Sade'ı Yakmalı mı?

7,2/10  (5 Oy) · 
15 okunma  · 
2 beğeni  · 
883 gösterim
"Kızgın, karşı konmaz, öfkeyle dolu, her şeyde aşırı, töreler konusunda görülmedik bir hayalleme sapışı taşıyan, bağnazlığa dek tanrısız... Bir iki lafla ben böyleyim işte" diyor, sadizm terimine adını veren Marquis de Sade.
Kimilerine göre, insan biçimine bürünmüş bir mutlak kötülük, kimilerine göreyse bir özgürlük savunucusu... İlk lanetli yazar...
Kişiliği kadar, hayat serüveni de yer yer karanlıkta kalan Sade'ın rezaletler, skandallar ve hapishane yılları ile dolu hayatını, kurmaya çalıştığı, yüksek sesle savunduğu sistemini inceliyor Simone de Beauvoir.
"Sade'ı Yakmalı mı?" kitabında sadece Sade'la değil, belki kendi kendinize bile itiraf edemediğiniz taraflarınızla da yüz yüze geleceksiniz.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 1997
  • Sayfa Sayısı:
    80
  • ISBN:
    9789753637695
  • Orijinal Adı:
    Faut-il Bruler Sade?
  • Çeviri:
    Cemal Süreya
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
07 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, Puan vermedi

Benim gibi Sade ile ilgili merakınız varsa bu kitap sizin için biçilmiş kaftan diye biliriz.
Kitapta Sade`nin kişilik analizleri, diğer yazarların onun hakkında düşündükleri, Simon De Beauvoir`in kendinin de Sade hakkında yorumları mevcut.

Yer yer yumuşaltılarak okura sunulan, yer yer Sade`den tiksindiren bilgiler yer alıyor. Eğer Sade`nin her hangi kitabını merak edip okumadıysanız, karar vermek için ilk önce okunulması gereken kitaptır.

Benim aklımda sorular vardı bu kitap`dan önce. "Ne kadar kötü olabilir ki?" demiştim. Belki ne zamansa okuyacaktım. Bu kitap tüm sorularımın çözümünü verdi.
Kesinlikle Sade okumak yok Aysel :)

Sade`den tiksinmeden keyifli okumalar :))

mustafa tamer akder 
06 Tem 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Öncelikle Sade'nin herhangi bir kitabını okuduysanız yada Sade ile ilgili merakınız varsa kesinlikle bu kitabı okumalısınız. İlk başka yazarın hayatı ile ilgili bilgileri arada kendi yorumlarını katarak bize aktarıyor. Sonra yazarın düşüncelerini kitaplarında alıntılarla analiz ediyor ve arada başka yazarların Sade hakkında görüşlerini paylaşıyor. En sonralarına doğru tarafsız bir gözlemle sade'yi enine boyuna inceliyor. Bu kitabı okursanız Sade'nin nasıl bir insan olduğunu kitaplarında gösterdiğinden yada internetteki basit bilgi yığınlarında çok farkı bir yaşamı olduğunu göreceğinizden eminim. Son olarak Sade'yi pdf'i gönderdiğim arkadaşlara kitabın iki kere üst üste konduğunu aslında 39 sayfada bittiğini söyleyeyim.

Cheyenne 
14 Oca 11:40, Kitabı okudu, 1 günde, Puan vermedi

Simone De Beauvoir'in kitaba seçtiği ismin bende merak uyandırmasıyla başladım aslında okumaya. Herkes kadar yüzeysel bir fikrim vardı Sade hakkında. Acaba önyargı mı, yazar buna mı parmak basıyor diyerek devam ettim. Aristokrat yazar hayatının büyük çoğunluğunu akıl hastanesi ve hapishanede geçirmiş. Neredeyse tüm toplumsal değerleri reddediyor. Sapkın noktaları insanı rahatsız edici boyutta. Kitapta diğer yazarların da hakkındaki fikirlerine yer veriliyor, kıyaslama yapılıyor. Son bölüm ise, Beauvoir'in kendi fikirleri ve analiziyle tamamlanıyor.

Kitaptan 18 Alıntı

Asıl üzülünecek şey çocukluğu üstüne iyi bir bilgimiz olmamasıdır. Valcour hikayesini bir otobiyografi taslağı olarak ele alırsak Sade'nin duygulanmaya da zorlanmaya da erken yaşlarda başladığını görürüz. Kendi yaşıtı olan, Bourbon'lardan, Louis Joseph'in yanında yetişmiş. Küçük prensin bencil kibrine karşı kendini öfkeyle ve sert kavgalarla savunduğu için saraydan uzaklaştırıldığı sanılıyor. Daha sonra karanlık Saumon şatosunda ve çürümüş Ebreuil manastırında geçirdiği günler düş gücünü etkilemiştir kuşkusuz.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De BeauvoirSade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir
Döngüsel 
02 Oca 15:56, Kitabı okudu, 6/10 puan

Erdem dendiğinde şöyle konuşmuştur: Hareket yoksunluğuna bakın! Ne soğuk! Beni coşturan, kışkırtan bir şey yok. Zevk mi yani o da? Ama tutalım ki tersim yaptınız neler değişecek? Duygularınız gıcıklansa sözgelimi! Bir yerim acısa sözgelimi! Sonra da ekler: Mutluluk yalnız kışkırtıcı şeydedir ve yalnız kışkırtıcı suçtadır. Çağının uğraştığı hedonizmi açıklamak bakımından bu kanıt oldukça önemli.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 59)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 59)
Döngüsel 
 02 Oca 11:45, Kitabı okudu, 6/10 puan

Cinselliğe, şeytansı bir genişlik kazandırabilmek için suç ortakları gerekmektedir. Onların varlığıyladır ki birine uyguladığımız, ya da birinin bize uyguladığı cinsel edim, olağan anlarda eriyip gideceği yerde güvenli bir biçime bürünebiliyor. Böyle bir gerçeklik kazandıkça da her türlü suç, her türlü kıyıcılık mümkün olabilmekte, olağanlaşabilmektedir; o suçla, o kıyıcılıkla öyle bir ilgi, öyle bir yakınlık kuruluyor ki artık onu kötüye yormak iyice güçleşiyor; şaşırmak için, korkmak için kişinin kendine uzaktan, başkalarının gözüyle bakması gerekiyor.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 37)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 37)
Döngüsel 
08 Ara 2016, Kitabı okudu, 6/10 puan

Şöyle diyor: İş, başarabileceğimiz en sert şokla sinirlerimizin bütününü sarsmaktan ibarettir. Acı, zevkten daha canlı ve etkin olunca başkalarından elde edilmiş böyle bir coşkunun bizde meydana getireceği şoklar, aslında daha yüksek bir titreşim taşıyacaktır. O titreşimdeki sertliğin şehvet algılarına dönüşmesi...

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 24)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 24)
Döngüsel 
02 Oca 14:53, Kitabı okudu, 6/10 puan

İnsan doğanın bütün bütüne tutsağı da değildir ona göre; Aline et Valcour'da insanın Doğadan kopabileceği ve ona karşı olabileceği belirtilmektedir: Şu anlaşılmaz Doğayla oynama sanatını daha iyi öğrenmek için saldırmak cesaretini göstermeliyiz ona. Juliette'te ise daha kesin bir dille şöyle denmektedir: İnsan bir kez yaratıldı mı, artık Doğanın elinden çıkmış oluyor: Doğa insanı bir kez yarattıktan sonra artık onun üstünde bir egemenliği kalmıyor. Sade bu fikrinde ayak diremiş ve doğayla bağıntısını anlatmak için insanı buhara, köpüğe benzetmiştir: Ateşte ısıtılmış bir sıvı kabından yükselen buharı düşünelim: Bu buhar yaratılmış olmayıp sadece sonuç olarak meydana gelmiş bir şeydir; heterojendir; kendini meydana getiren elemanın varlığı o kadar önemli değildir, yabancıdır o elemana. Böylece buharın sıvıya bir şey borçlu olmadığını söyleyebiliriz. Sıvının da buharla bir alıp vereceği yoktur. İnsanın Doğa karşısında bir köpük parçacığının evrenin gözünde taşıdığı önemsizlik gibi bir önemsizliği vardır; insana özerkliğini kazandıran da bu önemsizlik olmaktadır. Temelde insan da heterojen olduğuna göre Doğanın düzeni onu- boyunduruk altına alamayacaktır; yani insana ahlaki kararlar alma yeteneği kazandırılmışsa da, bunu ona kabul ettirme gücü kimseye verilmemiştir.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 51)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Sayfa 51)
Cheyenne 
14 Oca 10:27, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Descartes çocuğu olarak basitten bileşiğe giden, en kaba yalandan en hileci yanlışa uzanan bir yönü de var. Sade biliyor ki, bireyi toplumun bağlandığı putlardan kurtarabilmek için ilkin ona gök karşısında bir özerklik sağlamakla işe girişmelidir; kişioğlu, saçma bir şekilde inanış bütününü bağladığı o gizemli korkuluğun zulmü altına girmeseydi, özgürlüğünü ve gerçeğini öyle kolayca gözden çıkarmayacaktı.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)
Cheyenne 
14 Oca 10:20, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Bir fikrin öncüsü olan kimseye her zaman az ya da çok şey bağlarız. Ama var olmayan, Hegel'in deyimiyle oluşmamış, bir gerçeğin değeri neyle ölçülebilir? Bir fikre değerini kazandıran, getirdiği yöntem ve özetlediği deneydir. Yeniliğiyle bize çekici gelen bir formülü hiçbir gelişme doğrulamıyorsa ona ne yer vereceğimizi bir türlü kestiremeyiz. Ya onu aşırı derecede zenginleştirecek şekilde anlamlandırma yoluna sapar, ya da tersine kapsamını küçümsemek davranışına gireriz.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)
Cheyenne 
 14 Oca 10:12, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Sonuçları ne olursa olsun kişioğlunun temel gerçeklerinin kılığını değiştirmek, insanları gereği gibi sevmek değildir.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)
Cheyenne 
14 Oca 10:47, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Yerleşik adaletsizlikler, resmi yolsuzluklar, anayasa suçları, işte asıl baş belaları bunlardı.
Temelde tek tek ayrılan öznelere kitle halinde uygun geldiği iddiasıyla konulmuş soyut yasalar bütününün varlığı da bu zorunları karşılıyordu.
Suçu toplumda eşitsizlikler ve gereksinmeler doğurmakta olduğundan ve suç kendini yaratan nedenlerle birlikte ortadan kalkacağından, adil bir ekonomik düzen bütün yasaları ve bütün mahkemeleri işe yaramaz hale sokabilirdi.

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)
Cheyenne 
14 Oca 10:44, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Toplum kendi isteklerine hayınlık etti diye bir reform yapmayı sınamamalı mı acaba?

Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)Sade'ı Yakmalı mı?, Simone De Beauvoir (Yapı kredi yayınları)
2 /