Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din

7,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
0 beğeni  · 
607 gösterim
"Batı düşüncesi gerek Ortaçağ, gerekse Yeniçağ boyunca hep Kilisenin ekseni etrafında dönmüş durmuştur. Düşünce adamları Ortaçağda, Kilisenin doğrularını rasyonel temellere oturtma, Yeniçağda da kiliseden kurtulma yönünde hamleler yapmakla uğraşmışlardır. Bu hamleler farklı boyutlarda kendini göstermiştir. Kiliseyi reddetmekle birlikte Tanrıyı ve Din'i reddetmeyen eğilim ile her tür dinsel anlayışı toptan reddeden iki eğilim belirmiştir."

Batı felsefe hareketlerini anlamanın yolu biraz da bu hareketleri üreten sosyal şartları ve anlayışları kavramakla mümkün olacaktır. Kant yaşadığı dönemde Kilise paradigmasının sağlıklı bir dinsel anlayıştan uzak olduğunu tespit eder ve diğer dinlerin varlığını da dikkate alarak sağlam bir dinsel anlayış için ortak bir zemin bulmayı ister. Onun bu çerçevede yaşadığı toplumun dinsel anlayışının üstüne çıktığını ve din fenomenine bütüncül bakmayı başardığını söyleyebiliriz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    9786054336722
  • Çeviri:
    Suat Başer Çağlan
  • Yayınevi:
    Literatürk Academia
  • Kitabın Türü:
birsen 
05 Haz 2015, Kitabı okudu, 26 günde, 7/10 puan

Kant'a katılmamak elde değil. İçimizdeki iyiliği ortaya çıkarıp yapabileceklerimizi yapıp bu hayatta mutlu bir yaşam sürecekken tanrıya ulaşma adına olmayacak şeylerle uğraşıyoruz. Kant ibadetlerin amaç değil araç olduğunu unuttuğumuzu, yaptığımız kötülüklerden arınmanın yolunu günah çıkarmalarla, tövbelerle, kefaretlerle aradığımızı anlatıyor kitabında. Ama özünde o kötülüğü içimizde barındırmaya devam ediyoruz.. Ahlak felsefesine ilgi duyanlara kitabı okumalarını tavsiye ederim.

Kitaptan 3 Alıntı

birsen 
 16 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Ahlak Felsefesi
"Bir zamanlar, Britanya Parlamentosunun bir üyesi tartışmanın harareti içinde, "Herkesin uğruna kendini sattığı bir fiyatı vardır" diye haykırmıştı. Bu doğruysa, yani bir ayartıyla çökertilemeyecek hiçbir erdem yoksa ve iyi ya da kötü ruhun bizi ele geçirmesi, sadece hangisinin daha iyi bir teklif yaptığına ve tutarı daha vaktinde ödediğine bağlıysa, havarinin şu sözleri evrensel olarak tüm insanlar için doğru hale gelir: "Hepsi günahın emrindeler, adil olan kimse yok; hayır tek bir kişi bile yok."

Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din
, Immanuel Kant (Sayfa 55)Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din , Immanuel Kant (Sayfa 55)
birsen 
 02 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Ahlak Felsefesi
"Buna karşın fedakarlıklar (kefaretler, cezalandırmalar, hac yolculukları, vs.) daima daha güçlü, tanrı katında daha etkili ve günahlardan arınmak için daha uygun görülmüştür. Çünkü O'nun isteğine sınırsız itaati daha etkin biçimde gösterirler. Böyle yararsız kendini cezalandırma durumları arttıkça ve insanın genel ahlaki gelişimi için daha hazırlıksız hale geldikçe, daha kutsal olduklarını sanırlar. Çünkü bu cezalar dünyada hiçbir işe yaramasa da zahmetli çabalara mal olduklarından, doğrudan tanrıya adanmışlık kanıtı gibi görülürler."

Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din
, Immanuel Kant (Sayfa 207)Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din , Immanuel Kant (Sayfa 207)
birsen 
 16 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Savaş
"Her bir devlet, fethetmeye umma cesareti gösterebildiği bir komşu devlet bulunduğu sürece, kendini böyle bir fetihle genişletme ve böylelikle bir dünya monarşisi, içinde her türlü özgürlüğün, erdemi, tadı ve eğitimiyle birlikte yitip gitmek zorunda olduğu bir yönetim biçimi kurma isteğiyle yanıp tutuşur. Yine de bu canavar, tüm komşularını yuttuktan sonra, nihayet kendi kendine çözülür ve isyanlar, ihtilaflar yüzünden daha küçük devletlere bölünür. Bu küçük devletler, bir uluslar kümesi oluşturmak için çabalamak yerine, her şeye baştan başlar, her biri kendi için eylemde bulunur ve bu yüzden savaşın durması sağlanamaz. Savaşın gerçekten de evrensel bir otokrasi denen o mezar kadar, çaresi bulunmaz bir şey olmamasına rağmen, eskilerden birinin söylediği gibi, savaş yok ettiğinden daha fazla kötü insan yaratır."

Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din
, Immanuel Kant (Sayfa 50)Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din , Immanuel Kant (Sayfa 50)