Rüzgar Ekenler

10,0/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
2 beğeni  · 
397 gösterim
Yüzyıllardır süregelen birbirine örülmüş hayatlar...

Aynı toprakları birlikte paylaşan, farklı maneviyatların insanları...

Bir fitne...

İhtirasları alevlendiren bir fikir ve gemlenemeyen bir hırsın getirdikleriyle savrulanlar.

Zeytin dallarıyla kutsanmış topraklardan şimdi kan kokusu yükseliyor.

Şiddetin tarihine yeni bir sayfa ekleniyor!
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2008
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9789752110083
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Asiye Yıldız 
16 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Osmanlının son günlerinde Erzurumun iki köyünde geçen hikaye bugüne de benzerlikler taşıyan olaylardan oluşuyor. Hüseyin ağa karakterinde bir babanın duyguları, yaşadıklarının ağırlığını çok güzel anlatmış yazar. Etnik kökenlerin farklı insanların bir arada yaşam mücadelesi, her topluluğun içinde yasayan iyi ve kötü kişiler anlatılmış.

ulku colakcoban 
28 Eyl 2015, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 10/10 puan

Içinde bulunduğumuz siyasi durumu daha doğrusu ırk ayrimina oldukça güzel degilmis etkileyici bir yapıt.1914 yilinda 3 koy arasinda yaşanan olaylar insanın bam telin dokunarak ele alınmış. Türkü Kürdü Ermenisi Çerkesi ile güçlü bir devlet oldugumuza da özellikle vurgu yapılmış ben çok etkilendim.Cok şey katacak bir eser...

Kitaptan 2 Alıntı

Asiye Yıldız 
16 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Bu ne?"
"Serçe parmağım..."
"Doğru!" dedi Vanes sonra birdenbire parmağı sertçe büktü.
Canı yanan Hrant hızla çekti elini.
"Tekrar ver elini!"
Şaşaladı Hrant. Şaka olup olmadığını anlamak için bir an yüzüne baktı Vanes'in.
"Şimdi avucunu sıkıp yumruk yap!" dedi Vanes.
Hrant'ın elini yumruk yapmasının ardından da yumruğu önce açmaya, sonra da çevirmeye çalıştı tek eliyle.Beceremedi. Bir deneme daha yaptı. Amacına ulaşamayınca bırakıp elini geri çekti. Anlatmaya başladı Vanes.
"Bak teyze oğlu, serçe parmağın bizdik, cemaatimiz. Açıkta kalınca kolayca zarar gördük. Biraz zorlamayla hemen kırıldık, büküldük ve canımız acıdı. Diğer taraftan yumruğun, Osmanlı İmparatorluğu idi. Serçe parmağın biz, diğer parmaklar da Çerkezler, Kürtler, Rumlar ve tabii ki Türkler. Açmayı denedim açamadım, bükmeyi denedim bükemedim. İşte, uzaklardan memlekette, siz de bana böyle görünüyorsunuz. Açığa çıkıyorsunuz, ayrı olduğunuzu sanıyorsunuz. Oysa kökten bu toprağın insanlarına bağlısınız. Kaderiniz beraber yaşamakta birleşmiş. Fakat bu toprakların düzeninden rahatsız milletler sizi kandırmakta zorlanmıyor. Hangi parmak yumruk olmak istemez ki? Dün Rumeli milletleriydi bugün siz, yarın belki Rumlar, öbür gün belki Kürtler... Bir başına olmak isteyen her parmak, kandırıldıkça açığa çıkacak, kırılacak. Tek tek, sırayla."
Sözün burasında hafifçe Hrant'a doğru uzandı Vanes. Sanki sesini, uyarısını daha iyi duysun istiyordu. Sesi daha sert çıktı.
"Bu gidişle ilk kırılan parmakta siz olacaksınız! Çünkü bir yumrukla ancak bir yumruk, bir devletle de ancak bir devlet savaşabilir..."

Rüzgar Ekenler, Hakan Yel (Sayfa 138)Rüzgar Ekenler, Hakan Yel (Sayfa 138)
Asiye Yıldız 
16 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Eski zamanlarda aralarındaki farklılıklar hiç akıllarına gelmezdi oysa. Aynı topraklarda yaşayan insanlardı onlar. Kader birliği etmiş, günü yaşamaya çalışan, ekmek derdinde olan sıradan insanlar... O zamanlar hepsi aynıydı; Osmanlı.
Fakat neden sonra, o küçük fark, birileri tarafından büyütüldükçe büyütülmüş, gözlerine sokulmuştu. Yeni hayat düzeni; herkesin kendi farkıyla gurur duyması ve bir diğerini hor görmesi üzerine kurulmuştu. Şimdi birbirlerini gördüklerinde, elleri bellerindeki kamalara gidiyordu. Zaten her kan davasında olduğu gibi bir zaman sonra iki taraf da neden düşman olduklarını unuturlardı. O zaman tek duygu hakim olacaktı: "O seni öldürmeden sen onu öldür!"

Rüzgar Ekenler, Hakan Yel (Sayfa 177)Rüzgar Ekenler, Hakan Yel (Sayfa 177)