8,0/10  (28 Oy) · 
129 okunma  · 
17 beğeni  · 
1.286 gösterim
Shakespeare'in Soneleri 154 Sone'den oluşmakta; zaman, aşk, güzellik ve fanilik gibi temalara değinmektedir. İlk 17 Sone, güzelliğinin gelecek nesillere aktarılması için genç bir adama evlenme ve çocuk sahibi olma çağrısını içermektedir. Diğer soneler de genç bir adama duyulan aşktan, bu kişinin şairin düşmanı olan bir şaire gönlünü verdiğinden, zamanın geçiciliğinden, ölümden ve yalnızlıktan söz eder. Son iki sone de küçük Aşk Tanrısı Kupid'den söz eder. Shakespeare Soneler'inde üç karakterden söz eder: Güzel Genç, Düşman Şair ve Kara/ Esmer Kadın. 

İlk 126 Sone, Güzel Genç'e yazılmıştır. Kimi yorumcular aralarında bir ilişki olduğunu, kimi yorumcular da bunun platonik bir aşk olduğunu söyler. Soneler'in birçoğunda bir kadının varlığından bahsedilse de Sone 20, âşığın kesinlikle bir erkek olduğunu belirtir ve devamında anlaşılmaktadır ki bu erkek Esmer Kadın tarafından büyülenmiştir. Shakespeare, Soneler'inde cesur bir şekilde hemcinsine duyduğu aşktan, cinsellikten söz etmektedir. Toplum baskısına ve politik konulara da yer veren Shakespeare, çoğu eserinin yazım düzeniyle bir kısa bir uzun hece ölçüsüyle şiirlerini üç dörtlük ve bir beyitten oluşturur. 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9786055218553
  • Orijinal Adı:
    The Sonnets
  • Çeviri:
    Yeşim Mısırcı
  • Yayınevi:
    Paraf Yayınları
  • Kitabın Türü:

Bütün dünyanın sahne olduğunu ileri süren William Shakespeare, çok yönlü İngiliz yazar, şair, oyun yazarı ve oyuncu. Soneler adlı şiir topluluğu dil bakımından İngiliz edebiyatında sıkı bir yere sahip, bu konuya hâkim olamayacağımdan fazla yorum yapmam doğru değil. Zamanın ruhunu iyi yansıttığı gerçeği sonelerde fazlasıyla hissediliyor. Sonelerle gönlünün kilidini açtığı betimleniyor. Sevgi, aşk, kıskançlık, karamsarlık lirik sesinde hayat buluyor. Tabi bu detayı daha iyi yakalamama sebep sone 126’ya dek sarışın bir erkeğe atfedilmiş olmasıdır. Talat Sait Halman’ın önsözüyle; sarışın gencin soyluluğu, aslında manevi bir temizlik, arınmış bir ruhun boyutu. Böyle bir güzelliğe duyulan sevgi, cinsel ihtiyaçların çirkinliğinden uzak kalır. Soyut bir sevgidir o. Sarışın gençte dış güzellik gerçek bir gönül zenginliğinin, yaşama dürüstlüğünün ve manevi değerlerin belirtisidir. Güzellik, bu anlamda erdemdir. Sonelerdeki bu estetik anlayışında (gerçekten böyle bir anlayış varsa) bir dinsel nitelik bulmak mümkün. Güzellik bir erdemse ona gönül vermek ve tapmak, onun üstün ahlakına ermeye çalışmak gerekir. Güzelliğin böylesiyle vuslat olmayacağı için, seven gönül ona erişememekten doğan çileye katlanmalıdır. Seven ve bu çileyi çeken gönül arınır, bedenden koparak gerçek temizliğe ulaşır. *

141. sonesinde bu durumu:

Çektiğim illetlerdir varlığımın kazancı;
Bana günah işletip verdiği ödül: sancı.

Bu nedenledir ki sonelerin derinliği kendi içlerinde aranmalıdır.

İlk sonelerinde sürekli olarak sevdiği kişiye kendinden bir parça bırakmasını öğütlediğini görüyoruz. Bu şekilde ecelin mutlak fatih olamayacağını da belirtiyor. Şekspir, kendini o kadar aşmış bir karakter ki üremeden ölmenin varlığa aykırılığını, insanın değerinin bununla ölçüleceğini de ekliyor dizelerine. Yakıcı aşkının uğruna ise bizim deyimimizle canından can vermek isteyeceğini ise her fırsatta dile getiriyor. O denli ileriye gidiyor ki dimağıma şu satırları ekliyor.
“Yıldızlar kör olunca sevgilimdir nur döken.”

23. sonesinde

Sevgimin gücü beni paramparça etmiş de
Aşkın bütün yükünü omuzlarıma yıkmış.
Öyleyse kitaplarım söylesin güzel sözler,
Sussun dilli gönlümün dilsiz laf ebeleri,
Onlar sevgi dilenir, ama bir çıkar bekler;
Gönlün sözü, bollukta hepsinden çok ileri.
Sessiz aşk ne yazmışsa onu oku ve öğren,
Aşkın ince aklıdır gözlerle duyup bilen.

Yüce dizeleriyle anlatmıştır. Ötesi daha iyi anlatılamazdı sanıyorum.

Soneleri kendi hayat akışı ile bir tutarak sonucu hep sevdiceğine bağlamış. (ilk 126 sone sarışın erkek, 127-152 ise esmer bir kadın, belki de kim bilir eşi.) Kendi tabiriyle huzur içinde ellerini kavuşturmuş, beklemiş. Rüzgâra, gelgite ya da denize aldırmamış ve artık zamana ve ya kadere isyan etmemiş. Ona ait olanın ona geleceğini ummuş. Eline geçen her ne olursa olsun aşkının gölgesi diye kendini oyalamayı ihmal etmemiş.
“Mecazı fos çıkaran, sevgilimin eşi de yok” diyerek zamanında yavuklusuna göz diken ozanlara da bir gönderme yapmıştır. Bak bak laflara bak.

Aşkını her geçen gün ekleyerek büyütmüş, iç yangınlarına bir yenisi ekleyerek;

Beklemek cehennemdir, ama beklerim seni,
İyi kötü demeden, suçlamadan keyfini.

Dizeleriyle canımıza okumuştur.

29. Sonesinde ise:

Öyle bir servettir ki sevgini anmak bile,
Sultanlarla yer değiş deseler de nafile.
Diyerek noktayı koymuştur. (Korkmaz kim ki zaten?!)

Zalım Şekspir, anlayacağınız öyle bir şairdir ki deler geçer adamı.

Aşk tanrısının taze ateş aldığı yeri
Canıma şifa bildim: sevgilimin sözleri.

Kimin için yazdın bunları zalım ???



Sen benimdin: rüyanın görkemleriyle doldum.
Ben, uykuda sultandım, uyanınca hiç oldum *

Okumayın.

Veysel Kadir Şeker 
25 Kas 05:54, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kelimelerin üstadı... Aşka inanmayan biri olarak bana göre eğer aşk denen birşey varsa bunu iki yerde görebilirsiniz ilki sevdiğinizin gözlerinde ikincisi shakespeare'nin dizelerinde...

Kitap Yızldızı 
30 Eki 19:32, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Soneler yine William Shakespeare çok güzel değerli eserlerinden bir tanesi şiirsel bir başyapıt okuyan herkese keyifli okumalar dileriz Türkiye ...

Kitaptan 20 Alıntı

kitapları seven 
02 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

Soneler, William Shakespeare (66. Sone)Soneler, William Shakespeare (66. Sone)

Soyu sürsün isteriz en güzel insanların,
Sürsün ki güzelliğin gülü hiç solmasın;

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 1)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 1)
Downtown Girl 
12 Kas 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

XVIII
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgarlar örseler,
Işıldar göğün yüzü, yakacak kadar sıcak,
Kısacaktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Ve sık sık kararır da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki, asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölümsüz satırlarda:
İnsanlar nefes alsın, gözler görsün, elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası, Kültür Yayınları)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası, Kültür Yayınları)

Mutlu birleşmesine hiçbir engel yok bence
Gerçekten sevenlerin. Sevgi demem sevgiye
Bir döneklik yaparsa bir değişme görünce,
Başka yola saparsa sevgili saptı diye:
Hayır, sevgi besbelli sağlam bir nirengidir,
Boraları gözler de sallanmaz, göğüs gerer,
Gemilere yön veren yıldızların dengidir,
Değeri bilinmeden başı ta göğe erer.
Zamanın soytarısı değildir sevgi asla,
Gül yüzlüler göçse de orağına düşerek
O değişmez kısacık günlerle haftalarla,
Direnir ve kanatlanır mahşerin ucuna dek.
Yanılıyorsam bunda ve çıkarsa yanlışım,
Ne hiç kimse sevmiştir, ne ben şiir yazmışım.

Soneler, William Shakespeare (116. Sone -Talat Sait Halman -)Soneler, William Shakespeare (116. Sone -Talat Sait Halman -)

SONE 89

Eğer beni bir kusurum yüzünden terk ettiysen
İzin ver de izah edeyim suçlamanı.
Bana topalsın desen aksayarak yürürüm hemen
Suçlamalarına karşılık yapmam savunmamı.

Sen sokmak istedin ya beni başka biçime
Sevgilim senin bana verdiğin utancı
İsteğini bilerek fazlasını yaparım kendime
Tanışıklığı bırakıp olurum sana yabancı.

Hiç yürümem seninle, dilsiz olurum
Tatlı, biricik ismini, anmam artık
Yine de meylim var, yanlış yaparım
Aniden dudaklarımdan dökülür bu tanışıklık.

Karşı koyarım kendime senin için
Sevgi duymam hiç kimseye nefret ettiğin.

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 189)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 189)

Vurgunum gözlerine, o gözler acır bana:
Bilirler, yüreğin hor görüp işkence eder;
Seven yaslılar gibi kara çekmiş sırtına,
Kıvranışımı özlü bir şefkatle süzerler.
Sabahleyin göklerde ışıyan güneş bile
Yaraşamaz Doğunun soluk yanaklarına,
Akşama yol gösteren gür yıldız, görkemiyle
Böyle ışık saçmaz loş Batının yarısına:
Yaşlı gözlerin daha çok yaraşır yüzüne.
Bana da bir pay ayır yüreğindeki yastan:
Seni yas daha güzel gösterir ele güne;
İşte acıma duygun sana biçilmiş kaftan.
"Güzel ancak karadır," diye yemin ederim,
Senin renginden yoksun olan çirkindir derim.

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 132 - Sone 132 – Çeviri: Talat Sait Halman)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 132 - Sone 132 – Çeviri: Talat Sait Halman)
kitapları seven 
02 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hepsini al, sevgilim, ne sevgi varsa bende,
Çoktan senin olmayan ne sevgi sağlarsın ki?
Gerçek der misin ona eline geçirsen de
Sevdiklerimin hepsi sende değil mi sanki?
Sevgilimi alırsan gerçek sevgi
uğruna Ses çıkarmam onunla keyif sürdüğün için;
Sevgilime sırt çevirip el uzatırsan ona,
Kendini aldatırsan suçun büyüğü senin.
Tatlı hırsız, yine de bağışlarım suçunu
Sen varımı yoğumu aşırsan bile benden;
Oysa daha acıdır, sevenler bilir bunu,
Güzel sürtük, kötülük iyi görünür sende;
Biz düşman olmayalım canevini söksen de...

Soneler, William ShakespeareSoneler, William Shakespeare

SONE 10

Yazık, hiç kimseye sevgi beslemezsin
Ancak yetmiyorsun kendine.
Biliyorsun ki seversen çokları tarafından sevileceksin
Ama besbelli sevgi duymuyorsun kimseye.

Katil nefret ele geçirmiş seni
Kendi kendini yıkıma götürsen umursamıyorsun.
Gözlüyorsun yıkmayı güzelim can evini
Olmalıyken onu onarmak ilk arzun.

Sen değiştir düşünceni, ben de değiştireyim fikrimi
Nefret, daha iyi bir kiracı mı nazik sevgiden?
Göründüğün gibi ol: merhametli ve iyi.
Kendi karşı iyi kalpli ol en azından.

Aşkın uğruna başka bir sen yarat sende
O güzellik yaşamaya devam etsin onda ya da sende böylece.

Soneler, William Shakespeare (Sayfa 31)Soneler, William Shakespeare (Sayfa 31)
2 /