Sevda Sokağı Komedyası

4,5/10  (2 Oy) · 
16 okunma  · 
1 beğeni  · 
477 gösterim
Edebiyatımızın öncü kadın yazarlarından Halide Edib Adıvar, üretken kalemiyle yaşadığı çağın bir portresini çizmişti.

Halide Edib Adıvar'ın bu kısa romanı, yazarımızın kaleminden çıkan en eğlenceli, en akılda kalıcı tipleri barındırıyor. Annesi ile babasını bir yangında kaybetmiş, sonradan bir Saraylı ailenin beslemesi olmuş Numune; birbirinden güzel kadın ayakkabıları yapmakla meşhur Macit; güzelliğiyle olduğu kadar geçimsizliği ile de dillere destan Leyla... Bu üç kahramanın yolları, mahalle sakinlerinin onlara ithafen verdiği adla Sevda Sokağı'nda buluşuyor. Ama ne buluşma: Macit, Leyla'ya körkütük âşık, Numune Macit'le evlenmeyi kafasına koymuş. Leyla, Doktor Kerem'i seviyor ama bu imkânsız bir aşk. Macit'in Leyla'ya aşkı da imkânsız, çünkü Leyla onunla evlense de yatağına girmemeye yeminli. Peki işin içinden nasıl çıkılacak? Cevabı bu ilginç romanın sayfalarında bulacaksınız. Sevda Sokağı Komedyası, 1900'lerin başında İstanbul'un gündelik yaşamını merak edenler için. 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2011
  • Sayfa Sayısı:
    141
  • ISBN:
    9789750713231
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
M.Y. 
 23 Eki 17:17, Kitabı okudu, 6 günde, 5/10 puan

Halide Edip Adıvar'ı ilk defa orta okulda Türkçe ödevi sebebiyle okumuş ve Tatarcık kitabını okuyup kendimce değerlendirmiştim. Bu kitabı okuduktan sonra hafızam canlanıp o zaman ödev için yazdığım şeyler aklıma geldi. Tatarcık kitabını da çok fazla beğenmemiştim. Bu kitaba dönecek olursak da esasında kitap zamanında gazetede tefrika olarak yayınlanmış bir eser. Yani bir nevi fazla kafa yormadan okunabilecek arkası yarın. Daha sonradan roman şeklinde basılmış. Anlatım içinde eski kelimeler barındırsa da gayet sade ki zaten dipnotlarla eski kelimeler açıklanmış. Eser gazete için yazıldığından mıdır nedir tam olarak bilemiyorum ama hafif Brezilya dizisi tadındaydı. Kitaptaki ilişkiler beni biraz şaşırttı. Şöyle ki örneğin bir kadın evli bir erkeği elde etme hakkını gayet rahat kendinde bulabiliyor. Şimdi ne var sanki günümüzde olmuyor mu; denebilir ama kitaptaki anlatım tarzı bunun gayet doğal bir şey olduğu yönünde. Eğer kitabın anlatım tarzında abartı yoksa o dönemin insan ilişkilerini görmek adına hoş bir eser. Ama yine de beni sonu gibi muallakta bırakan bir kitap oldu. Kitabın sonu sanki daha devam edecekmiş, bir şeyler olacakmış gibi bitti. Belki de tefrika olduğunu bildiğimden dolayı bende öyle bir intiba bıraktı. Halide Edip Adıvar tabii ki önemli bir yazar ama bu kitap hakkında kararsız bıraktı beni.

Kitaptan 2 Alıntı

M.Y. 
23 Eki 15:45, Kitabı okudu, İnceledi, 5/10 puan

O gece oldukça sakin geçti. Leylâ baş ucundaki lambayı yakmış, Milton’un Kaybolan Cennet’ini okuyor, arada bir de konuşuyor, Âdem ile Havva’nın cennetten nasıl kovulduklarını anlatıyordu. Macit gülerek dedi ki:

— Demek ki, karı-koca geçimsizliği tâ cennetteki ilk çift tarafından başlandı. Her hâlde yılana uyan Havva Anamızda kabahat. Sakın senin içinde de bir yılan olmasın, Leylâ?

— Kabahat her zaman erkektedir. Bilgi ağacının yemişini niçin yedi?

— Kabahat Havva Anamızın. O teşvik etti. Kılıbıklık da erkeklerde o zamandan başlar.

Sevda Sokağı Komedyası, Halide Edib AdıvarSevda Sokağı Komedyası, Halide Edib Adıvar
M.Y. 
23 Eki 15:59, Kitabı okudu, İnceledi, 5/10 puan

Evet, Leylâ kendisinin anormal olduğunu hissediyordu. Ama niçin ve nasıl anormal? Hayatını insanlara, bilhassa hastalara vakfeden, ömürleri boyunca bekâretlerini muhafaza eden rahibeler acaba anormal miydiler? Kim bilir belki de onlar da hayatta büyük bir sarsıntı geçirmişler, “ben” denilen şeyi içlerinden koparıp atmışlar mıydı?

Sevda Sokağı Komedyası, Halide Edib AdıvarSevda Sokağı Komedyası, Halide Edib Adıvar