Sisifos Söyleni

8,6/10  (30 Oy) · 
149 okunma  · 
24 beğeni  · 
2.282 gösterim
"Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir."

Albert Camus, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımladığı deneme kitabı Sisifos Söyleni'nde, yaşamın anlamsızlığı, varoluşumuzun saçmalığı gibi intihara yönelen temaları, tarihin ve edebiyatın belirli bazı kişilikleri üzerinden ele alır. Tahsin Yücel'in dilimize kazandırdığı eser, 20. yüzyıl felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmiştir. Tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos, cezasını bilinçli olarak kabullenmiş, tekrar yuvarlanacağını bildiği halde taşı bütün gücüyle yukarı taşır. Camus saçma kavramını işte bu noktada tanımlar: boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan. Yaşamın anlamı ancak, dünyanın saçmalığını ve yenilginin daima tekrarlanacağını bile bile kötülüğe direnmek olabilir, insanlığa gerçek boyutlarını ancak bu başkaldırı kazandırabilir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 1997
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789755107264
  • Orijinal Adı:
    Le Mythe De Sisyphe
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hogír 
22 Kas 06:04, Kitabı okudu, 23 günde, 8/10 puan

Albert Camus'un Yabancı ve Düşüş kitabından sonra okuduğum üçüncü eseri. Ve okurken en çok zorlandığım eseri. Bu zorlanma kitabın sıkıcı veya anlaşılamayacak derecede felsefik olmasından kaynaklanmıyor. Neredeyse her paragrafın üzerinde durulması gerektiğinden kaynaklanıyor. Camus deneme türündeki bu kitabını genel anlamda üç başlık altında oluşturmuş. Bunlar; Uyumsuz Bir Uslamlama, Uyumsuz İnsan ve Uyumsuz Yaratım'dır.

Uyumsuz bir uslamlama da intihar olgusu işlenir. Burada konu; yaşamın yaşanmaya değip değmediği, dünyanın akıl ile anlaşılıp anlaşılamayacağı, bu konuda bir anlaşmazlığın olduğu, dünyanın bu anlaşılmazlığı karşısında insanın zayıf kaldığı, bu anlaşılmazlığın çözümünde bir yaratıcının var olması gerekliliği ancak var olmamasından ötürü ortaya çıkan çatışma, dünyaya kendi özgür irademizle gelmediğimizin özgür olabilmenin tek yolu kendi ölümümüzü belirleyebilmek olduğu gibi konular ekseninde gelişir.

Uyumsuz insanda isminden anlaşıldığı gibi uyumsuz insanı anlatır. Camus uyumsuz insanı: Sonrasızlığı yadsımamakla birlikte, onun için hiçbir şey yapmayan olarak tanımlar. Uyumsuz insan geleceğe değil yaşadıgı ana bakar. Hiçbir ahlak kuralını sırf tanrı buyruğu diye direkt benimsemez. Her şeye izin vardır. Erdemli olacaksa canı istediği için olacaktır. Don Juancılık kavramı üzerinde durur sonra. Don Juan kadınları baştan çıkarıp onlarla birlikte olması ile bilinir. Ancak Don Juan bütün kadınları aynı derecede, tutkuyla sever. Buda belirlenen ahlak kalıbı dışında bir tutumdur. Burada tartışılan Don Juan bir zamparamı yoksa uyumsuz bir insanmı.
Fetih konusu üzerinde de durur. İnsanın kendi yazgısına karşı tanrılara açtığı savaşlardan bahseder.
Uyumsuz Yaratım da edebi eserlerdeki uyumsuzluktan, bu eserlerdeki kahramanların uyumsuzluğundan bahseder. Dostoyevski'nin Ecinniler kitabının kahramanı olan Kirilov'un uyumsuzluğundan bahseder.

Son olarak da kitaba ismini veren Sisifos tan bahseder. Tanrılar, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırır Sisifos'u. Sisifos taşın tekrardan yuvarlanacağını bildiği halde taşı tekrardan yukarı taşır. Bu da Albert Camus'un bu kitapta bahsetmeye çalıştığı konunun özeti bir nevi. Yaşamın boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan.

Not: Kitaba ek olarak Franz Kafka'nın yapıtında Umut ve Uyumsuz adlı bir konuda eklenmiştir. Kitabın orijinalinde bulunmamakla birlikte Kafka okurlarının ilgisini çekecek bir ek olmuş.

Sonuç olarak kitabı sakin bir kafa ile okumanızı öneririm. İyi okumalar

''Gerçekten önemli olan tek bir felsefe sorusu vardır: İntihar.'' cümlesiyle başlıyor kitap. Benim kendime sormaktan asla vazgeçemediğim bir problemden bahsediyor Camus, yaşamaya değip değmeyeceği. Yapıtında birçok güzel yapıtta referans olarak gösteriliyor. Dostoyevski ' nin Ecinniler , Kafka 'nın Şato. Ayrıca, ailenin toplum içerisindeki yeri, toplumdaki sivrilen insanlara getirilen eleştiriler ve toplum baskısını gözler önüne seriyor yapıtında. Bu yapıtı okurken Yabancı adlı kitabıyla da birbirini tamamlar nitelikte olduğu da gözümden kaçmadı değil yani. :)
Sisifos ( Sisyphos ) Tanrılar tarafından lanetlenip cezaya çarptırılmış ilk insanoğludur Yunan mitolojisinde, cezası da yeraltı dünyasında sonsuza kadar bir kayayı bir tepenin en yüksek noktasına dek yuvarlamaya mahkum edilmiştir. Camus, Sisifos ' u mutlu sayar çünkü Tanrılara başkaldırmış ve yaşamın derinliğini anlamıştır. Tavsiye ederim demiyorum, kesinlikle okumalısınız..

H. Egemen Akyüz 
 25 Ağu 15:10, Kitabı okudu, 4 günde, 9/10 puan

Albert Camus' un her kitabı birbirinden ayrı mükemmel. Bu kitabı diğerlerine göre daha ağır. Bu yüzden okurken, zihnin boş olması gerekiyor. Ağır bir kitap, bu yüzden çok özenle ve dikkatli okunması gerek. Aslında hepimiz Sisifos' uz.

Dila. 
13 May 15:10, Kitabı yarım bıraktı, Puan vermedi

Bazı kitapları okuyup yarım yamalak anlamaktansa bırakıp yeterli bir süre sonra tekrar okumaya başlamayı daha mantıklı buluyorum. Sisifos Söyleni beni çok aşan bir kitap oldu, yaklaşık yarısını okuduğum halde kitabı ziyan edeceğimi anladım ve bırakmak mantıklı olandı.

Felsefe kitabı tamam ama öyle kolay bir felsefe kitabı değil, oldukça ağır felsefi düşünceler içeriyor. Bunun dışında dilinin de ağır olduğunu bunun çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum.

Başka bir zaman en başından, daha anlayarak okumayı ümit ediyorum...

Kitaptan 62 Alıntı

missprufrock 
16 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

Düşünmek görmeyi yeniden öğrenmektir; bilinci yönetmek, her görüntüyü ayrıcalıklı bir yer durumuna getirmektir.

Sisifos Söyleni, Albert CamusSisifos Söyleni, Albert Camus

Tanrılar Sisifos'u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkûm etmişlerdi; Sisifos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı.

Sisifos Söyleni, Albert CamusSisifos Söyleni, Albert Camus
Hogír 
 01 Kas 23:46, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Kendi kendime de, dünyaya da yabancıyım, yardım umabileceğim tek şey de bir şeyi kesinlemeye yeltenir yeltenmez bunu yadsıyan bir düşünce.

Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 38)Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 38)

Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş veya kesin uyanıştır. Uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla intihar ya da iyileşme.

Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 31)Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 31)

Kimi durumlarda neler düşündüğü konusunda bir soruya kişinin 'hiç' yanıtını vermesi bir yapmacık olabilir. Sevilen yaratıklar bunu iyi bilirler. İnsan düşüncesinin bir anlam taşıyabilecek biricik tarihini yazmak gerekseydi, yapılacak şey birbirini kovalayan pişmanlıklarının ve güçsüzlüklerinin tarihini yazmak olurdu. Yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenidir de.

Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 22)Sisifos Söyleni, Albert Camus (Sayfa 22)

Kendini öldürmek, bir anlamda, melodramlarda olduğu gibi içindekini söylemektir. Yaşamın bizi aştığını ya da yaşamı anlamadığımızı söylemektir.

Sisifos Söyleni, Albert CamusSisifos Söyleni, Albert Camus