8,9/10  (1.204 Oy) · 
3.595 okunma  · 
1.085 beğeni  · 
16.468 gösterim
Roman okumak istiyorsanız...

Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.

1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.

Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    484
  • ISBN:
    9786050900286
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Meral 
17 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Bir profesörün aradan 59 yıl geçtikten sonra İstanbul'a gelmesi ve Maya ile tanışması ile başlıyoruz. Nadia ile profesörün aşkı ve bu olayların Mayanın anneannesi ve babaannesi ile bağdaştırması ile heyecanlar artıyor. :) Mükemmel bir kitap.

Fırat Çağlar MANTAŞ 
19 Kas 00:40, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Uzun zamandır okumak istediğim için beklentilerim yüksekti ve kitabın bu beklentileri büyük ölçüde karşıladığını düşünüyorum. Fakat dilinin basitliği bende olumsuz bir etki yarattı. Bu kadar akıcı bir kitap, böylesine güzel bir aşk hikayesi biraz olsun edebi bir dil, biraz şiirsellik gerektirmeli bence. Bu konudaki eleştirileri de okuyup hak verdim açıkçası. Kitabın en sevdiğim yönü, tarihte yaşanan birçok olayın kurgulanmış hikaye ve karakterlerle birleştirilmiş olmasıydı. Struma faciasını, bir aşk hikayesiyle daha çarpıcı bir hale getirmiş Livaneli. Her zamanki gibi Livaneli kitapta onlarca konuya değinmiş. Aslında hepsi çok önemli olan bu konulara az da olsa değinerek farkındalık yaratabilmiş. Kitap herkes gibi beni de araştırmaya sevk etti. Defalarca Google'da bir şeyler ararken buldum kendimi. Okuyucuya bir şeyler katabilen, tarihten birçok kesit sunan hüzünlü bir eser olmuş. Tavsiye ederim

Vedat Baysal 
15 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Zülfü Livaneli'nin okuduğum ilk kitabıydı. Kitabı gayet akıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış buldum ayrıca kurgusu da gayet güzeldi. Belki biraz daha gizemli olabilirdi çünkü zaman zaman olaylar tahmin edilebiliyor. Tarihe karşı ilgili olmam dolayısıyla kitapta anlatılan tarihi hadiseler beni kitaba iyiden iyiye bağladı. Zaman zaman hüzünlendim, zaman zaman meraklandım. Naziler sahip oldukları güç ve bilimi insanlık için kullanmış olsalardı eminim dünya şu anda çok daha güzel bir yer olurdu.

ihtiyar 
29 Ağu 2015, Kitabı okudu, 6 günde, 7/10 puan

Yazarın, Kardeşimin Hikayesi’nden sonra okuduğum ikinci kitabı. Sebebini bilmediğim bir şekilde önyargılıyım yazara karşı, önyargımın üstün gelmesine Kardeşimin Hikayesi’de katkı sağladı. Serenad kitabına bu duygularla başladım. Haksız bir yaklaşım belkide benimkisi, bir kitapta bulmak istediğim şeyleri bulamadıkça ben zaten demiştim diyorum. Kitabın kurgusu güzel, akıcı bir şekilde ilerliyorsunuz. Lakin ben hep edebi bir şeyler arıyorum, böyle düm düz anlatımlara deli oluyorum. Aslında yazar kitabın içinde kurgu gereği öyle bir şey diyor ki okurken sağıma soluma bakıyorum, bana mı söylüyorsun gibilerinden. Aynen şöyle diyor kitabın içinde : “Ama ben bu hikayeyi güzel olsun diye değil, anlatmaya değer bulduğum için yazıyorum” Eyvallah, kitabın konusu, Struma gerçeği daha önce bilmeyenleri etkileyecek bir şekilde ortada duruyor, bunu hikayeleştirerek anlatmak yazara düşen kısmı... Neyse uzatmayayım, kitap kötü değil, bu kadar kitap yazmış insandan da okur olarak beklentilerim var, bir paragraf sucuklu yumurta pişirmenin tarifi yerine, “Kar Anadolu'nun yorganıydı ama İstanbul'un da beyaz masal peleriniydi.” gibi cümlelerin fazlaca yer aldığı metinler istiyorum. Bir kitabını daha okuyacağım, oldu oldu, bir daha okumam. Şimdi Zülfi beyide bir teleaş almıştır... Latife bir tarafa müzik, sinema, siyaset, yazarlık, gazetecilik vb. Bir insanda varsa benim isteğim bence çok normal...

KeMâL 
 31 Ağu 18:59, Kitabı okudu, 6 günde, 9/10 puan

Uzun süredir rafımda bekleyen bir eseri daha bitirdim. Zülfü Livaneli müziğinden tanıyıp, romanlarına geçtiğim bir yazar. Son Ada kitabını çok beğenmiştim. Hele Kardeşimin Hikayesi ile yazara karşı sempatim artmıştı. Bu kitaba gelince ise gerçekten çok dolu bir kitap yazmış Livaneli. Neler yok ki kitapta ! Önce not aldıklarımı sayayım sonra kitap ve yazar konusunda tekrar bir şeyler yazayım.
- Maya adlı bayan etrafında geçtiği için çok aşırı kadınsı ve ilk bölümler kadınlarla ilgili genellikle... Şiddet, eziyet.
- Başörtüsü ( Türban )
- İstanbul ve trafiği ( emniyet şeridi kullanımı )
- Türkiye'nin sosyal problemleri ( Dayak, Boşanma,Doğuda namus cinayetleri vb. )
- Nafaka ödeme sorunları
- Gençlerin bilgisayar oyunlarına merakı, boş zamanlarında hep PC Oyunları.
- İnternet ortamının çok açık ve kötü yönlerinin kullanılması ( Porno, kumar, şiddet içerikli oyunlar ) Gençliği kötü durumu
- Şehrin yozlaşması ( Sokakların değişmesi, esnafların değişmesi ve modernlik adı altında kültürünü unutması )
- Doğu Batı çarpışması , Cehalet ve Hümanizm sorunları.
- Siyaset konusunda zaten hepsi maşallah ( Üniversitelerde siyaset )
- Ajanlık ve istihbarat konuları
- Türkçülük, ırkçılık, milliyetçilik.
- Askeriye ve askerlerin şehrin merkezindeki en iyi yerleri kapmaları, ucuza ve çok aşırı itibarla yaşamaları. Eşitsizlik daha doğrusu.
- Kırım eziyeti ve soykırımı ( Mavi Alay )
-Yoksul ve zengin ayrımı. Bu makasın çok fazla açılması.
- 2. Dünya savaşı sonrası bilimadamlarının Türkiye'ye sığınması.
- Nasıl iktidar olunur?
- Tarih, Osmanlı, Venedik, Haçlılar
- Borsacılık, krizler.
- Klasik müzik
- Nazi zamanında Saf Ari bir Alman ile Yahudi kızının evlenmesi.
- Gemi, uçak, keman, Schubert, Einstein, İftira, Basının önemi, Hukuk sistemi, Naziler, Toplama kampları, Bodrum ilçemiz....

Tekrar kitabın içine girersek; Maya adlı üniversite görevlisinin ABD'den gelen tarihçiyi karşılaması ( bilimadamı ) ile başlıyor. Sonra işin için istihbarat görevlileri giriyor. İngiliz ve Ruslar. Kitabın asıl konusu Nazi dönemindeki aşk. Yahudi ile Saf Alman'ın evlenmesi ve o dönemki eziyetleri anlatılmış. Tarih severler bu kitabı okumalı. Buram buram tarih kokuyor. Kitap uçakta yazılıyor. :) Uçaktaki enstantaneleri koyması da güzeldi yazarın. Betimleme ise beni şaşırttı. İstanbul ve Çeşme sokaklarında buram buram gezdik. Çok yoğun bir kitap... Çok daha fazla şey yazılabilir. Okumanızı tavsiye ederim. Sürükleyici ve doyurucu bir eser.

Bu arada Schubert - Serenade dinlemeden geçmeyin. Kitaba ismini veren eser...

https://www.youtube.com/watch?v=JtA9Js-22ko

Merve Özdemir 
22 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bu kitabı hep okumak istiyodum geçen günde çarşıya çıkmıştım bi arkadaşımla beraber hazır gelmişken bu kitabıda alıp eve öyle dönerim dedim ama kitapçının istediği miktar yanımda yoktu.
Mecburen eve döndüm.Ertesi gün kitapçıya beraber girdiğim arkadaşım elinde bu kitapla çıkageldi. Hem şaşırdım hem de sevindim. Ona bu ince davranışından dolayı çok teşekkür ettim. Kitap hediye almak güzeldi üstelik bu hediye en değerlilerinizse...
Bu arada kısa bi anı aktardım size. Neyse kitap hakkındaki yorumuma gelecek olursak öncellikle canım arkadaşıma kucak dolusu sevgiler gönderiyorum bana böyle bi kitap aldığı için çünkü gerçekten harika bi kitap.
Tarihin romanlaştırılarak okuyucuya sunulması gayet güzel.
Üstelik hiç sıkılmadan hep sonunu merak ederek okudum.Stumayı,yahudi soykırımını, Almanları,işkenceleri,özlemi, aşkı, ayrılığı, hasreti, üniversitelerimizin tarihini yazarın kaleme alışı çok muntazam.Bence kesinlikle okuyun özelliklede tarih seven okurlar okusun bu kitabı...

Firuze çicek 
 22 Eki 10:12, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitabı okumakta geç kaldığımı düşünüyorum. Tarihsel bilgiler beni sürekli araştırma yapmaya yöneltti. Kendimi kahramanımız, Maya gibi hissettim. Dünyada hala mültecilerin aynı şeyleri yaşadıklarını düşünerek huzursuz oldum. Bilmeden ne kadar çok hayatın Yok olmasına ve acı çekmelerine kayıtsız kalıyormuşuz. Kitap Hitler döneminin insanlığa verdiği zararları ve bunun etkilerinin nesilleri etkileyişini anlatıyor. Wagnerin yaşadıkları sadece bireysel ama iyi bir örnek olmuş.
İnsanın , insanca yaşamasına yine insanların engel olduğunu bilmek çok ağır geldi. Yazarın anlatımı zaten Harika, kitap okumuyor sanki, bir arkadaşınızın hayatını ondan dinliyorsunuz gibi hissettiriyor. Özellikle genç öğrencilerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Hani bazı müzikler vardır, kimin ya da ne söylediği önemli değildir, herkes sever. İşte bu kitapta öyle. Ortak paydası insan olunca gerisi teferruat oluyor.

Bekir İstanbul 
17 Ağu 15:50, Kitabı okudu, 41 günde, 6/10 puan

Dili çok basit. Betimleme ve tasvirler neredeyse hiç yok. Kitap gereksiz cümlelerle fazla uzatılmış. Bence sayfa sayısı yarı yarıya azaltılabilirdi. Böylece daha sürükleyici bir kitap olurdu ve okuyucu basit, gereksiz cümlelerden dolayı sıkılmazdı. En uzun sürede okuduğum kitap oldu...

Geçmişteki Nadia Max aşkı ile günümüzdeki Maya Max ilişkisi, hitlerin yahudilere yaptıklarıyla ermenilere yapılanlar bir uçak yolculuğu sırasında yazılarak kitap içinde kitap havasıyla okura sunulmuş. Kurgu fena değil ama kitabı kurtarmaya yetmiyor. Gerilim ve gizemin büyüsü basit cümlelerin altında ezilmiş bence. Beğenenlere saygı duymakla birlikte kitabın yüksek puanını anlamış değilim...

Halil Yavuz KAYA 
29 Ağu 21:40, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Fevkalade bir kitap çıkarmış sayın Livaneli.
Okuması çok kolay, sürükleyip ,insana merak uyandırırken tarihsel bilgilendirmede de bulunuyor.Ama bana göre bu kitapta hassas bir nokta var ki. baştan sona kadar beni "acaba ne zaman falso verecek?" sorusu ile belleğimi meşgul etti. Yazar bir kadın kalbi, ruhu ve hassasiyetiyle o, kadının ağzından onun yaşadıklarını anlatan bir hikayeyi dile getirmiş.
Dedim ya tarihsel bilgilendirmeler de veriyor diye. İkinci Dünya Savaşının bizi de ilgilendiren önemli bazı hususlarını ortaya sunuyor. Uluslar arası skandala gebe kalabilecek tarzından üstelik.
Ben severek okudum....

melike kalkan 
22 Mar 13:49, Kitabı okudu, 25 günde, Beğendi, 9/10 puan

Elime aldım ve başlıyorum dedim..Sayfalar birbirini kovaladı derinlere daldım.. Bir ara gerçek mi diye merak uyandırmadı desem yalan olur.. Tam bitti hikaye derken sevgili Livaneli bambaşka kapıları ardına kadar açmamı sağladı..
En çokta Profesör Maximilian Wagner ın bestelediği eseri dinlemek isterdim..
güzel kitap..güzel duygular.. kitaplığıma hoş geldin #Serenad..

Kitaptan 245 Alıntı

Sadettin TANIK 
29 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Hiçbir iktidar masum değildir. Bütün iktidarlar öyle ya da böyle, birinin katilidir…"

Serenad, Zülfü LivaneliSerenad, Zülfü Livaneli
Vedat Baysal 
15 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Uçakların icadı Zweig'ın neslini çok heyecanlandırmış, dünyada savaşların sonunun geldiğine inandırmıştı. Uçaklar havadan uçtuğuna göre sınır falan tanımazdı ki. Dolayısıyla sınırlar yok olacak, barış gelecekti.
Ama o nesil birkaç yıl sonra uçakların gökten bomba yağdırarak Avrupa'yı yıktığını görmenin şokunu yaşamıştı.

Serenad, Zülfü Livaneli (Sayfa 430)Serenad, Zülfü Livaneli (Sayfa 430)
mustafa tamer akder 
 12 Eki 2014, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir.
Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.

Serenad, Zülfü Livaneli (Sayfa 416 - Erich Auerbach "Kötünün Zaferi")Serenad, Zülfü Livaneli (Sayfa 416 - Erich Auerbach "Kötünün Zaferi")

Yürümeye başladık.İçimden gelmesine rağmen valizini taşımaya yardım etmeyi teklif etmedim.Çünkü bunu bir gencin yaşlıya yardımı değil de,Müslüman bir kadının içine yerleşmiş kölelik duygusuyla geleneksel hizmet anlayışı olarak görmesinden çekiniyorum.

Serenad, Zülfü LivaneliSerenad, Zülfü Livaneli

“Zaten Türk erkeklerinin bir numaralı özelliği sinirlenince hız yapmalarıdır. Bu yüzden hiçbirisiyle direksiyon başındayken tartışmayacaksın.”

Serenad, Zülfü LivaneliSerenad, Zülfü Livaneli
Sadettin TANIK 
29 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bilgi ne garip bir şeydir. Şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duruyor, senin gelip kapağını açacağın günü bekliyordu.

Serenad, Zülfü LivaneliSerenad, Zülfü Livaneli

Kimin daha vatansever olduğunu ölçmenin bir yöntemi mi var?Neden bazıları,memleketi kendisinin daha çok sevdiğini ileri sürerek bir ayrıcalık elde etmeye çalışıyor?

Serenad, Zülfü Livaneli (Sayfa 76)Serenad, Zülfü Livaneli (Sayfa 76)
Sadettin TANIK 
29 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Haramibaşı diyor ki : "Senden çalınabilen bilgi, senin bilgin değildir."

Serenad, Zülfü LivaneliSerenad, Zülfü Livaneli
25 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim
Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim Bursa Nilüfer İlçesi Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü ‘Edebi Kazılar’ söyleşisine Zülfü Livaneli katıldı. Livaneli 'İçimdeki ezgiyi paylaştım ama kafamdaki hikayeleri bitiremedim' dedi.