Şu Çılgın Türkler

8,8/10  (548 Oy) · 
2.507 okunma  · 
477 beğeni  · 
10.833 gösterim
1948 yılında on arkadaşıyla on gün boyunca, Polatlı´dan Dumlupınar´a kadar yayan yürüyen Turgut Özakman, Milli Mücadelenin romanını yazmaya o gün karar vermiş. Şu Çılgın Türkler 57 yıllık bir araştırmanın ürünüdür.Şu Çılgın Türkler, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanıdır.Cumhuriyetimize karşı yapılan saldırıların en yoğun olduğu şu günlerde, cumhuriyetin kılık değiştire değiştire gelen emperyalizme rağmen nasıl kazanıldığının eşsiz öyküsü.
  • Baskı Tarihi:
    2007
  • Sayfa Sayısı:
    752
  • ISBN:
    9789752201279
  • Yayınevi:
    Bilgi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bahadır GÜL 
14 May 15:23, Kitabı okudu, 7 günde, 10/10 puan

Hafta içi her gün geç saatlere kadar iş yerinde mesaiye kalarak çalışmış olmama rağmen 1 hafta boyunca göz yaşları içinde kalarak bitirdim bu şaheseri. Şu an aklımda 2 soru var: Birincisi kitabı yarım bıraktığını bildiren 135 okur bunu neden ve nasıl yapabildi? İkincisi ise kurtuluş savaşımız orta öğretimde neden ayrı bir ders olarak okutulmaz da inkılap tarihi dersi içerisinde birkaç ünite ile geçiştirilir?

BİROL COŞKUN 
23 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Sınırları, Güney'de Afrika üzerinden İspanya'ya, Batı'da Viyana'ya dayanmış, tarihteki şanlı yerini sonuna kadar haketmiş bir imparatorluk, son 300 yıl boyunca bilim, ilim ve teknolojide geride kalarak dünya liderliğini kaybetmiş, reform ve devrimlerini yaparak sanayi devrimlerini yapmış bir Avrupa'ya ayak uyduramamış ve artık "hasta adam " tanımlamasıyla bütün topraklarını kaybetmiş , yeraltı kaynaklarını, limanlarını, demiryollarını ve hatta hazinesinin denetimini kaybetmiş bir imparatorluk, yerini küllerinden yeniden doğan, her ne pahasına olursa olsun kanının son damlasına kadar vatanını savunmaya yemin etmiş bir milletin Gazi Mustafa Kemal liderliğinde tarih sahnesinde ki yerini tekrar almasının ve yazdığı bu destanla , sömürge olmuş nice millete, özgürlük ve bağımsızlık yolunda rehber oluşunun anlatımıdır bu kitap.

H.Meriç Doruk 
13 Ağu 22:48, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, 2/10 puan

İnanılmaz lezzetli inanılmaz destansı bir kitap...Okuyup anlamalı,anladıklarımızı da kafamıza iyice kazımalıyız.Öyle bir kazımalıyız ki hafımıza hiç aklımızdan çıkmasa bugünlere nasıl geldiğimiz!Keşki mümkün olsa da herkes okusa...

Muhammet Çelik 
 28 Oca 14:48, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 10/10 puan

Benim için mükemmellik kitabın konusu bütünlüğü, konuya akıcılığı, yazarın edebi ustalığı gibi birçok unsurla oluşur. Bu mükemmeliğe örnek işte bu kitap verilebilir.
Kurtuluş savaşımızı anlatan bu kitap tam anlamı ile harika zira yedi yüz sayfalık bu kitabın bir kelimesinde olsun okuyucunun canı sıkılmıyor bilakis her kelime okuyucusuna birşeyler kazandırıyor. Bunun yanısıra Türk Milleti olarak geleceğimizi kurtarmanın sırları kitapta açıkça belirtiliyor (olayın içerisinde)
Kitapta geçen olayların hepsi bu millet tarafından yaşanmış olmasına rağmen yazar roman üslübuna iyi kalıp etmiş. Kahramanların hepsinin bu Milletin bir bireyi. Romanın konusunu oluşturan ana hikaye daha 100 yıl olmamış geçmişimiz. İşte bu nedenle bu kitap ders kitabı yapılmalı ve her Türk Gencine okutulmalıdır.

GÜL GÜRLER 
20 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

ŞU ÇILGIN TÜRKLER...

Bir milletin romanını yazmak zor olmuş olsa gerek.
Bu, kütüphanelerimizin baş köşesinde durması gereken, Türklerin yeniden kurtuluşunun romanı.
Yirminci yüzyılda yeni bir Türk Destanı yaratarak bağımsız bir devlet kuran Türkler ' in romanı...

Kitaba başladığınız andan itibaren siz de bir şekilde bu romanın içerisinde yer alıyorsunuz.
Sizin bu romandakilerden bir farkınız, ülkemizin şu an içinde bulunduğu durumu biliyor olmanız..
Ülkesinin kurtuluşu için varını yoğunu feda eden bir ulusun Milli Mücadele içerisindeki evlatlarının ne için mücadele ettiğini romanın bir kişisi durumuna gelerek anlıyorsunuz.Ve o günleri bugün yaşadığımız süreçle değerlendirerek, kimi zaman gözlerinizden yaşlar süzülerek okumaya devam ediyorsunuz romanı...

Ülkemiz işgal güçleri arasında paylaşılmış, ordu diye bir şey kalmamış ortada, silahlarımıza el konulmuş, halk yoksul ve çaresiz..
Mandacılar, işbirlikçiler, hainler, işgal güçleri, emperyalizmin güdümünde İzmir'e çıkan Yunan ordusu.. .Anadolu insanı yoksul ve çaresiz kendini savunacak azimden yoksun...

İşte tam bu ortamda O Anadolu'ya çıkıyor. Samsun'a... O Türklerin kötü talihini tersine çevirecek, tarihimizi altın harflerle yeniden yazdıracak olandır.. O büyük insan ATATÜRK ' tür.

Roman dil ve anlatım açısından o kadar güzel kaleme alınmış ki..
Okumaya başlar başlamaz kendinizi Kurtuluş Savaşı'mızın içinde buluveriyorsunuz. Kimi zaman İstanbul'dan Anadolu'ya kaçak silah ve cephane gönderen Muharip örgütünün yiğit neferlerinin yanında bir depodan sağlanan silahları motorlara yüklüyor, kimi zaman İnebolu'dan Ankara'ya kağnı ile cephane taşıyan kadınların yanında, bazende Mangal Dağı'nı yeniden ele geçirmek için yaşamlarını feda eden yurtsever askerlerimizin yanında oluyorsunuz..
Onların, yurtlarını yeniden kazanmak için canla başla mücadele ederken soluk alışverişlerini duyuyorsunuz.

Bu ülkenin bağımsızlığını nasıl kazandığını öğrenmek isteyenlere 'ŞU ÇILGIN TÜRKLER'i okumalarını öneriyorum. İnanın çok severek okuyacaksınız.

Turgut Özakman'a böyle bir kitabı yazıp, tarihimizle bizi yeniden yüzleştirdiği için teşekkür ediyor, saygıyla ellerinden öpüyorum.

Nurten Ulaba 
01 Şub 23:02, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kurtuluş Savaşını en ince detaylarıyla anlatıyor, O çaresiz ve imkansız şartlarda türklerin verdiği mücadele ve Atatürk'ün sarf ettiği olağanüstü çabayı anlatmış .Mutlaka herkes okumalıdır.

Cacavs 
08 Ağu 14:07, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 9/10 puan

Herhalde Türkiye'nin satış ve basım rekorlarının kırıldığı kitap budur. Ülkemizi kurtuluşa götüren yolda milletçe neler çekildiği, nasıl yaşandığı üzerine muhteşem bir çalışma. Rahmetli Turgut Özakman'ın neredeyse bir ömür alan araştırmalarıyla oluşan bu kitap, öncelikle kendini bu ülkeye ait hisseden herkesin okuması ve başucunda tutması gereken bir eser. Zaman zaman gözyaşları içinde, zaman zaman gururla göğsüm kabararak zaman zaman da boğazım tutularak okudum. Gündemden hiç düşmeyen bir eser olarak kalması dileğiyle...

Özgür Türk 
02 Şub 00:32, Kitabı okudu, 26 günde, Beğendi, 10/10 puan

Lisedeyken tarih dersim çok sıkıcı geçerdi ve tarihe karşı sevgim, merakım düşüktü fakat Edebiyat derslerin 1 saat kitap okuma etkinliğiyle babamın aldığı Şu Çılgın Türkler'i okudum 1-2 ayda. Tarihe karşı antipati duyan bir insan 700 sayfalık kitabı sıkılmadan okudu. :) Öyle gurur duydum ki. Ondan sonra tarihe ilgim kat kat arttı.
Kaybetmek üzere olduğumuz bu toprakları ne zorluklarla, yoklukla geri aldığımızı ve yansıtılmak istenen o savaş duygularını, yokluk, açlık, sefalet, ümitsizliğin duygularını öyle güzel okura yansıtmış ki Turgut Özakman, insan gerçekten bunca çileye rağmen kazanılan zaferler karşısında tarihinden gurur duyuyor.
İnanmak başarmanın yarısıdır gerçekten. Atatürk inanmasaydı, Türk milleti inanmasaydı düşmanlara karşı yenik düşerdik. Bu ülke için, bizler için o tarihten bu yana hayatını kaybedenlere minnettarım.
Ne zaman bu kitabı görsem, kitapta anlatılanlar adeta bir film gibi aklımdan geçer, hüzünlenir, duygulanır ve bir o kadar gurur duyarım.
Okullarda edebiyat öğretmenleri ve tarih öğretmenleri öğrencilerine önermeliler!
Zira geçmişini bilmeyen, umursamayan aptal bir nesil oluşuyor. :(
Her Türk gencinin okuması gereken muhteşem bir eser!!!
Diriliş de tavsiyemdir, Şu Çılgın Türkler kadar o da muhteşem bir eser.

Ülkü Uçgun 
26 Eyl 2012, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Okurken sürekli gözlerim yaşardı.Kesinlikle Türküm diyen herkesin okuması gereken bir kitap...

Onur Akköse 
16 Tem 22:30, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Yazar, mücadele devrini tüm gerçekliği ile sağlam bir kaynakça sunarak açıklamış. Anadolu'da ki perişan halkın durumunu, işgalcilerin gaddarlığını, padişahın ve takipçilerinin şerefsizliğini objektif delillerle sunmuş. İmkansızlıklar için de bir bağımsız Türk Devleti kurulmuştur. Anadoluda ki milli mücadeleci erkekler cephede savaşarak , kadınlar dasürekli her türlü işte çalışarak milli mücadale ruhunu ateşlemişlerdir. Unutmadık unutmamalıyız da...Kitap her yönü ile şaheserdi.

Kitaptan 98 Alıntı

Derya Yalınkılıç 
 24 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Öğretmen
M. Kemal Paşa sesini herkesin duyacağı kadar yükseltti:
"Kongreye hanım öğretmenlerimizi çağırdığınız için sizi kutlarım. Ama hanımefendileri niye böyle ayrı oturttunuz? Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk hanımlarının faziletine mi? Bir daha böyle bir ilkellik görmeyeceğimi ümit ederim."

Şu Çılgın Türkler, Turgut ÖzakmanŞu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
GÜL GÜRLER 
20 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Mehmet Akif Bey cuma namazında cemaate seslenirken:
"Ey Cemaat!
Bugün dünyada milyonlarca Müslüman var. Ne acıdır ki hiçbirinin istiklali yok. Yalnız biz istiklal sahibiydik. Ama biz de yüzyıllardır, elde ne varsa, yabancılara verip geri çekile çekile yaşıyorduk.

Bunun sebebi dinimiz midir? Haşa.İslamiyet hayatı,aklı, mantığı, zamanın icaplarini reddetmez. İslamiyet dini, ölüler dini değildir. Ama batı dünyası ilim ve fende ilerlerken biz Müslümanlar ne yaptık?

Her şeyi Allah'a havale ve emanet edip tembellik, cehalet ve bağnazlık içinde donup kaldık. Sonuç ortada: Dilenerek yaşayan hükümetler; harabeler, ekilmemiş tarlalar,yakılmış ormanlar, hastalıklar, hurafeler, üfürükler, yolsuz, okulsuz köyler, pis şehirler.
Milletin hayrı için ne düşünsen "Olmaz!" diye dikilen ilimsiz hocalar. Her yeniliğe " Biz dedemizden böyle görmedik" diye karşı çıkanlar.

Milletlerin hayatında duraklamak bile ölmek demek iken, biz tamamen durmuşuz. Görünen köy klavuz istemez. Yaşadığımız, ilkel bir hayattır.

Peki, batı ne halde? Gemileri denizleri aşıyor. şimendiferleri dünyayı geziyor,uçakları havalarda dolaşıyor, ilim adamları hayatlarını araştırmaya adamış, halk ise düzenli olarak çalışıyor ve okuyor.
Durum bu
Fakat kudretleri arttıkça hırsları da çoğalıyor. Asyayı Afrikayı bitirdiler şimdi sıra bize geldi.
Sevr Anlaşmasını okumuşsanız da anlamışsınızdır ki bunların bizden istedikleri artık toprak moprak değil, bu defa canımızı, varlığımızı istiyorlar.

Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman (Sayfa 522)Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman (Sayfa 522)
Derya Yalınkılıç 
22 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Üsteğmen şaşkınlık içinde, "Bu koca topları buraya nasıl çıkardınız?" diye sordu. Bilge görünüşlü bir ihtiyar, gülümseyerek, "Değişik bir milletiz.." dedi, "..işler düzgünse ertesi günü bile düşünmeyiz, birbirimizi yeriz. İşler karıştıkça ağır ağır uyanmaya başlarız. İyice karışınca da, kenetlenip olmayacak işleri başarırız. Bunları da buraya böyle çıkardık. Çıkarmadık uçurduk."

Şu Çılgın Türkler, Turgut ÖzakmanŞu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
GÜL GÜRLER 
20 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

CUMHURİYETİN DEVRALDIĞI MİRAS: 13 milyon nüfus, ilkel bir tarım, sıfıra yakın sanayi, madenlerin çoğu,limanlar ve var olan demiryolları yabancı şirketlerin yönetiminde.

153 ortaokul ve lise, sadece 1 üniversite var.

Halkın sadece %7 'si okur-yazar, bu oran kadınlarda %1 bile değil.

Ortaokullarda 543, liselerde sadece 230 kız öğrenci okuyor.

Ekonomik bakımdan yarı sömürge.Kişi başına gelir 4 lira, kişi başına ortalama kamu harcaması 50 krş.

Altyapı her alanda yetersiz.Bilim hayatı ve düşüncesi yok sayılacak düzeyde.

Anadolu araştırmayan, nakilci ve yetersiz medreselerin elinde. Her yanında tarikatlar, tekkeler ve dergahlar. Yasalar çağın gereklerinin gerisinde.

Kadınların ilke olarak toplumsal hayatları ve hiçbir hakları yok.Kadınlarında bir gün erkekler gibi doktor, mühendis, belediye başkanı, avukat, milletvekili, bakan olabileceklerini hayal etmek bile zor. Ne seçme hakları bulunuyor ne seçilme.
Kısacası vatandaş sayılmıyorlar.
Ülke neredeyse bütünüyle pek çok alanda ortaçağı yaşıyor.

Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman (Sayfa 682)Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman (Sayfa 682)
Derya Yalınkılıç 
02 Oca 03:34, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Beni iyi dinleyiniz!
Oturduğum mahallede, kadınlar sokağa yüzlerini kara peçeyle örterek çıkıyorlar. Bir erkek
görürlerse, arkalarını da dönüyorlar. Duvara dönüp çömelenler de var. Dini bir gereklilik mi
bunlar? Hayır. Peki ne? Düpedüz ilkellik. Yazık ki birçok ilkelliğimiz daha var.
Ama bir toplum donup kalmaz, değişip gelişir. Biz de ister istemez değişip gelişiyoruz.
Hayatımıza öğretmen, çeteci, işçi, kağnıcı, yazar, dernek yöneticisi hanımlar karıştı. Bunlar da
Müslüman. Ama bu hanımlar peçe takmıyor, çarşaf giymiyor, tavuk kafese kapanır gibi eve
kapanmıyorlar. Kendilerini ikinci sınıf bir yaratık olarak görmüyorlar. Erkeklerin iki adım
gerisinden yürümüyorlar. Vatan savaşına katılmayı namus borcu biliyorlar.
Durum şu: Bir yanda o hanımlar var, bir yanda da sizler. İlkellikle uygarlık yan yana. Bunlar
zamanla karşı karşıya gelecekler. Ya ilkellik uygarlaşmanın önünü kesecek, ya uygarlaşma
ilkelliği yenecek. Türkiye'nin geleceği bu çatışmayı sizin kazanmanıza bağlı.
Bu çizgide durun, gerilemeyin, ödün vermeyin, korkmayın, kanmayın, geleceğimizi ilkelliğe
kurban etmeyin!
(Dr. Hasan Cebeci)

Şu Çılgın Türkler, Turgut ÖzakmanŞu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
ebru tepe 
11 Eki 22:57, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kurtuluşa emek vermiş asker sivil, kadın erkek, şehirli köylü, genç yaşlı herkesi minnetle selamlıyorum. Ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Dünyanın hiçbir kadını, 'Ben vatanımı kurtarmak için Türk kadınından daha fazla çalıştım' diyemez.." Öğretmenler yürekten alkışlıyordu. Komutanlar ürperdiler. Anadolu kadınları olmasaydı bu zafer acaba kazanılabilir miydi?

Şu Çılgın Türkler, Turgut ÖzakmanŞu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
Ahmet 
01 May 20:53, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Bir romanda yaşadığımı düşünüyordum.Yanılmışım.Böyle roman olur mu?Bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele eden bir halkın destanı bu."

Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman (Sayfa 92)Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman (Sayfa 92)
Rabia 
23 Oca 18:46, Kitabı okudu, Puan vermedi

"..Yunanlılar Ankara'ya yürür ve kesin bir başarı kazanırlarsa.."
Ali Fuat Paşa itiraz etti:
"Kazanamazlar!"
Çiçerin nazik olmak için kendini zorlayarak, "Ama gelen haberler hiç de ümit verici değil." dedi.
"Güvenimin basit ama güçlü dayanaklarını açıklamama izin veriniz. Ankara-İstanbul arasındaki gizli telgraf haberleşmesini sağlayan telgrafçıların parolası, 'zafer'dir. Askeri gereçler, İstanbul'dan İnebolu'daki askeri birime, gizlice ticari eşya gibi sevk edilir. Bu gereçlerin teslim edileceği kapalı adres şöyledir: Zafer Ticarethanesi-İnebolu. Kağnıcı kadınlar yolda doğum yaparlarsa, çocuğa 'Zafer' adını koyarlar. Zafere böylesine inanmış ve bağlanmış bir halkı yenmek mümkün müdür ?"

Şu Çılgın Türkler, Turgut ÖzakmanŞu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
Derya Yalınkılıç 
08 Oca 02:33, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Öğretmenler!
Ordularımızın kazandığı zafer, sadece eğitim ordusunun zaferi için zemin hazırlamıştır.
Gerçek zaferi, cahilliği yenerek siz kazanacak, siz koruyacaksınız. Çocuklarımızı ve
geleceğimizi ellerinize teslim ediyoruz. Çünkü aklınıza ve vicdanınıza güveniyoruz!"

Şu Çılgın Türkler, Turgut ÖzakmanŞu Çılgın Türkler, Turgut Özakman
10 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız