Şair Evlenmesi

6,7/10  (26 Oy) · 
150 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.636 gösterim
İlk Türk tiyatro oyunu olarak kabul edilen "Şair Evlenmesi" Batı üslubuyla yazılmış olmasına rağmen geleneksel Türk tiyatrosunun izlerini taşımaktadır. Eser, eski ile yeni, Doğu ile Batı arasında bir köprü olma niteliğine sahiptir. Tek perdelik bir Töre Komedyası özelliği taşıyan "Şair Evlenmesi", görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır.

Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip Şair Müştak Bey, sevdiği Kumru Hanım'la, kılavuz ve yenge kadınlar aracılığıyla evlenmiştir.

Nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım'ın çirkin ve yaşlı ablası olduğunu görünce önce bayılır sonra ayılır ve itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etmek mecburiyetinde kalan Müştak Bey'in imdadına ise arkadaşı Hikmet Bey yetişir. Mahalle imamına verilen rüşvetle olay çözülür, yapılan hile de sonuçsuz kalır. Sonunda muradına eren Müştak Bey, Kumru Hanım'a kavuşur.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    40
  • ISBN:
    9786054782543
  • Yayınevi:
    Sis Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Eren 
20 Nis 11:23, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ufak bir bilgi. "Şair Evlenmesi bizde ilk tiyatro ürünü olarak bilinir. Bu bir bakıma doğru, bir bakıma hatalıdır. Çünkü Türkiye’de Şinasi'den önce de bir tiyatro yazma denemesi yapılmıştır. Abdülhak Hamid'in babası, Hayrullah Efendi Şinasi'den on beş yıl kadar önce “Hikaye-i İbrahim Gülşeni“ adlı romanla tiyatro arası bir eser meydana getirmiş; fakat bunu yayınlamayı görevinin ve makamının şanına uygun görmemiş ki hiçbir zaman düşünmemiştir. Onun bu eseri yazıldıktan yüz yıl kadar sonra ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Şinasi “Şair Evlenmesi“ ni yazdığı zaman böyle bir örnek meydanda yoktu. Sonuç olarak “Şair Evlenmesi” Türkiye de ilk yayımlanan, hatta ilk yazılan tiyatro eseridir."

Eserden kısa bir özet geçeyim, Müştak Bey, isimli bir genç şair, mahallesinde oturan Kumru isimli bir kızı sever ve bu kız ile evlenmek ister. Habbe Kadın ve Ziba Dudu, bu evlilik için aracı olurlar. Nikahtan sonra genç şair Müştak Bey'e Kumru'nun çirkin ve yaşlı ablasını gelin olarak getirirler. Bu bayanın adı Sakine Hanım'dır. Bu oyunda din adamlığı görevini kötüye kullanan Ebüllâklâka da yerini alır. Hikmet Bey, genç şair Müştak Bey'in arkadaşıdır. İşte bu Hikmet Bey, Ebüllâklâka'ya rüşvet vererek arkadaşı Müştak Bey'i bu zor durumdan kurtarır.

Dilara Adar 
19 Haz 00:41, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Dönemiyle birlikte incelendiğinde ne kadar başarılı bir eser olduğunu anlarsınız. (hem yazım hem dil hem içerik ve konu hem de anlatım konusunda.)

Emre Şeyda 
24 Nis 14:50, Kitabı okudu, 5/10 puan

İlk titayro eserimizin yanı sıra bu eseri daha bu yaşımda okumak bana biraz garip geldi. Okul sıralarında rahatlıkla okunacak bir eser olduğunu düşünüyorum. Gerçi içerisinde pek çok bilinmeyen kelime mevcut ama bendeki baskıda her kelime için ayrıntılı anlatımlar mevcuttu. Gerçi çoğu kelimeyi bilsem de yeni kelimeler öğrenmek te bu kitapla vesile olmuş oldu

Eser oldukça kısa. Bir tiyatro uzunluğunda değil ama içerik ve konu olarak oldukça eğlenceli olduğunu gördüm. Keşke daha uzun yazılsaymış desem de o dönemde yazılan ilk tiyatro eseri olmasından dolayı bunun bile büyük bir iş olduğunu görüyorum.

kürşat yiğit 
04 Şub 23:37, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

kitap edeabiyar ögetmenimi tavisiyesiyle aldm ve süper ötesi :

Merve Kocatürk 
25 Ağu 00:07, Kitabı okudu, Puan vermedi

Eserlerin özelliklerini çocuklara ezberletmek yerine onlarla kısa da olsa vakit geçirmelerini sağlayıp tadına baktirsak fena olmayacak sanırım

serdar şahin 
20 Ağu 16:13, Kitabı okudu, 1 günde, Puan vermedi

Yazılmış ilk tiyatro eserimiz olarak gösterilen Şair Evlenmesi bir solukta okunan bir kitap. Kahramanımıza bir oyuna gelip evlenmek istediği kızın yerine evde kalmış ablası ile nikah kıydırılır. ancak sonrasında Kahramanın arkadaşının verdiği rüşvetle nikahı kıyan imamın aslında nikahı büyük kız için kıydım derken aklı büyük olan kız diye kıvırdığını görürüz. Rüşveti alırken mahallelinin ortasında istemiyorum deyip diğer taraftan sessizce de yan cebime koy demesi kültürümüzde yaygın olan istemem yan cebime koy deyişinin önemli bir başlangıç hikayesi gibidir. Eserde bir yandan yetkilerini suistimal eden din görevlilerini yererken diğer taraftan da mahalllinin nasıl yönlendirilip kullanıldığını görürüz. Basit gibi görünen, biraz da yüzeysel kalan eser aslında dönemi iyi analiz edip toplumu yansıtmak da başarılı bence. Bir de türünün ilk örneği olması açısından değerli bir oyundur