Sözde Kızlar

8,1/10  (58 Oy) · 
492 okunma  · 
52 beğeni  · 
2.279 gösterim
Mütareke yıllarında babası Yunanlılar tarafından casus diye yakalanan Mebrure'nin İstanbul'a kaçışı ve kendini Şişli'deki bir köşkte akrabaları arasında bulduktan sonra yaşadıklarının öyküsü, Sözde Kızlar'da bir toplumun yaşadığı ahlaki bunalımın can çekişleriyle şekilleniyor. Peyami Safa'nın farklı yaşam tarzlarını kültürleri ince ayrıntılarla anlatmadaki ustalığı iyi ve kötü kavramların kesin çizgisiyle belirleniyor. İyliğin, saflığın simgesi Mebrure'nin karşısında kurnazlığın, dalavericiliğin, kötülüğün temsilcileri Nevin, Behiç, Belma...

Bir dönemin toplumsal tablosu her dönemde kendine bir yer bulup, "bugünkü" bir fotoğrafın içinden yansıyabilir mi? Peyami Safa'nın eserleri, bu soruyu koşulsuz bir "evet"le karşılıyor.

Şehirler, yaşam tarzları, görünüşler ne kadar değişse de semtlere işleyen ruh, insanın zayıflıkları, beklentileri, yanılgıları hep aynı kalıyor!
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2007
  • Sayfa Sayısı:
    204
  • ISBN:
    9789759920395
  • Yayınevi:
    Alkım Kitabevi
  • Kitabın Türü:
İrem 
30 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

İffet sahibi bir kızın babasını bulma çabası o kadar güzel anlatılmış ki, insanı okurken baya sürüklüyor

Halil Yavuz KAYA 
 18 Kas 18:39, Kitabı okudu, Puan vermedi

Peyami Safa'nın, yurdun işgal altında ve kurtuluş savaşı zamanı kesitindeki bilhassa İstanbul da yaşayan, batıcılık özentisi içindeki bazı kesimlerin yaşantısını eleştirdiği bu kitabı; anlatım, kurgu, hikaye ve tiplemeler yönünden çok iyi olduğu su götürmez.
Ancak bu eleştiriler, çoğu zaman bir hissiyatın ya da yazarın kendine has anlayışı çerçevesinde gelişmekte olduğu ve bunlarda gerçeklik payı olmasına rağmen, bazı kesimlerin tamamının bu yaşam tarzını belirlediği, tamamının gayri ahlaki,yaşadığı genellemesi ile biraz abartıya,mübala ya vardığı, adeta batılaşma fikrinin sadece bunlarla sınırlandırmaya çalıştığı, Yaptığı bu eleştirinin gerçek bir gözleme, somut olaylara dayandıramadığını gözlemledim.( Bu illetin 'frengi hastalığı',monden hastalığı olduğu yani günümüz Türkçesi ile yüksek sosyete yaşamını seven bir hastalık olduğunun altını çiziyor. daha düşük gelirli ailelerin oturduğu yerdeki halk kitlelerin Türk- müslüman olduğu daha üst gelirlilerin bulunduğu semtlerde yaşayanların bu sapkın yaşayış içinde bulundukları genellemesi ile yanılgı içinde olduğu gibi..)
Ayrıca Anadolu da kurtuluş mücadelesi verilen, işgal altındaki yurdun içinde bulunduğu ahval ve şartlara bir nebze de olsa olayların bir kısmının Anadolu da seyredeceği inancımı son sayfaya kadar yitirmedim.
Roman olarak bilhassa anlatımı fevkalade güzel kitap ve güçlü bir kalam olduğunu söylemeliyim Peyami Safa için.

Ahmet Yavilioğlu 
27 Kas 14:39, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

Peyami Safa yine o bilindik sanatsal diliyle çıkıyor karşımıza.Cümlelerindeki müthiş sanatsal üslup,dilinin akıcılığı ve olayların sürükleyiciliği bizi bambaşka diyarlara sürüklüyor..Mütahareke yıllarına..Manisa'da Yunan işgali sırasında Manisa'dan kaçıp İstanbul'a hicret eden Mebrure'nin trajedik öyküsü..Mebrure'nin küçük sosyete akrabalarının arasına sığınışı,babasını arayışı ve konakladığı süre boyunca iffetini muhafaza etme çabası..

Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu ve Fatih Harbiye romanında olduğu gibi kültürel yozlaşmayı doğu-batı,halk-sosyete ekseninde ele alıp,yerden yere vuruyor.Mebrure isimli Anadolu kızının İstanbulda sığındığı sosyetik akrabalarının yozlaşmışlıklarına,ahlaki erezyonlarına,materyalist felsefelerine karşı direnişi,zaman zaman kendini kaptırmaya başlayışı,konağın çapkın delikanlısı Behiç'e gönül kaptırmama mücadelesi ve iç savaşı...Kendini ahlaksızlık ve hedonizme kaptırmış sözde kızlardan tiksinişi ve Behiç'in tacizinden kurtulmaya çalışmasındaki ahlaki çırpınış,babasından haber beklerken yere göğe sığmayan heyecanı.Akabinde sürpriz ve acı dolu aşk hikayeleri..Bir devrin gerçek yüzü..Hatta günümüzün..Ve hatta geleceğin..

Romanın ismi her ne kadar cinsiyetçi ve şovenist görünürse görünsün,toplumdaki bazı çöküşleri gerçekçi bir biçimde ele aldığından,yadsımıyorum.Hergün sokaklarda,okulda,kahvelerde,kafelerde,işyerinde gördüğümüz ve artık alışmış olsakta midemiz kabul etse dahi ruhumuzun kusacağı insanları o kadar güzel tasvir etmişki üstad.Bu sözdekızlargiller sizin de bildiğiniz üzere hayatı dış görünüşten,paradan,dünyevi zevklerden,eğlenceden ibaret görürler.Anadolu işgal altındayken Fransızlara çiçek atan kadınları,Hüseyin Nihal Atsız'ın Topal Asker şiirini,okulda hergün tiksinerek baktığım ayakkabı ve makyaj muhabbetinden başka bir şey bilmeyen,kitaba canavar gibi bakan aptalları gördüm ve çok gerilerek okudum.Romanın sürükleyiciliği,anlatımın mükemmeliyeti bu nefretimi biraz dizginlemesiyle tatmin oldum.Peyami Safa yine şaşırtmadı karakterlerin iç dünyasını,fiziki özelliklerini,yaşadıkları coğrafyayının havasını oradaymışım gibi teneffüs ettirdi.Mükemmel bir kısa romandı.Herkese tavsiye ederim..

R. Serhat 
 05 Mar 10:58, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 8/10 puan

"Nasıl bir kültür ve ahlak yozlaşması yaşadığımızın tipik bir misalidir, Sözde Kızlar.."
Peyami Safa'nın bana göre o eşsiz kaleminden yine bir dönem-in panaroması. Ve yine karakterler üzerinden yapılan analizler. Babasını aramakla meşgul bir Anadolu kızının İstanbul'da ki akrabalarına geldiğinde aynı zamanda çok yabancı bir dünyaya gelmesini de fark etmesi ve akabinde ki zorluklara, tuhaflıklara ahlaksızlıklara katlanması. Etrafında görmediği şekilde bir ahlak yozlaşması ve zevklerinin esiri insanlar. Sağlam bir modernizm veya diğer deyişle aidiyetini unuturcasına yapılan batı hayranlığına getirilen eleştiriler. Dil ve kurgu açısından değinmek istediğim bir nokta yok. Sadece, işte "Peyami Safa"nın kitabı der geçerim.. Kesinlikle okunması gerekenlerden, aynı şekilde okutturulması, tavsiye edilmesi gerekenlerden. -Tipik Peyami Safa kitabı özelliğidir; okuyun okutturun denilmesi-

Sadettin TANIK 
06 Nis 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Puan vermedi

Peyami Safa yine akıcı üslubuyla yüksek tabakanın içinde bulunduğu ahlaki çöküşü çok güzel bir şekilde anlatmış. Romanın yazılışı üzerinden çok uzun süre geçmesine rağmen, konusu günümüz için de geçerliliğini koruyor.

Mehmet Yılmaz 
 09 Tem 2015, Puan vermedi

Yakup Kadri'nin Kiralık Konak ve Sodom ve Gomorresi ile paralel okunduğunda daha bir anlam kazanacağını düşünüyorum. Acaba biz gerçekten milli bir mücadele mi verdik yoksa bir takım tuzu kurular aristokrat saltanatlarına devam mı etti? Behiç karakteri günümüzde de sıklıkla karşılaşabileceğimiz bazı tiplerin 1920'lerdeki yansıması gibi duruyor!

Sözde Kızlar romanında genel mekan İstanbul’dur. Kötü olayların tümü İstanbul’da gerçekleşir. Anadolu bir kurtuluş mekanı gibi gösterilmektedir. Mebrure babasını İstanbul’da bulacak ve yaşaması gereken asıl yer olan Anadolu’ya gidecektir. Mebrure İstanbul’da çöküşü görür. Roman Pangaltı’da başlar. İstanbul’u bilmeyen Mebrure, bir at arabası ile Şişli’deki Nazmiye Hanım’ın köşküne gider. Romanda alt mekan olarak ev de önemlidir. Bundan dolayı romanda ev içi tasvirleri de bulunur fakat çok büyük yer taşımaz. Yazar Nazmiye Hanım’ın köşkü için Mebrure’nin gözünden şöyle der: “Burası yeni mefruşatla döşenmiş, zarif bir yatak odası. İlk bakışta göze iki büyük resim çarpıyor. Üniformalarını giymiş, bir ferikin divan halinde fotoğrafisi ve yağlı boya bir baş...”(s.10) Annesi ile yaşayan Fahri ve Nadir’in evleri ise çok mütevazidir. Nadir’in evi neredeyse eşyasızdır, Nadir çok fazla mobilyayı sevmediğini söyler. Çünkü o, gözü gönlü tok bir insandır. Yazarın buradaki tesbiti doğrudur. Maddeye çok önem vermeyen insanlar evlerini eşya ile doldurmaktan uzak dururlar. Romanda Çamlıca da yer alır. Fahri ve Mebrure Çamlıca’ya giderler fakat bu gezi ayrıntılı olarak anlatılmaz. Sözde Kızlar romanında Anadolu büyük bir önem taşır. Fakat o, ulaşılamayan bir hayal beldesi gibidir. Özellikle Mebrure ve Fahri Anadolu’ya dönme isteği içerisindedir. Babası İhsan Efendi’ye kavuşan Mebrure, Fahri’yi de yanına alarak Anadolu’ya, o cennet beldeye geri dönecektir.
Bize yazık ettiler...

Bayankitap 
21 Oca 14:01, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

yazar toplumun genelindeki ahlaki çöküşü ele almaktadır genç kızların zevkleri için nasıl kendi kendilerinin katili olduklarını, genç adamların çevrelerindeki kitleyi ; kadın,para,kumar,şehvet ve içki için feda ettiklerini ele almıştır ve halkı bilinçlendirmek için yazmıştır bizler sözde kız veya sözde adam olmayalım diye ayrıca ilk romanı olmasına rağmen eseri oldukça ustaca ele almıştır üstürupsuz sahnelere yer verdiği için 1 puan kırdım

Nadiye Aksu Bozan 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, 23 günde, Beğendi, 6/10 puan

Dönemin sosyal yapısını tahlildeki başarısı, olay ve kişilerin gerçekçi anlatımı ve üstün tasvir becerisi, gerçeklerin en umulmadık anda ortaya dokulusu eserin okunabililigini artırıyor. Zaman ayırmaya ve okunmaya değer.

Kitaptan 22 Alıntı

Tuncay YILDIRIM 
 11 Eki 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

rahatlık
Rahatlık dışarı hayatta değil, kafatasımızın içinde. Hakikaten insan sevdiklerinin kadrini yokluklarında anlıyor.

Sözde Kızlar, Peyami SafaSözde Kızlar, Peyami Safa
Halil Yavuz KAYA 
17 Kas 23:11, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

"Rahatlığın dışarı hayatta değil kafatasımızın içinde olduğunu bilseydi..."

Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 167)Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 167)
Halil Yavuz KAYA 
17 Kas 23:45, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Haticeydim, Belma oldum. Cerrahpaşa kızıydım, Beyoğlu kadını oldum. Eskilerin "yapma " dedikleri, ihtiyarların çirkin buldukları, hocaların günah saydıkları ne varsa merakla, hevesle yaptım.

Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 173)Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 173)
Halil Yavuz KAYA 
15 Kas 15:08, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

O halde ki, bütün bu taze kadın vücudunda, bir iğne ucu kadar tabii bir yer, sun'i vasıtaların hucum ve istilasına uğramayan hiç bir cilt noktası kalmadı, tepeden tırnağa kadar bedeninin her tarafında tabiat ricat etti: boyalar, rahiyalı suların altında kendi parlaklığı, kokusu ve rengi uçtu, silinip gitti.

Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 39)Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 39)
Halil Yavuz KAYA 
17 Kas 12:46, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Karanlıkta fener aydınlığına geçen sulu kar serpintileri, bembeyaz parıldayarak uçuşuyorlardı.

Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 136)Sözde Kızlar, Peyami Safa (Sayfa 136)
3 /