Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları Yeditepe Canavarı

7,3/10  (7 Oy) · 
11 okunma  · 
5 beğeni  · 
598 gösterim
İstanbul, 1924... Halkının yeni bir hürriyete kucak açtığı, yıllar süren işgalden kurtulmuş, yüzyıllardır başkent olduğu imparatorluğu geride bırakmış bir şehir; sinsilikleri aklın ve bilimin sınırlarını aşan hainler ve katiller için ise adeta bir cennet. Fakat neyse ki tüm bu pespayeliklere tahammülü yıllar evvel tükenen bir İstanbul beyefendisi var.

Seyfettin Efendi, ataletiyle birlikte şahsi menfaatlerini de bir kenara bıraktığı, İstiklal Harbi'nin ardından bizzat kurması için görevlendirildiği İfşa-yi Sırr Teşkilatı'ndaki esrardaşları; dillere destan kuvvetiyle pehlivan İsmail, fennî icatlarıyla mühendis Münevver, sarsılmaz iradesiyle adli tabip Aziz ve keskin gözleriyle casus Esat, acar hafiyenin en olağanüstü vak'aları çözmesine merakla yardımcı olurlarken Anadolu'yu ve Trakya'yı, iç ve dış alçaklıklardan koruyorlar.

Teşkilat kayıtlarından elinizde tuttuğunuz nüshaya konu olan vak'ada, İstanbul'u çirkin sıfatlarına benzetip, yedi tepesine lanet saçmaya çalışan kanı bozuklar, İfşa-yi Sırr'ı peşlerine takma gafletinde bulunuyorlar. Dehşetin esiri olmaya işgalde bile bu kadar yaklaşamayan İstanbul'un mabetlerinde yoğun bir takip başlıyor.

Eğer ki olacaklar sizi meraka ve heyecana sevk ettiyse, Devrim Kunter'in Seyfettin Efendi'nin notlarından hem derlediği hem de çizim vazifesini üstlendiği bu olağanüstü maceraya şahit olmanızdan sonsuz kıvanç duyarız.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9786058584808
  • Yayınevi:
    Arka Bahçe Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Umut Çalışan 
04 Ara 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

kapak resminde en önde görülen İfşa-yi Sırr Teşkilatının kurucusu Seyfettin Efendi'nin hemen arkasında esrardaşlarını görüyoruz. Pehlivan İsmail, mühendis Münevver, Adli tabip Aziz ve casus Esat teşkilatın diğer üyeleri. Teşkilat bu açıdan A-Takımı yada Leverage'nin Osmanlı versiyonu gibi duruyor. Ha pardon Osmanlı değil. Hikaye Cumhuriyet'in ilk yıllarında geçiyor. Kılçığın tekiyim, fesli çizimler, arap alfabesinin kullanımını teyit ettim, tarihlerde şaşma yok. Detaylar güzel. Önsöz ve arka kapak yazısı dönemin dilinde yazılmış.

İstanbul'un mabetlerinde sırayla işlenen cinayetleri çözme işi Seyfettin Efendi ve ekibine verilir. Cinayetlerin vahşiliği ve vücutlarında hiç kan kalmamış olması insan üstü bir varlıktan şüphelenmelerine neden olur. Hikaye her ne kadar steampunk öğeler içerse de filmin sonunun bir şekilde Vlad Tepeş'e bağlanması hoş olmadı. Zira içinde vampir geçip de kazıklı Voyvoda ya bağlanmayan yerli hikaye kalmadı. http://ucalisan.blogspot.com.tr/...nustu-maceralar.html

Samet Yalçın 
 01 Ara 23:14, Kitabı okudu, 7/10 puan

Türkiye'de çıkış sürecine tanık olduğum ilk üst düzey çizgi roman Seyfttin Efendi'dir. İnternetteki geçmişi hakkında pek bilgim yokken yüksek beklentiyle alıp okudum ve kesinlikle tatmin ediciydi. Çizimleri çok kaliteliydi. Hikaye klasik bir dedektif-seri katil hikayesi olsa da işlenişi ve özgün fikirleri çok güzeldi. 20. Yüzyılın ilk yıllarındaki İstanbul, arkaplandaki şehir halkı oldukça keyif verici ayrıntılardı. Türk çizgi romanıyla ilk randevumdan kesinlikle mutlu ayrıldım ve seriye devam etmek için firsat kolluyorum (2 yıldır).

Seyfettin Efendi, aslında çizgi roman severlerin yabancı olduğu bir karakter değil. Devrim Kunter, hem çizdiği hem de hikâyesini yazdığı Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları’nı uzun süredir internet üzerinden (blogtan) okuyucusuyla paylaşıyordu zaten. Polisiye ve çizgi roman gibi, Türkiye’deki edebiyat geleneğinde birlikte görmeye alışık olmadığımız iki türü buluşturan bu hikâyeler, okumak için can atıyorum ama daha okumadan da tavsiye ediyorum....

Kitaptan 1 Alıntı