Ruhun Tutkuları

8,5/10  (2 Oy) · 
9 okunma  · 
3 beğeni  · 
918 gösterim
Bu yaşamdaki tüm iyilikler ve kötülükler yalnızca tutkulara bağlıdır. Dahası ruhun ayrıca kendi hazları olabilir. Ama bedenle ortak olan hazlarına gelince, bunlar tamamıyla tutkulara bağlıdır; öyle ki bunların en fazla heyecanlandırdığı insanlar bu hayatın zevklerini en çok tadabilenlerdir. Tutkularını iyi kullanmayı bilmedikleri ve talihleri de ters gittiği zaman, en büyük acılarla karşılaştıkları da doğrudur. Ama bilgelik de asıl itibarıyla bu hususta faydalıdır, tutkulara hâkim olmayı ve onları maharetle kullanmayı öyle bir öğretir ki, neden oldukları kötülükler gayet katlanılabilir hale gelir ve hatta hepsinden sevinç payı bile çıkarılabilir.

Descartes'ın ölümünden kısa süre önce, 1649'da kaleme aldığı Ruhun Tutkuları, filozofun tasvir ettiği felsefe ağacının dallarına uzanan bir ahlak incelemesidir. Ancak tutkuları mutluluk ve özgürlük için bir engel olarak gören Stoacı geleneğe karşı tutkuları rehabilite eden Descartes'ın yaklaşımı bir ahlakçı tavrı değil modern anlamda söylersek, bir nörofizyoloğun tutumudur. Böylece adeta filozofun vasiyet eseri olan bu çalışmanın ana konusu, ruh ve beden arasındaki biyolojik birliğin oluşturduğu failin insani özelliği, sonra da ahlaki bir bireydir ve Descartes gerçek anlamda bir etik sunmaktan ziyade yönteminin son meyvesi olarak bir "pathos" projesi tasarlar.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    173
  • ISBN:
    9786050203509
  • Çeviri:
    Murat Erşen
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sergen Özen 
 15 Mar 19:31, Kitabı okudu, 8/10 puan

Kitabı iki sene önce okumuştum. Elime alıp bir şeyler hatırlayamayınca tekrar okumaya başladım ve bir haftada bitirebildim.
Ruhun Tutkuları’nda, Descartes’in tüm çabası bence her bir duygunun kökeninin nedensel açıklamasını vermektir.
Açıklamaların bazılarına bakacak olursak “Klasik bir tanımlama” diyebilir, eserin 16. Yüzyıl’da kaleme alındığını unutabiliriz.
-Bir kitabın çevirisine yeltenmek için, Anadil gibi konuşmak ve yazmak gereklidir. Kitabın bazı kısımlarında anlatım bozukluğuna bağlı olarak çeviri hataları mevcut, ve de yanlış kullanılan noktalama işaretleri. Bu kadar basit çeviri hataları veya anlam bozukluklarını Kitap, Dergi, Gazete vs- hiç ele alınmamış olmasına bağlıyorum- öyle ki, iyi bir kitap okuyucusu, çevirisi çok yüksek dereceli olmasa bile kelimelerin nerde nasıl oturtulacağını iyi beller ve saptar.
Kitaplar, daha doğrusu çeviriler böylelerine emanet ediliyor maalesef. Sıkıntısını ise okuyan çekiyor.- buna ayrı bir parantez açmak istedim.

Bence Descartes gücünü Metafizikten alıyor. Şüphesiz ki tarihte en büyük düşünürlerden bir tanesi. İlgi alanları olarak; Matematik, Bilim, Felsefe, Epistemeloji olarak veriliyor Wikipedi’de.- ama ben bu eserini göz önüne aldığımda hiç de tıp biliminin ilgi alanlarından biri olmayışını kabul edemem. Ki- Fizyolojik kuramı- Duygu da denilebilir- en geniş kapsamıyla işliyor eserinde. Bu kadar alanla ilgili olup başarılı olmak bence çok yüksek bir IQ’nün tasdiki.
Sokrates, Platon, Aristo, Augistinas'tan sonra Descartes gelir-ki Modern Felsefe'nin kurucusu sayılır.
*Üniversitelerde hemen her felsefe bölümünde okutulan eser olarak “İlk Felsefe Üzerine Düşünceler” adlı kitabın olduğunu öğreniyoruz.
Bir sonraki okuyacağım eseri olarak “Duygular Ya da Ruh Halleri”ni eklemeyi düşünüyorum, eğer bunca kitabı bitirir başlayabilirsek…

Kitap hakkında daha geniş Çıkarımlarda bulunacak olursak;
*Eser, Ruh ve bedenin farklı işlevlerini tanımlayarak “Duygu Nedir” sorusuna yanıt vermeye çalışır
*Descartes’e göre ruhla beden arasındaki ilişki beynin merkezinde yer alan “epifiz bezi” aracılığıyla sağlanır.
*Bedenin uzuvlarının tüm hareketleri kandaki “Hayvansal Ruhların” hareketleridir. Diye tanımlar, ve bunun nedenini de cisme veya “fiziksel ruha” bağlar.
Aslında tek cümleye sığdırırsak Descartes bence şunu demek istiyor:
-Hayvani ruhlar ile onlara katılan düşüceleri birbirinden ayırmakla doğamızın eksikliklerini ancak düzeltebiliriz.

Kitapta ayrı bir bölüm dikkatimi çekti; birkaç defa okudum. (“Biz ve başkalarına bağlı olan arzular” Madde 146).
İslam’da “Kader” dediğimiz kavramı elin yabancısı nasıl bu kadar güzel açıklayabilir diye düşündüm; Araştırdığımda ise Descartes’in etkilendikleri Aristo ve Eflatun dışında * Gazali, İbn-i Sina, İbn-i Rüşt gibi İslami Mutavassıf'ların ismini görünce meseleyi hemen kavradım, en çok dikkatimi çeken kısım burasıydı.
Her kitap üzerinde araştırma yapıyorum denilemez, inceleme ve küçük araştırmalarla birlikte zamanımdan bir 45 dakika daha ayırır mıyım? İstisna olmak üzere ayırırım.
Kitabın Çevirisini olumlu bulmadığımı söylemiştim, bu nedenle Kum Saati Yayınlarından şiddetle uzak durmanız tavsiye edilir! 1 puanı çeviriden kırdığımı söylemeliyim. Kitap, 212 Kısa maddelerden, deneme - inceleme usulü tarzında ele alınıyor. Sakin bir kafayla okumakta fayda var. İncelemeyi Descartes’in özdeyişi ile bitirelim;
“Düşünüyorum öyleyse varım…”

Kitaptan 5 Alıntı

Sergen Özen 
 09 Mar 23:54, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

"Bazıları hayranlık derecesini yavaş yavaş o kadar arttırırlar ki, hiç önemi olmayan şeyler üzerinde dururlar da, araştırılması daha faydalı şeylerle hiç ilgilenmezler."

Ruhun Tutkuları, René DescartesRuhun Tutkuları, René Descartes
Sergen Özen 
 09 Mar 23:58, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

"... Nihayet bunu özel olarak arzuda görüyorum. Arzu, kalbi bütün ihtiraslardan daha güçlü sarsar ve beyine daha fazla hayvan ruhlarının girmesini sağlar. Dolayısıyla beyinden kaslara geçerek, duyuları daha keskin ve bedenin bütün bölümlerini daha hareketli kılarlar."

Ruhun Tutkuları, René DescartesRuhun Tutkuları, René Descartes
Sergen Özen 
15 Mar 19:44, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

"Güçlü bir ruha sahip olanlar, gördükleri lütuflar veya uğradıkları kahırdan dolayı tabiat ve mizaçlarını değiştirmezler; zayıf ve alçak bir ruha sahip olanlar ise talihin elinde oyuncak olurlar."

Ruhun Tutkuları, René DescartesRuhun Tutkuları, René Descartes
Sergen Özen 
09 Mar 23:50, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

"İradenin doğal olarak pek kolayca ihtirasları yenebildiği ve onlarla birlikte meydana gelen beden hareketlerini durdurabildiği ruhlar, kuşkusuz en kuvvetli ruhlardır."

Ruhun Tutkuları, René DescartesRuhun Tutkuları, René Descartes