Süleyman'ın Kuyuları

9,0/10  (4 Oy) · 
4 okunma  · 
3 beğeni  · 
525 gösterim
Katilin kim değil, neden katil olduğu sorusunun cevabını, tarihin karanlık dehlizlerinde ve İstanbul'un dar sokaklarında arayan Süleyman'ın Kuyuları, Hesna Onbaşı'nın ilk romanı. Saklı kalmış Osmanlı Tarihi'ni polisiyenin sürükleyiciliğiyle buluşturan muazzam bir eser olan bu roman, yer yer hızla aksa da okuru dingin bir dünyaya davet ediyor.

"Mert konuşurken Sami ceset torbasının fermuarını hızla yukarıya doğru çekti. Torba açılır açılmaz etrafa yayılan yoğun formaldehit kokusu aniden Sami'nin ciğerlerine doldu. Bir adım geriledi, keskin koku nedeniyle gözleri yaşarmıştı. Yüzünü buruşturdu. Onun dünyasında sokakta bulduğu cesetlerin kötü kokması normaldi ama formaldehit kokması… Bu koku Sami'ye tek bir yeri hatırlatıyordu: Adli Tıp Kurumu'nun morgunu. Kadın baş aşağı şekilde asılmıştı. Tıpkı yarı gömülü diğer ceset gibi onun da vücudunda cesetlerde görmeye alışık olduğu izlerden en ufak bir eser yoktu. Yine tıpkı toprağa gömülü kadında olduğu gibi gövdesine uzun bir yarık açılmış, ardından da bu yarık özenle dikilmişti. Dikiş tarzına bakılırsa, her iki ceset de aynı kişinin elinden geçmişti."
(Kitaptan)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    272
  • ISBN:
    9786055055073
  • Yayınevi:
    Labirent Yayınları
  • Kitabın Türü:
Serdar Poirot 
21 Şub 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Bir ilk kitaba göre gayet güzel bir polisiye roman.
Tarihle iç içe olan polisiye romanları her zaman sevmişimdir. Bu da onlardan biri oldu.
Her ne kadar kitabın içindeki Emniyet mensubu karakterlerin birbirleri ve MİT personeli ile olan muhabbetleri gerçekçi gelmese de güzel bir konusu ve kurgusu olan bir kitap.
Yazarın bu yolda devam ederse bizi bir çok güzel polisiye ile buluşturacağını tahmin etmek pek de zor bir şey değil.
Bu arada Labirent Yayınları'na da bu tür romanları yayınladığı için ayrıca teşekkür etmek lazım.

Kitapla ilgili 1 Haber