8,4/10  (261 Oy) · 
844 okunma  · 
219 beğeni  · 
3.787 gösterim
"Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir."
-Yaşar Kemal-

Son Ada'nın adsız anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri "son sığınak, son insani köşe" olarak niteliyor. Anlattığı, nerdeyse bir ütopya: "Herkes elinden geldiği kadarını, içinden geldiği kadarını yapıyordu." Ancak bu durum uzun sürmez: Ülkenin darbeci başkanının emekliliğini huzur içinde geçirmek için adaya yerleşmesi, bu cennet adada yaşayanların huzurunu kaçıracaktır.

Başkan, Son Ada'yı her tür "anarşi"den kurtarmaya kararlıdır. Adanın halinden hoşnut toplumunu "çoğunluğun oyları neyi işaret ediyorsa onu yaparak" oluşturduğu "kurul"lar eliyle yönetmeye, adanın ağaçlıklı yolunu "park ve bahçe geleneklerine göre düzenlenmiş" bir hale getirerek başlar. Görünüşte her şey demokratik geleneklere uygundur.

Ütopya tam bir distopyaya dönüşürken, başta martılar, bu gidişe başkaldıranlar da vardır...

"Livaneli'nin bu benzersiz yaratıcı romanında, insan yapısı otoriteyle karşı karşıya... Yazar bizi dünyamız üzerinde yeniden düşünmeye çağırıyor. Mutlaka okunmalı."
-Prof. Lenore Martin, Harvard Üniversitesi-

"Romanı bitirdiğinizde, bir yurdu yok eden kişilerin, küçük bir adayı da kolaylıkla yok etmesinin doğal olduğunu anlıyorsunuz."
-Hasan Akarsu, Cumhuriyet-
(Tanıtım Bülteninden )
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    196
  • ISBN:
    9786050916362
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Zühal Esen 
26 Tem 23:46, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Son Ada...Nasıl anlatılır bilmiyorum... Verdiği edebi zevkin yanında insanın bakış açısını genişleten, dününü, bugününü daha iyi anlamasını sağlayan ve ben bu toplumun hangi kesimindeyim diye kendinizi sorgulayarak okuyacağınız, herkesin kendinden bir parça bulabileceğine inandığım kesinlikle okunması gereken bir kitap...

Ismail Salma 
 22 Eyl 01:08, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Zülfü livaneli, çok sevdiğim bir yazar. daha önce başka kitaplarını da okumuştum. ve bu kitabı da çerezlik olsa da çok şey anlatıyor. Alıp okuyun derin hiç bir şey kaybetmezsiniz.

Uğur 
07 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

" bunca servet ve isim sahibi ünlü bir ailenin oğlu olarak şu haline bak. adada ki ayak takımına karışmış durumda yaşayıp gidiyorsun.Çünkü seni zararlı eşitlik fikirlerine, uyuşukluğa, haklarını savunmamaya alıştırmışlar. Oysa insanlar eşit değillerdir. Güçlüler ve zayıflar vardır ve hayat bunlar arasındaki mücadeleden ibarettir. Sen güçlüler arasındaki yerini almalısın. turizmin bunca geliştiği, milyar dolarların kıyılara ve adalara aktığı bir dönemde, bu adanın değerini ölçebilir misin? Ha, ölçebilir misin? adalılar seni kandırmış,elindeki pırlantayı boncuk sanmana yol açmış. Sen servet sahibi bir insansın ve ona göre davranman gerekir. Eşitlik, dostluk, demokrasi... bunlar hep zayıfların uydurduğu saçmalıklardır. çünkü onların yaşayabilmek için bu gibi kavramlara ihtiyacı var. güçlünün ise tek isteği vardır: Daha fazla güç!"

birlik beraberlik saygı uyum içinde yaşanılan bir yer bu gibi anlayışlarla nasıl yok edildiğine şahit oluyorsunuz. ütopya bi ada ancak ülkemizde bunun gibi bir çok yer yok edilmiş ve edilmeye devam edilecek gibi... sırada ki Bozcaada olamaması dileğiyle...

Halil Yavuz KAYA 
06 Haz 22:26, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bir ütopya olsa da. Bu kitabı cümleleriyle değil, anlatılmak isteneni ile, varılmaya çalışılan mesajı ile yanı yüzeyi ile değil, dibine, derinliğine inerek okumalı. Livaneli son derece sade anlatımıyla nefis bir hikayeyi ortaya çıkarmış.
Kitabın bende bıraktığı ses, çok uzaklardan, ıssız bir adadan gelmedi doğrusu. Çok çok yakınlardan, kendi yurdumdan, yakın tarihlerin yansıması olarak ulaştı.
İçim titreyerek, geçmişte yaşanan deneyimlerimi anımsayarak bitirdim sayfaları.
Bir memleket nasıl kurtulur, nasıl batırılır.? Yönetsel, toplumsal doğrular nedir? duyarlılık nedir? Başkaldırmak neydi? Bir anarşi mi ?, bir yanlışa direnim mi? Doğrular, yanlışlar nelerdi. Bu iki kavram birbirine bu kadar iç içe geçer mi? toplumsal algı neydir? İşte çözümlenmesi gerekenler bunlardı.
Yanlışlar, yanlışlıklar topluluğu nasıl domino etkisi yaratır'ın çok güzel dile getirildiği bir kitap var elimiz de. Ödülü hak etmiş. Teşekkürler Livaneli.
Livaneli, kendi cümleleri ile işin özetini kitabın son satırlarında vermiş zaten.
Ne diyor:- " İşlediğimiz günahın kefaretini ödüyoruz.. Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş, onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini; başkaldıran insan tanımını unutma, bencillik, hoşgörüsüzlük, vurdumduymazlık, diktatöre boyun eğme, küçük hırslarımıza kapılma günahlarının kefaretini. Gündelik yaşamımızın içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikayesi bu...
"Okunmalı" diye dip kenar düşmeyi vazife bilirim. İyi okumalar dileğimdir...

amon_ra 
 26 Kas 21:13, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 8/10 puan

"Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur." Zulfu Livaneli'nin kaleme aldigi ve diktatörlük,demokrasi, özgürlük, esitlik gibi kavramlarin etrafinda zaman ve mekansiz bir 'ada' da şekillenen romani #sonada yi biraz once bitirdim. Bir tekrar okumaydi aslinda ama ilk kez okuyormus gibi keyif aldim cunku unutmusum pek cok seyi... en çok da kitabin sonunda yer verilen söyleşi hosuma gitti, kitabi daha iyi özümsememi sagliyor bu tur yazilar.. tabi baska kaynaklarda kitapla ilgi elestirileri de okuyacagim

AYŞE ŞİMŞEK 
13 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Zülfü Livaneli hep yazsın, hep yazsın. Onun düşüncelerine, gözlemlerine her zaman ihtiyacımız var. Bakmadığımız, bazen görmezden geldiğimiz gerçekleri bu kadar yalın dille anlatan yazar nadirdir. Son Ada'da gerçekliği yüzümüze çok güzel vuruyor. Okuyun, okutun.

Mehtappp 
14 Kas 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Sakin,doğal yaşamın hakim olduğu, insanların kapitalizmden, yönetim etkisinden ve dünyadan uzak bir ada. Günün birinde gelen eski bir Başkanla her şeyin tersine dönmesi.
Okurken anlatılan süreç bana George Orwel'ın "Hayvan Çiftliği" kitabını hatırlattı. İstemekse de her daim toplum içinde yönetme, iktidarlık ve diktatörlük hırsına sahip insanların olacağını ve buna başkaldırmamanın, kabullenmenin nelere neden olabileceğini gözler önüne sermiş yazar. Yapılan hatalara göz yummalar, daha büyüklerine sebep oluyor. Güya demokrasi ile alınan kararların temelinde korku ve etkilenme var. Kitap bunları sürükleyici bir şekilde dile getirmiş.
Esas kahramanlarımız ise ilk başkaldırıyı yapan adanın ilk sahipleri "Martılar"

yağmur 
02 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Son Ada insanlar içinde yatan gerçekleri ortaya çıkarıyor. Ne kadar kapatmaya bastirmaya calissakta o duygular bizi bir gün yok edecek. Hükmetme duygumuz bizi yok edecek. Yazar çok güzel anlatmıştı bu konuyu

kitapları seven 
11 Kas 09:21, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Zülfü Livanelin bir kaç kitap okudum ama son ada bambaşka. hiç birine benzemeyen duygu, sevgi, merhamet, hasret, insanlık dolu. Her yaşta büyük zevkle okunabilecek bir kitap.

Tuğçe 
22 Kas 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 9/10 puan

Zülfü Livaneli'nin 2009 yılı Orhan Kemal Roman Armağanı kazanmış romanı Son Ada mutlu mesut yaşayıp giden kendi halinde bir adayı, bir diktatörün gelip nasıl cehenneme çevirdiğini anlatıyor. Ağaçların kesilmesi, martı katliamı, tilkiler, zehir... Kitabın anlatıcısı ada sakinlerinden birisi, anlatımı çok yalın ve verdiği mesajlar anlatmak istedikleri net. Romanda beni en çok etkileyen ise başkanın konuşmaları oldu. Her cümlesine demokrasi ve medeniyet diye başlayıp sonunda ölüm ve şiddet çağrısı yapan başkanın sözleri çok tanıdık. Bu kitabı anlat anlat bitmez. Yaşar Kemal’in 16.08.2009 tarihinde Radikal’de Zülfü Livaneli’nin Son Ada kitabını anlattığı yazıda şu cümleleri özetliyor aslında: “Zülfü Livaneli'nin 'Son Ada' romanı beni vurmuştu. Elim değdikçe bir daha, bir daha okudum. Zülfü bu romanda inanılmaz ölçüler, olanaklar yaratmış. Her şey birbirine uyuyor. Edebiyatta görkemli bir söz vardır, Büyük kapıdan girmek. Bu, büyük bir eserin yazarı demek. Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.”

Kitaptan 64 Alıntı

kitapları seven 
 20 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Siyasetle ilgin olmadığını biliyorum ama yaşadığın dünyaya gözlerini bu kadar kapatmaya hakkın yok."

Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 35)Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 35)
kitapları seven 
19 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Huzurluyduk, kimse kimsenin işine karışmıyordu. Onca yaralanmadan, hayal kırıklığından ve derin acıdan sonra adada edindiğimiz yeni dostlar o kadar yürekten seviyordum ki, buraya '' son ada'' adını takmıştım,
Evet evet; son ada, son sığınak, son insanı köşeydi burası.
Tek istediğimiz bu dinginliğin bozulmamasıydı.

Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 16)Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 16)
kitapları seven 
20 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

" hanımefendi, siz pelikanlarin yavrularını nasıl beslediğini biliyor musunuz? "
"Hayır"
"Anne Pelikan, yavrularinin açlık çektiğini görürse, kendi etinden parça kopararak onları besler. "

Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 102)Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 102)
kitapları seven 
19 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Televizyon yayınlarını alamadığımız için; çılgın dünyamızda ne olup bittiğine dair haberleri, ancak haftada bir uğrayan vapurun getirdiği gazetelerden öğreniyorduk.

Son Ada, Zülfü LivaneliSon Ada, Zülfü Livaneli
kitapları seven 
20 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Hayatımızda ne trafik sıkışıkliği vardı, ne bürokrasi, ne vergi, ne form doldurma, ne banka. .
Sabah ayağımıza geçirdiğimiz eski bir şortla evden çıkıyor, arkadaslarla sohpet ediyor, kahve içiyor, bazen denize giriyor, bazen balık tutuyor, ağır ağır akan bir su gibi acele etmeden yaşayıp gidiyorduk. Ada bizi uyuşturmuştu.

Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 23)Son Ada, Zülfü Livaneli (Sayfa 23)

Kitapla ilgili 1 Haber

Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim
Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim Bursa Nilüfer İlçesi Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü ‘Edebi Kazılar’ söyleşisine Zülfü Livaneli katıldı. Livaneli 'İçimdeki ezgiyi paylaştım ama kafamdaki hikayeleri bitiremedim' dedi.