Silivri'de Adalete Tecavüz

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
336 gösterim
"Ergenekon" Operasyonu ile cezaevine atılan antiemperyalist, Atatürkçü kişilerin, PKK katil başı ve katillerinin salıverilmesine yönelik bir sürecin rehineleri olduğu artık her kesimce anlaşılmaktadır. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanlığının, MİT Müsteşarlığının, Emniyet Genel Müdürlüğünün, bilirkişilerinin, Genelkurmay Başkanının, profesörlerinin, gazetecilerinin, yazarlarının, siyasetçilerinin sözlerine itibar etmeyen savcı ve hâkimler benim; "Baskıdan yıldıysanız çıkarın o cübbeyi, Devlete yeğ tuttunuz birkaç tane züppeyi, Üç yılın sonunda verseniz gök kubbeyi, Yer ve gök sizin olsun, nalınızı istemem."

Dizeleriyle işaret ettiğim, Haham Tuncay Güney, ablasının katili, öz yeğeninin pazarlamacısı Osman Yıldırım ve Ali Yiğit'e itibar etmiş, TSK = Terör Örgütü denklemini kurmuşlardır. PKK ile mücadele, AKP ve Fethullah Gülen'i eleştirme dışında, hiçbir suçu olmayan bu şerefli kişilerin tutuklanıp katillerle aynı kefeye konduğu bu düzende; Türk Milleti'nden gerçekleri saklayan medya mensuplarının, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti'ne kurulan bu tuzağa 'kuru' ve 'yaş' , 'sap' ve 'saman' edebiyatı yaparak kayıtsız kalanların, meslektaşlarına sahip çıkmayan kişi ve kurumların, Yargının bir hesaplaşma aparatı olarak kullanılmasına, taşların bağlanıp, köpeklerin salıverilmesine karşı çıkmayanların, Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da, cepheye erzak taşıyan öküzler kadar faydalı olduklarını söyleyebilir miyiz?
(Tanıtım Bülteninden)