Siyah hiçliğin ve mülkiyetsizliğin öyküleri...

9,0/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
2 beğeni  · 
512 gösterim
ben bu hikayeleri, yoksulluğun ve umutsuzluğun hayatıma yalın kılıç daldığı günlerde yazdım...

her şey ile hiçbir şey arasındaki farksızlığı anladığım, kendime sığındığım, aya bakmaktan korktuğum, zamanı unuttuğum, saçlarıma düğümler atıp dilimde kor demirler söndürdüğüm günlerde...

bu hikayeleri yazdığım günlerde kedim dişi bir kedi bulabileceğini, kuşum kafesini açık unuttuğumu, sevgilim bu kitapta hiç aşk hikayesi yazmadığımı sandığı için beni terk etti...

oysa kedim kısırlaştırıldığını, kuşum zaten hiç kafesi olmadığını, sevgilimse aşkın sadece yaşanabileciğini bilmiyordu...

senin iz sürmeyi sevdiğini düşünüyorum, bu yüzden bütün bir kitabın içine gizlediğim son hikayeyi bulabilmen için sana her hikayede küçük bir ipucu bıraktım. şimdi yıldızsız, haritasız, pusulasız ve rotasızsın...

gizli hikayeyi, öbür hikayelerdeki ipuçlarını birleştirerek yakaladığında, bunu sakın kimseye söyleme...

bu, seninle aramızda küçük sır bir sır olarak kalsın.
  • Baskı Tarihi:
    2003
  • Sayfa Sayısı:
    167
  • ISBN:
    9789750700972
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
eternal sunshine 
24 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Uğur Özakıncı'nın okuduğum ilk kitabıdır Siyah.Bu nedenle kendine özgü yazım tarzını, hayatından kesitleri samimi bir dille anlatışını ilk bu kitapla keşfettim.Diğer öykü kitaplarından da aynı ölçüde keyif aldım ve kalemine bağlandım.Keşke aramızdan bu kadar erken ayrılıp bizi o güzel öykülerinden ve eşyalarıyla olan tatlı atışmalarından mahrum bırakmasaydı…

Kitaptan 3 Alıntı

Minipamuk 
 18 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bu benim son hayatımdı.
Bu, bütün uyumlulukların içinde, bir ısırganotu gibi, herkesle ve her şeyle uyumsuz kalmak, başka türlü olamamak, başka biçimde yaşayamamaktı. Bu, acı çekmekti. Bu, artık ağlayamamak, artık konuşamamak, artık tat alamamak, duyamamak, doyamamak ve ölememekti.
Bu, sadece karanlıkta sevişmekti.

Siyah, Uğur ÖzakıncıSiyah, Uğur Özakıncı
Minipamuk 
24 Ağu 22:23, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

bütün denizlerde boğuldum. bütün ateşlerde yandım. bütün akıl hastanelerinde yattım. dur durak bilmeyen bir kâşif gibi, uzun yollar boyunca yorgun ve terli, suskun ve bilge, aykırı ve sıradan, ölümcül ve doğurgan; aşkla tutkuyu, sadakatle ihaneti, hayatla ölümü, alçaklıkla erdemi, namusla namussuzluğu, yalanla doğruyu hep bir arada gördüm. işte bu yüzden, ne zaman sevişmek gelse aklıma, içime kan parçaları tükürdüm ve sonunda kendimi çaldım tanrıdan.
çakmak taşları gibi sözcükleri çarpa çarpa, belki yakacağım bu mektubu da...
hangi aynaya baksam, en usta aynacıların döktüğü bütün sırları deliyor suretim ve artık hiçbir şiire inanmıyorum. hiçbir yerden geliyorum ben ve hiçbir yere gidiyorum...

Siyah, Uğur ÖzakıncıSiyah, Uğur Özakıncı
eternal sunshine 
 31 Mar 00:21, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Buz üstüne
Buz üstüne yazılar yazdım. Camların buğusuna, denizin kumsalına, alnımı yalayan rüzgara. Buz eriyecek, cam silinecek, kumsal yıkanacak ve rüzgar duracak da olsa; buzun ömrü, buğunun direnci, kumsalın büyüsü ve rüzgarın hızı kadar yaşayabilmek içindi. Bu yüzden her söze esirgeyen ve bağışlayan aşkın adıyla başladım. Belki de bu yüzden hiçbir kadın bağışlamadı beni. Hiçbir çocuk babalığımı, hiçbir baba çocukluğumu kabul etmedi. 

Siyah, Uğur ÖzakıncıSiyah, Uğur Özakıncı