Sürgün ve Krallık

6,9/10  (9 Oy) · 
36 okunma  · 
5 beğeni  · 
874 gösterim
Jean-Paul Sartre, Albert Camus'nün ölümünden sonra şunları yazmıştı: "Uzun süre düşünmeden seçimini yapmayan, bir kez seçince de buna bağlı kalan ender insanlardandı... Camus'nün insancılığında, ansızın bastıran ölüme karşı insanca bir davranış varsa; mutluluk yolunda giriştiği o gururlu, katıksız araştırma, insana bu denli aykırı gelen ölüme dayanıyor, ölümle besleniyorsa; Camus'nün yapıtını da, bu yapıttan ayrı düşünülemeyecek yaşamını da, varlığın her anını ölümün elinden kapan bir insanın katıksız, başarılı denemesi olarak görebiliriz. Kırk dört yaşında, 1957 Nobel Ödülünü alan Albert Camus (1913-1960) "Sürgün ve Krallık"ta yer alan altı öyküde, acıma, güçsüzlük, iyilik, kötülük gibi temel insani durumları, insanın davranışlarını güdülendiren "kurban" ve "cellat" ikilemini ele alıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2011
  • Sayfa Sayısı:
    142
  • ISBN:
    9789755104508
  • Orijinal Adı:
    L'exil Et Le Royaume
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hüseyin Düver 
24 Mar 17:54, Kitabı okudu, Beğendi, 6/10 puan

Toplumsal konulara değinen Camus'un kendinden de çok şey bulduğum bir kitap oldu. Ancak diğer kitaplarının yanında ben de bir parça sönük bulduğumu söyleyebilirim. Camusla tanışma kitabı olarak önermem ama iyi bir Camus okuyucusunun da kaçırmaması gerekir.

Mert Demiröz 
14 Eki 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 7/10 puan

Okuduğum ilk Albert Camus eseriydi.Kitap altı farklı öyküden oluşmakta(Aldatılan Kadın, Dönme ya da Karışık Bir Kafa, Dilsizler, Konuk, Jonas ya da Resim Yapan Ressam, Büyüyen Taş) ve her bir öyküde farklı bir konu işlenmekte. Bunlardan en keyifle ve anlayarak okuduğum Jonas ya da Resim Yapan Ressam oldu. Dönme ya da Karışık bir Kafa"da ise çok uzun ve bol virgüllü cümleler, uzun betimlemeler ve belki biraz da çeviri olması nedeniyle oldukça zorlandım. Yine de keyifle okuduğumu söyleyebilirim.

sinan aktaş 
27 Ağu 00:48, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Kitap içinde bulundurduğu altı öyküden oluşturulmuş acı ,güç gibi kavramların üzerinde durulmaktadır insanın kendi içinde ki çelişkilerine Cezayir inasanıyla Avrupa(fransa) insanın arasındaki farka , kültürel kıyaslamalara eleştirel bir havayla değinilmiştir camus hikayelerin kahramanlarının acılarını o kadar iyi anlatmış ki o kahramanın yerine kendinizi koyup yaşadığı zorluğu hissedebiliyorsunuz bu hikayelerin içinde çok ağır betimlemelerde kullanan camus okuyucunun işini zorlaştırıyor en begendigim oyku aldatan kadın öyküsü oldu iyi okumalar

Bu kitabı yakın zamanda okudum ve gerçekten sinirimi bozdu. Albert Camus'un en ağır dilde yazılmış kitabı olduğunu düşüyorum. Camus hikayeleri öyle ayrıntılı anlatıyor ki gözünde canlandıra-maman imkansız.Hikayelerden en iyi anladığım -Konuk ve -Jonas ya da Resim Yapan Ressam hikayeleriydi.Hikayelerin içerisinde çok ince mesajlar var.Bu kitabı ilk defa Albert Camus okuyacak insanlara kesinlikle tavsiye etmem,yazardan soğumanıza sebep olabilir. Bu sebeplerden dolayı,ileride tekrar okumayı düşündüğüm kitaplar arasına şimdiden girdi.
İyi okumalar..

Kitaptan 4 Alıntı

Hüseyin Düver 
24 Mar 18:12, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 6/10 puan

"Bu uzun, bu çok uzun düş, uyanıyorum, hayır ölmek üzereyim;şafak söküyor, ilk ışık, gün başka canlılar için, benim içinse amansız güneş, sinekler. Konuşan kim, hiçkimse, gök aralanmıyor, hayır hayır tanrı çölde konuşmaz, iyi de 'Kin ve güç için ölmeye razı olursan bizi kim bağışlayacak?' diyen bu ses nereden geliyor? İçimde başka bir dil mi yoksa ayaklarımın dibinde ölmek istemeyen cesaret cesaret cesaret diyip duran mı? Ah yeniden yanılmış olsaydım! eskiden kardeş olan insanlar biricik kurtuluş yolumuz, ey yalnızlık, beni bırakmayın! İşte işte kimsin sen , parçalanmış ağzı kan içinde, sensin büyücü, askerler seni yendiler, tuz yanıyor orada, sensin, sevgili efendim! Bırak bu kindar yüzü şimdi iyi ol, aldandık yeniden başlayacağız, başışlama ülkesini yeniden kuracağız, ben evime dönmek istiyorum, evet yardım et bana, tamam elini uzat, ver..."

Geveze kölenin ağzına bir avuç tuz doldu.

Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 50)Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 50)
Mert Demiröz 
13 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Beni aldatmışlardı, yalnızca kötülüğün krallığı çatlaksızdı, beni aldatmışlardı, gerçek dört köşeli, ağır, yoğundur, ayrım götürmez, iyilik bir düş, hep ertelenen ve tüketici bir çabayla sürdürülen bir tasarı, hiçbir zaman erişilemeyen bir sınırdır, krallığı olanaksızdır.

Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 46)Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 46)
Mert Demiröz 
 13 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Karşıt ne denli kör, acımasız, kendinden emin, kanısı içine kefenlenmiş olursa, yanıldığını söylemesi de bozgununa yol açanın krallığını o denli kesinlerdi.

Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 36)Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 36)
sinan aktaş 
25 Ağu 02:03, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Bilmiyordu.Marcel'i izliyordu ,hepsi bu,kendisine gereksinimi bulunan birinin varlığından hoşnut.Gerekli olduğunu duymaktan başka sevinç vermiyordu Marcel kendisine .Herhalde sevmiyordu kendisini.Aşk kindar da olsa, böyle asık surat olamazdı ama hangisidir ki onun yüzü ? Karanlıkta birbirlerini görmeden sevişiyorlardı.Karanlıkların aşkından başka bir şey yok mudur,gun ortasında haykıracak bir aşk?

Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 28)Sürgün ve Krallık, Albert Camus (Sayfa 28)