Sırça Fanus

8,0/10  (81 Oy) · 
213 okunma  · 
68 beğeni  · 
2.346 gösterim
"Neşeli, hüzünlü, yalın, parlak ve doğal. En üstün niteliğiyse şaşırtıcı derecede dolaysız oluşu, tıpkı güpegündüz çekilmiş bir dizi fotoğraf gibi."
-Time-

Parlak bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood, 1950'lerde yayın dünyasında acımasız bir rekabetin sürdüğü New York'a büyük hayallerle gelir ve önemli bir moda dergisinde iş bulur. Kapıldığı beklentilerle karşısına çıkan fırsatların yoğunluğu, masumluğunu yitiren genç kızın zamanla kaldıramayacağı bir boyuta ulaşır ve Esther kendini tam bir karabasanın içinde bulur. Kimlik arayışı peşinde ürkütücü bir yola giren duyarlı ve hevesli bir genç kadının üniversite yılları, erkeklerle ilişkileri, yaşadığı çöküş, intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bakış açısı unutulmadan son derece içtenlikle işlenmiş.

Sylvia Plath'ın kendi yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı ve ilk kez 1963 yılında, ölümünden bir ay önce, başka bir isim altında yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus, o günün olduğu kadar bugünün insanının da metropol yaşamındaki yabancılaşmasını anlatan modern bir klasik haline gelmiştir. 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının melankolik prensesi Sylvia Plath'ın başyapıtının, ölümünün ve kitabın yayımlanışının 50. yılında, gözden geçirilmiş baskısını okurlarımıza sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2013
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9786054764716
  • Orijinal Adı:
    The Bell Jar
  • Çeviri:
    Handan Saraç
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya Salt 
01 Eyl 12:56, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Slyvia Plath, yazarı veya şairi Nilgün Marmara' nın intiharını bir dergide okurken tanımıştım. 30 yaşında intihar edip,29 yaşında onun hayatı hakkında tez hazırlayıp,etkilenen ve sonucunda intihar eden Nilgün Marmara dolayısıyla. Sırça Fanus üç yıldır okumayı ertelediğim bir kitap. Kendi manic depresyonundan kesitler verdiği yarı otobiyografik kitabı. Kitap başta sıradan liseli aşkları anlatacak eğlenceli bir kitap seyrinde gidecek sanıyorsunuz. Ama birdenbire Esther ' in darmadağın psikolojisi içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Feminist kimliğiyle sıkça ismini duyduğumuz yazar,kendisi gibi feminist bir karakter oluşturmuş kitapta da. Karakter iflah olmaz bir akıl hastası diye düşündürtüyor. Yalnız kitaptaki ani duygu geçişi rahatsız etti beni. Bunun dışında akıcı,güzel bir kitaptı. Kendimden çokça parçalar buldum ve keşke okumayı bu kadar geciktirmeseydim. Tavsiye ederim...

Plath’i tanımak istiyorsanız mutlaka okunması gereken bir kitaptır Sırça Fanus. Yazı dili; kırılgan, karamsar ve duygusaldır. Plath’ın “Sırça Fanus” isimli kitabı 1963 yılında Victoria Lucas ismiyle yayımlanır. Ancak yazarın ölümünün ardından kitap, gerçek yazarının ismiyle basılır. Sırça Fanus; Sylvia Plath’in hayatıyla yarı otobiyografik bir roman olma özelliği taşır, hatta belki daha da fazla. Kitabın baş karakteri Esther Greenwood bir moda şirketinde burslu çalışmak için tıpkı Sylvia Plath gibi 19 yaşında New York’a gelir. İki karakterin fazlasıyla benzer özelliği bulunmaktadır; ikisi de şairdir, ikisinin de babası sekiz yaşında ölmüştür, ikisinin de bir erkek kardeşi vardır, ikisinin de ruh sağlığı zaman içerisinde bozulur.
İntiharları bile paralel çizgilerde ilerleyen Sylvia ile Esther, yöntemler ve sıralama bakımından benzer ölüm girişimlerinde bulunmuşlardır. Her zaman soğuk ve kişiliğini yansıtmaktan uzak olan Sylvia, bu kitapta çığlıklar atarak hayat hikâyesini anlatmıştır belki de.

Sylvia Plath ' ın hayatıyla yarı-otobiyografik bir romandan daha fazlasıdır bana göre Sırça Fanus . Kitapta Ladies Day ismiyle geçen şirketten çıktıktan sonra kendini küvete atan Esther ile gerçekte Mademoiselle’de staj yapan Sylvia’nın düşünceleri ortaktır: “New York eriyor, hepsi eriyip kayboluyor ve artık hiçbiri rahatsız etmiyor beni. Onları tanımıyorum, onları hiç tanımadım ve tertemizim ben. Bütün o içkiler, gördüğüm o yapışkan öpüşler ve dönüş yolunda derime yerleşen kir, hepsi, hepsi tertemiz, dupduru bir şeylere dönüşüyor.”

50 li 60 lı yıllardaki kadınların erkekler yüzünden bir sırça fanus içinde olduğunu düşüne Sylvia, Esther karakteriyle bu konuda şöyle der: “Bir erkeğin egemenliği altında olmanın düşüncesinden bile nefret ediyorum. Bir erkeğin dünyada hiçbir kaygısı yokken, benim başımda, beni hizada tutmak için bir sopa gibi asılı duran bebek konusu var.”
Sylvia Plath okumaya başlamadıysanız bu kitap iyi bir başlangıç olur diye düşünüyorum .

HÜLYA BİLGİN 
22 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Sadece otuz yıl yaşayan bir kadının (Plath'in) hayata sadece acılardan doğru tutunması çok acı... Plath'in kendi hayatı olarak gördüğüm kitap tabi ki en az onun hayatı kadar müthiş..Kitabının kahramanı aslında ta kendisi.. Slyvia Plath...mutlaka okunmalı..

elif akkoca 
13 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

''İçim sevecenlikle doldu.Kitabın kahramanı ben olacaktım ama elbette maskelenmiş olarak.Adım Elaine olacaktı.Elaine.Harfleri parmaklarımla saydım.Esther' de de altı harf vardı.Uğurlu bir raslantıydı bu.''
Sylvia'nın harflerini parmakla saydığımızda da yine ''uğurlu'' sayı çıkıyor karşımıza.6.
Kendi ağzından kendi hayat hikayesini yazan genç, güzel bir kadın...
Daha çocuk yaşlarda katıldığı edebiyat, şiir yarışmalarından ödüller kazanan, okulunu dereceyle bitiren ama hayata bir türlü tutunamayan genç bir kadın.
Daha o zamanlar yaşadığı psikolojik sorunlar, başarısız intihar girişimleri ve sonunda hastaneye yatırılışı.
Plath'ın günlüklerinde ve şiirlerinde de göze çarpan kendine ve çevresine yabancılaşma, ölüm ve intihar izlerinin yine ele alındığı tek romanı.sırça fanus'u...
''hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım'' syf 192.
''sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır'' syf 244
Tıkılıp kaldığı bu sırça fanustan ölerek kurtulmayı seçmiştir, henüz 30 yaşındayken.Ölümü de yüzü kadar hüzünlüdür Plath'ın.Çocuklarının odasına kurabiye ve süt koyup, gaz geçirmesin diye sıkıca kapattığı kapı altından sonra havagazını açarak hayatına son vermiştir.
Kitap oldukça akıcı bir dille yazılmış.Plath'ın Elaine üzerinden yaşadıkları, hayal kırıklıkları, hayata tutunma çabası ve yapamayışı hemen ardından yabancılaşma süreci başarıyla işlenmiş.Ben hemen öncesinde Sana Gül Bahçesi Vadetmedim'i okuduğum için çok ağır gelmişti, uzun bir süre etkisinden kurtulamamıştım.

Hanzade sayın 
13 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

"istediğim bütün kitapları okuyamam, olmak istediğim bütün insanlar olamam ve istediğim hayatları süremem. istediğim bütün becerileri edinemem. öyleyse ne istiyorum? yaşamak ve hayatta olabilecek bütün zihinsel ve fiziksel deneyimlerin bütün renklerini, tonlarını yaşamak ve duyumsamak istiyorum ve berbat bir şekilde kısıtlıyım."

Boyle dertleri vardi slvya'nin..

"..sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu icin yazıyorum.." demisti intiharindan yalnızca 32 gun once bitirdigi son kitabi sirca fanus' ta.. bu ses de susunca gitti belki..

Hep yetersizlik duygusuyla örülü duvarlar ardinda, hep yanlış adreste, hep yanlis denizdeydi..hiçlikte kaybolmus ve tukenmislikle çepecevrili..

Her insanin zaman zaman düştüğü
o kuyuyu mesken edinip o kadar icsellestirdi ki hayata gelis amaci oldu gidişi. .

Ve kendi gidisini yazdi sirca fanusu icinde oturup. .

Etkileyici, kati ve gercek bir öykü..

Ölüme karşı dayanıklılığını ölçmek isteyenler için.

Bahar Erdal 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Efsane dediğim kadın Sylvia Plath'in tek romanı. "Günlükler" ini okuyanlar Sırça Fanus'un aslında yazarın hapsolduğu kendi yaşamı olduğunu ve anlattığı yazdığı her şeyin kendi yaşamının izlerini taşıdığını net bir şekilde görebilir. Kapana kısılmışlığını teşhir eden yazarın otobiyografik romanı diyebiliriz pekala Sırça Fanus için. Aslında dünyada tutunabilecek hiçbir şey bulamayan Sylvia önceki başarısız intihar girişimlerinden sonra sonunda sırça fanustan kurtuldu belki de sonsuza dek o sırça fanusa mahkum oldu; kim bilir!!

İlay Yüksel 
11 Tem 09:14, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

Plath'in kendi biyografisiyle paralel gidiyor denebilir. Sylvia da Esther de dönemin "tutunamayanlar"ından olmuş... Fotoğraflarında böylesine yaşam dolu ve sempatik olan Sylvia, üçüncü intihar girişiminde başarılı olarak hayata veda eder, Sırça Fanus un başarısı da ardından gelir... Tarifsiz bir depresif hisle okudum... "...Çünkü nerede olursam olayım; bir gemi güvertesinde, Paris’te bir sokak kahvesinde ya da Bangkok’ta, hep aynı sırça fanusun altında kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım."

EMİNE ÇAYIR 
 07 Kas 14:04, Kitabı okudu, 9 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitabı okumama sebeb olan Sylvia Plath'ın hayatıydı. Kendi yaşantısından izler taşıdığını belirtilmişti çünkü. Cümleler gayet akıcı , ana karakterin psikolojik tahlilleri çok yerindeydi. İlk sayfalarında sıradan bir kızın hayatını anlattığını düşünüp kitabın beklentimin altında kaldığını düşünsemde 100. safadan sonrası fazlaca merak uyandırdı. Okuduğuma değdi mi derseniz evet. Tavsiye edebileceğim kitaplara bir yenisini daha eklemiş oldum.

Sezer Altunoğlu 
 01 Eyl 02:13, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitap otobiyografik sayılabilecek ölçütte, Plath'ın yaşamından izler sunuyor bize.Benim açımdan , insanların rüyalarını süsleyen New York'u bunalımda olan genç bir kızın gözünden çok güzel bir şekilde resmetmiş.Esther Greenwood-yani başkahraman- Plath'a çok benziyor , her yönüyle , intihar girişimleri , düşünceleri... Çok hızlı okumuştum ; zaten depresif yazarlara hayranımdır.

2 /

Kitaptan 64 Alıntı

''Bir kadının bir tek temiz yaşantısı olması gerektiği, oysa bir erkeğin biri temiz öteki kirli iki yaşantısı olabileceği düşüncesi beni çileden çıkarıyordu.''

Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 85)Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 85)
a leaf 
09 Oca 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatırınızı sorup,"iyiyim,"demenizi beklemeleridir.

Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 183)Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 183)

''Başımdan hiç aşk macerası geçmemişken, hiç çocuk doğurmamışken, ölen birini bile görmemişken, yaşam hakkında nasıl yazabilirdim? Tanıdığım bir kız yakın zamanda, Afrika'da pigmeler arasındaki maceralarıyla ilgili bir kısa öyküsüyle bir ödül kazanmıştı. Bu tür şeylerle nasıl rekabet edebilirdim? ''

Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 127)Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 127)

“…üç haftadır ellerimi yıkamıyordum… Yedi gündür hiç uyumuyordum. Annem uyumam gerektiğini söylüyordu, ama uyusam da, gözlerim açık uyuyordum, başucumdaki saatin akrep ve yelkovanının daireler çizmesini izleyerek yedi gece geçirmiştim, ne bir saniyeyi ne bir dakikayı ne de bir saati kaçırmıştım. Saçımı ya da giysilerimi yıkamamam da çok anlamsız görünmesindendi. Ertesi gün yine yıkanacaksam, bugün yıkanmamın hiçbir anlamı yoktu. Bunu düşünmek bile beni yoruyordu…”

Sırça Fanus, Sylvia PlathSırça Fanus, Sylvia Plath

''Sessizlik bunaltıyor beni. Sessizliğin sessizliği değil bu. Benim kendi sessizliğimdi. Çok iyi biliyordum ki otomobiller gürültü yapıyordu. Otomobillerin ve yapıların aydınlık pencerelerinin gerisindeki insanlar da gürültü yapıyordu. Nehir de gürültü yapıyordu. Ama ben hiçbir şey duyamıyordum. Kent ışıldayarak, göz kırparak, bir afiş gibi yamyassı asılmış duruyordu penceremde. ''

Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 23)Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 23)
Çiğdem Aksoy 
25 Ara 2014, Kitabı okudu, İnceledi, 3/10 puan

Durumun ne kadar umutsuzsa, seni o kadar uzağa saklamaya çalışırlar.

Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 166)Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 166)

''En sevdiğim ağaç Ağlayan Bilgin Ağacı'ydı. Japonya'dan gelmiş olmalıydı. Japonlar ruhsal olanlardan anlardı. Herhangi bir şey ters gittiğinde kendilerini bağırsaklarını deşerek öldürürlerdi.''

Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 144)Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 144)
Deniz* 
04 Şub 00:06, 9/10 puan

Birlikte kusmak kadar insanları birbirine yakınlaştıran bir şey yoktur.

Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 48)Sırça Fanus, Sylvia Plath (Sayfa 48)

Kitapla ilgili 2 Haber

‘Sırça Fanus’ yeniden beyazperdeye uyarlanıyor
‘Sırça Fanus’ yeniden beyazperdeye uyarlanıyor Trajik yaşamıyla bilinen Sylvia Plath’in yarı otobiyografik romanı Sırça Fanus, ikinci kez sinemaya uyarlanıyor.
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi Bazı romanları elimize aldığımızda, daha kapağını açtığımız anda, ilk cümleleri okurken biri sarıp sarmalamaya başlar. Bazılarında ise 50. sayfaya geldiğimiz halde okumakta zorlanırız. Özellikle sıradışı girişler bizi daha çok etkisi altına alır. Ve elbette romanı okuyup tamamadıktan sonra ilk sayfaya dönme isteği uyandıran romanlar.