Sırça Köşk

8,2/10  (205 Oy) · 
625 okunma  · 
158 beğeni  · 
4.408 gösterim
"Niçin hep acı şeyler yazayım ? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin ? diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin ? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler, iyi güzel şeyler kalmadı mı ? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli ? Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu ?"
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750806629
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
KeMâL 
13 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sabahattin Ali yine geleceği görmüş, geçmişten ders alın demiş resmen. Harika bir dil, harika öyküler ama masallar çok daha muhteşem. Kitap 2 bölümden oluşmakta. İlk bölümde öyküler var. İkinci bölümde ise masallardan oluşuyor. Masalları daha çok beğendiğimi itiraf edebilirim. Çok sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor.

Portakal hikayesi; nasip nedir bilemezsin gibi bir ders vermiş, Beyaz Gemi öyküsü ise sanat konusunda, lakaplar ve takılan isimlerin üzerine yapışması sonucu oluşan olaylardan bahsetmiş.

Beni en çok etkileyen konulardan biri ise sağlık oldu. Sağlıkla ilgili bir çok hikaye anlatmış ama bu kadar mı gerçek olur. Resmen geçmişimizde yaşanan sorunlar, sıkıntılar hepsi çok kötü şeyler. Maddi yetersizlikler sonucu ölenler, doktor azlığından dolayı ölenler, doktorların deneyimsizliği vb. Cankurtaran hikayesi ben kitapta en etkileyen kısımdı itiraf edebilirim.

Bahtiyar köpek hikayesi ile annelik içgüdüsü, ailenin önemi anlatılmış. Kısacası küçük bir öykü kitabına neler sığdırmış Sabahattin Ali. Vuslat, kavaşamama, doğayı tahrip etmeme, kültürel yozlaşma, tarihine sahip çıkmama, devletin yanlış politikaları, açgözlülük, hapishane, işkenceler, boş lafa kanmamak,reklamlara kanıpta aldanmak...

Son masal Sırça Köşk çok sağlamdı. Herkese tavsiye ederim. Sabahattin Ali'nin adı geçmesi bir kitap için yeterli sanırım. İyi okumalar diliyorum.

Nurhan Işkın 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sabahattin Ali'nin 1944 ve 1947 yıllarında yazdığı, on üç deneme ve dört kısa masaldan oluşan bu kitap, sade dile akıcı cümleleri ile okuru geçmiş zamanın sokaklarında gezintiye çıkarıyor...

Özellikle hastanede yaşanan, Doktor Mutena Cankurtaran ve İbrahim arasında ki hadise çok düşündürücü...

Çirkince'nin konusu ise; Cumhuriyet dönemi ile isminin nasıl değiştirildiği...

Çilli'nin başına gelenler ve evladı hakkında ki kararı...

Avni Akbulut'un böbrek rahatsızlığından dolayı geldiği İstanbul'da, başına gelenler ise, merhamet yoksunluğu ve sömürücülüğün; saf duyguların nasıl kullanıldığına dair güzel bir örnek teşkil ediyor...

Katil Osman'ın hikayesin de ise insan hayatına kastın bu kadar kolay mı olduğunu sorgulayacaksınız...

Rıfat'ın karakolda başından geçen işkence dolu dört günün anlatımı ise, sizi sanki o odanın için de onun ile birlikteymişsiniz hissini uyandırıyor...

Yazar öykülerini o kadar sade bir dille ama o kadar güzel bir tasvir ile yazmış ki, okurun her öykünün içinde yer almasını sağlıyor...

Bayan Okur 
18 Mar 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Bu zamana kadar okuduğum öykü kitaplarI arasında gerçekten en kaliteli yazı diliyle yazılmış her okurun kütüphanesinde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Sabahattin Ali okurken pişman olunmayacak yazarlardan.

yonca salman 
 01 Eki 2016 · Puan vermedi

Kitap kısa öykülerden oluşuyor.Farklı tarzlarda hikayeler bunlar .Ama en güzel olanı sondaki sırça köşk masalı ...Kaliteli bir dil ve üslup var.

Ezgi Sezgin 
05 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Dil, kurgu ve anlatımın sadeliğiyle öykü sevenler için harika bir kitap.13 öykü ve 4 masaldan oluşan bir eser.Günümüzde yaşanan, günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz öyküler söz konusu.
Yazar, farklı insan karakterleri ile Anadolu insanının farklı yaşam biçimlerini dile getiriyor.
İçinde birbirinden güzel, birbirinden gerçekçi hikayeler var.Kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman tebessüm ettiren hikayelerden...
Hikayelerden özellikle Beyaz Gemi ve Dekolman'ı, masallardan Sırça Köşk'ü beğendim.

Nurhan ATA 
25 Oca 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sade, gündelik ama büyüleyici bir dil. Her bir hikaye hayatın taa içinden. Toplumsal sorunlara, insanlığa ironik bir bakış. Kesinlikle okunmalı. Ayrıca Sırça Köşk hikayesi zamaninda yasaklanan bir öyküdür. (Devlete bir başkaldırı olarak görüldü.) Keyifli okumalar.

Bekir İstanbul 
09 Oca 22:02 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Öykülerin büyük çoğunluğu iç karartıcı, can sıkıcı öyküler. Yazarın kaleminin gücünü tartacak, edebi yönünü eleştirecek değilim ama ben bir okur olarak okurken keyif almadım... Kitap 13 öyküden ve 4 masaldan oluşuyor. "Beyaz Bir Gemi" ve "Dekolman" adlı öyküler bir nebze nükteli olduğu için fena değil. Masallar, öykülere göre biraz daha hoş geldi bana. Kitaba adını veren masal "Sırça Köşk" kitabın en sonunda. "Sırça Köşk" güzeldi...

tülay abaza 
07 Oca 20:44 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Niçin hep acı şeyler yazsın Sabahattin Ali? Hayır hayır aslında bir köpeğin bile mutluluğunu aydınlık dünyasını çok iyi tasvir edip sizi zevkten dört köşe yapabilir. Ama işte niye hep acı şeyler yazsın? Kitapta bu sorunun cevabını hem kendisi veriyor hem de her satırda bizim vermemizi sağlıyor. Özellikle son hikaye Sırça Köşk 'te her dönemde gerçekliğini koruyan bir durum ancak bu kadar yalın bir dille anlatılır diyeceksiniz.

Ayten Ernaz Tiryaki 
 04 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum ve beğendiklerimin engüzeliydi desem yalan olmaz. Zamanı olmayan hikayelerin anlatıldığı;acaba günümüzü yaşayıp görmek ,yarım kalmış,kısa ömrünü tamamlamak için geri mi geldi de gizli köşesinde ağlanası memleket manzaralarını kaleme almış diyeceğim ama seksen yıl olmuş bu öyküleri anlatalı!Büyük insanlar yüzyıllar sonrasını görüyor işte böyle.Tıpkı ATATÜRK gibi!

Emet Denizci 
 14 Oca 02:10 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Sabahattin Ali okunur. 40'lı yıllarda yazılmasına rağmen günümüze de uyan, ders veren nitelikte öyküler ve masallardan oluşan bir kitap... Bazı öykülerde biraz daha devam etseydi keşke dediğim oldu. Çirkince'nin şimdiki adını öğrenince şaşırdım biraz, bilmiyordum çünkü. Gerçi tahmin ettim ama benim için yeni bir bilgi oldu. Etkileyiciydi tavsiye ederim...

5 /

Kitaptan 109 Alıntı

Sadettin TANIK 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bu dünyada çobansız da, köpeksiz de yaşanabilirmiş. Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur. Bari siz gözünüzü açın da, ilerde başınıza yeniden itler, hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa, sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın!

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Cennet gibi yerler virane oldu diye gavurda keramet, Müslüman'da kabahat arama!.. Eskiden buraların sahipleri burada yaşar, burada işlerdi. Sen sahipli memleketi sahipsiz eden beylerin yakasına yapış...

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bol bol hayaller kurup bunların her zaman boşa çıktığını görmeye alışmış bütün insanlar gibi, ressam Tevfik de kaderine çabuk boyun eğenlerdendi.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali

"Bu dünya menfaat dünyası. Menfaatini düşünmeyen insan olur mu? Eline fırsat geçirip de çalmayan bir kişi göstersene bana!.. Ha? Bir kişi!.. Kör olayım yoktur."

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali

“Her an bir şey olması ihtimali içinde, saatlerce, günlerce hiçbir şey olmadan beklemek, azapların en korkunçları arasındadır. Bir kapının önünde, bir hücrede neden olduğunu bilmeden beklemek. Kafanıza dolmak isteyen türlü ihtimallerle zaman zaman yüreğinizin çarpıntısı artarak beklemek.”

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Elle tutulamayacak kadar ince, asla yırtılmayacak kadar sağlam bir ağ halinde onları saran bu can sıkıntısı, biraz dikkat edilince, kahkahalarda boş bir çınlama, gözlerde soğuk bir alakasızlık halinde kendini gösterir. Söyleyen de, dinleyen de o anda başka bir şey düşünüyor gibidir, halbuki hiçbir şey düşünmezler. Ama bundan şikayetçi değildirler; hatta canları sıkıldığının bile farkında değildirler. Boş da olsa gülerler ve hallerinden memnun olmasalar da, hayatlarında bir değişiklik istemezler.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kalbimizin 40 derece ateşe kaç gün dayanabileceğini, böbreğimizin günün birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek, söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Dedim ya, kendi içimizde, kendimize dair bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Böyle vesilelerle meydana çıkıyor da öğreniyoruz. Bunların var olması utanılacak bir şey değildir, var olduğunu öğrendikten sonra buna göre hareket etmemek yanlış, hatta korkunç olabilir.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Oturduğum semtin sokakları geniş ve asfalt. Her biri bir fakir çocuğun liseyi bitirinceye kadar okumasına yetiştirecek masrafla yetiştirilen bodur çamlar, caddeye gölge vermese bile güzellik veriyor.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız