Sırça Köşk

8,2/10  (180 Oy) · 
574 okunma  · 
137 beğeni  · 
4.002 gösterim
"Niçin hep acı şeyler yazayım ? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin ? diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin ? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler, iyi güzel şeyler kalmadı mı ? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli ? Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu ?"
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750806629
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
KeMâL 
13 Eki 09:49, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Sabahattin Ali yine geleceği görmüş, geçmişten ders alın demiş resmen. Harika bir dil, harika öyküler ama masallar çok daha muhteşem. Kitap 2 bölümden oluşmakta. İlk bölümde öyküler var. İkinci bölümde ise masallardan oluşuyor. Masalları daha çok beğendiğimi itiraf edebilirim. Çok sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor.

Portakal hikayesi; nasip nedir bilemezsin gibi bir ders vermiş, Beyaz Gemi öyküsü ise sanat konusunda, lakaplar ve takılan isimlerin üzerine yapışması sonucu oluşan olaylardan bahsetmiş.

Beni en çok etkileyen konulardan biri ise sağlık oldu. Sağlıkla ilgili bir çok hikaye anlatmış ama bu kadar mı gerçek olur. Resmen geçmişimizde yaşanan sorunlar, sıkıntılar hepsi çok kötü şeyler. Maddi yetersizlikler sonucu ölenler, doktor azlığından dolayı ölenler, doktorların deneyimsizliği vb. Cankurtaran hikayesi ben kitapta en etkileyen kısımdı itiraf edebilirim.

Bahtiyar köpek hikayesi ile annelik içgüdüsü, ailenin önemi anlatılmış. Kısacası küçük bir öykü kitabına neler sığdırmış Sabahattin Ali. Vuslat, kavaşamama, doğayı tahrip etmeme, kültürel yozlaşma, tarihine sahip çıkmama, devletin yanlış politikaları, açgözlülük, hapishane, işkenceler, boş lafa kanmamak,reklamlara kanıpta aldanmak...

Son masal Sırça Köşk çok sağlamdı. Herkese tavsiye ederim. Sabahattin Ali'nin adı geçmesi bir kitap için yeterli sanırım. İyi okumalar diliyorum.

Nurhan Işkın 
23 Ara 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Sabahattin Ali'nin 1944 ve 1947 yıllarında yazdığı, on üç deneme ve dört kısa masaldan oluşan bu kitap, sade dile akıcı cümleleri ile okuru geçmiş zamanın sokaklarında gezintiye çıkarıyor...

Özellikle hastanede yaşanan, Doktor Mutena Cankurtaran ve İbrahim arasında ki hadise çok düşündürücü...

Çirkince'nin konusu ise; Cumhuriyet dönemi ile isminin nasıl değiştirildiği...

Çilli'nin başına gelenler ve evladı hakkında ki kararı...

Avni Akbulut'un böbrek rahatsızlığından dolayı geldiği İstanbul'da, başına gelenler ise, merhamet yoksunluğu ve sömürücülüğün; saf duyguların nasıl kullanıldığına dair güzel bir örnek teşkil ediyor...

Katil Osman'ın hikayesin de ise insan hayatına kastın bu kadar kolay mı olduğunu sorgulayacaksınız...

Rıfat'ın karakolda başından geçen işkence dolu dört günün anlatımı ise, sizi sanki o odanın için de onun ile birlikteymişsiniz hissini uyandırıyor...

Yazar öykülerini o kadar sade bir dille ama o kadar güzel bir tasvir ile yazmış ki, okurun her öykünün içinde yer almasını sağlıyor...

Bayan Okur 
18 Mar 10:13, Kitabı okudu, 5 günde, Puan vermedi

Bu zamana kadar okuduğum öykü kitaplarI arasında gerçekten en kaliteli yazı diliyle yazılmış her okurun kütüphanesinde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Sabahattin Ali okurken pişman olunmayacak yazarlardan.

Ezgi Sezgin 
05 Tem 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Dil, kurgu ve anlatımın sadeliğiyle öykü sevenler için harika bir kitap.13 öykü ve 4 masaldan oluşan bir eser.Günümüzde yaşanan, günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz öyküler söz konusu.
Yazar, farklı insan karakterleri ile Anadolu insanının farklı yaşam biçimlerini dile getiriyor.
İçinde birbirinden güzel, birbirinden gerçekçi hikayeler var.Kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman tebessüm ettiren hikayelerden...
Hikayelerden özellikle Beyaz Gemi ve Dekolman'ı, masallardan Sırça Köşk'ü beğendim.

Nurhan ATA 
25 Oca 13:41, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Sade, gündelik ama büyüleyici bir dil. Her bir hikaye hayatın taa içinden. Toplumsal sorunlara, insanlığa ironik bir bakış. Kesinlikle okunmalı. Ayrıca Sırça Köşk hikayesi zamaninda yasaklanan bir öyküdür. (Devlete bir başkaldırı olarak görüldü.) Keyifli okumalar.

yonca salman 
 01 Eki 18:05, Puan vermedi

Kitap kısa öykülerden oluşuyor.Farklı tarzlarda hikayeler bunlar .Ama en güzel olanı sondaki sırça köşk masalı ...Kaliteli bir dil ve üslup var.

Ayten Ernaz Tiryaki 
04 Eki 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Okuduğum ve beğendiklerimin engüzeliydi desem yalan olmaz. Zamanı olmayan hikayelerin anlatıldığı;"Acaba günümüzü yaşayıp görmek ,yarım kalmış,kısa ömrünü tamamlamak için geri mi geldi de gizli köşesinde ağlanası memeleket manzaralarını kaleme almış." Diyeceğim ama seksen yıl olmuş bu öyküleri anlatalı!Büyük insanlar yüzyıllar sonrasını görüyor işte böyle.Tıpkı ATATÜRK gibi!

Selman Ç. 
 31 May 23:52, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

Bütün olarak düşündüğümde masallar olmasa biraz sönük kalacaktı herhalde. Öykülerden Böbrek ve Katil Osman etkileyiciydi. Diğer okuduğum iki kitabından aldığım tadı aldım desem yalan olur. Ama Sabahattin Ali her daim okumaya değer bir yazardır.

Mehmet Yılmaz 
26 Kas 2015, Puan vermedi

Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk adlı kitabında hepsi 1940’lı yıllarda yazılmış olan 13 hikaye ve 4 de masal var. 1948’de öldürülen Ali’nin ustalık eserleri de diyebileceğimiz bu eser aradan geçen senelere rağmen günümüzde dahi etkisini ve güncelliğini koruyabiliyor.

Ali, edebiyatçı kimliğinin politika ile örselemiş bir isim bana göre. Halbuki politik olmayan o kadar güzel hikayeler yazmış ki. Çoğumuz onu Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf romanlarıyla biliyoruz. Çoğu bestelenmiş ve bu nedenle popüler olmuş şiirleri de var. Ancak Ali’nin en önemli tarafı belki de öykücülüğü. Yeni Dünya’da birbirinden başarılı öykülerini okuduğumuz Ali, Sırça Köşk’te de bu başarısını devam ettiriyor. Çoğu 1940’larda geçen ve Anadolu/İstanbul kesitleri sunan hikayeler capcanlı bir şekilde karşımızda duruyor.

Portakal hikayesi ticaretten vurgun yapanlarla, saf bir gemiciyi anlatıyor. Beyaz Bir Gemi ise biraz da trajikomik bir hikaye. Ressamlar arasındaki rekabetin ve beyaz bir gemi beklentisinin anlatıldığı bir hikaye üstelik.

Katil Osman’da Ali bizi kendisinin de iyi bildiği cezaevi ortamına götürüyor. Böbrek ve Cankurtaran ise paragöz doktor tipleri ile sonları felaketle biten garibanların hikayelerine sahne oluyor. Bahtiyar Köpek bir sistem eleştirisi olarak karşımıza çıkıyor.

Çirkince’de ise günümüzde hayli meşhur bir yer haline gelen Şirince köyüne gidiyoruz. Selçuk ve Şirince’yi bilenler için daha da ilgi çekici bir hal alabiliyor hikaye.

Masallar arasında ise bence öne çıkanı kitaba da adını veren Sırça Köşk. Saray ve şatafat eleştirisi var orada da.
Özetle, Sabahattin Ali, benim gibi kısa hikayelerden pek hazetmeyen birisine dahi hitap edebilen, kendini okutan eserler koymuş ortaya.

Her zaman okunmaya değer bir yazar olarak Sabahattin Ali bu kitabında da oldukça başarılıdır. İçerik olarak iki kısımdan oluşur. Birinci kısımda öyküleri, ikinci kısımda ise masalları yer almaktadır. Her biri değişik tatlar veriyor insana gerçekten. Kitaba masallar kısmında bulunan Sırça Köşk masalı adını vermiştir. Şüphe etmeden alıp keyifle okuyup kitaplığınızın güzel köşesine koyacağınız bir usta ve eseri...

4 /

Kitaptan 108 Alıntı

Acılar kalbimi nasırlaştırdı ve kalbim, her zaman üzerine basılan bir nasır gibi sızlıyor. Yalnız ben artık bağırmıyorum, bağıramıyorum

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bu dünyada çobansız da, köpeksiz de yaşanabilirmiş. Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur. Bari siz gözünüzü açın da, ilerde başınıza yeniden itler, hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa, sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın!

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Cennet gibi yerler virane oldu diye gavurda keramet, Müslüman'da kabahat arama!.. Eskiden buraların sahipleri burada yaşar, burada işlerdi. Sen sahipli memleketi sahipsiz eden beylerin yakasına yapış...

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bol bol hayaller kurup bunların her zaman boşa çıktığını görmeye alışmış bütün insanlar gibi, ressam Tevfik de kaderine çabuk boyun eğenlerdendi.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali

"Bu dünya menfaat dünyası. Menfaatini düşünmeyen insan olur mu? Eline fırsat geçirip de çalmayan bir kişi göstersene bana!.. Ha? Bir kişi!.. Kör olayım yoktur."

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali

“Her an bir şey olması ihtimali içinde, saatlerce, günlerce hiçbir şey olmadan beklemek, azapların en korkunçları arasındadır. Bir kapının önünde, bir hücrede neden olduğunu bilmeden beklemek. Kafanıza dolmak isteyen türlü ihtimallerle zaman zaman yüreğinizin çarpıntısı artarak beklemek.”

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Elle tutulamayacak kadar ince, asla yırtılmayacak kadar sağlam bir ağ halinde onları saran bu can sıkıntısı, biraz dikkat edilince, kahkahalarda boş bir çınlama, gözlerde soğuk bir alakasızlık halinde kendini gösterir. Söyleyen de, dinleyen de o anda başka bir şey düşünüyor gibidir, halbuki hiçbir şey düşünmezler. Ama bundan şikayetçi değildirler; hatta canları sıkıldığının bile farkında değildirler. Boş da olsa gülerler ve hallerinden memnun olmasalar da, hayatlarında bir değişiklik istemezler.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kalbimizin 40 derece ateşe kaç gün dayanabileceğini, böbreğimizin günün birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek, söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali
Sadettin TANIK 
06 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Dedim ya, kendi içimizde, kendimize dair bilmediğimiz o kadar çok şey var ki... Böyle vesilelerle meydana çıkıyor da öğreniyoruz. Bunların var olması utanılacak bir şey değildir, var olduğunu öğrendikten sonra buna göre hareket etmemek yanlış, hatta korkunç olabilir.

Sırça Köşk, Sabahattin AliSırça Köşk, Sabahattin Ali

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız