Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit

8,5/10  (10 Oy) · 
32 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.197 gösterim
Nihat Behram'ın, efsaneleşen unutulmaz kitabı "Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit" uzun yasaklı yıllardan sonra yine okuruyla buluşuyor. Behram, bu belgesel anlatısında, halka bağlılık ve inancın karşısında işkencenin gücünü yitirişini seslendiriyor. İlk yazıldığı 1976'dan bu yana geçen ve beraatle sonuçlanan yasaklı sürecinin, yasaklara karşı mücadelesinin öyküsü ve albümle genişletilen bu yapıtında Behram 12 Mart Dönemi'ndeki ölümüne direnişiyle efsaneleşen İbrahim Kaypakkaya'yı anlatırken, bir döneme de ışık tutuyor.

Altmışlı yıllardan başlayan kültür, demokrasi ve özgürlük mücadelesine, resmi tarih dışında bir perspektif arayanlara, bu süreci devrimci bir aydın ruhuyla solumuş olan Behram'ın ürünleri önemli bir kaynaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
mehmet pak 
19 Haz 14:53, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bazı kitaplar vardır , yaşadığınız ülkenin ,sistemin alçaklıklarını bunu acımasızca kullanan oligarşiye karşı öfkenizi sıcak tutmak ,küçücükte olsa içinizde var olan mücadele ruhunu harekete geçirmek ,kolektif hayatın her alanında uygulayabilmek için sürekli okuyup durursunuz . Darağacında Üç Fidan ile Ser Verip Sır Vermeyen eserleri bunlardan bir kaçıdır benim için. Bu iki eseri belirli aralıklar ile sürekli okur faşizme ve oligarşiye karşı öfkemi her okuduğumda daha da büyütürüm.


''Nihat Behram 1972'de çıkardığı ilk şiir kitabı Hayatımız Üstüne Şiirler yasaklandı ve yazdıklarından ötürü 12 Mart Dönemi'nde iki yıl askeri cezaevinde tutuklu olarak yattı. Darağacında Üç Fidan kitabından sonra defalarca hakkında dava açılıp ,12 eylülde Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığından çıkarılmıştır. ''

Peki korkulan nedir ? Sıradan bir yazarın o süreçte yaşananları kaleme alması iki yıl boyunca hapishanede yatmasına , yurttaşlıktan çıkarılmasına sebep nedir ? Sabahattin Alilerden ,Nazım hikmetlere ,Yaşar Kemallerden ,Yılmaz Güneylere ,Beritanlardan Can Dündarlara adını yazamadığım bir çok yazar Nihat Behram gibi nasibini almıştır. Korkulan İbrahim Kaypakkaya mıdır ? Tabi ki hayır ,korkulan bu insanların düşünceleridir. Bu insanların düşüncelerinin gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. '' Bir çiçeği katledebilirsiniz ama baharı asla '' İboların haklı mücadelesini gelecek kuşaklar karşısında itibarsızlaştırmak için iftiralara ve kalleşce saldırılara her zaman rastlayabilirsiniz. Örnek vermek gerekirse Gezi eylemlerini itibarsızlaştırmak için ''camide içki içtiler ve baş örtülü bacılarımıza saldırdılar '' yalanları . Güney doğudaki haklı mücadeleyi itibarsızlaştırmak için '' cami yaktılar '' yalanları gibi. Nihat Behram ise bedeller ödemeyi göze alarak o kuşağın ruhunu bugünlerde sıcak tutmayı başaran yapıtlara imza atmıştır.Dün hain diye adlandırılan bu insanlar bugün kahraman olmuşlardır . Bugün hain dediklerimiz ise yarın kahraman olacaktır. Çünkü tarih asla ve asla memlekette dönen pis oyunları saklı bırakamadı. Bir kaç yiğit çıktı teker teker anlattı ve yazdı.


İbrahim kaypakkayı ,Deniz gezmişleri ,Mahir Çayanları ,okuyunca aynı amaç uğruna farklı mücadele yolları ile savaşan insanların duygusal ve ideolojik farklıkların oluştuklarına şahit olacaksınız. Bu farklılıklar mücadelenin özünü değiştirmez.

Neden Ser Verip Sır Vermeyen bir yiğit yakıştırması yapıldı İboy 'a . Çok ağır işkenceler sonunda , işkenceci cellatlara tek kelime bilgi vermeyerek ölüme merhaba dediği için olabilir mi? Pardon ölüme merhaba demek haksızlık olur bugünlere '' ölümsüzleştiği '' İçin demek daha doğru olmalı.Neydi bu inancın adı ,insanlar annesi babası kardeşi için bile organ bağışı yapmazken , tek kelime sır vermeyerek ölüme kadar giden ,bu insanları bir birine böylesine sıkı sıkıya bağlayan güç , duygu ve iradeyi bu kitapta zaman zaman gözlerinizden yaş süzülerek ,zaman zaman öfkelenerek , çoğu zaman ise gurur duyarak okuyacaksınız.


''Sünnilik, Alevilik, Kürtlük, Türklük diye ayrım yapmak yanlıştır. Bu kavga yoksul zengin kavgasıdır. Kimden olursa olsun bütün yoksulların birleşmesi şarttır. ''

İbrahim Kaypakkaya .

sezen 
10 Eyl 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Puan vermedi

Nihat Behram genellikle belgesel-anlatı tarzında eserleri olan yıllarca yasaklı yaşamış bir gazetecidir. Kendisinin daha çok "Darağacında üç fidan" adlı eseri meşhurdur. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anlatmıştır. Bu eser ise, "Ser verip Sır Vermeyen bir Yiğit" yine 68 kuşağının önderlerinden İbrahim Kaypakkaya üzerinedir. Kitap 15yıl yasaklı kalmıştır ve yazar büyük tehditler altında bu kitabı bize yazmıştır... Peki neden? Neydi bu kadar korkutucu olan? İbrahim Kaypakkaya'nın diğer devrimcilerden ne farkı vardı? Sanırım sebebi kitabın adında gizli...

Serdar Poirot 
15 Mar 16:46, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 8/10 puan

Dikkat spoiler içerir.

Yazardan bir önceki romanı gibi güzel bir araştırma eseri. Diyarbakır cezaevinde resmi kayıtlarda intihar olarak geçen olayın baş aktörü, TML-KP örgütü üyesi İbrahim Kaypakkaya'nın hayat hikayesini anlatıyor. Okul dönemleri, siyasete başlaması, Doğu ve Güneydoğu'daki faaliyetleri, yakalanması, sorgulanması, işkence görmesi, babası Ali'nin ona ulaşmak için çabası ve en sonunda cesedini alarak geri dönmesini anlatıyor bu kitap. Her ne kadar taraflı yazılmış olsa da güzel bilgiler barındırıyor bu kitap. Keyifle okunan bir roman.

Kitaptan 11 Alıntı

Adar Zargana 
18 May 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

"İşte İbo'nun ayağını bastığı toprak: dağ ve zindan...
işte direncin karşısında zalimin çaresiz kalışı...
ve işkenceye karsı direnişiyle efsanelesen bir hayat..."

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat BehramSer Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram
sezen 
10 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

...politik görüşler,yanında veya karşısında olunabilir ve tartışılabilinir bir yandır. Yanında olunamayacak şey, tartışılamaz olan şey işkencedir. İşkenceye ve işkencenin nedenlerine karşı sadece mücadele gerekir. Zulmün,işkencenin her türlüsüne hedef olan bu insan,insanlık tarihine, zulme karşı direnmenin öğretmenliğini miras bırakmıştır.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 27)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 27)
sezen 
10 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Acılar sıradanlaştırılıyor. İnsanlardan acıyı kanıksamalarını,acının azizleri olmaları isteniyor. İnsanlık ise, özgürlük tarihini derinleştireceği yerde, acının daha da dramatik boyutlarla kendi tarihini tekrarlamasına seyirci kalıyor.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 26)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 26)
sezen 
10 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

"kitapta Pablo Neruda'nın ... 'bizi uyandıran tek ışık mısraları ile başlayan ve gözlerini ışığa çeviriyorlardı,yollarını arıyorlardı' mısraları ile biten şiirde emekçi halk ve emekçi halkın tek ışığı olarak komünizm anlatılmakta ve komünizm propagandası yapılmaktadır. " Yani savcı,Türkiye'de cezası yedi buçuk yıl olan 'komünizm propagandası' ile Neruda'yı mahkum ediyordu!

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 25)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 25)
mehmet pak 
03 Oca 02:54, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Şükrü Olcay yukarıdan aşağıya Ali kaypakkaya'yı süzdü.
'' Sen ibrahim Kaypakaya'nın babası mısın ?'' diye sordu.
Ali kaypakkaya ''Evet,''diye yanıtladı onu.
Sonra Şükrü Olcay keskin ve katı bir sesle,'' Bunu birden bire söylemek olmaz,ama ben söyleyeceğim;İbrahim öldü...''dedi
Ali kaypakkaya'nın birden bütün kanı çekildi.''Anlayamadım...''diye kekeledi.
''Oğlun öldü diyorum''diye sözünü yineledi Şükrü Olcay.
Ali Kaypakkaya şaşkın ve birden bembeyaz olmuş yüzü altından''Neden ölsün benim oğlum, ölmez o diye karşılık verince...''Öldü diyorum işte,öldü o ...Diye kesip attı Şükrü Olcay.
Ali Kaypakkaya bu kez garip bir şekilde hareketlenmiş ve sanki boğulmak üzere olan bir insanın çırpınışlarıyla bir yandan yutkunuyor bir yandan ceplerini karıştırıyordu.Sonra cebinden mektubunu çıkarıp ,''işte yazdığı mektup beni çağırıyor,ölmez benim oğlum,hasta değildi sağlığım yerinde diye yazıyor''diye bağırmaya başlamıştı.Şükrü Olcay''intihar etti,oğlun intihar etti...''diye bağırarak karşılık verdi ona.Ali Kaypakkaya ise kesik kesik yanan yüreğini dışarıya vuruyordu.''Hayır ,hayır oğlum öldürüldü,oğlumu öldürdünüz,onu öldürdünüz,onu döve döve işkencede öldürdünüz,oğlumu siz öldürdünüz...''Odadakilerden biri ''Sus yoksa haddini bildiririz''diye kestiler Ali Kaypakkaya'nın yakarışlarını;gözdağı verdiler ona.Ali Kaypakkaya bir aralık suskunluktan sonra,içli ve acılı bir sesle ''verin benim cenazeöi,ifadeniz mi neyiniz varsa alın;oğlumun cenazesini verin dedi.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 116 - Everest Yayınları)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 116 - Everest Yayınları)
mehmet pak 
03 Oca 02:30, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

İbo,Diyarbakır işkencehanelerinde gece gündüz demeksizin sürekli sorgulanıyordu.Günlerce haftalarca sürdü bu.Git gide ezilen,tekmelenen,zincirlenen,elektrikle sarsılan gövdesinin içinde;yorulmak nedir tanımayan,tökezlemek nedir bilmeyen,aman dilemeyen,yüreğini bir ateş parçası gibi taşıyordu.Sorgucular etini kemiğini ele geçirmiş,zincire vurmuş prangayla germişler fakat yüreğine ulaşamıyor,onun vuruşlarını boğazlayamıyorlardı.Bir de ibo'nun beynin kıvrımlarına çelikle işlediği irade şaşkına çeviriyordu falaka tutan,elektrik kablosu bağlayan,demir çubuklarla ona vuranları.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 80 - Everest Yayınları)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 80 - Everest Yayınları)
mehmet pak 
02 Oca 13:34, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Siz ki canınızı verdiniz halkımız için
Siz ki her şeyinizi verdiniz bu kavga uğruna
Göğsünüzde onurla dalgalanan
Kavganın bayrağına siz ki al rengini verdiniz
Ey,ölümsüz halkımız için toprağa düşenlerimiz
Ey,yüce oğulları halkımızın
Gururla ve sabırla dinlenin şimdi
Kavganızı sürdürüyor yoldaşlarınız...
Dedi ibo

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 29 - Everest Yayınları)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 29 - Everest Yayınları)
mehmet pak 
02 Oca 12:52, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Zulme,haksızlığa karşı olmanın isyan duygusuyla,halkın ve haklının yanında saf tutmanın coçkusuyla,dolmaya başladığımız ilk gençlik yıllarımızın belgelerinden biridir bu kitap.Grevlerde,direnişlerde,gençlik eylemlerinde birlikte olduğum arkadaşlarımın anılarını yaşatma çabalarından biridir.Baskıcı güçler on beş yıl kitabımın üstünde tepindi.Dile getirdiği gerçekler,ateşlenmek istenilen acı, karanlıkta kalsın istenildi.Yıllar ve yıllar sayısız mahkeme salonlarında ,sorgu odalarında,sivil-asker savcıların,bilirkişilerin,tehditkar sorgucu polislerin ağır saldırılarına hedef oldu.Yinede hasadını engelleyemediler.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 18 - Everest Yayınları)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 18 - Everest Yayınları)
mehmet pak 
 02 Oca 13:08, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Mayıs 1989'da Türkiye gazetelerinin birinde küçük bir haber vardı:''Kendisinin Kürt olduğunu öğrencilerine söylemesi nedeniyle tutuklanan ve yatağında zincire vurulan sekiz aylık hamile bir öğretmen,zincire vurulu yatakta ertesi sabah ölü bulundu''Artık,gazetelerdeki yeri,böylesi bir kaç cümleye inen haberleri,her gün görmek olasıydı,Yani Türkiye,işkenceyi sistemleştirmiş bir rejim altındaydı.Bu rejim Neruda'nın her gün öldürüldüğü,İbo'nun her gün işkence altında tutulduğu bir rejimdi.Acılar sıradanlaştırılıyor.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 25 - Everest Yayınları)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 25 - Everest Yayınları)
mehmet pak 
 03 Oca 02:34, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Haydaran yaylalarında Ali haydar için yakılan ağıtlar,artık ibo 'nun yiğitliğiyle yoğruluyordu.İbo'nun yüreğindeki sırrın işkenceyle sökülmeyeceği gibi bir korku sorgucuları telaşlandırıyor kara kara düşündürüyordu.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 81 - Everest Yayınları)Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram (Sayfa 81 - Everest Yayınları)
2 /