Sabri Ülker'in Hayat Hikayesi

0,0/10  (0 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
490 gösterim
Sabri Ülker; 93 Harbi, Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve Bolşevik İhtilali'nin Türkiye'den Kırım'a, Kırım'dan Türkiye'ye savurduğu bir ailenin üyesiydi. Kırım'da doğdu, Türkiye'de büyüdü. Daha küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başladı; kimi zaman çıraklık, kimi zaman seyyar satıcılık yaptı.

1944 yılında, İstanbul Sirkeci'de şekerleme imalatı ve satışı yapmak amacıyla ağabeyi Asım Ülker'in kurmuş olduğu, mütevazı bir dükkânda işe başladı. O dükkândan dev bir marka doğdu. İlkelerinden hiç taviz vermedi, hep doğru bildiği yolda ilerledi. Yardımseverdi ama bilinmesini istemedi. Herkes onu merak etti, kendisi perde arkasında durmayı seçti.

Bu kitapta, "Ülker" markasının kurucularından Sabri Ülker'in hayat hikâyesini bulacaksınız; aynı zamanda üç işçiyle bisküvi imalatına başlayan, bugün 41 bin kişiyi istihdam eden dev bir firmanın hikâyesini okuyacaksınız. Bir de Türkiye'nin hikâyesini…



Türkiye'nin önde gelen işadamlarından Sabri Ülker'in hayat öyküsünü ve bilinmeyenlerini usta gazeteci Hulûsi Turgut kaleme aldı. Ailesi, Kırım'dan Türkiye'ye göç ederken, baba Hacı İslam Efendi, içine altın gizlenmiş yorgan ve eteği niçin Odesa'da sokağa bıraktı?





Sabri Ülker, Diyarbakır'da vatani görevini yaparken, kimi görmek için askerden kaçtı; ardından nasıl bir ceza aldı?





Önce ürünlerinin markası, sonra ailenin soyadı olan "Ülker" ismini, hangi romandan esinlenerek aldılar?





Sabri Ülker, "Melekler bisküvi imal etmez" sözünü, kime ve neden söyledi?





Ülker'in İstanbul'daki fabrikası, niçin bir gece ansızın Ankara'ya taşındı?





Sabri Ülker, kızı Ahsen Özokur ile oğlu Murat Ülker'e neden silah kullanma talimleri yaptırdı?





(Tanıtım Bülteninden)
Mehmet Yılmaz 
06 Tem 2015, Puan vermedi

Diğer adıyla 'Akşama babacığım, unutma Ülker getir...'

Merhum Ülker'in Kırım'da başlayıp bir dünya markası oluşa kadar uzanan macerası sadece onun ve Ülker'in değil Türkiye'nin de hikayesi aynı zamanda. Kitap 734 sayfa olmasına rağmen kendini okutuyor. Bilhassa babası Hacı İslam beyin yaşadıkları, Kırım yılları adeta bir film senaryosu gibi...

Demem o ki, gerçek bir iş adamı, dahası gerçek bir 'hayırsever iş adamı' görmek isteyenler bu ismi hatırlasınlar.