Rozalya Ana

0,0/10  (0 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
470 gösterim
Romanlarında genellikle toplumsal meselelere, kitlesel hareketlere dikkat çeken Sevinç Çokum,
Hikâyelerinde daha çok insan hayatının gözden kaçan inceliklerine işaret ediyor. Rozalya Ana'da ise kadın olmaya, "acı coğrafyalarının kadınlarına"yoğunlaşıyor. Göç veren topraklarda kalan taraf olmanın ağır yükünü Rozalya Ana'nın şahsında anlatıyor.
Rozalya için zaman neydi ki... Yetişeceği bir şey değildi artık zaman... Gençliği ötede kalmıştı. Bir trenden el ediyordu, arkadan sıkma başörtüsü, duru yüzü, çekme gözleri, hüzünle bükülü dudaklarıyla... Tren sarsılarak pamuk tarlalarının arasından geçiyordu... Ve sarı toprağın ötesinde bir yerde kara bir nokta olarak kayboluyordu. Gençliği buydu ne zaman hatırlasa...
Giderlerdi. Yün başlıkları, çamurlu kaba çizmeleri, kızarmış yüzleriyle seçilen bu adamlar gittikleri gibi ortalığa terk edilmiş şehirlerin ıssızlığı çökerdi... Rozalya Ana için değişen bir şey yoktu. Kocası Mustafa buraya gelmeden önce ölmüştü... Görememişti sarı evciğin şu yarım duvarlarım...
Acaba Rozalya görecek miydi bittiğini?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    150
  • ISBN:
    9786055107161
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Büşra Ekmen 
11 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

İnsan yeryüzünde nereye giderse gitsin, yanında bir parça gün ışığı, bir avuç yeşillik, bir tepenin hayali çizgilerini,kulağına çarpmış birkaç kahkahayı götürebilirdi..Ben de öyle yapacaktım.

Rozalya Ana, Sevinç Çokum (Sayfa 39)Rozalya Ana, Sevinç Çokum (Sayfa 39)