Selam Sana Ey Nebi

7,7/10  (6 Oy) · 
18 okunma  · 
3 beğeni  · 
874 gösterim
"Allah ve melekleri, peygamberi çok salât ederler, Ey müminler! Siz de ona salâvat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin."
(El-Ahzab-56)

Cebraile mülaki oldum da bana şöyle dedi: Sana müjde ederim Allah diyor ki: 'Kim Sana selam verirse Ben ona selam veririm. Kim Sana salat getirirse Ben ona salat ederim.'
(Hakim, Beyhaki)

Senai Demirci, aşina üslubuyla "Efendimiz bizim kimimiz? O'na nasıl yakın olabiliriz? Sevgili'ye muhabbetimiz nasıl artar? Muhammed adı "sallahu aleyhi vessellem" yüreklerimize nasıl kazınır? gibi çok temel sorulara cevap arıyor. O'ndan bahsetmenin sözü güzelleştirdiği hakikatinden yola çıkarak okuru bir gül bahçesine davet ediyor.

Kitap, Hasan Aycın'ın nefis çizgileriyle destekleniyor. Tüm telif gelirleri İHH'ya bağışlanan kitabın hediyesi 3 ytl. Hayrı çoğaltmak isteyenler için...

Sen yağmurun annesi
Ey Sevgili
Muhabbetin bin yağmurdan serin
Sen yağ ki
Çöl doysun, çöl doysun ey Nebi...
Sen hüznün tesellisi
Ey Sevgili
Tebessümün sonsuzluk müjdecisi
Sen gül ki
Gül gülsün, gül gülsün, ey Nebi...
Sensin varlığın incisi
Ey Sevgili
Yüzün senin güneşler sevinci
Sen sev ki
Aşk olsun, aşk olsun, ey Nebi...
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789752635722
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 10 Alıntı

Âmine Derya Samast 
01 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Sen yağmurun annesi
Ey Sevgili
Muhabbetin bin yağmurdan serin.
Sen yağ ki
Çöl doysun, çöl doysun, ey Nebi...

Sen hüznün tesellisi
Ey Sevgili
Tebessümün sonsuzluk müjdesi
Sen gül ki
Gül gülsün, gül gülsün, ey Nebi..

Sensin varlığın incisi
Ey Sevgili
Yüzün Senin güneşler sevinci
Sen sev ki
Aşk olsun, aşk olsun, ey Nebi...

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 135)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 135)

O kadar benimsedik ki "bana sokmayan yılan"ları "bin yaşa"tmayı, sokakları kuşatan çaresizliği görmezden gelir olduk. Vicdanlarımızın sızısını kısıverdik. Haksızlıkların fotoğrafını çekerken, haksızlığa uğrayanları kendi yalnızlıklarına terk ettik. Hepimiz birimiz için olamadık; içimizden çıkıp hepimiz için olmak isteyen birilerini küçümsedik, ucuz kahramanlar listesine ekledik. "Böyle gelmiş böyle gider"leri ağrı kesici gibi yutup başkalarına ağlayan yanlarımızı uyuşturduk.

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 54)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 54)

Üzerine basılıp geçilebilirdi meselâ. Kalbin olmazdı, kalbin olmayışına ağlayacak bir kalbin bile olmazdı. Hiç yoktan hayat verildi tenine. Hayatın bir dağın adı konmamış bir yamacında yalnız yaşayan bir ağacınki kadar olabilirdi. Hiç ummadığın halde insanlık üflendi çamuruna. Insan oldun diyelim; bir olan Rabbe "kul" olmanın sonsuz güveninden, her şeyin sahibine muhatap kılınmanın eşsiz ayrıcalığından yoksun olabilirdin. Tıpkı yanıp yakılmış bir ağacın kömürleşmiş dallarını ve köklerini bir arada tutmakla teselli devşirmeye çalışması gibi , kaybettiklerini kaybettiğinin farkında olmayan, yitirdiklerinin eksikliğini çekmeyen acı bir inançsızlığın ortasında kıvranıyor olabilirdin. Ne mutlu ki varlığın imanla taçlandı.

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 150)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 150)

"Kuyuyla kovadan su çekerken, kardeşinin kovasına senin kovandan su dökülmesi bile iyiliktir" dedin..

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 26)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 26)

Insan olmaktı Islam olmanın şartı. Insan olmayı atlayarak müslüman olunmazdı... Yüreğimizde başkaları için kanayan çizgiler çoğalmadıkça, senin yürüdüğün yolda yürüyemeyecektik. Uykularımız aç yatan komşularımız için bölünmedikçe, senin dediğin yerde uyanamayacaktık.

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 108)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 108)

Her birimiz tek kanatlıydık, ancak birbirimize sarıldığımızda uçabilirdik. Bir insan bir insan için herşeyden sorumlu bilmeliydi kendini. Tebessüm bile yüzümüzün sadakasıydı; diğer yüzler içten ve hesapsız ışıltılar, kalpten ve sınırsız baharlar bahar borçluyduk her birimiz. Insan olmak gerekti önce müslüman olmak için. Insan olmayı atlayarak, olunacak müslümanlık sığ kalacaktı, tarafgirliklere alet olacaktı, siyasal mızrakların ucunda sallanacaktı.

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 18)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 18)

Bir gün bir çocuğun oyuna gelmediğini fark ettin. Öğrendin ki kendisine alıştırdığı küçük kuşu ölüvermiş. Kalktın, üzüntüsünden odasına kapanan çocuğun kapısını araladın. Gül sözlerinle ötelerden çareler getirdin minik kalbin hüzünlerine. Küçümsemedin, önemsiz görmedin. Ama biz şimdi büyük işler peşinde koşuyoruz. Çocuklarımızın hasretlerini yok sayıyoruz, onların küçücük sevinçlerine köreliyoruz. Içimizdeki çocuk gülücüklerini çoktan söndürdük, yüreğimizdeki yerlerini küçülttük.

Ölen kuşları da, kuşları ölen çocukları da dert edinmediğimiz için senden özür diliyoruz Ey Resûl. Sen kalbimize essiz şefkatinin kanatlarını dokundurur musun?

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 42)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 42)

Taş taş üstüne kor gibi yükselttiğimiz bencillik saraylarımızı yıkmalıydık.
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" dediğini bildik, bildik ama kendi benliğimizi sivriltip yanımızdakileri unuttuk. "Insan insanın kurdudur" diye bellettiler bize.

Böyle diyenler pişman oldular, mutsuzluk ürettiler, doyumsuz kaldılar, sömürmeyi hak gördüler, çocukları üzdüler, annelerin gülücüklerini yok ettiler, babaların umutlarını çaldılar.

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 17)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 17)

Sen olmasaydın sonsuzluktan habersizdik; çocuklarımızı hiçliğin kuyusuna atmak üzere doğuracaktık.

Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 40)Selam Sana Ey Nebi, Senai Demirci (Sayfa 40)