Pijamalılar

8,5/10  (6 Oy) · 
20 okunma  · 
6 beğeni  · 
844 gösterim
Rıfat Ilgazın kendi yaşantısından yola çıkarak yazdığı Pijamalılar adlı romanı, verem hastanelerinde yaşam mücadalesi veren hastaların hem güldürüsü hem de dramıdır.
Bu hastane odalarının müdavimleri Musluk Nuriler, Nalbant Şevketler, Kekeme Kemaller, Mercimek Fahriler, Takmakaş Şükranlar ve diğerleri...

Hastalıklardan olduğu kadar hastanelerden de çok çekmiş bu insanların öyküsü, sevgi ve dostluğun en canlı hallerine de tanıklıklar sunuyor.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9786053606025
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
KubraYSN 
 26 Mar 19:25, Kitabı okudu, 8/10 puan

Bazı kitapları okurken sıkılıyorum.Hemen bitsin istiyorum,sonuç nereye varacak diyorum.Sonra bitirince aradan beş dakika geçiyor,bir gözümün önüne getiriyorum kitabın olay örgüsünü,karakterlerini,aslında diyorum güzel kitaptı.Bu da onlardan biri oldu benim için.Kitapta bir verem hastanesinde aynı odada kalan insanların diyaloglarını anlatıyor yazar.Kendine de bu karakterlerden biri olarak yer vermiş.Biraz gözlemci olarak kalmayı tercih etmiş.Kitapta çok fazla tıbbi terim var anlamak biraz zor oluyor,hatta çoğu espride tıbbi terimler üzerinden olunca pek çok tıpçının içinde espriyi kaçırmış insan olarak kala kalıyorsunuz.
Bir ara hastanede kalmış biri olarak tasvir ettiği koridorları odaları gözümün önüne getirdim.Ben bir gece yattım ama diğer odaların önlerinden geçerken gördüğüm sessizliği unutmam.Artık insanların yüzünde durumu kabulleniş var bir mahzunluk.Yanındaki refakatçiyle bile kısıt sesle konuşuyorlar,azami bir kaç cümle dışında ortalık gene sessiz.Kapıdan gelen insanlara karşı tepkisizler.İster istemez sende de bir sessizlik oluşuyor hastaneye girince.Kitabın bendeki etkisi tamda bu noktada oldu.Resmen bendeki tüm hastane algısını yıktı.Bir oda düşünün her gün kan kusarak yatan insanlar.Ve bir odada en az 6 kişi var.Yanlarında refakatçi yok,yakın olarak saydıkları o odadaki bir avuç, kendi gibi hasta var sadece.Hepsi birbirinin ailesi olmuş durumda.Özellikle bazıları müdavimi olmuş oraların,ahbaplık başlamış.Öyle insanlar düşünün birbirlerinin hem annesi,hem babası,hem hasta bakıcısı ve hatta doktoru olmuş.
Dayanışmanın asıl anlamını hatırlatırken,ölümün kol gezdiği ortamda bile gülümsemenin önemini hatırlattı bana kitap.Ve en zor zamanınızda candan,samimi ve halinizden anlayan üç beş insan bile yeter.Yeter ki yollarınız birleşsin.

Kitaptan 1 Alıntı