Puslu Kıtalar Atlası

8,7/10  (464 Oy) · 
1.257 okunma  · 
357 beğeni  · 
5.857 gösterim
Bir “ilk kitap”, Türkçe edebiyatta yeni ve pırıltılı bir yazar... “Yeniçeriler kapıyı zorlarken” düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: “Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır.” Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve “puslu kıtalar” üzerine bir roman. Hulki Aktunç’un önsözüyle...
  • Baskı Tarihi:
    1995
  • Sayfa Sayısı:
    238
  • ISBN:
    9789754704723
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Murat Sezgin 
 20 Haz 16:20, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Tarih ve felsefenin iç içe olduğu kurgusu müthiş düşünülmüş bir fantastik roman.

Felsefenin "Varlık nedir?" sorusu cevaplanmaya çalışmış. Uzun Ihsan Efendi'nin eline Rendekâr'ın ( René Descartes ) Zagon Üzerine Öttürme ( Metot Üzerine Konuşma ) kitabı eline geçer ve bu soru hakkında düşünmeye başlar. "Düş gördüğümden şüphe edemem. Düş görüyorum öylese ben varım. Varım ama ben kimim?" Bunları düşünürken de olaylar bir yandan cereyan etmeye başlar.

Descartes'in fikirleri Sofie'nin Dünyası adlı kitapta şöyle dile getirilmiş:

"Descartes şöyle yazıyor bu konuda: 'Konuyu iyice düşündüğümde, uyanık olmayı rüyadan kesin olarak ayırt etmeye yarayacak hiçbir belirti bulamıyorum.' Ve devam ediyor: 'Bütün yaşamın da bir rüya olmadığından nasıl emin olabilirim ki?'"
..........
Herşeyden şüphe ediyordu ve kesinlikle emin olabileceği tek şey de buydu. Sonra da şunu fark etti: Çok emin olabileceği bir şey vardı ve bu da şüphe etmekte olduğuydu. Ama eğer şüphe ediyorsa, düşünüyor olmalıydı aynı zamanda ve eğer düşünüyorsa, düşünen bir varlık olduğu da kesindi. Ya da kendi deyişiyle:'cogito, ergo sum.'(Düşünüyorum öyleyse varım)(sayfa 270).

Bundan hareketle Uzun Ihsan Efendi Rendekâr'ın kendisiden başkası değildir.

Gerçekten güzel bir kitap. Keyifli okumalar.

Kağan K. 
10 Eki 20:58, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 9/10 puan

İlk defa İhsan Oktay Anar okudum ve yazarın üslubunu ve kitabın kurgunu beğendim.Daha ilk sayfalarda yazarın ustalığı belli oluyordu.

KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM:


1.Herşeyden önce bu kitap tarihi bir roman değil,bana göre fantastik bir roman.Bu konuda itirazlar gelebilir ama dikkatle okunursa yazarın kendisi diyor romanında,bu bir düştü,sen benim düşümdesin,sen ben zihnimin ürünüsün...gibi ifadelerle yazdığı eserin tamamen fantastik bir kurgu olduğuna işaret ediyor.Rüyalara gönderme de cabası.


2.Ülkemizde düşle gerçeğin iç içe geçtiği nitelikli bir esere pek rastlamadım,Tanpınar'ın ustaca yazdığı Hikayeler dışında.Bu konuda yazar çok başarılı,kitabı okurken bir yandan hep düşündüm olayları nereye bağlayacak diye.Olayların bağlanma şekli kusursuza yakındı.Birbirinden farklı karakterleri kitabın bütünlüğünü içinde eritme liyakatla yapılmış.Ülkemizde buna benzer fantastik bir eser eksikliğini gideren yazara teşekkür ediyorum ülkemiz adına.


3.Kitabın içeriği çok zengin,atmosferi harika.Renkli kişiliklere renkli mekanlara yer vermesi birbirinden farklı karaktelere yer vermesi çok güzel.


4 BU KISIM SPOİLER İÇERİR !.Sofie'nin Dünyası kitabını örnek alması ve ana kurguyu onun üstüne kurması zayıflık.Yazarın,yazdığı eserin içine dahil olup UZUN İHSAN EFENDİ vasıtası kendi zihninde yazdığı karakterlerle sohbet etmesi (BÜNYAMİN) eseri güçlü kılmış ama taklit olması,özgün olmaması kötü olmuş.Bu konuşma Sofie'nin Dünyası kitabında da ona çok benzer şekilde vardı.Yazarın kurguyu yazarken bu esere aşırı bağlı kalması onun özgünlüğünü zedeleyen bir tutum.


5.Karakterlerin psikolojilerine neredeyse hiç yer vermemesini edebiyat açısından eksiklik olarak gördüm.


6.Kitap çok akıcı şekilde yazılmış,herkesin okuyup anlayabileceği kadar basit yazılmış.Yazarın her seviyede okuyucunun anlayabileceği kadar yazması yani herkese hitap eden bir eser miras bırakması takdire şayan.


7.Yazarın dili çok hafif,kitabın anlaşılması da okunması da hiç zor değil.Ayrıca bazı okuyucuların dediği gibi kitaptaki sözlükler hiç de zor değil kelimeler bilinmese bile cümleninin anlamından rahatlıkla anlaşılır çoğu,bu konuda hiç zorlanmadım.Şahsen bana eski kelimeler ile yazılmış A.HAMDİ TANPINAR eserlerinden kullanılan kelimeleri anlamak bana çok daha zor gelmişti.


8.Kitap bence felsefe anlamında çok parlak değil,düş içinde düş,yazarın zihninde kendi yazdıklarına gönderme,rüyalar ve varoluş sorgulaması güzel.Ama yeterli mi pek değil bana göre.Yazar alt metinlerle vermek istediği mesajları destekliyor ama yine de düşünce anlamında biraz eksik kalmış.Şimdi bu yazdığıma itiraz edeceklere şimdiden cevabım;DAVA,ŞATO,DÖNÜŞÜM başlı başına varoluş sorgulaması yapan KAFKA'nın en değerli kitaplarıdır,sadece KAFKA'NIN mı ? Hayır.Dünya edebiyatında en iyiler arasında gösterilir bu benzersiz eserler.


9.Türkiye'nin bana göre en iyi yazarları (okuduğum yazarlar arasında) Oğuz ATAY ve A.Hamdi TANPINAR eserleridir.Bu yazarların yazdıkları eserlerinde sadece kurgu yönünden,karakter psikolojilierini de yani karakterleri de aynen gerçek hayattaki gibi bütün duygusal ve mantıki benliklerine inen yazarlardır.Bu sitede bazı kişiler Oğuz ATAY eserleri ile kıyaslamaya kalkmış onlara hiç katılmıyorum.TEHLİKELİ OYUNLAR kitabı da TUTUNAMAYANLAR'DA edebiyatımızda zirve yapmış kitaplardır Ayrıca TANPINAR'IN benzersiz eseri SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ dahil.Kurgu yönünden de edebiyat zenginliği anlamında da bu kitapla pek bir alakası yok o üç kitabı ancak dünya edebiyatın zirve kitaplarından biri KAFKA'NIN şaheseri DAVA gibi kitaplarla kıyaslayabilirsin.


10.Ülkemizde yazılan şu an için benzersiz eseri herkese tavsiye edebilirim,Sağlam,güzel ve nitelikli bir eser.Ama bu kurgudan bu büyülü dünyadan çok daha üstün bir eser yazılabilirdi.Ama yazara çok güveniyorum çok çok daha iyisini yazabilir ilerde belki Türk Edebiyatında zirve yapan eserler arasında yer alır yazarın ilerde yazacağı kitap,bir SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ gibi ya da TUTUNAMAYANLAR gibi...

ESRA KADIOGLU 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Merhaba :) Puslu Kıtalar Atlası gerçekten beni benden aldı... Okumayan arkadaşlarım , Mutlaka okumalısınız. Bünyamin'in sıra dışı macera dolu hikayesi, sevgili Yazar'ımızın inanılmaz güzel cümleler ve bu cümleleri birbirine bağlaması inanılmaz etkiliyor insanı. Çok fazla yazmayacağım, spoiler vermek istemiyorum. Herkes okuyarak tadına varmalı diye düşünüyorum....

Eren 
 25 Nis 11:04, Kitabı okudu, Puan vermedi

“Bünyamin, babasının yatağında kıvrana kıvrana sayıkladığını farkettiğinde onu hemen uyandırdı. Arap İhsan yeğenine, eğer fazla yiyip içip rahat döşeklerde çelebi uykusu uyursa, işte böyle kabuslar göreceğini söylerken, Alibaz, uyanan adama hayretle bakıyordu. Çünkü üç yaşına kadar afyon ruhuyla sızdırılan bu zavallı yavrucakta uykusuzluk illeti vardı ve yıllardır gözüne bir damla uyku girmiş değildi. Şimdi artık pek emin olmasa bile, esneyen ve yataklarında horlayan insanların bir tür oyun oynadıklarını elinde olmadan düşünüyordu.”
Osmanlı İstihbarat Örgütü’nden tutun da darphaneye, dilenci loncasına, korsan denizcilere, lağımcılara varıncaya kadar döneme dair bahsi geçmeyen, girilip çıkılmayan neredeyse hiçbir kurum, kuruluş ve meslek dalı kalmamış. Üstelik bunların çalışma mekanizmaları hakkında detaylı bilgiler de verilmiş ki bu kadar detaylı bir anlatım için kapsamlı araştırmalara dayalı bir bilgi birikiminin gerektiği kuşkusuz.

Düşlerle gerçeklerin, okuyucuyu daha çok etkilemek üzere kimi zaman yarışa girdikleri, kimi zamansa kol kola girip dans ettikleri bir eser Puslu Kıtalar Atlası. Zaman zaman neyin düş, neyin gerçek olduğunu çözebilmek dahi güçleşiyor fakat yazar tarafından verilmek istenen de bu sanki. mutlu okumalar ...

Ahmet Samsa 
30 Eyl 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

Puslu Kıtalar Atlası okurken çok keyif aldığım bir kitaptı. İlgi çekici bir konusu olan bu romanın her bölümünde sanki farklı bir hikayeye başlandığını zannediyorsunuz fakat ustaca ana konuya bağlanıyor. Puslu Kıtalar Atlası'nda Osmanlı'nın bir dönemine ait ilginç bilgiler ve zaman ve varoluş hakkında felsefi yorumlar bulabilirsiniz. Tehlikeli Oyunlar'ı okurken bir gece kafa dağıtmak için elime aldığım roman hızlıca beni Konstantiniyye'nin arka sokaklarına ve puslu düşlerine çekti. Zaman ayırabilsem çok daha kısa sürebilirdi. Tavsiye edilir.

BİROL COŞKUN 
21 Eki 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 10/10 puan

Olaylar, konular inanılmaz bir şekilde dokunmuş. İlk üç-beş sayfada dil biraz ağır gibi başlasa da anlatım ve konu sizi kitaba sıkı sıkıya bağlıyor, çerez gibi bitirmeden kurtulamıyorsunuz. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve çok beğendim.

Yasemin Yavuz 
02 Oca 10:56, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 10/10 puan

Öncelikle okuduğum ilk İhsan Oktay Anar kitabı olmakla birlikte kesinlikle son olmayacağını belirtmek isterim. O kadar keyifle okudum ki hemen diğer kitaplarının araştırmasına giriştim.
Hikaye biraz karışık kabul ediyorum ve dili biraz ağır. İçinde anlamını bilemediğim,hikayenin kurgusundan çıkaramadığım bir sürü kelime olmasına rağmen sorun etmeden masalı okumaya devam ettim. Masal diyorum çünkü gerçekten bir masalı dinliyor muşçasına hissettim. Ortaya sürpriz bir şekilde çıkan bir sürü karakter ve acaba bir daha nerede karşıma çıkacak diye sayfaları yutarcasına okumak inanılmaz keyifliydi.
şimdi size bir soru sormak isterim. Sırada hangi kitabını okumalıyım? Hangisini okumamı tavsiye edersiniz?

Bekir İstanbul 
 13 May 20:15, Kitabı okudu, 5 günde, 9/10 puan

Çok zekice kurgulanmış, çok sürükleyici, içinde birbiriyle bir şekilde bağlantılı yüzlerce olayın olduğu zengin ve "pis" bir kitap...

Askerler, casuslar, bilginler, dilenciler, afyoncular, şarapçılar, kumarbazlar, kabadayılar yani türlü türlü insanlar var kitapta. Eski zamanda geçiyor olaylar. Osmanlı devleti zamanında bu kadar çok şarapçı, bu kadar çok dilenci mi varmış? Hiç zannetmiyorum. Bu bir roman, tarih kitabı değil diyebilirsiniz fakat yirmi dile çevrilen bir kitapta bazı şeyler daha güzel, daha nezih anlatılabilirdi...

Düşlerle gerçeklerin iç içe geçtiği, bol bol felsefenin olduğu, gizem ve maceranın hep devam ettiği sürükleyici bir kitap.

Kitap son derece akıcı bir üslupla yazılmış ve oldukça sürükleyiciydi. Şahsen olay örgüsünü ve olayların birbirleriyle olan bağlantılarını çok zekice buldum. Tarz olarak Marquez'e, yapı olarak da Binbir Gece Masalları'na benzettim. İhsan Oktay Anar'ın kalemi oldukça yetenekli.
Yaşadığımız bu hayat bir rüyadan mı ibaret?

Furkan 
30 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Okurken vay canına dediğim nadir kitaplardandır :)

Kitap gerçek hayat ve rüyalar arasında sandığımızdan daha güçlü bağlar olduğunu anlatıyor ve yaşamında aslında bir rüya olduğunu söylüyor.
Rüyaların aslında basit hayaller olmadığını tamamen gerçek hayattan olup gerçek hayata etki edebildiğini anlatıyor..
Yazar olaydan olaya atlarken temelde yüzyıllardır insanların kendilerine sorduğu 'ben kimim' sorusunu vurguluyor..
İnsanın düşünce gücüne de değinen yazar herşeyin kendine inanmada bittiğini savunuyor ki bencede haklı :)

Ve kitabı okurken oldukça şaşırtıcı düşüncelere denk gelebilirsiniz, bunun garantisini verebilirim :)
'Düşünüyorum o halde varsın' bunlardan biri sadece :)

Kitaptan 78 Alıntı

Murat Sezgin 
19 Haz 18:36, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Yaşanılananlar, görülenler ve ögrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 91 - İletişim Yayınları)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 91 - İletişim Yayınları)
Aysel Omurtak 
08 Kas 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 90)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 90)
Ali Yalçın 
30 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Ateş dediğimiz güç nasıl ki odunla beslenirse akıl da bilgiyle beslenir."

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 152)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 152)
Damla Özdemir 
26 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı."

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 91)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 91)

''Düş görüyorum" dedi. "Düş gördüğümden şüphe edemem. Düş görüyorum, öyleyse ben varım. Varım ama ben kimim?''

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 45)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 45)
Damla Özdemir 
26 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

''Düşündüğüm için ben var değilim, sizler varsınız. Sizler benim zihnimdeki düşüncelerden ibaretsiniz.''

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 190)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 190)

_"Eğer bu dünyadaki en büyük amacin bilmekse,daha öğreneceğin çok şey var" dedi,"Belki de bunlari benden öğreneceksin.Çünkü bazilari bilgiyi medresede,bazıları viranelerde ararken,ben onu başka bir yerde ariyorum.Peki sen nerede ariyorsun?".

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 122 - İletişim)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 122 - İletişim)
soğuk nevale 
10 Ara 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sabah ezanları okunmaya başladığında yatağından kalkıp elini yüzünü yıkadı. Aynada makasla bıyığını sünneti şerifeye uygun olarak düzeltirken uykunun bir uyanış ve düşlerin de gerçeğin ta kendisi olduğu fikri kafasını meşgul etmeye başlamıştı. Az önce uyanıp gözlerini gerçek dünyaya açarak yatağında gerinmeye başladığında belki de bir uykuya dalmıştı. Eğer bu doğruysa, şimdi gördüğü her şey bir düştü. Gördükleri ister gerçek ister düş olsun, bundan gerçeği ya da düşü gören bir özenin varlığı çıkıyordu. Şu durumda bütün bunları gören bir kişi olarak o, vardı. "Rendekar'ın dediği gibi ben varım" diyordu, "Peki ama ben kimim? ayna bana İhsan Efendi olduğumu söylüyor, rüyamdaki ayna ise Bünyamin olduğumu söylüyor. Ben kimim? Bütün bunları gören özne aslında kim?"

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 1)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 1)
8 /

Kitapla ilgili 1 Haber