8,8/10  (319 Oy) · 
1.103 okunma  · 
244 beğeni  · 
5.706 gösterim
Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır.
Siyah kanla çizilmiş bir yol.
Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.
Paris. İlk temas. Kuala Lumpur. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. Kamboçya. Bal ve Fresk. Tayland. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! Bangkok. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir!
Ve Paris. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor.
Çabuk saklan, Baba geliyor!
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    431
  • ISBN:
    9759914332
  • Orijinal Adı:
    La Ligne Noire
  • Çeviri:
    Şevket Deniz
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Umut 
22 Eki 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Kötülük, doğumla beraber mi gelir yoksa yaşananlarla kötülüğe mi meyil edilir? Kötüler katıksız kötü müdür yoksa iyilik de taşırlar mı? Peki onlar kötülük yaptığının farkında mı yoksa iyi ve kötü kavramlarına başka anlamlar yükledikleri için yaptıklarının meşru olduğunu mu düşünürler? Kötü birinin, mağdur ettiği kişiden farkı geçmişte daha talihsiz bir yaşam sürmesi midir?

Bir eyleme bir kişi ‘iyi’ derken diğeri ‘kötü’ diyebilir çünkü bu kavramların (iyi-kötü) altını insanlar dolduruyor. Bu yüzden hemen aklıma “gerçekten kötülüğün özü var mı?” sorusu geliyor. İşte bu kitabı merak etme sebebim buydu: bir katilde kötülüğün özünü aramak, görmek istedim.

Şanslıyım ki Marc da benimle aynı amaca sahipti. Reverdi adında bir katilin içindeki kötülüğün gizemini çözmeye çalışan kahramanımız Marc, Reverdi’nin mektupları rehberliğinde Güneydoğu Asya’ya bir yolculuğa çıkıyor. Kimin olduğunu hatırlayamadığım bir söz vardı: “Kötülük, aralayabileceğin bir kapı değildir ardına kadar açılır.” Marc attığı adımların sonuçlarını düşünmüş müydü? Hayır, Marc ateşle oynuyordu.

İlk 150 sayfası konuya duyduğum ilgi ve merak nedeniyle beni kitabın içinde tuttu ancak hareket seven okurların burada biraz sabretmesi gerekecek. Sabırdan sonra yaşanacak olaylar sizi de tatmin edecektir. Bir noktadan sonra uçmaya başlayan bir konu vardı. Kitap, düz bir aksiyonun aksine tatlı gerilimi ve macerasıyla beni memnun etti.

Ayrıca yazar bana dünya haritasını açtırmış; Kuala Lumpur, Bangkok, Kamboçya’nın tam yerlerine baktırmıştır. Kendisi gazeteci olduğu için yaptığı araştırmalar ve bilgi birikimi kitapta hissediliyor. Bilhassa “kan” ile ilgili verilen bilgiler okuyucularda bir hassasiyet oluşturuyor. Hayal gücüyle bilmediğimiz coğrafyaları, bilmediğimiz bölge kültürlerini, araştırmalarını harmanlayarak kitabın içeriğine dengeli bir şekilde yerleştiren Grange bize güzel bir eser sunmuş.
İyi okumalar.

M. 
22 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hayatımda daha önce hiç bu kadar iyi bir polisiye-gerilim okumadım ! Ya Grange bir psikopat yada ben; bir katili sevmenin başka bir açıklaması bence yok. Bence sınıfının en iyisi, tam bir başyapıt..

Mertcan Yüce 
18 Mar 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu nedir be kardeşim? Bu nasıl bir kitaptır? Yahu öyle yerleri var ki kalkıp birilerini öldüresim geldi.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, ama çoktan başka kitaplarını da gözüme kestirdim.İyi ki bu kitabı okumuşum ve bu yazarı tanımışım.Sahiden usta bir yazar.Kitap size sayısız kere 'oha' dedirtiyor.
Profesyoneller profesyoneli bir katil ve onun gizemini ortaya çıkarmaya çalışan bir gazeteci.Hem kadın hemde erkek.Kitap da muhteşem bir ilişki var, okuyanı kitaba bağlayan cinsten.Herkesin okuyup beğeneceğine adım gibi eminim.

Serdar Poirot 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Usta yazardan son derece güzel bir polisiye roman daha. Marc Dupeyrat, çocukluk arkadaşı ve eşinin öldürülmesinden sonra yaşadığı travmalar yüzünden müzisyenliği ve gazeteciliği bırakıp önce paparazzi, sonra da ölüm gazetecisi olmuş biridir. Jacques Reverdi ise eski bit dünya serbest dalış şampiyonu ve kadınları öldüren bir katildir. Malezya'da yakalanan Reverdi kimse ile görüşmemektedir ancak Marc, sahte bir kimlik ve arkadaşının yanında çalışan Hatica adlı bir mankenin fotoğrafı ile ilişki kurar ve Reverdi'nin verdiği ipuçları ile hikayenin büyük kısmını çözer. Ülkesine kaçar ve Siyah Kan adında bir kitap yazar, bu arada Hatica da meşhur olmuştur. Ancak Reverdi ihaneti affetmeyecek biridir ve peşine düşmüştür. Bir saldırıyı atlatırlar ve Marc tekrar komaya girer. Acaba Reverdi ölmüş müdür? Marc zannedildiği gibi masum biri midir? Marc ve Hatica bu işten sağ salim kurtulabilecek midir? Soluksuz okunan bir roman.

a leaf 
21 Haz 2013 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

bir insan bir kitaba aşık olur mu..bir insan bir seri katili (reverdi) bu denli sever mi..Grange'yi yeni okuyacak arkadaşlara tavsiyem bu kitaptan başlamayın yoksa diğer okuyacağınız diğer bütün polisiye tarzındaki kitaplar size sönük gelecek. 'siyah kan' bir baş yapıttır ve benim mükemmellerimden biridir.

Serap Nerminer 
05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir kitabın sonuna bu kadar şaşırdığımı hiç hatırlamıyorum. Kitapta yaratıcılık, gerilim, vahşet herşey uç noktalarda ilerliyor. Katile sempati duymak da neyin nesi? Bu romanda herşey tersine dönüyor. Eğer hala okumadıysanız bir an bile şüphe etmeden başlayın derim.

Visal... 
25 Mar 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsanın yıllarca unutamayacağı olağanüstü bir gerilim ve polisiye. Her insanın içinde bir katil olabileceği hissini uyandırıyor. bir seri katilin bu denli usta olabilmesi gerçek hayatta var olma düşüncesi bile ürkütücü.Elinizden bırakmadan soluk soluğa okuyacağınız, korku dolu ama bir o kadarda etkileyici bir kitap.

Bekir İstanbul 
10 Oca 17:36 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Uzak doğuda, yağmur ormanlarındaki bambuların fısıltısı hala kulaklarımda...

Yıllar önce okumuştum bu kitabı ve biter bitmez yazarın dört tane daha kitabını okumuştum...

Müthiş bir gerilim, soluk soluğa okunan bir polisiye. Kalbiniz dayanırsa mutlaka okuyun.

H. Egemen Akyüz 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

İlk sayfasından son sayfasına kadar; heyecan ve gerilimin ön planda olduğu okuduğum en iyi polisiye romanlarından biri. Kitap çok akıcı ve mükemmel bir kurguyla yazılmış..

Evren5 
 16 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Evet polisiye severim.Çünkü merak kokar. Çünkü kitap okumanın temel mantığı bence "meraktır." Bilgiyi merak eder okursun, öğrenmek ister okursun... Gerilim ve Polisiye konusunda yeteri kadar okuma yaptım diyebilirim. Bi türevlerine bakıyorum, birde Siyah Kan'a. Kitabı okurken nasıl sayfaları çevirdiğimi, o mektuplaşma bölümlerini, sanki arkamda oluşan o takip hissini ve son iki sayfada - "Yok artık." dedirten finalini unutamıyorum. Beni dinle sen dostum, iyi bir gerilim istiyorsan hiç düşünme Siyah Kan'dan başla :D Sonra bana Teşekkür Edeceksin. Kitap hakkında bilgi: He bu arada kitap fazlasıyla kan kokuyor.:) Efsanevi ;)

Kitaptan 54 Alıntı

Umut 
18 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Her insanda birçok kişilik vardır. İçlerinden biri, az veya çok daha baskındır.

Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 198)Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 198)
Umut 
17 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Güzellik, iyi çekilmiş bir fotoğrafın yanında hiçbir şeydir.

Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 131)Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 131)
Umut 
 19 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

--Benim için evlilik, bir tür kimyasal yangın...Yıllar boyunca bir kadın ile bir erkek arasında her şey yanar, her şey tükenir. Yani iyi olan her şey demek istiyorum. Bir gün küller arasında uyanırlar.

-Ama neden kimyasal yangın ?

--Çünkü sadece geriye en sert, en katı malzemeler, yanmayan parçalar kalır: öfke, acı, üzüntü ve korku.

Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 227)Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 227)
İlayda G. 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Yıkma, öldürme, yok etme hep oralarda bir yerdeydi, insan beyninin derinliklerinde. İnsanın genlerinde, ilkel beynindeydi ve açığa çıkmak için fırsat kolluyordu.

Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 28)Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 28)
H. Egemen Akyüz 
29 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kadınlar da hep, "iç güzellikleri" için sevilmeyi isterlerdi. Tamamen salaklık.
Tanrı 'nın tek lütfu fiziksel güzellikti. Özellikle de yüz.

Siyah Kan, Jean-Christophe GrangéSiyah Kan, Jean-Christophe Grangé
H. Egemen Akyüz 
31 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yıllar boyunca, bir erkek ile bir kadının arasında her şey yanar, her şey tükenir.

Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 227)Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 227)
Umut 
 18 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsan bilinci eşsiz bir merkez değildir. Daha çok bir çarktır. Bir olasılıklar manzumesidir. Sürekli dönen ve zaman zaman da bir rakam üzerinde duran çarkıfelektir.

Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 198)Siyah Kan, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 198)