Steve Jobs

8,4/10  (17 Oy) · 
40 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.251 gösterim
"...Ama bu işi yapmak istememin tek sebebi şu: dünyanın Apple'la daha güzel bir yer olacağını düşünüyorum."
Steve Jobs, tekrar Apple'a dönmesi için yapılan teklifi değerlendirirken...

Çok satan Benjamin Franklin ve Albert Einstein biyografilerinin yazarı Walter Isaacson, Apple'ın kurucularından Steve Jobs'ın, kendisiyle tam işbirliği içinde yazılmış tek biyografisini sunuyor.

Jobs'la iki yıldan uzun süre boyunca yapılan kırktan fazla röportajın -ayrıca yüzden fazla akrabasıyla, arkadaşıyla, hasmıyla, rakibiyle ve iş arkadaşıyla yapılan görüşmelerin- temel alındığı bu kitap, kusursuzluk tutkusuyla ve azmiyle altı endüstride (kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık) çığır açmış yaratıcı bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatını ve güçlü kişiliğini anlatıyor.

Dünyanın dört bir yanındaki toplumlar dijital çağ ekonomileri kurmaya çalışırken, Jobs yenilikçiliğin ve uygulanabilir hayal gücünün mutlak ikonu olarak öne çıkıyor. 21. yüzyılda değer yaratmanın en iyi yolunun yaratıcılığı teknolojiyle birleştirmek olduğunu biliyordu, bu yüzden hayal gücü atılımlarını takdire şayan mühendislik başarılarıyla birleştiren bir şirket yarattı.

Jobs bu kitabın yazılma sürecinde işbirliğinde bulunsa da, yazılanlar üstünde söz sahibi olmayı ve hatta kitabı yayınlanmadan önce okuma hakkını bile istemedi. Hiç sınır koymadı, tersine tanıdığı insanları dürüst konuşmaya teşvik etti. "Gurur duymadığım bir sürü şey yaptım, örneğin 23 yaşındayken kız arkadaşımı hamile bırakmam ve sonrasındaki tavrım bunlardan biri," dedi. "Ama öğrenilmesine izin veremeyeceğim kadar kötü sırlarım yok."

Jobs birlikte çalıştığı ve rakip olduğu insanlar hakkında içtenlikle ve bazen zalimce konuşuyor. Arkadaşları, düşmanları ve iş arkadaşları da aynı şekilde davranarak, onun iş hayatına yaklaşımını biçimlendiren tutkularından, takıntılarından, mükemmeliyetçiliğinden, sanatçılığından, huysuzluğundan, kontrol saplantısından ve sonuçta ortaya çıkan yaratıcı ürünlerden dobraca bahsediyorlar.

Jobs çevresindeki insanları çileden çıkarabiliyor ve umutsuzluğa sürükleyebiliyordu. Ama kişiliği ve ürünleri birbiriyle bağlantılıydı; tıpkı Apple'ın donanımlarıyla yazılımlarının genellikle olduğu gibi, entegre bir sistemin parçalarıydı. Onun öyküsü yaratıcılıkla, karakterle, liderlikle ve değerlerle ilgili, hem eğitici hem de uyarıcı bir öykü.

"Çocukken beşeri bilimlere meraklıydım, ama elektroniği severdim," dedi. "Sonra kahramanlarımdan birinin, Polaroid'den Edwin Land'in beşeri bilimlerle diğer bilimlerin kavşağında durabilen insanların önemiyle ilgili sözünü okuyunca bunu yapmak istediğime karar verdim."
(Kitabın İçinden)
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    540
  • ISBN:
    9786056180187
  • Çeviri:
    Dost Körpe
  • Yayınevi:
    Domingo Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Serdar Poirot 
15 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bu vakte kadar Apple firması ve Steve Jobs hakkında yazılmış en iyi biyografik eser. Kitabın yazarı, Steve Jobs'un arkadaşı olduğundan ve etrafındaki pek çok insanı da tanıdığından detaylı bilgi edinmesi zor olmamış. Doğumundan ölümüne kadar her şey detaylı bir şekilde anlatılmış. Şirketi kurması, çalışanlarına olan davranışı, kovulması ve geri dönmesi, Pixar ile yaptığı çılgın filmler, iPod iPhone ve iPad icatları, Bill Gates ile olan tatlı sert rekabeti, diğer firmalara karşı olan tahammülsüzlüğü, pankreas kanseri olması ve tedavi süreci, Zen ve Budist inançları ile hayatının büyük bölümünde sürdürdüğü vejetaryenlik, diyetler, oruç tutması, ailesi ile olan ilişkileri, hayatına giren kadınlar, müzik zevkleri ve daha pek çok şey. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.

ahmet Karakuzulu 
23 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Kitapta verilen bilgilere göre steve Jobs, kesinlikle sıra dışı düşünce yapısına sahip biri. Zira, yaptıklarıyla bu tespiti defalarca ispatladığını gördük. Burada analiz etmek istediğim konu, steve Jobs'un bilinmeyen yönlerini sizlerle paylaşmaktır. Karakter olarak, Türk düşünce yapısına göre arızalı bir kişiliğe sahip. Etrafında kazık atmadığı insan neredeyse kalmamış. Ancak, bu olumsuzluk içeren yönlerinin yanı sıra, belki de onu sıra dışı bir kişilik olarak tanımlamamız neden olan yönleri şunlar olmuş:
1-Tam bir kalite tutkunu. Yaptığı her işte, babasının küçüklükte ona aşıladığı şekilde mutlaka kaliteyi ön plana almış.
2-Yılmak nedir bilmeyen bir yapıya sahip.
3-Her kayıptan işine yarayacak olumlu sonuçlar çıkarmış.
4-Hiperaktif bir davranış biçimi.
5-Denemekten korkmayan
6-Her yeni projeye başlarken, o konunun en iyisi olan kişilerle işbirliği yapmış.
7-Önemli bir konuyu biriyle konuşacağı zaman, muhatabını mutlaka bir yürüyüşe davet ederek, konuşmayı tercih etmiş ve çoğunlukla istediği sonucu elde ederek bu görüşmeleri sonlandırmış.
8-Çoğunluğun kabul ettiği gerçeklik içeren olguları, istediği şekilde manipüle etmiş ve muhataplarına yeni gerçek olarak kabul ettirmiş. (Bu yönünü ülkemizden birileri iyi taklit ediyor gibi:))
VE kitapta anlatılan daha bir çok şey. Yukarıdaki özelliklerini iyi bilen yazar Walter Isaacson, biyografiyi yazmayı kabul ederken steve Jobsa tek bir şart koşmuş: "Yazdıklarıma Karışmayacaksın".

Mustafa Ateş 
04 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Steve Jobsun ölümünden önce biyografi yazarı Walter Isaacson'dan yazılmasını istediği ve dosta düşmana kendi hakkında tüm gerçekleri yazara anlatmalarını istediği bir kitaptır.
Çok akıcı harika bir kitap.

Hanzade sayın 
 12 Kas 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Dunyayi degistiren dahilerin pekcok biyografisi yazılmıştır..

fakat cok azı size dogrudan o dahi beynin kivrimlarimda gezip , o merakli gozlerin icinden görecek kadar duru bir gorü sunabilir

Kitabı okudugunuzda dahilerin ne derece kararli, motive ve inatci oldugunu, tam da bu nedenlerle dunyayi degistirme sansi bulduklarini anlıyorsunuz.

Bunun yaninda hikaye size bilgisayarlarla baslayan yeni çağın hayatimiza usulca karışıp kanımiza nasil sızdıgını da resmediyor.

Comodore 64'le, Tetris'le tanışmış bir neslin degisim ve dönüşüm öyküsü bu ayni zamanda..

Tülay Sankur 
30 Tem 2015, Kitabı okuyor, Beğendi, Puan vermedi

Steve Josbs'un tam bir deli dahi olduğunu çok güzel bir dille anlatıyor kitap. Başarılı bir biyografi olmuş. İnsanı motive ediyor ve araştırılacak bir sürü konu veriyor. Özellikle budizm, teknoloji, vegan beslenme, yaratıcılık-LSD ilişkisi gibi konularda çok bilgi veriyor.

Yusuf Metin Kaya 
13 Şub 21:44, Kitabı okudu, 89 günde, Beğendi, 8/10 puan

Kitaba başlamadan önce oldukça ön yargılıydım. Jobs'ın , dünyayı kurtaran bir süper kahraman olarak anlatıldığı, cilalı bir Amerikan rüyası hikayesi olmasından korkuyordum. Ancak kitap genel itibari ile bu yaklaşımdan uzak, hatta Jobs'ın kötü ve çoğu insanın tasvip etmeyeceği yönleri çok açık bir şekilde anlatılmış. Herkese tavsiye edebileceğim bir kitap.

zeyno yılmaz 
04 Ara 16:32, Kitabı okudu, 7/10 puan

Steve Jobs'ın Walter Isaacson'dan biyografisini yazmasını istemesiyle oluşan bir kitap. Apple'ın gelişimi, yaşanan zorluklar, Steve Jobs'ın yetenekleri ama insani ilişkilerdeki yanlışları etkileyici bir şekilde anlatılmış.

Kitaptan 21 Alıntı

"Her gününüzü hayatınızın son günüymüş gibi yaşayın; bir gün haklı çıkacaksınız."

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson

“Dünyayı değiştirebileceklerini düşünecek kadar çılgın olan insanlar, bunu yapan insanlardır.”


– Apple’ın “Farklı Düşün” reklamı, 1997

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson
Mustafa Ateş 
04 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Steve Jobs: "Picasso'nun bir sözü vardır: 'İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar aşırır.' Biz de parlak fikirleri aşırmaktan utanmadık hiç."

Steve Jobs, Walter Isaacson (Sayfa 313)Steve Jobs, Walter Isaacson (Sayfa 313)

Dördüncü sınıfa geçme vakti geldiğinde okul Jobs’la Ferrentino’nun sınıflarını ayırmanın en iyisi olduğuna karar verdi. Yeni öğretmen “Teddy” lakabıyla bilinen, Imogene Hill adlı, çabuk sinirlenen bir kadındı ve Jobs’ın söylediğine göre “hayatımın azizelerinden biri oldu.” Kadın onu iki hafta izledikten sonra en iyi yöntemin ona rüşvet vermek olduğuna karar verdi. “Bir gün okuldan sonra bana içinde matematik problemleri bulunan bir kitap verdi, bunu eve götürüp çözmeni istiyorum dedi. ‘Manyak mısın?’ diye düşündüm. Sonra dünya kadar kocaman görünen şu dev lollipoplardan birini çıkardı. Ve dedi ki, problemlerin çoğunu doğru çözersen sana hem bunu vereceğim, hem de beş dolar. Kitabı ona iki günde geri verdim.” Birkaç ay sonra Jobs’ın artık rüşvete ihtiyacı kalmadı. “Öğrenmek ve öğretmenimi memnun etmek istiyordum sadece.”

Kadın buna karşılık ona mercek aşındırmak ve fotoğraf makinesi yapmak gibi işler için hobi setleri verdi. “Bana en çok şey öğreten öğretmen oydu ve o olmasa hapse düşerdim eminim.” Kadının yaklaşımı, Jobs’ın özel olduğu kanısını bir kez daha güçlendirdi. “Sınıfımda sadece benimle ilgileniyordu. Bende bir şey görmüştü.”

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson

Babası arabalardan bahsederken Steve’i elektronikle tanıştırdı. “Elektronikten çok anlamıyordu, ama otomobillerde ve tamir ettiği başka şeylerde sık sık karşılaşmıştı. Bana elektroniğin temellerini gösterdi ve epey ilgilendim.” Daha da ilginci yedek parça aramaya çıktıkları zamanlardı. “Her hafta sonu hurdalığa giderdik. Jeneratörler, karbüratörler, her türden parça arardık.” Babasının tezgâhta pazarlık yapmasını anımsıyordu. “Sıkı pazarlıkçıydı, çünkü parçaların gerçek fiyatını tezgâhtaki adamlardan daha iyi biliyordu.” Jobs’lar Steve’i evlat edinirken verdikleri sözü bu sayede tutabildiler. “Babam bir Ford Falcon’u veya başka bir marka çalışmayan döküntü bir arabayı 50 dolara alıp, üzerinde birkaç hafta çalışıp 250 dolara satıyordu – ve bundan Amerikan Vergi Dairesi’nin haberi olmuyordu; böyle böyle üniversite param birikti.”

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson

Steve Jobs evlatlık olduğunu küçük yaştan beri biliyordu. “Ailem bu konuda gayet açık davrandı,” diye anlattı. Altı yedi yaşındayken evinin bahçesinde oturduğunu ve sokağın karşı tarafında oturan kıza evlatlık olduğunu söylediğini net anımsıyordu. “Yani gerçek ailen seni istememiş mi?” diye sormuş kız. “Ahhhh! Kafamda şimşekler çaktı,” dedi Jobs. “Ağlayarak eve koştuğumu hatırlıyorum. Annemle babam dediler ki, ‘Hayır, anlamalısın.’ Çok ciddiydiler, gözlerimin içine bakıyorlardı. ‘Seni özellikle seçtik,’ dediler. İkisi de bunu söylediler ve yavaşça tekrarladılar. Her kelimenin üstüne basa basa söylediler.”

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson
Mustafa Ateş 
04 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

John Sculley'yle Central Park'ta, 1984: "Hayatının geri kalanını şekerli su satarak mı geçirmek istiyorsun, yoksa dünyayı değiştirme fırsatına sahip olmak mı?"

Steve Jobs, Walter Isaacson (Sayfa 314)Steve Jobs, Walter Isaacson (Sayfa 314)

Jobs’ın ebeveyni sofu olmasalar da onun dindar olarak yetişmesini istiyorlardı, bu yüzden genellikle Pazarları onu Luther kilisesine götürüyorlardı. Jobs on üç yaşındayken bu son buldu. Aile Life okuyordu ve derginin Temmuz 1968 sayısında Biafra’da açlık çeken iki çocuğun afallatıcı fotoğrafı yayınlandı. Jobs fotoğrafı Pazar okuluna götürüp kilise papazının karşısına dikildi. “Parmağımı kaldırsam, Tanrı hangisini kaldıracağımı benden önce bilir mi?”

Papaz “Evet, Tanrı her şeyi bilir,” diye yanıtladı.

Bunun üzerine Jobs Life’ın kapağını çıkardı ve “Peki Tanrı bunu, bu çocuklara ne olacağını biliyor mu?” diye sordu.

“Steve, anlamadığını biliyorum ama evet, Tanrı bunu biliyor.”

Jobs böyle bir Tanrı’ya tapmak istemediğini söyledi ve bir daha kiliseye gitmedi. Ancak Zen Budizmi’ni yıllarca inceledi ve uyguladı. Yıllar sonra ruhani tarafı üstüne düşünürken, dinin aktarılan dogmalardan çok spiritüel deneyimlerde odaklanmasını daha iyi bulduğunu söyledi. “Hristiyanlık İsa gibi yaşamaktan ve dünyayı İsa’nın gözünden görmekten çok imanda odaklanınca cazibesini yitiriyor,” dedi bana. “Bence farklı dinler aynı eve açılan farklı kapılar. Bazen ev var diye düşünüyorum, bazense yok diye. Büyük sır bu.”

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson

Jobs’ların evinin karşısında başarılı bir emlâkçı oturuyordu. “Çok akıllı bir adam değildi,” diye anımsıyordu Jobs, “ama servet kazanıyor gibiydi. Bu yüzden babam ‘Bunu ben de yapabilirim,’ diye düşündü. Çok çalıştığını hatırlıyorum. Gece kursuna gitti, lisans testini geçti ve emlâkçılığa başladı. Sonra piyasada kriz çıktı.” Böylece, Steve ilkokuldayken aile bir yıl kadar para sıkıntısı çekti. Annesi bilimsel aletler üreten bir şirket olan Varian Associates’te muhasebecilik yapmaya başladı, ayrıca ikinci bir ipotek kredisi aldılar. Steve dördüncü sınıftayken bir gün öğretmeni ona “Evrende anlamadığın nedir?” diye sordu. Jobs “Babamın neden durup dururken parasız kaldığını anlamıyorum,” diye yanıt verdi. Yine de babasının daha iyi bir satıcı olmak uğruna yaltakçılık veya üçkâğıtçılık yapmamasından epey gurur duyuyordu. “Emlâk satmak için insanlara yalakalık yapmak gerekiyordu, ama babam bunda iyi değildi, hamurunda yoktu. Bu yönünü takdir ediyordum.”

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson

Evlat Edinilmesi

Paul Jobs 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Sahil Güvenlik’ten terhis olunca tayfa arkadaşlarıyla bahse girdi. San Francisco’ya gelmişlerdi, gemileri orada terhis edilmişti ve Paul iki hafta içinde kendine evlenecek birini bulacağına bahse girdi. Sırım gibi, dövmeli bir motor makinistiydi, bir seksen boyundaydı, hafif James Dean’i andırıyordu. Ama Ermeni göçmenlerin iyi huylu kızı Clara Hagopian’la çıkması yakışıklılığı sayesinde olmadı. O akşam dışarı çıkmayı planlayan kızın arkadaş grubunda araba yoktu, oysa Paul ve arkadaşlarında bir tane vardı. Paul on gün sonra, 1946 Mart’ında Clara’yla nişanlanıp bahsi kazandı. Onlarınki mutlu bir evlilik olacaktı; 40 yıldan fazla sürdü, ölüm onları ayırana dek.

Steve Jobs, Walter IsaacsonSteve Jobs, Walter Isaacson
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız