Sol Ayağım Sol Ayağım - 1

8,5/10  (782 Oy) · 
3.031 okunma  · 
695 beğeni  · 
17.484 gösterim
Christy Brown, beyin felcinin bir kurbanı olarak dünyaya geldi. Buna rağmen, yardıma muhtaç bu küçük bebek, İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücünü ve duyarlı zekâsını barındırmaktaydı.rnBu, Christy Brown'ın kendi hikâyesidir. Yazarın, sol ayak parmaklarıyla yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenmek için çocukluğunda gösterdiği mücadeleyi anlatmaktadır. Bu tarzda yazdığı diğer bir kitabı "Down All The Days" en çok satan kitaplar arasına girmiştir.rnSol Ayağım; Christy Brown'ı Daniel Day-Lewis'in canlandırdığı, çok başarılı bir filme konu edinilmiştir.rn"Sürükleyici, eğlenceli ve ilham verici"rn- Irish Times-rn"Erdemli ve hiçbir şekilde yozlaştırılmamış bir cesaret öyküsü"rn- Sunday Times-rn"Modern zamanın edebi başyapıtlarından biri"rn- Irish Times-
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2009
  • Sayfa Sayısı:
    189
  • ISBN:
    9786055913229
  • Orijinal Adı:
    My Left Foot
  • Çeviri:
    Kaan Mutlu
  • Yayınevi:
    Nemesis Kitap
  • Kitabın Türü:
ANIL AKCAN 
 26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

(:

Kitabı sol ayağıyla yazan Christy den öğrendiğim şey şu ki, içimizde doğuştan gelen cevheri dışarı çıkarmanın yolu koşulsuz sevgidir. Doktorların kahramanımıza zihinsel engelli dediği, annesinin koşulsuz sevgisi ve dolayısıyla bu sevgiyle oluşturduğu özgüven sayesinde yazdığı kitabı "en çok satanlar" listesine girmiştir ki, bu da bence başarıdır. Kitap otobiyografi olduğu için çok fazla süsten arındırılmış, duru bir anlatımı var. Akıcı ve samimi bir kitap. Başarının nedeni nedir? Nasıl oluşur? Kitabı psikolojik açıdan değerlendirirseniz otobiyografiden çok şey öğrenirsiniz. (:

~~~Tavsiye ediyorum- şiddetle~~~

Beyza Yuksel 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kitap öncelikle gerçek bir yaşam öyküsü olma nedeniyle beni derinden etkiledi. Bu kitap bizim Allah'a şükür etme nedenimizi ortaya koyuyor. Gerçekten kendimi Chris yerine koyunca bu durumun getirdiği müthiş zorluğu psikolijiyi anladım. Onun kadar umutlu olabilir miydim acaba onu da bilmiyorum Allah kimseye göstermesin. Bu zamana kadar okumadığıma pişman oldum ama er ya da geç okunmalı. Ne olursa olsun umudu kaybetmememiz gerekir.

cansel 
10 Oca 09:19 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İnsanlar ve hayatlar vardır. Hayatlar tablo, insanlar rengidir o tablonun. Hayaller ve umutlar, gitmek ve kalmak gibidir bazen. Göremeyen insanın göremeyeceği, duymayan insanın duyamadığı şey yoktur bazen. Elleriyle yapamadığı şeyler vardı hareket etmek gibi. Eliyle yapamadıklarını hep ayağıyla başardı. Tablosuna öyle renkler verdi ki bedenin eksiğini hayat denilen tabloda buldu. Başarılar vardır ya çalışmalarla elde edilen, umutlar vardır ya gözyaşlarıyla beklenen, hayaller vardır ya hani beklenen umutlarla beslenen... Yalnızlıktır bazen tabloya renk veren, sessizliktir bazen bu hayatları anlatan. Ellerini kullanmadı belki hayat denilen tabloyu oluşturmak için ama hayallerle çizildi o tablo, umut gözyaşlarıyla boyandı o tablo. İşte budur bazen hayat, budur bazen insan. Sen olmasan da yağar o yağmur sana, olsan da... Aradaki tek fark akar sana umutlar damla damla, ıslanırsın. Kimi hayat vadır yazılır, kimi hayat vardır okunur, öyle hayatlar vardır ki hem yazılır hem okunur en önemlisi yaşanır.
Okuduğum kitapları sizlere duygularla analiz etmem belki kitabı anlamanıza yardımcı olmaz ama o kitabı kısmen de olsa okumuş gibi yaşamanıza neden olabilir. Okumanızı sevgi dolu tavsiyelerimle sizlere iletiyorum :))
Huzurlu okumalar :))

Derya Yalınkılıç 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap doğuştan beyin felçli olan Christy Brown'un otobiyogrofik romanı, okuyup ufuk açacak türden.

Beyin felçli çocuğunun doktorların sözlerine kulak tıkayıp eğiten fedakar anneye hayran kalmamak elde değil. Çocuk eğitiminde annenin rolünün ne kadar belirleyici olduğuna bir kez daha şahit oldum. Tabii Christy Brown'un azmini de unutmamak gerek.

Filmini önce izlemem kitaptan daha az etkilenmeme neden olsa da okurken de keyif aldım. Ama filmden daha fazla etkilendiğimi belirteyim. Bu başarı öyküsünü herkes okumalı bence. :)

Keyifle okuyun, umutlu kalın... :)

Sol Ayağım; kitap okuyan herkesin ufakta olsa bir fikrinin olduğunu düşündüğüm bir kitap. Okumadan önce elbette benim de bazı düşüncelerim vardı. Bu kitap bana göre umut vaat eden bir kitap. Bir yerden eksik olsak bile başka bir belirginlik o boşluğu kapatır. Christy çok umutsuz bir çocuk. Kendini her şeyden soyutlamış, bir an önce ölümün onu bulmasını bekleyen biri. Ama zamanla öğrendiği "A" harfi ve çizdiği resimler her şeyin başlangıcı oluveriyor. Bu dünyada "tek" olmadığını, kendisi gibi bir çok insan olduğunu fark ediyor. Umutsuzluğun yerini yavaş yavaş umut kaplıyor. Karşılıksız aşkları oluyor. Kimsenin anlam veremediği resimleri..
Ne olursa olsun annesiyle arasında ve kimsenin onu anlamamasına rağmen gözleriyle bile annesine ne hissettiğini anlatabilen bir bağ.
Aslında çok da fazla anlatmama gerek yok, bence herkesin gözünü açacak olan bir kitap. Özellikle ön yargısı olan kişilerin duvarlarını yıkabilecek bir kitap. Kimse değersiz değildir. Bir eksinin yerini iki tane artı doldurabilir. Umutsuzluklarla dolu 4 duvarın içinde başlayan bu hikaye seyircilerle dolu bir konferans salonunda son buluyor. Sıcacık umut dolu bir kitap kesinlikle okumayanlar okumalı. :")

Başarının öyküsü. Doğuştan beyin felçli olan Chris' in kendi dünyasına hapsolmuşken ilk kez 6 yaşında sol ayağıyla yazı yazdığı gün hayata umut dolu baktığını görüyoruz bu kitapta. Dış dünya ile iletişim kurmak için yeni bir yol keşfetmiş sol ayağıyla konuşmak için yeni bir yol.
Zaman zaman kendisiyle ilgili bütün sevimsiz gerçeklere bir kaç haftalığına gözlerini kapatması büyük bir mutluluk Chris için. Ancak, acı ve sert gerçeğe dönüş yapıyor... 12 yaşında resim yapmış, 18 yaşında ilk kitabını yazmaya başlaması. Bütün bunları yine kendisi ve sol ayağı ile başarmış. Ev halkı, bayan delahunt, Dr Collins ve shalie 'nin teşvik edici sözleri de kendine olan öz güvenini yerine getiriyor. Her şey inanmaktan geçmiyor mu? Zaten. Çocukluğun neşeli umursamazlıgi ve yetişkinligin acısı ve hayal kırıklığı arasında da asılı kaldığını gösteriyor yazar bize.
'Çok başarılı ve çok duygusal bir eser'

Gülsüm Yalçın 
02 Oca 22:47 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hani derler ya asıl engel kafamızın içinde kendi hapsettiklerimizdir.İnanan bir yüreğin aşamayacağı engel yoktur.Bu kitap bana tam da bunu gösterdi.İnanmak başarmanın yarısıdır.Kahramanımız da bunun en güzel örneklerinden.Düşündüm ki çok küçük sorunları biz kafamızda fazlasıyla büyütüyoruz.Christy bundan sonraki hayatımda yaşamıma yön verecek isimlerden biri oldu.Ayrıca anlatımı da gayet akıcı ve insanı okurken kitabın içine çeken cinsten.Tavsiye edilir :)

Şahin Atay 
01 Oca 09:12 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Felçli bir insanın iç çatışmasını, yaşama karşı sadece sol ayağıyla kazandığı zaferi konu alan bir eser. Cennet annelerin ayakları altındadır sözünü bir kez daha pekiştirdi zihnimde zira burada en az Christy Brown kadar annesininde başarısını göz ardı edilmemesi gerekiyor. Finalde annesi çicekleri alınca ben almış gibi tüylerim diken diken oldu.

Başucumda Kitap 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bana kitap alışkanlığı kazandıran, otobiyografik romanların, başarmış insanların ve onların hayat öykülerinin ne kadar önemli olduğunu öğreten bir kitap. Tanrı tarafından verilen bir özürle doğan Christy Brown bu kitabında insanın neler başarabileceğini, ne özürü olursa olsun bunların engel olamayacığını ve bırakmamak gerektiğini konu almış kendi hayat öyküsünde. Okuma alışkanlığımın olmadığı bir zamanda okuduğumdan 150 sayfalık bir kitap 1 haftada bitmişti ve ben kitabı adeta içimde yaşamıştım. Kitabı okuduktan sonra açtım interneti ve Christy Brown'un resimlerine bir göz attım. Bilirsiniz bir kitabı okuduktan sonra onunla ilgili internette önemli bir araştırma yapmak o kitaptan çok etkilendiğinizin bir göstergesidir. Tam olarak da böyle olmuştu. Her sahnesini hala hatırlıyorum. Unutmamak dileğiyle...

Gözde Albayrak 
18 Kas 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsanın inandıktan sonra aşamayacağı engel yoktur derler. Kitabı okuduktan sonra bu söz benim için daha çok anlam kazandı diyebilirim .
Doğuştan beyin felci geçirmiş bir çocuğun sadece sol ayak parmaklarını kullanarak yazmayı öğrenmesi,resim yapması ve kendi öyküsünü oluşturması..
Umudunu yitirip en dibe indiği zaman ona kalpten inanan annesinin tüm fedakarlığı ile karanlıktan çekip çıkarması .
Aile olabilmenin,hiç tanımadığınız fakat yardıma muhtaç insanlara acımadan ve onları incitmeden yardım edebilmenin,dost olabilmenin ve en önemlisi şükretmenin önemini çok güzel bir şekilde anlatmış Brown ..
Okunması gereken bir eser..

Kitaptan 201 Alıntı

eso.okur 
 11 Mar 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Kitap
Daha önce pek fazla okumuyordum. Kitaplar evimizde pek sık görülmezdi. Ekmeğin daha önemli olduğu düşünülürdü. Karnımızı doyurmak zihnimizi doyurmaktan daha önemli bir işti.

Sol Ayağım, Christy BrownSol Ayağım, Christy Brown
eso.okur 
11 Mar 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

O benim için bir anneden daha fazlasıydı; savaştaki silah arkadaşımdı.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 82)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 82)
Aysel 
06 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yalnızdım, kendi dünyama hapsolmuştum, diğerleriyle iletişim kuramıyordum; varlığımı onların varlığından ayıran, beni onların hayatı ve faaliyetleri dışında tutan camdan bir duvar vardı sanki.

Sol Ayağım, Christy BrownSol Ayağım, Christy Brown

Herkesin yapacak bir şeyi vardı, onları meşgul edecek, zihinlerini ve ellerini faal tutacak şeyler. Hayatlarını bir bütün kılacak ilgi alanları, faaliyetleri ve amaçları vardı; bütün bunlar enerjilerine doğal bir kaynak ve doğal bir ifade ortamı sağlıyordu. Benimse yalnızca sol ayağım vardı.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 81)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 81)
eso.okur 
11 Mar 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Çocukken sakatlığımın bilincine vardığımda acı acı ağlamıştım. Artık ağlamıyordum; gözyaşlarının ferahlatıcılığını bile yaşayamıyordum. Bütün acım içimdeydi.

Sol Ayağım, Christy Brown (84)Sol Ayağım, Christy Brown (84)

Aramızda garip, hatta anlaşılmaz bir bağ vardı; bir göz kırpmasıyla diğerimizin ne hissettiğini anlayabiliyordu. Bir örümceğin kesilmiş iki bacağının, birbirlerinden ayrı olsalar bile ikisinden birinde hayat olduğu sürece hareket edebilmesi gibi bir durumdu bu.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 82)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 82)
Beyza Yuksel 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Büyük bir ailenin içindeydim ama kendimi onların dışında hissediyordum. "Dış kapının garip mandalı" idim sanki.

Sol Ayağım, Christy BrownSol Ayağım, Christy Brown

Yalnızca içimde, derinlerde bir yerde, sivri bir iğnenin çocukluğumun bütün güzelliklerini ve hayallerini delip parçaladığını, sakatlığımı çırılçıplak, saklanamayacak kadar güçsüzleşti eşiğini hissediyordum.
O zamana kadar kendim hakkında düşünmemiştim. Evet, zaman zaman diğerleri gibi olmadığıma dair bir his zihninde belirli beni rahatsız ederdi. Ancak diğer şeylerin pırıltısı kara bir noktaydı ve hemen unuturdum. Erkek kardeşleriyle futbol oynamaya devam eder, kendinin farkında olmayarak, hayatın gördüğüm parçasının tadını çıkarırdım.
Ama şimdi durum farklıydı. Artık her şeyi, eğlenmeye hevesli, içi merakla dolu küçük bir çocuğun gözleriyle değil, bir sanatın, kendi derdini yeni keşfetmiş bir sakatın gözleriyle görüyordum.

Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 52)Sol Ayağım, Christy Brown (Sayfa 52)
21 /