ve ev sahibi anne. “Ya da Yüce Tanrı’ya ahdimiz olsun, bu yolda öleceğiz” diyor.

Pigme, Chuck PalahniukPigme, Chuck Palahniuk